28/05/2014
Bir hayalin var. Bu hayalin sürekli beynin de dönüyor. Acaba şöyle mi yapsam, böyle mi yapsam?
1. yolu denesem , yok olmaz.
2. yolu denesem yok, bu da olmadı.
Neyse, ben bunu yarın sabah uykumu alayım, şu işleri bitireyim de, öyle düşünürüm.
Böyle başlayan bu süreç, günler günleri kovalar. Bununla birlikte senin kafan da, sürekli alternatif yollar arama şeklinde , sen gelecekte kalarak devam eder.
Peki şimdiye ne oldu? Sen neredesin? Karar verme anın ne zaman gelecek? Ya da gelecek mi?
Karar vermediğin sürece hayalin her neyse, senin ertelemelerini orada bekler.
Yıllar yıllar sonra da, keşkelerin devreye girer.
Peki ne oldu? Seni güvenli, konforlu alanından dışarı çıkartmaya ne olsaydı da, sen oradan çıkardın?
Evet. Söylemesi kolay diyorsunuz. Peki SEN, sonsuz güzel insan. Kendini ertelemen, sana ne kazandırdı?
Deneseydin, ne olurdu?
Keşkelerin devreye girmeden, o güzelim yıllarına ait AN’da kalarak yaşasaydın!
“Zihinlerimizi onlara hakim olan ve baskı yapan belirli bir konuyla meşgul etmezsek, hayal gücünün tam tanımlanmamış alanında çılgınca bir oraya bir buraya koştururlar.”Montaigne
“Fark yaratma yürekliliğini gösterme ve gerçekten yapmaya değer bir şey yapma zamanı gelmiştir. Mutlaka büyük bir amaç değil, bununla birlikte yüreğiniz de tutuşan herhangi bir şey; arzunuz, düşünüz olan bir şey için… Yeryüzündeki günlerinizin değerli ve anlamlı geçmesi kendinize olan borcunuzdur. Yaşamın tadına varın. Var gücünüzle hedefinize odaklanın.” Joyce Giula
Sevgiyle ve ışıkla kalın.
Banu