Malatya Yeşilyurt Lisesi

Malatya Yeşilyurt Lisesi Bu SAYFAmız ...: Kapatılan LİSEMİZ'in anı , hatıra ve fotoğraflarının UNUTULMAMASI için ku

13/06/2026

YEŞİLYURT(ÇIRMIHĞDI)'a ŞİMŞEG, YILDIRIM ve DOLUynan GARIŞIHĞ YAĞMIR YAĞIYI.!
Gozalıhğ teyanlarına da herhalım yıldırım düştü ..!?!

MEGERSEM NE ÇOHĞ FAYDASI VARmış ...!?!Kiraz'ın faydaları ...:1- Kirazın biyokimyasal bileşimleri: Su % 80.4, Kalori/grm ...
12/06/2026

MEGERSEM NE ÇOHĞ FAYDASI VARmış ...!?!

Kiraz'ın faydaları ...:

1- Kirazın biyokimyasal bileşimleri: Su % 80.4, Kalori/grm 70, Protein 1.3, Yağ 3, Kar.hidrat 17.4, Vit-A 110, Bl 0.5, B2 mg 0.6, B Vit 4, Vit C 10, Ca mg 22, P 19, Fe 0.4, Na 2, K 191.

2- Kirazın sadece Meyve olarak değil kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprak ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları ile çok yönlü bir bitkidir.

3- En iyi pipoların kiraz ağacı kökünden, en kaliteli mobilya ve çeşitli araçların kiraz kerestesinden yapıldığı biliniyor. Kiraz zamkı ise şapka ve k*maş endüstrisinde ve tıbbi amaçla kullanılıyor. Ağaç kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyve sapı ve çekirdekleri tedavi amaçlı kullanılıyor. Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz, ayrıca reçel, yemek, konserve ya da dondurulmuş gıda olarak değerlendirilebiliyor.

4-İdrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostu olan kiraz vücudu zehirli Maddelerden temizliyor. Kiraz ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.

5-Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve k*m yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor.

6-Kirazın ayrıca peklik giderici özelliği bulunuyor. Özellikle bayat yemeklerle pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin deride kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor.

7-Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar, fazla ilaç tüketimi ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü artırıyor. Kirazda bulunan 'levüloz' adlı şeker kolay sindirilebildiği için şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor.

8-Ayrıca içerdiği madensel madde ve Vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin dostudur.

9-Ağaç kabukları yüksek ateşe ve pekliğe iyi geliyor, yaprakları müshil olarak, çiçekleriyse göğsü yumuşatıcı olarak kullanılıyor. Kirazı bağırsakları zayıf ve yüksek tansiyon sorunu olanların dikkatli tüketmeleri gerekiyor. Sapları, idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan sapla hazırlanan şurup veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde iki kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Sapları ayrık ve mısır püskülü ile kaynatılarak demlendiğinde ayak ve karın şişliği; arpa ile kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor.

10-Dövülmüş çekirdeğinin kaynatılmış suyu idrar zoru sorununa yardımcı oluyor. Ayrıca çekirdekleri ısıtıldıktan sonra bir beze sarılarak karın bölgesinde ağrıların giderilmesi için kullanılıyor.

11- Araştırıcılar, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu, Kirazın ayrıca damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine ve ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili olduğunu, bu etkiyi kirazda bulunan 'antosiyanin' isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir.

12-Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etki yapmaktadır."

(Yeşilyurt Kaymakamlığı sayfası'ndan)

LÜTFEN, ORGAN BAĞIŞINA DESDEG VERELİM ...ORGAN BAĞIŞI ...:Tıbbi olarak yaşamı sona eren kişilerin organ ve dokularının t...
10/06/2026

LÜTFEN, ORGAN BAĞIŞINA DESDEG VERELİM ...

ORGAN BAĞIŞI ...:
Tıbbi olarak yaşamı sona eren kişilerin organ ve dokularının tedavi bekleyen diğer hastalara nakledilmesidir ...
18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes, iki tanık huzurunda form doldurarak organ bağışında bulunabilir ...

KİMLER ORGAN BAĞIŞI YAPABİLİR ...?
- Yaş Sınırı ...: Kadavra (ölüm sonrası) bağışlarında yaş sınırı yoktur. Canlı vericilerde ise 18 yaşını doldurmuş olma şartı aranır ...
- Uygunluk ...: Genel sağlık durumu uygun olan ve bulaşıcı hastalık taşımayan herkes potansiyel bağışçıdır ...

BAĞIŞLANAN ORGAN ve DOKULAR NELERDİR ...?
- Organlar .. : Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak ...
- Dokular: Kornea, kemik iliği, deri, kalp kapağı, kıkırdak ve tendonlar ...

ORGAN BAĞIŞI NEREYE ve NASIL YAPILIR ...?
- Dijital Ortam ...: e-Nabız veya e-Devlet sistemleri üzerinden saniyeler içinde organ bağışı kaydı oluşturabilir veya mevcut bağışınızı iptal edebilirsiniz ...
- Fiziksel Başvuru .. : Organ nakli yapan tüm kamu veya özel hastanelerin organ nakli koordinatörlüklerine başvurabilirsiniz ...
- Resmi Kurumlar ...: İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri ile Türkiye Organ Nakli Vakfı aracılığıyla işlemleri tamamlayabilirsiniz ...

BİLİNMESİ GEREKEN ÖNEMLİ NOKTALAR ...!
- Ücret .. : Organ veya doku bağışı tamamen gönüllülük esasına dayanır; organ bağışlamak veya nakil olmak kesinlikle ücrete tabi değildir ve ticareti kanunen yasaktır ...
- Vasiyet ve Aile İzni .. : Kişinin organ bağışı kartı olsa dahi, vefat anında aile ile görüşülüp onay alınır. Bu nedenle bağış kararınızı ailenize bildirmeniz çok önemlidir ...
- Tıbbi Ölüm ...: Organ nakli yalnızca hastanede yoğun bakım ünitelerinde beyin ölümü (tıbbi ölüm) gerçekleşmiş kişilerden yapılabilir. Bitkisel hayattaki kişilerden organ alınmaz ...!?!

NOT ...:
2018 yılında tüm organlarımı bağışladım ...
Bana bi şey olursa herkese haber verin, ilazım olanlar alsın ...!

(Alıntı'dır)

'- KÜRD ÇALIYI, CİNGEN OYNUYU' HESABI ...!GENDİLERİ YAPIYI, GENDİLERİ UYGULUYULAR...!YER SAHĞIBLARININ İTİRAZLARI UMURLA...
10/06/2026

'- KÜRD ÇALIYI, CİNGEN OYNUYU' HESABI ...!
GENDİLERİ YAPIYI, GENDİLERİ UYGULUYULAR...!
YER SAHĞIBLARININ İTİRAZLARI UMURLARINDA DEGİL ...!?!

Yeşilyurt Belediyesi Hıroğlu ve Mollakasım mahallesi imar itirazları sonuçlandı ...

Yeşilyurt’ta imar krizine meclis son noktayı koydu. Hıroğlu ve Mollakasım mahallelerindeki yüzlerce parseli ilgilendiren imar planı askı itirazları, "yol aksı bozulur" gerekçesiyle tek tek reddedildi. İşte ret kararı verilen ada ve parsellerin tam listesi...

Malatya Yeşilyurt Belediye Meclisi’nin haziran ayı olağan toplantısında, ilçenin çehresini değiştirecek olan Hıroğlu ve Mollakasım Mahalleleri imar planı askı itirazları masaya yatırıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından da onaylanan 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı’na mülk sahiplerinden gelen "Yol ve otopark alanları kaldırılsın" talepleri, İmar Komisyonu’nun şehircilik ilkelerini gerekçe gösterdiği rapor doğrultusunda meclis tarafından reddedildi. Kararla birlikte, bölgedeki mevcut yol aksının ve plan bütünlüğünün korunmasına hükmedildi ...!

İmar planı tadilatına askı süresinde yapılan itirazlar şu şekilde ...:

“- Belediyemiz görev ve yetki sahasında bulunan, Hıroğlu-Mollakasım Mahallelerini kapsayan muhtelif parsellere ait 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Belediye Meclisimizin 05/11/2025 tarih ve 411 sayılı kararı ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 17/03/2026 tarih ve 111 sayılı kararı ile onaylanmıştır.

Askı süresi içerisinde söz konusu imar plan tadilatına itirazlar gelmiş olup Belediye Meclisimizce yeniden görüşülmesi talep edilmiş; konu incelenmek üzere komisyonumuza havale edilmiştir.

Komisyonumuzca yapılan değerlendirmede; Planlama kriterleri ve şehircilik ilkeleri doğrultusunda hazırlatılan ve Hıroğlu-Mollakasım Mahallelerini kapsayan muhtelif parsellere ait 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı'na askı süreci içinde gelen itirazlar aşağıda sıralanmıştır.

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 47 ada 48 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 239 ada 5 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 434 ada 1 parsel için Otopark Alanı içerisinden çıkarılması talebi plan bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 231 ada 48 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 239 ada 5 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 66 ada 74 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 66 ada 125 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 242 ada 1-13 parseller için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR ...!

Hıroğlu-Mollakasım Mahalleleri 3 ada 37, 32, 14, 73, 78 parseller, 10 ada 14 parsel, 283 ada 7 parsel ve 62 ada 7 parsel için Yol içerisinde kalan kısmının kaldırılması talebi yol aksının bozulacağı gerekçesiyle REDDEDİLMİŞTİR" ...!

Ne diyeg, Yeşilyurt(Çırmıhğdı)'a hğeyirli olsun ...!?!

(BusabahMalatya'dan alıntıdır)

DALLARI BASMAYA BAŞLADI SULTANHİSAR GİRAZI ...!?!Girazların sultanı Sultanhisar Girazı olmaya başladı...10-15 gün soyna ...
01/06/2026

DALLARI BASMAYA BAŞLADI SULTANHİSAR GİRAZI ...!?!

Girazların sultanı Sultanhisar Girazı olmaya başladı...
10-15 gün soyna derim aşamasına gelir ...!

Bahğça herke(Z-Ş)s'e açıhğ olub, isteyen gelib yiyebülür ...!

Gelemeyenlere de, istedigleri takirde, onların yerine yeme hizmetimiz de vardır ...!?!

Dalları bastı giraz .
Gel bize biraz biraz .
Ben senin aşığın oldum .
Kalbime gel gir biraz ...!?!

AFAD'dan AÇIKLAMA ...!?!Malatya’da en geç 17 Temmuz’a kadar anahtarlar teslim edilecek Deprem konutlarında anahtar tesli...
31/05/2026

AFAD'dan AÇIKLAMA ...!?!

Malatya’da en geç 17 Temmuz’a kadar anahtarlar teslim edilecek Deprem konutlarında anahtar teslim dönemi başlıyor ...:
45 gün içinde konutunu teslim almayanların hak sahipliği iptal edilecek ...!
Malatya AFAD, 27 Aralık 2025 tarihi ve öncesinde çekilen kuralarda adı çıkan ve borçlandırma senedini imzalayan hak sahipleri için kritik tarihleri açıkladı ...!

Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır, Elazığ, Osmaniye, Şanlıurfa, Adana ve Kilis illerini kapsayan deprem konutları teslimatında yasal süreç işliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD iş birliğiyle yürütülen süreçte, altyapısı hazır olan konutların anahtar teslimleri 3 Haziran - 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bünyesinde kurulacak alanlarda yapılacak. Borçlandırma ilan süresi tamamlanan ve senede imza atan vatandaşların, mağduriyet yaşamamaları için 45 günlük yasal süre sınırına dikkat etmesi ve belirtilen tarihlerde işlemlerini tamamlaması gerekiyor ...!

İŞTE AFAD’IN AÇIKLAMASI

AFAD Malatya tarafından yapılan açıklama şöyle ...:

“- 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli deprem afetlerinden etkilenen Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır, Elazığ, Osmaniye, Şanlıurfa, Adana ve Kilis il merkezleri ve ilçelerinde 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kabul edilen vatandaşlarımız için gerçekleştirilen noter kuraları ile konutlar belirlenmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından teslim için bildirilen, alt yapısı hazır olan ve borçlandırma işlemleri tamamlanan bağımsız bölümlerin teslimlerinin, 7269 sayılı Kanunun 40. maddesine göre 45 günlük yasal süre içerisinde yapılması gerekmektedir ...!

Alt yapısı hazır olan 27.12.2025 tarihi ve öncesinde çekilen tüm kuraların (borçlandırma ilanına çıkılmış ve ilan süresi tamamlanmış kuraların) konut teslimi için tebligat yapılarak borçlandırma senedine imza atan hak sahiplerinin anahtar teslim işlemleri 03.06.2026-17.07.2026 tarihleri arasında Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüzde gerçekleştirilecektir.

Bu kapsamda; 7269 sayılı Kanunun 40. maddesine göre 45 günlük yasal süre içerisinde konutunu teslim almayan hak sahiplerinin hak sahiplikleri iptal edilecektir" ...!?!

(BusabahMalatya'dan alıntıdır)

29 MAYIS 1453 İSTANBUL'UN FETHİ ...573. YILI, KUTLU OLSUN ...İSTANBUL'UN FETHİ(Kostantiniyye'nin Fethi) veya Batı dünyas...
29/05/2026

29 MAYIS 1453 İSTANBUL'UN FETHİ ...
573. YILI, KUTLU OLSUN ...

İSTANBUL'UN FETHİ(Kostantiniyye'nin Fethi) veya Batı dünyasındaki adıyla Konstantinopolis'in düşüşü ...:
6 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında, 53 gün süren yoğun bir kuşatmanın sonucunda Osmanlı padişahı II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusunun Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olan Konstantinopolis'i ele geçirmesidir ...
Olayın sonucunda, bin yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürmüş olan Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış ve Osmanlı Devleti bir imparatorluk hâline gelmiştir ...
Bu fetih, bazı modern tarihçiler tarafından Orta Çağ'ı sona erdirip Yeni Çağ'ı başlatan olaylardan biri kabul edilmektedir ...

İstanbul, jeopolitik konumu nedeniyle daha önce de defalarca kuşatılmıştı. 7. ve 8. yüzyıllarda Emevîler ve Abbâsîler tarafından kuşatıldı, ancak başarısız olundu. 1204 yılında, Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Haçlılar, İstanbul'u kuşatıp zapt ettiler. Klasik Antik Çağ ve Orta Çağ'ın kültür hazineleriyle dolu olan şehri yakıp yok eden Haçlılar; 1204'te, kendi Orta Çağ ve Katolik inançlarına uyan Latin İmparatorluğu'nu kurdular ve Bizans İmparatorluğu'nun parçalanmasına neden oldular. Haçlıların bu yağmasından kaçan bazı Bizans aileleri, İznik ve Trabzon gibi bölgelere kaçıp orada bağımsız devletler kurdular. Katoliklerin şehirdeki hâkimiyeti, 1261'de İznik imparatoru VIII. Mihail Paleologos'un Konstantinopolis'i geri almasıyla sona erdi. Bu tarihten sonra Bizans İmparatorluğu, Paleologos Hanedanı'nın iktidarlığında varlığını sürdürmeye devam etti ...

Osmanlılar da şehri daha önce kuşatmıştı. Orhan Gazi döneminde Matheos Kantakuzinos'un Bizans tahtına geçmesini sağlamışlar ve karşılık olarak da Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi'ni alarak Rumeli'de ilk kez toprak kazanmışlardı ...

Rumeli'ye geçişle beraber bölgede sınırları genişleyen Osmanlı Devleti, ilk kez I. Bayezid komutasında, 1395 yılında İstanbul'u kuşattı. Bazı kaynaklarda ise 1391 tarihli farklı bir kuşatmadan söz edilmektedir. I. Bayezid'in bu kuşatmasında mancınıklar kullanıldı ve kuşatma üzerine Macar Krallığı, günümüz Bulgaristan topraklarına (Niğbolu civarı) taarruz edince kuşatma sonlandırıldı. Ertesi yıl kuşatma tekrar başladı ve bu sefer I. Bayezid, deniz bağlantısını tümüyle koparmak için Anadolu Hisarı'nı inşa ettirdi. Bizans imparatorunun ateşkes talebi üzerine bu kuşatma da kaldırıldı ...

1402 yılındaki Ankara Muharebesi ile beraber Osmanlı Devleti, hükümdarsız bir şekilde 11 yıl sürecek olan Fetret Devri'ne girdi. Bu dönemde, I. Bayezid'in oğullarından olan Musa Çelebi tarafından 1412 yılında İstanbul tekrar kuşatıldı. Musa Çelebi, kargaşanın Bizans yüzünden olduğuna ve bazı rakip şehzadelerin Bizans tarafından desteklendiğine inanıyordu. Ancak rakip şehzadelerden olan kardeşi Mehmed Çelebi'nin harekete geçmesi sebebiyle bu kuşatma da kaldırıldı ...

İstanbul'un bir diğer kuşatılması ise II. Murad döneminde oldu. Düzmece Mustafa'nın isyanı ile uğraşan II. Murad, Mustafa'ya yardım ettiğine inandığı Bizans'ın üzerine doğru yürüdü ve kuşatma başladı. Bizans imparatoru VIII. İoannis'in, Karadeniz kıyılarında bulunan bazı toprakları ve haraç vermeyi teklif etmesiyle bu kuşatma da kaldırıldı ...

II. Mehmed, 1451 yılında 19 yaşında Osmanlı tahtına geçtiğinde etrafı bütünüyle sarılmış olan bir şehirle karşı karşıyaydı. Bizans İmparatorluğu'na savaş açan II. Mehmed, Konstantiniyye'yi almak için harekete geçti. Şehrin kuşatması 6 Nisan 1453 günü başladı ve 53 gün sürdü. Sultan Mehmed, kentin surlarını o zamana dek görülmemiş büyüklükte toplarla dövdü. Şehir, 29 Mayıs 1453 gününün sabah saatlerinde Osmanlı kuvvetleri tarafından ele geçirildi ...

Hristiyanların şehirde kalabileceği duyuruldu, İslam hukukuna göre yargılanmadılar, ibadetlerini özgürce sürdürdüler ancak ata binmeleri, silah taşımaları ve askerlik yapmaları yasaklandı. Scholarius adlı bir rahip, II. Gennadios ismiyle patrik seçildi ve II. Mehmed'ten bir takım imtiyazlar aldı; patrik tarafından Ortodokslara özel mahkemeler kurulabilecekti ve bu mahkemelerin üyeleri de ruhbanlardan seçilecekti ...!
1461'de II. Mehmed tarafından Ermeni Patrikhanesi kuruldu ve Bursalı I. Hovagim patrik olarak seçildi. Ortodoks patriği gibi Ermeni patriği de imtiyazlar aldı; Süryani, Habeş ve Kıpti kiliseleri bu patrikhaneye bağlandı ...!
Yahudilere de haklar tanındı, Osmanlı himayesindeki ilk hahambaşı Moş Kapsari oldu ...!

Padişahın koruyucu tutumu sayesinde Ayasofya tahrip edilmedi, daha sonra Ayasofya'nın camiye çevrilmesi sebebiyle mozaiklerinin sökülmesi icap etti ancak sultanın emriyle mozaikler sökülmeyerek kireçle kaplandı. 1847-1849 arası tamiratta Bizans mozaiklerinin korunmuş olduğu görüldü. Çan kuleleri yıkılmadı, geçici olarak ahşap minareler eklendi. Günümüzdeki minareler II. Selim zamanında inşa edilmiştir. Ayasofya'yla beraber çok sayıda kilise ve manastır camiye ve medreseye çevrildi. Medreselerde eğitim vermeleri ve bilim çalışmaları yapmaları için Semerkant, Bağdat, Kahire, Şam, Buhara gibi şehirlerden âlimler davet edildi. Daha sonra tamamlanan Sahn-ı Seman Medresesi'ne gelir getirmesi için bazı binalar ve araziler bağışlandı.

İstanbul'da Osmanlı hâkimiyetinin başlamasıyla beraber, demografik yapı da ciddi değişime uğradı. Şehir fethedildiğinde nüfusunun 30 ilâ 40 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir. Başta sanatkârlar olmak üzere birçok insanın İstanbul'a iskân edilmesi emredildi; gönüllü gelenlerin istedikleri mülke sahip olabileceği duyurusundan sonra birçok insan şehre yerleşti. İstanbul çevresindeki tarım arazilerinin işlenmesi için Avrupa'da esir alınan insanlar getirildi. Bunun haricinde isyan tehlikelerinin olduğu Konya, Karaman ve Aksaray yörelerinden de mecburi iskân yapılmıştır ...

İSTANBUL'un FETHİNİN OSMANLI DEVLETİ'NİN KURUMSALLAŞMASINA KATKILARI

Bazı tarihçilere göre İstanbul'un fethedilmesi ile Orta Çağ kapanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul'a giren Osmanlı Devleti devletlikten imparatorluğa geçiş yapmıştır.
İstanbul'un başkent olması ile İslam coğrafyasının merkezi durumuna gelmiştir. İslam coğrafyasında bulunan bilim adamları ve Müslüman din alimleri İstanbul'a gelmeye başlamışlardır.
Osmanlı İmparatorluğu İstanbul Boğazı'nın kontrol edilmesi ile ticaret yollarını ele geçirmiştir. Ticaretin merkezi durumuna gelmiştir.
İstanbul’un fethi ile sadece Müslümanlardan oluşan bir devlet değil farklı milletlerden oluşan bir yapıya geçmiştir.
Kurulmaya başlanan medreseler ve eğitim kurumları ile kurumsallaşmaya başlanmıştır.
Bizans İmparatorluğu’nun sahip olduğu tecrübelerden yararlanarak imparatorluğun yönetimi ve gelişmesine katkı sağlamışlardır ...

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra Kayser-i Rûm unvanını, başka bir deyişle Roma İmparatoru unvanını almıştır. Basılan yeni paralarda da Yunanca olarak "Bizans İmparatoru" unvanını kullanmıştır. Bu unvan Batı dünyasınca da kabul edilmiştir ki 1481 tarihinde Rönesans sanatının bazı açılardan nadide örneklerinden olan ve II. Mehmet'e hediye edilen Medici Madalyonu'nda da "Bizans İmparatoru" unvanı yer almaktadır. II. Mehmet kendisini Roma İmparatoru olarak görmekte ve devletini de Roma İmparatorluğu'nun varisi saymaktaydı ...!

SONUÇLARI ...

Osmanlıların İstanbul'u almasından sonra II. Mehmed Memlûk Sultanlığı'na, Memlûk himayesindeki Mekke şerifine, Karakoyunlulara fetihnâmeler gönderdi ve bu devletlerden cevap olarak hediyeler, tebrikler geldi.Ayrıca İstanbul'un fethi, Memlûk Sultanlığı'nda şenliklerle kutlandı ...

Avrupa'da ise genellikle mücadele hakimdi; Fransa Krallığı ile İngiltere Krallığı arasındaki Yüz Yıl Savaşları yeni bitmiş, savaştan mağlup çıkan İngiltere'de York-Lanchester hanedanları arası mücadeleyle iç savaş çıkmış, İskandinavya'da da Danimarka Krallığı ile İsveç Krallığı arasındaki savaş bitmemişti ...

Rodos'un hakimi Hospitalier Şövalyeleri haricinde bütün Avrupa devletlerinden tebrik için elçiler geldi, Sırp Despotluğu'nun elçisi hediye maksatlı iki kale anahtarı getirdi fakat II. Mehmed sinirlendi, iki kalenin zaten Osmanlı himayesinde olduğunu ve Sırpların Macaristan Krallığı'yla işbirliği yaptığını söyledi ...

Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun desteğine rağmen Papa V. Nicolaus'un Haçlı girişimleri sonuç vermedi, bilakis Cenevizliler, Eflak Prensliği ve Mora Despotluğu Osmanlı'ya vergi vereceğini duyurmuş, Venedikliler de Osmanlı'yla ticarete başlamıştı ...

Bundan sonra diğer Rum topraklarına ve Sırbistan'a yönelen Osmanlılar 1454-55 yıllarında Sırp Despotluğu üzerine sefer yaptı, Belgrad kuşatıldı ve Sırbistan tümüyle ilhak edildi ...

Mora'da ise Konstantin'in kardeşleri Tomas ile Dimitrios taht kavgasına girişti ve tam bu sırada Osmanlıların seferi başladı, 1458'de imzalanan anlaşma ile Korint teslim oldu fakat güney kesim despotluğa ve Venediklilere bırakıldı; üç ay sonra despotluktaki taht kavgası tekrar başlayınca Tomas üstün geldiyse de on bin duka altınlık vergisini vermeyince II. Mehmed taarruza geçti; her iki kardeşin de bütün kaleleri ele geçirildi ve Mora Despotluğu yıkıldı. Dimitrios Osmanlı himayesinde yaşamaya başladı, rakip kardeşi Tomas Avrupa'ya kaçtı ve Bizans tacını VIII. Charles'a satmak zorunda kaldı ...

Mora meselesi, Osmanlı-Venedik ilişkilerinin bozulmasına yol açtı ve 1463'te Venedik donanması iki kez Mora'ya saldırdı. Mora ile Sırbistan'ın ilhakından sonra Osmanlılar, vergi veren Limni, Midilli, Gökçeada, Eğriboz, Semadirek, Taşoz adalarını ele geçirdi ...

(Wikipedia. org'den alıntıdır)

LÜTFEN, toplum içinde OTURUŞUMUZ DİKKÂT EDelim ...!?!
28/05/2026

LÜTFEN, toplum içinde OTURUŞUMUZ DİKKÂT EDelim ...!?!

Saygı, sevgi ve rahmetle andığımız sevgili ATATÜRK'ümüzün ...:'- Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edi...
27/05/2026

Saygı, sevgi ve rahmetle andığımız sevgili ATATÜRK'ümüzün ...:
'- Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir ...!
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler ...!
Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler' dediği dönemi yaşıyoruz ...!

Ama yılmak ve pes etmek yok ...
'- İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifemiz, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarındaki asil kanımızda mevcuttur' diyereg MÜCADELEYE DEVAM EDİYİG, EDECEYİG ...

Ne mutlu '- Ne mutlu TÜRK'üm diyebilene ...

Address

Yeşilyurt
Yesilyurt
44900

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:00
Tuesday 08:00 - 17:00
Wednesday 08:00 - 17:00
Thursday 08:00 - 17:00
Friday 08:00 - 17:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Malatya Yeşilyurt Lisesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category