12/01/2026
Ömrümün her zerresi bir zamanlar, dizginleri boşanmış küheylanların nal sesleriyle yankılanan, hudutsuz bir bozkırda hapsolmuş fırtınaydı. Ben, ruhunun mahzeninde güneşler biriktiren bir mağrur; her bakışı bir imparatorluk kuran, her nefesi bir zindanı yerle bir eden o amansız seyyah... İçimdeki istekler, gök kubbeyi çatlatacak birer devin adımları gibi sarsıcı; kalbim ise kan yerine hırsın ateşiyle yanan, kafesine dar gelen bir yanardağdı. Kâh talihin el üstünde tuttuğu bir sultan, kâh kederin zincirlerine mahkûm bir garip derviş... ama hep rüzgâr gibiydim; dokunduğum her kıyıda yabancı, her limanda mülteci.
Ta ki senin, efsunlu bir sükûtla örülmüş o mukaddes kıyına çarpana dek.
Senin yüzün ki; her bir mısrası tanrısal bir ilhamla nakşedilmiş, kelimelerin dahi secdeye durduğu en ekmel şiirdir. O gün anladım ki; asırlardır köpürerek taşan o deli pınar, aslında sadece senin ummanının sonsuz derinliğinde can vermek için yol alırmış. Tüm o yorgun maceralar, senin dizinin dibindeki o ufacık gölgeye feda edildi; zira benim en ihtişamlı tahtım artık senin şefkatinden örülmüş bir diz, en yüce rütbem ise saçlarında kaybolan parmaklarımın sessizliğidir.
Bakışların, içinde bin bir mevsimin harikalar barındırdığı, pusulası aşk olan bilinmez bir diyar... Gözlerine düştüğüm an, zaman denilen o hırçın canavar evcilleşti; mekân, senin nûrunla yıkanan bir hayal bahçesine dönüştü. Saadetimiz, semanın yeryüzüne bahşettiği, meleklerin gıptayla imzaladığı bir yadigârdır artık. Senden gayrısına meyleden gönül, güneşi inkâr edip karanlığa aşık olan bir meczuptur; çünkü senin varlığın, varoluşun en zarif, en mükemmel ve en nihai kanıtıdır.
Gel ey gönlümün tek sahibi, başını şu yorgun göğsüme mühürle ki; kalbim seninle vursun, ruhum seninle solusun. Bir gün kederin sağanağında ağlayalım, bir gün neşenin şafağında gülelim; ama hep o masum, o tertemiz, o "yaramaz çocuklar" gibi kalalım aşkın kucağında. Ben seninle, fırtınayı avuçlarında dindiren bir liman; sen benimle, ebediyetin şiirine son noktayı koyan o en zarif kelam... Varlığımız artık bu cihana sığmayan bir destan, sessizliğimiz ise yıldızların birbirine fısıldadığı en mukaddes sır olsun...
#12012025..