Sakarya ilkokul mezunları

Sakarya ilkokul mezunları Manisa Sakarya ilkokul mezunları tanışma platformu

26/01/2025

"küllün fî felekin"

Kalbi iyi olan herkes, kalbinin güzelliğini hayatında bulsun..!
Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle kandilimiz mübarek olsun hayırlı kandiller

İbrahim DEMİR

02/01/2025

Regaib, istemektir.
İhsandır, ikramdır. ✨
Üç ayların başlangıcı Ramazan’ın müjdecisi Regaip Kandiliniz mübarek olsun .

Allah hastalara şifa, dertlilere deva ve darda olanlara rahatlık nasip etsin

Gönlümüzden geçirdiğimiz dualarımızı kabul eyle Allah'ım.

İbrahim DEMİR

10/04/2024

Kalplerimizin bir olduğu, güzelliklerin paylaşıldığı, huzurun ve mutluluğun eksik olmadığı bir bayram geçirmeniz dileğiyle.
RamazanBayramı'nız kutlu olsun. 🍬
İbrahim DEMİR

Asiye Bilir Zurnacı Hasan Eker  kafadar  demir @ gurhan bodur@ayhan Acarkan TC Mehmet Beytüzün Nadir Saltık  1977-1982 S...
17/01/2024

Asiye Bilir Zurnacı Hasan Eker kafadar demir @
gurhan bodur@ayhan Acarkan TC Mehmet Beytüzün Nadir Saltık
1977-1982 Sakarya ilkokul mezunları

28/06/2023

Tüm dost
büyük küçük
abla abi
arkadaş
tanıdığım tanimadigim tüm üyelerimizin
Rabbim, Üzüntülerimizi anlık,
Sevinçlerimizi ömürlük,
Dualarımızı tez zamanda kabul eyle...

Âminn...

Günümüz Hayr,
Bayramımız Nur Ola

Hasan EkerGürhan Bodur İIbrahim Demir 45 senelik dostluk
02/01/2022

Hasan EkerGürhan Bodur İIbrahim Demir 45 senelik dostluk

BİZ KİMDİK BİLİYOR MUSUNUZ…?!🌿Kesme şekeri ilk gördüğümüzde, buna nasıl şekil vermişler de böyle olmuş diye *heyecanlana...
19/10/2021

BİZ KİMDİK BİLİYOR MUSUNUZ…?!

🌿Kesme şekeri ilk gördüğümüzde, buna nasıl şekil vermişler de böyle olmuş diye *heyecanlanan* çocuklardık biz.
🌿Bir gün benim de bir uçan balonum olsa diye hayaller kurarak uykulara dalan *hüzünlü* çocuklardık biz.
Karnemize zayıf düşürdüğümüzde, ailemize bunu nasıl izah edeceğiz diye *yüzü kızaran* çocuklardık biz.
🌿Ahizeli telefonlara kimin aradığını bilmeden, herkesten önce ilk alo’yu diyebilmek için koşan *telaşlı* çocuklardık biz.
🌿Siyah beyaz televizyonlar ile gördüklerimizin rengini hayal eden, yayın bitince okunan İstiklal Marşımızı duyduğumuz anda yattığımız yerden ayağa kalkıp saygı duruşu yapan *onurlu* çocuklardık biz.
🌿Doğum günlerimizde kendisine kitap armağan edilen, gazetelerden günlerce kupon biriktirilerek sahip olduğumuz Temel Britannica, Meydan Larousse, Gelişim Hachette gibi merak ettiklerimizi öğrenmeye çalışan *ansiklopedi* çocuklarıydık biz.
🌿Uzaktan kumandalı televizyonla ilk tanışmamızda oturduğumuz yerden sadece 3-5 kanalı değiştirebildiğimiz halde mutlu olan *mütevazı* çocuklardık biz.
🌿Belediye otobüslerinde, hamile, yaşlı teyze ve amcaları gördüğümüzde yerimizi onlara vermek için ayağa kalkan *merhametli* çocuklardık biz.
Bayramlarda bizleri lavabo pompası gibi öpen teyzelerin verdiği mendilleri, harçlık veren amcaları, dedeleri özleyen, kazandığımız paraları , gençlik parkındaki *çarpışan otolara binerek harcayan* çocuklardık biz.
🌿Kışın soğuklarında pekmez ile tahini karıp yiyen, üşümemek için içimize yünlü içlik giyen *garip* çocuklardık biz.
🌿Sokaklarda gazoz kapağı toplayıp, mektup pullarından koleksiyon yapan, akşam ezanı okundu mu *dayak yememek için evlere koşan* çocuklardık biz.
🌿Sütü bakkaldan alamayıp, hafta sonları mahallenin sütçüsünü elimizde tencerelerle bekleyen, sonra o sütü kaynatıp üzerindeki kaymağı afiyetle yiyen, komşudan aldığımız maya ile o sütün yoğurt olmasını bekleyen *sabırlı* çocuklardık biz.
🌿Kışlık kazaklarımızı güveler yemesin diye bolca naftalinleyip valizlerde eşyalarını saklayan *umutlu* çocuklardık biz.
🌿Komşu apartmanların meyve ağaçlarına gizlice çıkan, dalından meyve yemenin zevkini çıkartan ama yaptığıyla da *utanan, içinde “Allah” korkusu olan* çocuklardık biz.
🌿Bizden bir yaş dahi büyüklerimize abi, abla diyecek kadar *saygılı* olan çocuklardık biz.
🌿Mahallemizde kızlarla erkeklerle toplaşıp yakan top, yedi kiremit oynayan, *küfür etmeyi bilmeyen centilmen* çocuklardık biz.
🌿Evde çorba diye sadece tarhana ve mercimek çorbası içen, dışarıda domates çorbasının üstüne kaşar serpildiğini gördüğünde sündüre sündüre o çorbayı içmeyi beceremeyen *masum* çocuklardık biz.
🌿Çikolatanın tadını bayramdan bayrama bilen, pötibör bisküvi arasına sade lokumu bastırıp pasta niyetine afiyetle yiyen *mutlu* çocuklardık biz.
🌿Mahallemizden geçen macuncu, simitçi, pamuk ve elma şeker satıcılarını gördüğümüzde heyecanlanan *yokluğu bilen* çocuklardık biz.
🌿Siyah önlükleri, beyaz yakaları olan, sabahları okulda Andımızı bağıra bağıra söyleyen *vatansever* çocuklardık biz...

Alıntı

Görsel

MERTLİK BAŞKA BİR ŞEY➖➖➖➖⚫➖➖➖➖Malatya bankasından Sivas bankasına para gidecegi haberini alan Mehmet Rıza Çıplak, Seydi ...
19/09/2021

MERTLİK BAŞKA BİR ŞEY
➖➖➖➖⚫➖➖➖➖

Malatya bankasından Sivas bankasına para gidecegi haberini alan Mehmet Rıza Çıplak, Seydi Battal Çıplak ve Hüseyin Sırma adlı üç atmalı (Şotik köyünden) Malatya Hekimhan ilçesi Balkaya mevkiinde pusuya yatar.

Banka arabasını beklerler, öğle saatlerine doğru bayraklı bir jipin geldigini görürler. Bayrak asılı olduğundan para arabası olduğu kanısına varırlar. Jip atış menziline girdiginde lastiklerine ateş açıp hızla arabaya dalarlar. Arabada bulunanları derdest ederler.
Arabada bir fotel şapkalı adam, bir kadın, genç bir kız ve iki koruma polisi vardır. Parayı sorarlar jipi ararlar ama boş çıkar.

Fotelli adam;

-Ben Malatya valisiyim, der.

Mehmet Rıza;
-Ceketini çıkar, der ve valinin ceketini giyer, şapkasınıda takar.

Valiye;
-Bana mı yakıştı yoksa sana mı, der.

Vali;
-Sana yakıştı ağam, der. Ceblerini karıştırır cüzdanından 20 lira çıkar.

Mehmet Rıza valiye döner;
-Hem valiyim diyorsun hemde cebinde para çıkmaz nebiçim valisin..

Vali;
-Ben nebilem ki Balkaya'da eşkiyaya borçlu çıkacam.

Yapacakları birşey yoktur, hepisini bağlarlar. Kadına kıza asla yanlış bakmazlar, hatta onları gevşek bağlarlar. Hızla Atmaya doğru kaçarlar. Arabadaki kadınlar hemen ellerini çözer, hepisini kurtarır.

Arabada telsiz vardır, bizimkiler telsizi bilmediklerinden imha etmemişlerdir

Telsizle yardım isterler. Bir gün sonra bir jandarma alayı Atma'nın Şotik köyünü basar, hakaret etmeye başlar.

O zamanki aşiret reisi ve Nahiye müdürü Mustafa Çıplak (Must Efendi) gelir, yolda karşılaştığı askerlerden birini sert bir sesle çağırır;

-Gel şu atımı tut..

Attan iner ve askerlere;
-En büyük rütbeliniz kim?

Askerler, bu otoriter cesur adama ilerde söğüt ağaçlarının gölgesinde oturan albayı gösterirler.

Must efendi o tarafa yönelir, sert bir tonla alay komutanına;
-Önce askerlerini köyden, evlerden çek, dere kenarına topla.. yemek hazırlatayım karnınızı doyurun, ondan sonra bana ne soracaksanız sorun, der ve bir koyun sürüsü dere kenarına getirtilir.

Albay;
-Askerlerimi çekmezsem ne olur?

Must efendi;
-Bana bak, der ve etraftaki dağları gösterir.

Benim bir işaretimle her kayanın ardında bir mavzer doğrulur bu dereye hepinizi gömerler. Sizin için de bizim için de iyi olmaz, der.

Albay dört tarafı yüksek dağlarla çevrili araziyi görünce ses çıkarmaz ve askerlerini dere kenarına çeker. Yiyebildikleri kadar koyun kesip yerler..

Doyduktan sonra Must Efendi;
-Buyurun ne soracaksanız sorun..

Albay olayı anlatır, yanlarında gelen valinin korumaları eşkalleri tarif eder. Tarif üzerine üçünüde köylülere yakalatır..


Yakalandı haberi üzerine vali de Şotik köyüne gelir. Must Efendinin konağında otururlar..

Üç kafadarı odaya alırlar..

Mehmet Rıza'nın üstünde valinin ceketi ve fotel şapkası vardır. Bir binbaşı elindeki jopla Mehmet Rıza'nın suratına acımasızca iki üç tane vurur, ağzı burnu kanamaya başlar.

Bir ara Mehmet Rıza vali ye;
-Vali bey bir çift sözüm var..

Ondan sonra beni öldürebilirsin..

Vali;
-Söyle lan şaki..

Mehmet Rıza;
-O dağbaşında sizi assaydım asar mıydım, kesseydim keser miydim, dinine vicdanına yanındaki karın kızına istediğim her iğrençliği yapar mıydım?

Vali kıpkırmızı kesilir;
-Yapardın der.

Bunun üstüne Mehmet Rıza;
-Bende onur haysiyet vicdan vardı yapmadım, sendede onur haysiyet vicdan varsa bize işkence yaptırmazsın, cezamız ne ise adalet versin, der..

Vali bir daha fiske dahi vurdurmaz..

Mahkeme günü vali "her ne kadar bizi soydularsa bize insanlık dışı bir davranışta bulunmadılar" diyerek lehlerinde ifade verir. Bu hafifletici sebep ve valinin insiyatifi ile 6'şar yıl ceza alırlar. Ceza evinde de vali ziyaret eder..

Üçünü oturtur, kendisi de arkadan kucaklamış şekilde resim çektirir..

Yıllar geçer Hüseyin Sırma'nın yeğeni Hasan Sırma Bursa üniversitesi maliye muhasebe bölümünde okurken bir kızla tanışır, aynı bölümdedirler. Görüşmeleri ilerler ve evlilik kararı
alırlar..

Kız ailesiyle tanıştırmak için Hasan'ı eve götürür. Biraz tutucu bir ailedir. Önce Hasan'ı bir odaya alırlar yaşlı bir kadın oturmaktadır, Hasan el öpüp bir divana oturur. Gözlerini odanın içinde gezdirir, duvardaki resime bakar şaşırır, biri dayısı öbürleride akrabalarıdır.

Fotel şapkalı biriyle çekilmiş bir resim.

Yaşlı kadın Hasan'ın resime baktığını görünce;

-Bakma o adamların kılığına kıyafetine onlar çok iyi mert adamlardı, resimdeki şık giyimli benim ölen eşimdir, der.

Bunun üstüne Hasan;
-Biri dayım diğerleri yakın akrabalarım, der.

Yaşlı kadının gözleri parlar;
-Artık seni araştırmaya gerek yok verdik kızı sana, der.

Kızın adı Memduha dır (valinin torunudur) halen evliler ve İstanbul Bağcılar'da muhasebe büroları var..

Halen büroları aktif..

Fotoğraf:
Huseyin Sırma, Mehmet Rıza Çıplak ve Seydi Battal Çıplak yakalandıklarında çekilmiştir.

➖🔻➖
Murat Aktaş a sevgiler

1977/78 ~~~~1982/83 mezunlarında Ali kafadarHasan Eker Ibrahim DemirMehmet Beytüzün Nadir Saltık 12/08/2021
13/08/2021

1977/78 ~~~~1982/83 mezunlarında
Ali kafadar
Hasan Eker
Ibrahim Demir
Mehmet Beytüzün
Nadir Saltık
12/08/2021

Address

Manisa

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sakarya ilkokul mezunları posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category