Alparslan Kuytul Hocaefendi Malatya'da!
📖 Hz. Hüseyin ve Direnişi
🗓 11 Ekim Cumartesi (Yarın)
🕖 19.00
📍 Melekoğulları Düğün Salonu
▶️ Alparslan Kuytul Hocaefendi YouTube Kanalı
Furkan Vakfı Sanal İslami Eğitim
FURKAN VAKFI olarak 20 yıldan beri yapmış olduğumuz derslerimizin internet üzerinden (Ücretsiz İnternet üzerinden İslami bir eğitime neden ihtiyaç duyuldu?
FURKAN VAKFI olarak 20 yıldan beri yapmış olduğumuz derslerimizin internet üzerinden canlı olarak daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz;
ÇÜNKÜ;
“İlim tahsil etmek kadın-erkek her Müslümanın üzerine farzdır." (İbn-i Mace, Mukaddime:17 )
İlim öğrenmek 2 açıdan zaruridir 1-Kişinin dinini doğru olarak yaşaması ve ibadetlerini Kuran ve sünnet ışığında yerine getirmesi 2- Kuran’ın me
Alparslan Kuytul Hocaefendi Elazığ'da!
📖 Selahaddin Eyyubi ve Kudüs’ü Fethi
🗓 10 Ekim Cuma
🕖 19.00
📍 Park Olden (Atapark) Düğün Salonu
▶️ Alparslan Kuytul Hocaefendi YouTube Kanalı
Kardeşini güler yüzle karşılamak bile olsa hiçbir iyiliği sakın küçük görme.
(Müslim, Birr 144)
02/03/2017
Artık İslami Eğitim Almak Çok Kolay!
TIKLAYIN-- www.islamidersler.com
"Kulun kalbini ıslah etmesi için iyilerle beraber olması kadar faydalı bir şey yoktur."
| Ahmed ibn Hanbel
Canan Erdem Kardeşimizin Makalesi...
İSLAM ve DEMOKRASİ
Kökleri eski yunan kültürüne dayanan demokrasi,halkın iktidarı,hakimiyeti anlamına gelir.Halk tarafından seçilen vekiller,halk adına onları yönetecek kanunlar çıkarırlar,böylece halkın yönetime doğrudan katıldığı ileri sürülür.Böylece çıkan kanunlar hakka, hakikate aykırı da olsa önemli olan çoğunluğun kararıdır.
Demokrasi,krallıklar ve diktatörlükler görmüş toplumlara can simidi olarak sunulmuştur.Oysa sibopları yine seçkin bir zümrenin eline verilmiştir.Demokrasi,bir taraftan halkları özgürlük vaadiyle büyülemiş,diğer taraftan nefsi,nesli,aklı,malı ve canı ifsad etmiştir ve etmeye de devam etmektedir.
Tarih boyunca büyük savaşlar ve mücadeleler hakimiyeti elde etmek için yapılmıştır.Bugün de yaşadığımız savaşların asıl sebebi dünyada süper güç olmak isteyen devletlerin ihtirasları yüzündendir.Bitmek bilmeyen heva ve heveslerinin önüne koydukları madkenin adı da demokrasidir.
Çağdaş,modern(!) dünya insanlığına alternatifsiz olarak gösterilen demokrasi,çaresizliğin,acizliğin,cahiliyenin modern adıdır aslında.Aynı zamanda modern insana dayatılmış "öğrenilmiş çaresizlik sendromu" diyebiliriz...Oysa Allahu Teala çağları aşan bir hayat nizamını göndermiştir bizlere;İSLAM.AllahuTeala ilk insan ve ilk Peygamber Hz.Adem ile yeryüzüne müdahale etmiş ve hakimiyet hakkını bir Peygamber'e dahi vermemistir.
İlk din"İslam" olduğu gibi,son din de "İslam"dır."Hiç şüphesiz din,Allah katında İslam'dır."(Ali imran,19)Din,hayatın her alanina hükmeden hayat nizamıdır.İbadet ve inanç esaslarını belirlediği gibi muamelat ve ukubat esaslarını da bildirmiştir.Bu esasların alternatifi yoktur çünkü Allah'ın karşısında hiç bir güç alternatif olamaz.Allahu Teala,sadece bir yaratıcı ve rızık verici değil,aynı zamanda terbiye eden ve hükümler koyandır.Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurulur:"Dikkat edin,yaratmak da,emretmek de yalnız O'na mahsustur."(Araf,54).Tarih boyunca pek çok diktatörilahlık iddiasında bulunmuştur.Firavun dedi ki:"Sizin en yüce Rabbiniz benim."(Naziat,24).Hakimiyet hakkı bazen bir krala,bazen bir gruba verilmiştir.Bugün de aslını kaybetmiş,hükümleri olmayan tevrat ve incilin müntesibleri tarafindan demokrasi bulunmaz bir nimet olarak sahiplenilmektedir.Nefislerini ilah edinmiş batı toplumu her türlü özgürlük ve sapkınlık içinde gayri medeni bir hayat yaşamak istemektedir.Özgürlüklerinin teminatı olarak demokrasiyi görmekte ve bunu diğer toplumlara da empoze etmektedirler.Batıdaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler diğertoplumların da aklını başından almıştır.Bu yüzden batının sunduğu demokrasi,medeniyet ile özdeşleştirilmiştir.Maalesef sadece maddeye önem veren bu zihniyet medeniyet olmadığı gibi,1400 yıl önceki cahiliyenin her türlüsünü de içinde barındırmaktadır.Bir tarafta göz alıcı binalar,diğer tarafta hızla gelişen teknoloji sahibi olan batı medeniyeti,firavunun sihirbazlarından aşağı değildir.Allah'ın nimeti olan maddeyi kullanan ve teknolojiyi insanın emrine sunan batı,insanı ve onun fıtratını bozmakta da çok ileri gitmiştir.Cinsi sapıklıklar,zina,içki,kumar vb. haramlara sınır koymayan demokrasi,vahiy ile insanın önüne engeller koymaktan da geri durmamıştır.Takım elbiseli,son model uçak ve araba sahibi,akıllı telefonlar,akıllı binalar icad eden modern insan,binlerce insanı öldürmeyi,tecavüz etmeyi,işkence etmeyi,yurtlarını harap etmeyi kendine mübah görmüştür.Bütün bunları yaparken de özgürlük ve demokrasi adına yapmıştır.Nefisleri doymak bilmeyen,akılları vahiy ile yıkanmamış,insanı eşrefi mahlukat gibi görmeyen,insanın ruhunu tanımayan,maddeye tapan bir zihniyet için milyonlarca insanın ölümü gayet normaldir.Oysa dinimiz İslam,bir masumun haksız yere öldürülmesini ,bütün insanlığın öldürülmesine denk görmektedir.Bugün medya,Firavunun sihirbazlarının işini üstlenmiş ve acıları,zulümleri terörle mücadele adı altında örtbas etmektedir.Belki bu durumdan rahatsız,vicdan sahibi bir avuç batı insanı ise öğrenilmiş çaresizlik ile bu duruma ses çıkarmamaktadır.
Asıl görev,vahyi duymuş,Allah'ın "Oku!" emrine muhatap olmuş biz müslümanlara düşmektedir.Fakat ne yazık ki son 300 yıldır batının bu maddeci bakışı bize de sirayet etmiştir.Oysa İslam,yeryüzünün hakimiyetini Allah adına yapmakmaya yönlendirir bizi.Bu görevi Allah cc insana vermiştir ,başka hiçbir varlığa vermemiştir."Muhakkak ben,yeryüzünde bir halife yaratacağım."(Bakara,30).Bu dün böyle olduğu gibi ,bugün de böyledir ve yarın da böyle olacaktır.Göklerde ilah,yerde de ilah yalnız Allahu Teala'dır.Bu sebeple sadece ,İslam'ın doğru olduğunu bilmek yetmez,aynı zamanda demokrasi başta olmak üzere İslam dışındaki bütün ideolojiler de tanınmalı ve toptan "LA" denilmelidir.Yine şunu bilmeliyiz ki,demokrasi bir amaç olamayacağı gibi bir araç olarak da kullanılamaz.
Allahu Teala Peygamberlerini yol gösterici olarak göndermiştir.Onlar takip edildiğinde gösterilen hedefe de ulaşılacaktır.Kuran bugünün biz muhatablarına ;çaresiz değil bilakis çare SİZ'siniz demektedir.Bugün yaşadığımız zilletin ve zulümlerin asıl sebebi İslam'ın hakim olmayıp ,ideolojilerin hakim oluşudur.Kuran bunu açıkça şöyle ilan eder:"Ve Peygamber dedi ki:Ey Rabbim,doğrusu kavmim bu Kuran'ı terk edilmiş olarak bıraktı."(Furkan,30).Namaz kılarken,oruç tutarken,hacca giderken Kuran'a başvuran müslümanlar,tebliğ ve hareket metodunda Kuran,a başvurmuyorlar.Her konuda Kuran ve Sünnete başvurduğumuz ve İslam'a gerçek manada teslim olduğumuz zaman ,kurtuluşa erecek ve insanlığın da kurtuluşuna vesile olacağız.Teşhisi doğru yapmakla ilk adımı atacağız.Bugünkü insanlığın sorunlarının asıl sebebinin beşeri ideolojiler olduğunu anlar ve anlatabilirsek,tedaviyi de Kuran ve Sünnette arayacak olursak ,kurtuluşa ereceğiz inşaallah.Demokrasi ve bütün izm'ler birer çıkmaz sokaktır,Sıratı müstekimden başka hiçbir yol Allah'ın rızasına ve yardımına çıkaramaz.Yegane örnek ve önderimiz ,Peygamberimiz'dir.O'nun mücadelesi ve davası bizim de yol haritamız ve yoldaki işaretlerimizdir.Rabbimiz bizden yapamayacağımız işler istemez.O bizim doğru yolda olmamızı ve yalnız O'na ibadet etmemizi istiyor.Sefer bizden,zafer Allahtan'dır.
Melisa Yılmaz Kardeşimizin Makalesi...
Bu makalede okuyacaklarınız
*Demokrasi nedir?
*Islam nedir?
*Demokrasi din midir?
*Demokrasi ve Islam arasındaki ilişki
Demokrasi; siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi diye tanımlanmaktadır.
Bu şekilde tanımı yapıldığında sanki demokrasi insanların gerçek duduygularınaygu ve düşüncelerine önem veren, halkın kendi isteğinin, kendi istediği temsilciler dahilinde seçileceğini her konuda ortada karar veren gibi iyi bir ideoloji gibi gözükmektedir.
Kişiye demokrasiyle huzura ereceği her zaman anlatılır ve demokratik ülkelerde huzur var gibi göstermektedirler bize bu şekilde öğretmektedirler fakat en demokratik ülkenin ABD olduğunu hepimiz bilmekteyiz ve ABD ' de huzurdan eser dahi yoktur! Tüm yanlış ve batıl olan ideolojiler geliştirildikleri medeniyeti yerle bir etmektedirler!
Peki İslam nedir?
İslam ; İslam, Allah’ın Peygamber efendimiz aracılığıyla insanlara gönderdiği bir Dindir şeklinde görürüz pek çok sözlükte fakat islam Tek olan, hüküm ve hikmet sahibi, sonsuz kerem sahibi ve Alemlerin tek yaratıcısı olan Allah'a teslim olmanın adıdır. Her zerresiyle Allah'a teslim olmuş kimse esas müslüman olan kimsedir.
İslam ı gerçek manasıyla yaşayan kimse diğer ideolojileri reddetmiş demektir.
DEMOKRASİ DİN MİDİR?
İbrahim toprak demokrasi din midir? Adlı kitabında demokrasiyi ve diğer izimleri şu şekilde ele almıştır. "Her yönetim biçimi bir dindir. Kimisi yanlız dünya hayatını kapsar kimisi hem dünya hem ahireti içine alır. Sonuçta her ikisi de insanların hayatlarını düzenleyen yaşama biçimidir. Cahili dinler çok fazladır ve bunlar kendi içinde pek çok kısma ayrılır. Sonuç itibariyle her biri insanların kendi kafalarına göre uygulamalarıyla oluşmuştur." Gerçekten de hepsi uydurma bir şekilde ordan burdan kanunlar ve akla uygun olan olmayan çeşitli kurallarla süslü hale getirilmiş ideolojilerdir.
DEMOKRASI VE ISLAM ARASINDAKI İLİŞKİ
Tüm ideolojiler gibi demokrasi de insanların kendi kafalarına göre uydurmuş oldukları sistemlerdir. Bazı noktalarda İslama benzerlik gösterdikleri söylense de temelde birbirlerinden tamamen zıtlardır asla ve asla bir tutulamazlar.
Islam her şeyin her düşüncenin üstüne ilahi çağrısıyla bir darbe indirmiştir. Demokrasi; insanın aklı ile sınırlandırılmış, kısıtlanmıştır islam ise Allah'ın sonsuz kudreti ve keremi ile suslenmiştir.
Kişi İslam ile hakikati anlayabilir ve yaşayabilir. Hocamız islam haktır demeyeceksiniz, Hak islamdır diyeceksiniz demektedir. Hak olan islam ise hakikatin tam ortasında bulunan kişi de müslümandır ve demokrasiyi asla ve asla savunmamalıdır. Elhamdülillah Rabbimize ki hak davada hak bir cemaatle birlikte Islamı hakiki manasıyla anlayıp yasayabilmeyi nasip eyledi bu yolda da hiçbir izmi kabul etmeden dimdik yürüyebilmeyi nasip eylesin inşaallah!
09/02/2017
Temel Egitim 2.Sınıf "Demokrasi ve İslam" Konulu Makale Yarışmamızda Takdire Şayan 3 Makaleden Biri; Şefika Özkan Hanım Kardeşimizin Makalesi..
Demokrasi ve İslam
Bir din olarak İslam ve bir ideoloji olarak demokrasi oldukça kapsamlı içeriklere sahip iki ayrı kavramdır. Bu kavramlar üzerine bugüne kadar ciltler dolusu kitaplar yazılagelmiştir. Biz bu makalede demokrasi ve İslam'ı geniş kapsamlı olarak ele anlamasak da bir halka uygunluğu acısından benzer ve farklı olan bazı yönleri üzerinde duracağız. Yapılan arkeolojik araştırmalara göre insanoğlu dünyada 100 milyon yıldır var olmaktadır. Demokrasi 100 milyon yıllık bir insanlık için oldukça genç bir kavramdır. Demokrasi Avrupa'da ortaya çıkan bir ideolojidir. Kökenini 'demos' yani 'halk'sözcüğünden almaktadır. Teknik anlamıyla düşündüğümüzde demokrasilerde halk içerisinde çoğunluğun kararı ön plandadır .Ne var ki günümüzde hiçbir ideoloji teknik anlamıyla uygulanamamaktadır. Hatta öyle ki kültürlere göre demokrasi anlayışı değişmektedir.Günümüzde demokrasi Avrupa'da bir yaşam tarzı olmuşken birçok Ortadoğu ülkesi için sadece seçim sandığıdır. O halde demokrasiye ele aldığımızda bir ideoloji olduğu için kimin demokrasi anlayışı veya kimin demokrasisi sorusunun cevabıyla makalemize yön vereceğiz .İslam kavramını ele aldığımızda İslam bir ideoloji değil bir dindir. İslam din medeniyet ve siyasettir, Rabbanidir. Yüz milyon yıllık insanlık var olmadan önce İslam mevcuttu.İslam'ın hükmü 18 bin aleme geçerli olup ve hala geçerliliğini devam ettirmektedir.İslam kelime anlamıyla "teslimiyet ,barış" anlamlarına gelmektedir .İslam'da Allah'ın ve Hz Muhammed'in(sav) kararı geçerlidir. İslami bir yönetim de hükümlerin kaynağı Kur'an ve sünnettir.
Farklı sosyolojik yapılardan oluşma ihtimaline rağmen hangi kesimden olursa olsun halk için demokrasi ve İslam'ın ayrı ayrı uygunluklarını inceledik. Demokratik düşünce yapısına göre mutlak doğru faktörü yoktur.Demokrasilerde mutlak doğrular olmadığı için geçmiş yıllarda oldukça yanlış karşılanabilen bir şey bugün doğru karşılananabilmektedir. Buna karar veren halktır.Demokrasilerde halkın çoğunluğu bir şeyi istediği zaman olmalıdır.Ne var ki bugün medya denen faktörle halkın algılarıyla oynanmaktadır.Halkın ileri gelenleri bir şey istedikleri zaman medyayla bunu halkın zihnine yerleştirerek normalleştiriyor ve ister hale getiriyor. Örneğin 30 yıl önce Türkiye'den homoseksüelliğe antipati beslenirken bugünkü Türkiye'de eskiye göre daha normal karşılanmaktadır.Buradan anlıyoruz ki demokrasilerde özgür bir irade yok etki altında bırakılmış bir irade var.Demokrasilerde halkın çoğunluğu halka zarar verecek bir şeyi isteseler dahi bu onaylanır.Bunu bir örnekle açıklayacak olursak günümüzde birçok demokratik ülke meydana getirdiği ekonomik krizlere,halk arasında ekonomik uçurumlar oluşturmasına rağmen faizi onaylanmaktadır.Demokrasi zaten daha iyisi bulunamadığı için katlanılan rejim diye anlatılmaktadır. Demokrasiye Avrupa ve Amerika paradigmalarından baktığımızda her kesimden insanın görüşüne saygı duymak, mutlak doğru kavramı olmaksızın insanlara geniş özgürlükler sağlamak anlayışı ortaya çıkıyor Ortadoğu paradigmasından baktığımızda ise demokrasi teknik anlamıyla yayılım gösteremiyor.Ortadoğu da demokrasi eşittir seçim sandığı demek. Bu nedenle Mısır'da İhvanı Müslimin gibi teşkilatlar Demokrasiyi savunuyordu.Çünkü onların demokrasi anlayışı Avrupa'nınkinden oldukça farklıydı.
Bir din olarak İslam'a baktığımızda İslam'da Rab kavramı vardır. Yani daha açık olarak anlatırsak Allah'ın vahiy olarak iletmiş olduğu mutlak doğrular vardır.İslam prensipleri olan bir dindir. İslam için 1000 yıl önce yasak veya haram olan bir şey bugün de haramdır.İslami şeriat dinamik değildir.Kur'an'da ve sünnette olmayan konular İslam'da içtihada açıktır ama hakkından nas bulunan konular içtihada açık değildir. Bugün siz İslami bir sistem içerisinde zinanın haram olup olmadığını tartışamazsınız ama üç ayrı üreme hücresinden hangi şartlar altında bir embriyo meydana getirilebileceğini tartışabilirsiniz.Bu konu hakkında nas olup olmamasına bağlıdır.Bu konularda uzman olan İslam alimleri mevcuttur, bizim bilgimiz sınırlıdır. İslam'da halkın egemenliğinden ziyade Rabbin egemenliği söz konusudur.Bu yüzden İslami bir sistemde despotlaşma veya kölelik mümkün olmamaktadır.İslam'da sorumluluklar vardır hatta belli bir yaşa gelen kişi İslam'a göre mükellef olarak adlandırılır.Özgürlüklerin sınırını İslam belirler.İslam'da 5 önemli şey can, mal, nesil, akıl ve dindir. İslam'a göre bu faktörlerin emniyetleri için belirli kurallar konulmuştur.
İslam'ın hükmüne giren insanlar bunlara uymak zorundadır.Bu hükümlerle birlikte halk içerisinde emniyet sağlanmış olmaktadır.Yine İslam'da ehliyet anlayışı vardır.Bir iş hakkında ehil olan yani uzman olan kimse o işi yürüten kişi o olur.Bu anlayışla İslam'ı benimseyenler Allah'ı ve Hazreti Muhammed'i (sav)esas alır.Çünkü bu anlayışa göre sonsuz ilim, adalet ve merhamet sahibi olan Allah'tır. O'nun hükmüne göre yaşanır.
Sonuç olarak şu konulara varıyoruz ki; demokrasilerde mutlak doğru anlayışı olmadığı için halk içerisinde emniyet tam olarak sağlamamaktadır.Halk içerisinde bozulmaları engelleyemeyen bir sistem olduğu için halkın çoğunluğunun düşüncesine itibar etmek şüpheli ve o halk için tehlikeli bir durumdur.Çünkü böyle bir halkın özellikle de iradeleri etki altında kaldığı için sağlıklı düşünebilme leri çok da mümkün değildir.Yine demokrasiler despotluk ve köleliği de engelleyememektedir.İslam'a baktığımızda ise Allah tarafından belirlenen mutlak doğrulara uyulduğu için halk arasında bozulmalar engellenmektedir.Hakimiyet Allah'ın olduğu için despotluğun ve köleliğin önüne geçilmektedir.Ekonomik anlamdaki sınırlar ve halkın arasında ekonomik uçurumlar oluşmasının önü alınmaktadır.İslam insan ürünü olmadığı için kaynağını Allah'tan aldığı için insanlar için daha uygundur
İnternet Üzerinden Hanım Kardeşlerimize Yönelik Meal Derslerimiz Başlıyor.!
" Müslümanları demokrasiyi ve laikliği kabul eder hale getirdiler. Batıla muhalefet bitti. Tevhid Davasını Katlettiler.! "
Alparslan Kuytul Hocaefendi
18/01/2017
Anayasa'da Yapılan Değişikliği ve Mecliste Olan Tartışmaları Nasıl Değerlendirirsiniz?
Anayasa'da Yapılan Değişikliği ve Mecliste Olan Tartışmaları Nasıl Değerlendirirsiniz? Alparslan KUYTUL Hocaefendi Tekrar Ana Kanalımıza dönün: https://youtube.com/furkanvakfivideo Bizi Facebook'da Takip edin: https://facebook.com/furkanvakfitr...
10/01/2017
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Telephone
Website
Address
Seyhan
01000