19/09/2021
MERTLİK BAŞKA BİR ŞEY
➖➖➖➖⚫➖➖➖➖
Malatya bankasından Sivas bankasına para gidecegi haberini alan Mehmet Rıza Çıplak, Seydi Battal Çıplak ve Hüseyin Sırma adlı üç atmalı (Şotik köyünden) Malatya Hekimhan ilçesi Balkaya mevkiinde pusuya yatar.
Banka arabasını beklerler, öğle saatlerine doğru bayraklı bir jipin geldigini görürler. Bayrak asılı olduğundan para arabası olduğu kanısına varırlar. Jip atış menziline girdiginde lastiklerine ateş açıp hızla arabaya dalarlar. Arabada bulunanları derdest ederler.
Arabada bir fotel şapkalı adam, bir kadın, genç bir kız ve iki koruma polisi vardır. Parayı sorarlar jipi ararlar ama boş çıkar.
Fotelli adam;
-Ben Malatya valisiyim, der.
Mehmet Rıza;
-Ceketini çıkar, der ve valinin ceketini giyer, şapkasınıda takar.
Valiye;
-Bana mı yakıştı yoksa sana mı, der.
Vali;
-Sana yakıştı ağam, der. Ceblerini karıştırır cüzdanından 20 lira çıkar.
Mehmet Rıza valiye döner;
-Hem valiyim diyorsun hemde cebinde para çıkmaz nebiçim valisin..
Vali;
-Ben nebilem ki Balkaya'da eşkiyaya borçlu çıkacam.
Yapacakları birşey yoktur, hepisini bağlarlar. Kadına kıza asla yanlış bakmazlar, hatta onları gevşek bağlarlar. Hızla Atmaya doğru kaçarlar. Arabadaki kadınlar hemen ellerini çözer, hepisini kurtarır.
Arabada telsiz vardır, bizimkiler telsizi bilmediklerinden imha etmemişlerdir
Telsizle yardım isterler. Bir gün sonra bir jandarma alayı Atma'nın Şotik köyünü basar, hakaret etmeye başlar.
O zamanki aşiret reisi ve Nahiye müdürü Mustafa Çıplak (Must Efendi) gelir, yolda karşılaştığı askerlerden birini sert bir sesle çağırır;
-Gel şu atımı tut..
Attan iner ve askerlere;
-En büyük rütbeliniz kim?
Askerler, bu otoriter cesur adama ilerde söğüt ağaçlarının gölgesinde oturan albayı gösterirler.
Must efendi o tarafa yönelir, sert bir tonla alay komutanına;
-Önce askerlerini köyden, evlerden çek, dere kenarına topla.. yemek hazırlatayım karnınızı doyurun, ondan sonra bana ne soracaksanız sorun, der ve bir koyun sürüsü dere kenarına getirtilir.
Albay;
-Askerlerimi çekmezsem ne olur?
Must efendi;
-Bana bak, der ve etraftaki dağları gösterir.
Benim bir işaretimle her kayanın ardında bir mavzer doğrulur bu dereye hepinizi gömerler. Sizin için de bizim için de iyi olmaz, der.
Albay dört tarafı yüksek dağlarla çevrili araziyi görünce ses çıkarmaz ve askerlerini dere kenarına çeker. Yiyebildikleri kadar koyun kesip yerler..
Doyduktan sonra Must Efendi;
-Buyurun ne soracaksanız sorun..
Albay olayı anlatır, yanlarında gelen valinin korumaları eşkalleri tarif eder. Tarif üzerine üçünüde köylülere yakalatır..
Yakalandı haberi üzerine vali de Şotik köyüne gelir. Must Efendinin konağında otururlar..
Üç kafadarı odaya alırlar..
Mehmet Rıza'nın üstünde valinin ceketi ve fotel şapkası vardır. Bir binbaşı elindeki jopla Mehmet Rıza'nın suratına acımasızca iki üç tane vurur, ağzı burnu kanamaya başlar.
Bir ara Mehmet Rıza vali ye;
-Vali bey bir çift sözüm var..
Ondan sonra beni öldürebilirsin..
Vali;
-Söyle lan şaki..
Mehmet Rıza;
-O dağbaşında sizi assaydım asar mıydım, kesseydim keser miydim, dinine vicdanına yanındaki karın kızına istediğim her iğrençliği yapar mıydım?
Vali kıpkırmızı kesilir;
-Yapardın der.
Bunun üstüne Mehmet Rıza;
-Bende onur haysiyet vicdan vardı yapmadım, sendede onur haysiyet vicdan varsa bize işkence yaptırmazsın, cezamız ne ise adalet versin, der..
Vali bir daha fiske dahi vurdurmaz..
Mahkeme günü vali "her ne kadar bizi soydularsa bize insanlık dışı bir davranışta bulunmadılar" diyerek lehlerinde ifade verir. Bu hafifletici sebep ve valinin insiyatifi ile 6'şar yıl ceza alırlar. Ceza evinde de vali ziyaret eder..
Üçünü oturtur, kendisi de arkadan kucaklamış şekilde resim çektirir..
Yıllar geçer Hüseyin Sırma'nın yeğeni Hasan Sırma Bursa üniversitesi maliye muhasebe bölümünde okurken bir kızla tanışır, aynı bölümdedirler. Görüşmeleri ilerler ve evlilik kararı
alırlar..
Kız ailesiyle tanıştırmak için Hasan'ı eve götürür. Biraz tutucu bir ailedir. Önce Hasan'ı bir odaya alırlar yaşlı bir kadın oturmaktadır, Hasan el öpüp bir divana oturur. Gözlerini odanın içinde gezdirir, duvardaki resime bakar şaşırır, biri dayısı öbürleride akrabalarıdır.
Fotel şapkalı biriyle çekilmiş bir resim.
Yaşlı kadın Hasan'ın resime baktığını görünce;
-Bakma o adamların kılığına kıyafetine onlar çok iyi mert adamlardı, resimdeki şık giyimli benim ölen eşimdir, der.
Bunun üstüne Hasan;
-Biri dayım diğerleri yakın akrabalarım, der.
Yaşlı kadının gözleri parlar;
-Artık seni araştırmaya gerek yok verdik kızı sana, der.
Kızın adı Memduha dır (valinin torunudur) halen evliler ve İstanbul Bağcılar'da muhasebe büroları var..
Halen büroları aktif..
Fotoğraf:
Huseyin Sırma, Mehmet Rıza Çıplak ve Seydi Battal Çıplak yakalandıklarında çekilmiştir.
➖🔻➖
Murat Aktaş a sevgiler