Eğitim Sen Ödemiş

Eğitim Sen Ödemiş 23 Ocak 1995 yılında Eğit Sen ve Eğitim İş sendikalarının birleşmesiyle kuruldu. KESK'e ba?

Eğitimciler ters kelepçe ablukada!Eğitim emekçilerinin hakları, öğrencilerimizin eğitim hakkı için bir yaşam adayan Eğit...
15/06/2026

Eğitimciler ters kelepçe ablukada!
Eğitim emekçilerinin hakları, öğrencilerimizin eğitim hakkı için bir yaşam adayan Eğitim Sen Başkanı Kemal Irmak bugün ters kelepçe ile gözaltına alındı.
Öğretmen Sendikası Başkanı Eren Edebali öğretmenlerin taban maaş hakkı, hakları, öğretmenlik mesleğini yaşatmak için mücadele ettiği için bugün ters kelepçe ile gözaltına alındı.
Meslektaşlarımız, dayanışma için öğretmenlerin seslerine ses olanlar bugün gözaltına alındı.
Son 25 yılda özel okul artışı yüzde 700!
Özel okul patronları öğretmen emeği sömürüsü ile zenginliklerine zenginlik kattı. Mülakat mağduru öğretmenler aylardır mücadele ediyor. Haklılıkları yargı kararları ile kanıtlanmasına rağmen atamaları yapılmadı.
Mesele hepimizin tüm öğretmenlerin meselesidir. Mesele öğretmenlik mesleğini, adaleti, liyakati, öğrencilerimizin kamusal, bilimsel eğitim hakkını yaşatma mücadelesidir.
O ters kelepçeler mesleğimize, öğrencilerimizin eğitim hakkına vurulmak isteniyor.
Öğretmenliği yaşatacağız.
Öğretmenliği yaşatacağız.
Öğretmenliği yaşatacağız.
Mücadele dersini öğretmenler veriyor.



Tüm dostlarımız davetlidir... Etkinlik ücretsizdir...
02/06/2026

Tüm dostlarımız davetlidir... Etkinlik ücretsizdir...

Bağımsızlık ateşinin kıvılcımı: 19 Mayıs!19 Mayıs, hemen herkesin bildiği nedenlerden dolayı doğumundan ölümüne 600 yıl ...
18/05/2026

Bağımsızlık ateşinin kıvılcımı: 19 Mayıs!
19 Mayıs, hemen herkesin bildiği nedenlerden dolayı doğumundan ölümüne 600 yıl süren bir imparatorluğun çöküşü ile yeni bir cumhuriyetin doğuşu arasında kalan bıçak sırtı bir gündür.
Tarihi ve geçmişi yok sayamaz, görmezden gelemez, inkar edemeyiz… Bilim, somut gerçeklikleri tarihsel olaylardan arındırıp geçmişi altüst ederek anlatmayı reddeder.
Bıçak sırtı öncesi ve sonrasını anımsatmadan önce, peşinen söylememiz gerekir ki Osmanlı bizim geçmişimizdir…
Adını Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Bey'den alan imparatorluk, Orta Asya’dan dörtnala gelip bir kısrak başı gibi uzanan Anadolu toprakları üstünde 600 yıl hüküm süren atalarımızın tarihidir.
Hepimiz biliyoruz ki 18'inci yüzyılın başlarında gerilemeye başlayan Osmanlı Devleti, 20'inci yüzyılın başlarında Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile büyük topraklar kaybetmiş, ekonomik ve askeri açıdan oldukça yıpranmıştı.
1914 yılında İttifak Devletleri olarak adlandırılan Almanya ve Avusturya-Macaristan güçleri ile I. Dünya Savaşı'na giren Osmanlı, Çanakkale ve Kut'ül Amare gibi bölgesel açıdan önemli başarılar kazansa da genel olarak bu savaştan büyük bir yenilgiyle ayrılmıştır.
Savaşın kaybedilmesi üzerine Osmanlı Hükümeti, İtilaf Devletleri ile Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamış, bu antlaşma ile görünürde bir barış sağlansa da aslında Osmanlı topraklarının işgaline hukuki zemin hazırlayan çok ağır maddelerin altına imza atılmıştır.
Sonuçta 1'inci Dünya Savaşı'nın sonunda orduları terhis edilmiş, silahları ve haberleşme ağlarına el konulmuş bir Osmanlı kalmıştır. Deyim yerinde ise ülke tamamen savunmasız bırakılmış, o dönem küçük bir köy olan bugünün başkenti Ankara çevresine hapsedilmiştir.
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros antlaşmasının hemen ardından harekete geçen galip devletler zaman kaybetmeden Anadolu’yu parça parça işgal etmeye başlamıştır.
Başta İngilizler ve Fransızlar olmak üzere işgal kuvvetleri bir zamanlar Türk yurdu olan Anadolu’nun en stratejik noktalarına asker çıkarmıştır.
13 Kasım 1918’de de düşman donanması İstanbul’a demirlemiş ve Osmanlı’nın başkentini fiilen işgal etmişti.
Tam da o gün İstanbul’a gelip, boğazdaki düşman gemilerini gören dönemin Osmanlı subayı Mustafa Kemal, tarihe geçen o "Geldikleri gibi giderler!" sözünü söylemiş 15 Mayıs 1919’daki İzmir’in işgalinden sonra da direniş, diriliş ve kurtuluş kararını vermiştir.
Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919’da İngilizlerin desteğiyle İzmir’e asker çıkarması, Türk milleti için bardağı taşıran son damla olmuştur. Padişahın denetimindeki İstanbul Hükümeti’nin işgaller karşısındaki sessiz ve aciz tutumu, halkta büyük bir öfkeye neden olmuş Kuvayı Milliye adıyla yerel direniş örgütlerinin kurulmasına yol açmıştır.
Mustafa Kemal işte tam bu şartlar altında, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak kurtuluş ateşinin fitilini yakmıştır.
Bugün, bilinen çevrelerce yapılan gerçekleri ters yüz etme çabasının aksine, Karadeniz bölgesindeki Türk halkı ile işgalciler ve azınlık çeteleri arasında çıkan çatışmalar üzerine, İngilizler İstanbul Hükümeti'ne baskı yapmış, bölgedeki asayişi sağlaması ve Türklerin elindeki silahları toplaması için hükümetin müdahale etmesini istemişlerdir.
9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, direnişleri bastırmakla görevlendirilmiş, Samsun’a çıkmıştır.
İstanbul’un işgali karşısında “Geldikleri gibi giderler” diyen Mustafa Kemal, direnişleri bastırma görevini Bandırma vapurunda bırakmış, bu görevi direniş için kıvılcım bekleyen halkı örgütlemek ve ulusal mücadeleyi Anadolu'da başlatmak için bir fırsata çevirmiştir.
19 Mayıs 1919, artık son zamanlarını yaşayan Osmanlı Devleti'nin teslimiyet politikasına karşı başta Türk ulusu olmak üzere Anadolu halkının "Ya bağımsızlık ya ölüm!" parolasının haykırıldığı gündür.
“Ya istiklal ya ölüm” düşüncesiyle Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalizme karşı Anadolu’nun kurtuluş mücadelesinin başladığı 19 Mayıs 1919 tarihinin üzerinden tam 107 yıl geçti. 1919’un 19 Mayıs’ında özgürlük, bağımsızlık ve aydınlık yarınlar için yakılan meşalenin rehberliğinde, çağdaş uygarlık seviyesine ve ulaşmak hedefi ile çıkılan yol, bugün laiklik ve aydınlanma değerlerinin dışlandığı, emperyalizmin günümüzdeki ihtiyaçlarını göremeyen otoriter bir rejimin tesisi yoluna girmiş bulunmaktadır.
Gerçekleri ne kadar ters yüz ederseniz edin, bugünün ihtiyaçları bambaşkadır.
Bugün her zamankinden fazla demokrasiye, her zamankinden fazla laikliğe ve her zamankinden fazla eşitliğe ihtiyacımız vardır.
Adını net koymak gerekirse bugün hanedanlığa değil demokrasiye ihtiyacımız vardır...
107 yıl sonra bugünü, sadece tarihsel önemi ile hatırlayıp anmak yetmemektedir.
En başta bayramı armağan ettiğimiz gençlerimiz, geleceği yurt dışında aramaya başlamışlardır.
Eğitim sistemimiz, sermayeye ucuz işgücü sağlama yolunda ilerlemektedir.
Hepimiz biliyoruz ki bugün ülkemizin içinde bulunduğu güncel sorunlar karşısında sessiz kalma zamanı değil, demokrasi, barış ve emeğin hakkını aldığı mutlu bir gelecek için mücadele zamanıdır.
Bugün eğitim sistemi de bilimsellik ve laiklik ilkesinden uzaklaşmış; nitelikli eğitim parası olanın kullanabildiği bir ayrıcalık haline gelmiştir. Tarikat ve cemaatler eğitimde kök salmış, MESEM adı altında çocuk işçiliği ile emek sömürüsü can kayıplarına varan sonuçlar üretmiş, işsizlik dayanılmaz boyutlara vararak gençleri umutsuzluğa ve çareyi yurtdışında arar hale sürüklemiştir.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Egitim-Sen) olarak bu ağır tablo karşısında; laik, bilimsel, demokratik, parasız bir eğitim sistemi ile tam bağımsız, eşit ve özgür bir ülke mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi bildiriyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, üstünde yaşadığımız toprakları bize yurt olarak bırakan atalarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun.

Açık çağrı...1 Mayıs, işçilerin ve emekçilerin birlik ve mücadele bayramıdır... 1 Mayıs'ın tarihine, anlamına ve içeriği...
28/04/2026

Açık çağrı...
1 Mayıs, işçilerin ve emekçilerin birlik ve mücadele bayramıdır...
1 Mayıs'ın tarihine, anlamına ve içeriğine sahip çıkan sendika, dernek ve parti gibi her kişi ve kurum, Ödemiş'teki kutlamalara kendi pankartı, bayrağı, flaması ve sloganları ile katılabilir...

26/04/2026
23/04/2026

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), 23 Ocak 1995'te kurulmuş, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı olarak eğitim, öğretim ve bilim hizmetleri iş kolunda örgütlenen sendikadır.

18/04/2026

Sorumlu yok?

Artık yeter; eğitimde şiddet istemiyoruz...
17/04/2026

Artık yeter; eğitimde şiddet istemiyoruz...

Address

Saraçoğlu Caddesi 22/2 Ödemiş/İzmir
Odemis
35750

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eğitim Sen Ödemiş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category