Duru Kariyer Atölyesi

Duru Kariyer Atölyesi

Share

Üniversite Gelişim Programları Duru Kariyer Atölyesi faaliyetteki bu beş ana markadan biridir.

Duru Kurumsal Hizmetler “2015 yılına kadar faaliyet gösterdiği beş ana dalda en güvenilir ilk üç kuruluş arasında yer almak” vizyonu ile sektörün öncü firmalarından ayrılmış eğitmen ve baş denetçilerin kurduğu bir firmadır.

01/03/2013

Plan Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir?

Derslerin planını dengeli olarak yapın, belli derslere ağırlık vererek, çalışılması gereken diğer dersleri ihmal etmeniz, amacınıza ulaşmanızı güçleştirir.
Günde kaç saat çalışılması gerektiği, öğrenciden öğrenciye değişmektedir. Günlük çalışma süresi, öğrencinin öğrenme kapasitesine, temel bilgisine, derslerdeki eksiğine göre değişir. Bugüne kadar hiç çalışma alışkanlığı edinmemiş bir öğrenci, başlangıçta daha az bir çalışma ile başlayıp, gittikçe arttırabilir. Günlük ortalama çalışma süresi olarak 4-5 saat verilebilir. Bu ihtiyaca göre azalır ya da artabilir.
Ara vermeden yapılan uzun süreli çalışma da, sık aralarla, uzun dinlenmeli olarak yapılan kısa çalışma da verimsiz olur. En uygunu, 40-50 dakikalık çalışma sonunda 5-10 dakika bir ara vererek derse devam etmektir. Farklı özellikteki derslere geçerken verilen ara biraz daha uzun olabilir.
Planınızda derslere vereceğiniz çalışma sürelerini, öğrenmeğiniz dersin özelliğine ve sizin o dersteki başarı durumunuza göre ayarlamanız gerekir.
Aynı tür çalışma gerektiren derslerin ard arda gelmesi yerine, değişik çalışma gerektiren derslerin ard yarda gelmesine çalışın. Örneğin problem çözme gerektiren bir dersin arkasına okuma, anlatma, yazma gerektiren derslerin gelmesi uygun olabilir.
Zor dersleri en rahat anlayabileceğiniz saatlere yerleştirin. Araştırmalar, en verimli çalışma saatlerinin sabahın erken saatleri, öğleden sonra 14-16 arası olduğunu ayrıca, yatmadan önce yapılan tekrarların yararlı olduğunu ortaya koymakla birlikte, verimli çalışma saatleri öğrenciden öğrenciye değişmektedir.
Tekrar için ayırdığınız saatler, genellikle dersin sınıfta öğrenildiği zamana yakın saatler olmalıdır. Çünkü dersin sınıfta işlendiği gün tekrar edilmesi unutma olasılığını azaltır, öğrenmeyi pekiştirir. Ayrıca derse gitmeden önce hazırlık yapılması da öğrenmeyi kolaylaştırır, dersi daha iyi izlemeye yardımcı olur.
Çalışma planınızda, derslerinizi mümkün olduğunca günün aynı saatlerine yerleştirmeniz yararlı olur. Böylece her gün o saatlerde derse kendinizi daha kolay verebilirsiniz.
Planınızda ilk çalışacağınız saate sevdiğiniz bir dersi koymanız, yine planınızı daha kolay uygulamanıza, kendinizi derse daha kolay vermenize yardımcı olacaktır.
Yemeklerden hemen sonra çalışmaya başlamayıp, yemekten yaklaşık yarım saat kadar sonra derse oturmanız daha yararlı olacaktır.
Planınızda, televizyon, müzik, arkadaşlık, kitap okuma gibi etkinliklerle ders çalışma saatlerini birbirinden ayırarak, bu etkinliklere de belli süreler vermeniz, çalışma saatlerinde aklınızın diğer etkinliklere takılmasını önleyecektir.
Şunu da önemle belirtmek gerekir ki, yeterince uykuya, dinlenmeye, rahatlatıcı, keyif verici etkinliklere zaman ayırmadan çalışmaya gereğinden fazla zaman ayırmak, bir süre sonra bıkkınlığa neden olabilir. Bu nedenle asıl dikkat edilmesi gereken şey, çalışmaya çok fazla yer verip, bunun bir bölümünü verimsiz geçirmek yerine, çalışma sürelerini en verimli şekilde kullanma yollarını bilmektir. Bu durum da, çalışma için daha az süre yeterli olur.
Ders çalışmaya başlayabilme davranışı “karar vermeyi” gerektirir. Çalışmaya başlamak için karar verebilmemiz ise ders çalışmaya yönelik olarak bildiklerimiz ile inandıklarımız arasındaki uyuma bağlıdır.
Programlı bir çalışmanın temelinde yatan en önemli unsur “zaman denetimi”dir. Bizler zamanımızı planlayarak geleceğimizi bugüne taşırız. Aslında her öğrenci için zaman aynıdır. Her öğrenci için bir gün 24 saat, bir hafta 7 gündür. Önemli olan bu zamanı saptadığımız hedefler ve öncelikler doğrultusunda kullanmamızdır.
Hedeflerimizi belirleyebilmemiz için şöyle bir liste yapabiliriz.
Hayat Amaçları (Uzun Vadeli)
Bir yıllık amaçlar (Orta vadeli )
Bir aylık amaçlar (Kısa vadeli)
10 yıl sonra neleri 1 yıl sonra neleri 1 ay sonra neleri başarmış olmayı isterdiniz?
Elektrik Mühendisi Üniversiteyi Deneme sınavında olmak isterdim. Kazanmak isterdim. Başarılı olmak isterdim.
Görüldüğü gibi bu hedeflerin hepsi birbirini tamamlayan ve biri olmazsa diğerinin de olamayacağı türdeki hedeflerdir.
Belirlediğimiz amaçlara ulaşabilmemiz için günlük faaliyetlerimizi “öncelik sırasına” almamız gerekir.
Bir gün içinde yapılabilecek faaliyetleri alt alta yazalım.
TV seyretmek
Arkadaşlarla buluşmak
Ders çalışmak
Müzik dinlemek
Yemek
Uyku
Şimdi de her faaliyetin önem derecesini belirleyelim.
A. En yüksek öncelik (önem) derecesine sahip (olmazsa olmaz grubu)
B. Orta derecede öneme sahip (olmalı grubu)
C. Düşük önem (öncelik) derecesine sahip (olsa da olur olmazsa da grubu)
Planlama yapabilmemiz için kuralımız, A grubu faaliyetleri bitmeden B; B grubu faaliyetleri bitmeden, C grubu faaliyetlerine geçmemek.
Bizler programlı çalışarak daha önce belirlediğimiz önceliklere göre hareket etmiş oluruz. Böylece ilk önce sosyal faaliyetlere evet, derse hayır demek yerine; ders çalışmaya evet demeyi, sosyal faaliyetleri de ödül olarak almayı başarabiliriz. Çalışma programı,zamanımızı kontrol altına almamız konusunda bize yardım ederken, aynı zamanda ”hangi dersin hangi konusundan” çalışmaya başlayacağımızı da tespit eder. Planlamamızı yapıp, hedeflerimizi belirledikten sonra, bizi hedefimize ulaştıracak olan çalışma programı hazırlayabiliriz. “Ders Çalışacağım “ düşüncesiyle giden bir öğrenci bu dersin hangi konusundan çalışmaya başlayacağını düşünerek zaman kaybedecektir. Oysa “Ben bugün Matematik dersinin Sayılar konusunu çalışacağım.” Derse, daha sağlıklı bir yol izlemiş olacaktır.
Çalışma programı denince aklımıza gelen şey “tekrar programı” olmalıdır. Sadece belirli saatlerde derse oturulan, belirli saatlerde mola alınan bir çizelge akla gelmemelidir. Programımız günlük tekrarı mutlaka içermelidir. Unutmayın ki öğrendiklerimizin %40’ını ilk 20 dakikada, % 55’ini 1 saatte, %65’ini 9 saatte, %80’ini 24 saatte unuturuz.
Günlük yaşamda kontrol altına alamadığımız durumlarla karşılaşılabileceği dikkate alınmalıdır. Programımız günlük ya da haftalık olarak düşünülmeli, her programın bir amacının olması sağlanmalıdır. Programı derslere verdiğimiz önemli bir randevu gibi düşünebilir, çalışmaya daha kolay başlayabiliriz. Programımızı oluştururken dikkat edeceğimiz noktalar arasında konuları bilme oranımız ve amacımıza göre hangi konulara öncelik vereceğimizin belirlenmesi gerekir. Programlı çalışma size bir pusula görevi görecek ve hedefinize ulaşmada size yardım edecektir.

Photos 28/02/2013

Öğrencilerimiz için güzel bir firsat...

Türkiye'nin önde gelen 12 şirketinden birinde staj yapmaya ne dersin? http://bit.ly/VgofI9

Photos 21/02/2013

"Kariyer Kadınları"

İş dünyasında sayıları hızla artan ve empati yeteneğiyle önce çıkan kadın çalışanlar, Hay Group'un yaptığı araştırmaya göre en çok bankacılık ve çağrı merkezi sektörlerinde yönetici olarak görev alıyor

İş dünyası hızla değişiyor. Teknoloji, hayal güçlerimizin de ötesinde gelişti; algılar evrim geçirdi; politika ve stratejiler kaçınılmaz olarak değişmeye devam etti; kurallar, yeni koşullara uyum sağlamak için yerinden oynadı. Kısacası iş dünyası son 50 yılda, muazzam değişikliklere şahit oldu. Ancak iş dünyası değişirken kadınların bu dünyadaki rolü değişti mi ya da kadınlar değişime ayak uydurabildi mi? Denetim ve danışmanlık şirketi Grant Thornton'un 2011'de sonuçlarını açıkladığı ve 39 ülkeden 11 bin firmanın katıldığı "Kadın Yönetici" araştırmasına göre, Türk şirketleri kadın istihdamında yüzde 25 oranıyla çok sayıda ülkeyi geride bırakmıştı. Bu sonuçla Türkiye'yi yüzde 20 olan dünya ortalamasının üzerine taşınmış, kadın istihdamında, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin önüne geçmişti. Peki şu an durum ne? Dünyanın önde gelen insan kaynakları danışmanlık şirketlerinden Hay Group, Türkiye'de hizmet verdiği 625 şirketin son beş yıllık verilerini inceleyerek toplam 440 bin çalışan üzerinden, kadının iş dünyasındaki yerinin değişim ve gelişimini araştırdı.

Kadının doğası onu hizmet sektöründe öne çıkarıyor
"Türkiye İş Yaşamında Kadınlar" araştırmasına göre, bu beş yıllık süre boyunca büro, operasyon ve çağrı merkezi çalışanları arasında kadın sayısı erkeklerden fazla. Bankacılık, hayat sigortası ve eğitim sektörlerinde ise 2011 itibariyle kadınlar işgücünün yarısını oluşturuyor. Hay Group Türkiye Genel Müdürü Sylvia DeVoge, bu durumu şöyle yorumluyor: "Kadın çalışanların büro ve operasyonel işler ve çağrı merkezlerindeki ağırlığında süreklilik görüyoruz. Kadınlar, 'çoklu görevlendirme, güçlü ilişki, ayrıntıya özen ve mükemmel iş sonuçları' gerektiren rolleri erkeklere oranla daha çok üstleniyor. Hizmet sektöründe kadınlar, müşteri ile bire bir ve yüz yüze ilişki gerektiren görevlerde daha çok tercih ediliyor. Araştırmanın verdiği bu sonuç çok anlamlı çünkü, bu saydığımız görevlerde başarılı olan kadın çalışanlar son derece empati sahibi ve kadınlar doğaları gereği bu tür görevlerde güçlü bir şekilde öne çıkıyor."

Orta düzey yönetici kadın sayısı arttı
Hay Group'un araştırması, geçen beş yıl içinde kadınların daha çok yönetici pozisyonu elde ettiğini gösteriyor. Ancak bu durum daha çok orta düzey yöneticilik için geçerli. Üst düzey yöneticilik söz konusu olduğunda kadın sayısı yine az. Öyle ki son beş yılın verilerine bakıldığında, üst düzey yönetici kadın oranında hiçbir değişiklik görülmüyor. Araştırmaya katılan 625 şirkette orta düzey yöneticilerin yüzde 23'ü kadınken, üst düzey yönetici kadın oranı yalnızca yüzde 11. Ancak bu durum da sektörler arasında bir farklılık gösteriyor. Örneğin, kadın üst düzey yönetici oranı bankacılık sektöründe yüzde 25 iken ilaç sektöründe bu oran yüzde 35 olarak karşımıza çıkıyor. Unvanlardan bağımsız bakıldığında ise tüm çalışanların yüzde 36'sının kadın olduğu görülüyor. Bu oran son yıl içerisinde de çok fazla değişmemiş. Fakat yine resme sektörler özelinde baktığımızda, farklılıklar göze çarpıyor. Bankacılık sektörü çalışanlarının yüzde 50'si kadınken bu oran sigorta ve perakende sektörlerinde yüzde 39. Diğer yandan, inşaat sektörünün yüzde 16'sını, enerji sektörünün ise sadece yüzde 17'sini kadın çalışanlar oluşturuyor.

İK yönetiminde söz kadınların
Sonuçlara tüm sektörlerde bakıldığında da kadın yöneticiler açısından farklılık ortaya çıkıyor. Örneğin üst düzey yöneticilik açısından kadınların en baskın olduğu görev alanı insan kaynakları. Özellikle 2009 ile 2011 arasındaki üç yıllık dönemde İK üst yönetimlerindeki kadınların sayısı hayli artmış. Buna karşılık pazarlamadaki üst düzey kadın yönetici sayısı hemen hemen aynı kalırken, bilgi teknolojileri ve mühendislik bölümlerindeki yönetici ve üst düzey yönetici kadın sayısı azalmış.

Kariyer yapmak için "erkek gibi davranmak" gerekmiyor
Sylvia DeVoge'a göre yönetimdeki kadınlar açısından durum çok da olumsuz değil. Çünkü yönetim ve liderlik pozisyonlarındaki kadınların başarılı olma derecelerine bakıldığında son derece olumlu gelişmeler görülüyor. "Üst düzey yönetici kadınların sayısı geçen beş yıl içinde artmamış olsa da başarı oranlarının arttığını görüyoruz" diyen DeVoge, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Hizmet sektörlerinin orta ve üst yönetim kademesindeki kadınlar son derece başarılı. Bu başarıda kadın gibi davranmalarının, kadın olmanın doğal avantajını kullanmalarının çok önemli rolü var. Kariyer yapmak isteyen kadınlar için geleneksel davranış biçimi çoğu zaman 'erkek gibi davranmak' olmuştur. Çünkü ne de olsa iş dünyası bir erkekler kulübüdür ve oyunu onların kurallarına göre oynamak gerekmektedir. Bu dünya genelindeki pek çok şirkette de hala böyledir. Ancak, bizim araştırmamızda gözlediğimize göre dünya ile birlikte Türkiye'de de kadınlar bunun kariyer yapmak için tek yol olmadığını, örneğin erkek gibi davranmaktansa empati yapmanın özellikle hizmet sektöründe büyük önem taşıdığını ve kariyer yolunu açtığını göstermiş durumda."

Kadınlar, insanları ve durumları okuyabiliyor
Hay Group'un araştırmaları, aslında, en başarılı kadın yöneticilerin, güçlü empati becerileri ile hem erkeksi, hem de kadınsı liderlik tarzlarının bir karışımını kullandığını ve doğaları gereği insanları ve durumları okuyabildikleri için böyle yapabildiklerini ortaya koyuyor. Otoriter yönetim tarzları etkili ancak, araştırmalar bunların fazla kullanılmasının aslında motivasyonu ortadan kaldırdığını gösteriyor. Ama "koçluk yapmak, vizyon göstermek ve katılımcılığı bağlamak" gibi "kadınsı"olarak tanımlanan yönetim tarzları da dahil, farklı liderlik ve yönetim tarzlarının beraber kullanımı ile daha başarılı sonuçlara ulaşılıyor. Araştırmalar, performansta iyileşmenin yüzde 30'a kadar vardığı örneklerde farklı tarzların karışımının kullanıldığını gösteriyor. Sylvia DeVoge başarılı kadın yöneticilerin şu özelliğinin altını bir kez daha çiziyor: "Araştırmalarımız, önde gelen kadın yöneticilerin kadınlık doğasından kaynaklanan 'neler olup bittiğini okuyabilme' yeteneğinden yararlandıklarını ve sonrasında da yönetilen kişi ve durum için en uygun olan tarzı kullandıklarını gösteriyor."

İş yaşamında kadınların geleceği parlak
Devago,"Sonuç olarak iş yaşamındaki kadınlar için gelecek parlak görünüyor. Kadınlar, liderlik pozisyonlarında, bu rollerdeki başarılarından dolayı gittikçe daha göze çarpar bir rol oynuyorlar. Günümüz iş dünyasında etkili liderlik, insanları motive etmek ve onlardan en iyi biçimde yararlanmak üzere geniş bir tarz ve davranış yelpazesine sahip olmayı gerektiriyor" diyor. Kadınların ise "doğal yetenekleri" sayesinde bunu daha iyi yaptığını söylüyor. Bu da özellikle üst yönetim pozisyonlarında sayılarını artırmamakla birlikte bu pozisyonlardaki kadınların daha yüksek başarı göstermesi sonucunu doğuruyor. Tepe yönetimlerdeki kadınlar, bu rollerde giderek başarı kazanıyorlar. Peki Türkiye'de önümüzdeki yıllarda tepe yöneticisi pozisyonunda kaç kadın olacak? "Bu sorunun cevabını şimdiden vermek zor. Ancak yakın geçmişte yaşanan ekonomik krizler ve belirsizlikler ile bunların getirdiği yeni maliyet yönetimi politikaları, şirketlerin standart çalışanlar yerine bir yandan "daha donanımlı ve yetenekli" diğer yandan da "geleneksel geçmişlere ya da deneyimlere sahip olmayabilen" çalışanları işe almaları yönünde güçlü bir eğilime yol açtı. Bu eğilim de kadınların önünü açıyor" diyen Hay Group Genel Müdürü Sylvia DeVoge'a göre, özellikle üst düzey yönetim kademelerindeki kadınların başarısı ve bunu gören şirketlerin talebi sayesinde Türk iş dünyasında da kadınların geleceği parlak.

Başarıyı getiren ve farkı sağlayan "empati"
Araştırmalar, ortalama bir lider ile üstün bir lider arasındaki farkın ve üst düzey yönetici pozisyonuna yükselebilen kadınlara ait belli başlı ayırt edici özelliğin "empati" olduğunu ortaya koyuyor. "Empati, kulağa yumuşak ve belirsiz gelebilir" diyor Sylvia DeVoge ve ekliyor: "Ancak geçen 10 yıl boyunca yapılmış tüm araştırmalar, bunun kadın ya da erkek olsun, ortalama bir lider ile üstün bir lider arasındaki tek ve en önemli ayırt edici özellik olduğunu gösteriyor. Empati, bir liderin, insanları okumasını ve anlamasını, farklı insanlar ve farklı durumlar karşısında doğru davranış biçimini bulmasını sağlar."

Kadınlar organizasyondan daha çok anlıyor
Araştırmalardan ortaya çıkan bir diğer ilginç bulgu da önde gelen kadın yöneticilerin, emsallerine göre organizasyondan daha fazla anlıyor olmaları. Bu kadın yöneticiler, erkek yöneticilere göre yüzde 15 daha fazla organizasyon yeteneğine sahip ve sonuç almak için "sofistike etki stratejileri"ni kullanıyorlar. Yani ilk önce muhatabının bakış açısını anlamaya çalışıyor, konuya sadece mantıkla değil aynı zamanda duyguyla yaklaşıyorlar. Bu tür kadın yöneticilerin başarısının, erkek egemen iş dünyasında daha üst düzey görevler alabilmek için verdikleri zorlu mücadeleden kaynaklandığı inancında olan DeVoge, "Kadınlar, bir şirkette organizasyon şemasının ardındaki gerçek karar mercilerinin, nüfuz sahiplerinin kimler olduğunu anlamak için çok fazla çaba gösterdiklerinden, bu çaba, ulaştıkları yönetim pozisyonlarında da onların daha başarılı olmalarını sağlıyor" diyor.

19/02/2013

Ötelere varabilecek olan, yerinde duran büyük dag degil, sürekli ilerleyen küçük karincadir.

Photos 18/02/2013

Sosyal sorumluluk projesi yapsak sigara ile ilgili ve kurtarsak bir çok bedeni.
1.Tütünde sağlığa zararlı hangi maddeler bulunuyor?
En iyi bilinen ve en tehlikelileri karbon monoksit, nikotin ve katrandır.
2.Bu maddeler nasıl öldürücü etki yapar?
Karbon monoksit: Arabaların egzoz gazının aynısıdır. Kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır.
Nikotin:Kokain ve Morfin kadar bağımlılık yapar. Kan basıncını (tansiyon) ve kalp hızını arttırır. Karbon monoksit ile birlikte koroner arter hastalığı ve beyin damar hastalığına yol açar.
Katran: Kanserojen (kanser yapıcı) olup akciğer kanseri, amfizem ve kronik bronşit yapar.
3.Düşük katran ve nikotin içeren sigaralar az mı zararlıdır?
Hayır. Kanda azalan miktarları telafi etmek için alışkanlığı olanlar daha fazla içer ve daha çok içine çeker.
4.Filtreli sigaralar zararsız mıdır?
Hayır. Filtre karbon monoksit ve diğer zehirli gazları temizlemez. Filtreli sigara içicisi yine de kalp hastalıkları ve inmeye (felç) yakalanabilir.
5.Sigara neden kadınlara daha zararlıdır?
Menopoz 5-10 yıl daha erken olur. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar arasında sigara içenlerin, içmeyenlere göre kalp krizi geçirme şansı 10 kat fazladır.
6.Dünyada sigara tüketimi ne kadardır?
Gelişmiş ülkelerde 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin günde ortalama 7-10 sigara içtiği saptanmıştır.Keşke vücudumuzun içini gösteren özel aynalar olsaydı da insanlar her içtiği sigaradan sonra vücudunda ne gibi hasarlar meydana geldiğini görebilseydi. Aşağıdaki soldan ilk resim sağlıklı bir akciğerin diğerleri ise kanser sonucu ölmüş olan akciğerlerin resimlerini göstermektedir.

18/02/2013

STRES İLE BAŞA ÇIKMANIN KÜÇÜK PÜF NOKTALARI
Her birey stresi sezgileriyle az çok algılayabilir. Fakat insanlarin çoğunun stresi tanımlaması sanıldığı kadar kolay değildir. stres, her bireyin adaptasyon yeteneğine göre verdiği tepkidir. Bazılarında pozitif etkiler (enerji, uyarılmış davranış, migren) ortaya çıkarır.

Kendinizi, sözde stres yaratan belirli ve kaynakları tanıyın.
• Kişiler arasi iyi iliskiler kurun.
• Bedeninizi kontrol edin.
• Dengeli beslenin.
• Bugünün işini yarına bırakmayın.
• "Her işi yaparım" ya da "Hiçbir şey yapamam" demeyin.
• Zihinsel özelliklerinizi doğru değerlendirin.
• Yitirdiklerinizin nedenini arayin.
• Zamanin tutsağı olmayın.
• "Hayır" demeyi bilin.
• Önce özeleştiri yapın ve herkes tarafından sevilmeyi beklemeyin.
• Yapabileceklerinizle yetinmeyi bilin.
• Kendinizi vazgeçilmez görmeyin.
• Alkolik gibi işkolik olmayın.
• İşinizi gerçek olanaklarınızla uyumlu kılın.
• Dinlenmeyi bilin.
• Spora zaman ayırın, fizik egzersiz yapın.
• Solunumunuzu denetleyin.
• Savunma mekanizmalarindan yararlanin.
• Davranışlarınızı düzenleyin.
• Öfkenizi yenin.

Photos 08/01/2013

YENİ MEZUN ARKADAŞLARA BİR KAÇ ÖNERİ
Özgeçmişinizde iş ve akademik geçmişiniz kronolojik olarak -en yeniden en eskiye doğru- sıralanmalı (mezun olduğunuz ilkokula kadar inmeyin lütfen!). Yabancı bir dilde hazırladıysanız, özellikle dilbilgisi ve yazım hatası olmamasına dikkat edin. Bir dili bildiğini göstermeye çalışırken, tam tersini kanıtlayan özgeçmişlerle çok karşılaştık... Okul dışındaki faliyetlerinizden ve aldığınız eğitimlerden de bahsedin. Başvurunuzda, ilgili kuruma özgü eklemeler yaptıysanız, bir kez daha kontrol edin. İlgilendiği görevi, kontakt kişiler, hatta şirketin adını hatalı yazan birçok aday olur.
Mülakatçının elini istediğiniz açıdan sıkın. Kollarınızı istediğiniz yere koyun, ikramda bulunuluyorsa ne içmek istiyorsanız onu söyleyin.
Mülakatçıların da çeşitli paradigmaları var. Bazıları kişisel, bazıları da sektörel deneyimlerinden gelen. Bazı okullara sempati duyanlar olabilir, parmağınızdaki yüzükten rahatsız olanlar da.
Mülakatta işle bağlantılı olsun olmasın, özel hayatınızla ilgili de olmak üzere herşeyi sorabileceğini düşünür bazı kurumlardaki görüşmeciler... Çok özel soruları uygun bir dille reddetmekten çekinmeyin. Daha ilk temasınızda hoşunuza gitmeyecek bir davranışla karşılaştığınız bir kurum sizin için daha büyük sorunlar hazırlayabilir.
Mülakatta, olmayan bir kişiyi referans göstermeyin. Tutamayacağınız sözler vermeyin. Ama işi yapmak istediğinizi de gösterin.
Rahat ve dürüst olun. “Ben sadece kendimi deniyorum”, “Aslında bu işi düşünmüyorum” diyen adaylarla sıkça karşılaşırız.
Stajlarınız, iş deneyiminiz varsa mutlaka bunlardan bahsedin. Okul dışındaki aktivitelerinizden de... Ama sadece “gerçekten” yaptıklarınızdan. Her biri üniversitenin kulüplerinden birinin Yönetim Kurulu üyesi olduğunu söyleyen 24 kişiyle görüşmüştük bir dönem.
Görüşmeye hazırlıklı gidin. Şirket hakkında bilgi toplamış olun, ancak her fırsatta da kurumla ne kadar ilgilendiğinizi kanıtlamak için gündelik yaşamda kullanmayacağımız detayda şirket bilgilerini söylemek için konuyu değiştirmeyin...

Eğitimlerimizden kareler... 07/01/2013

Bizim için keyifli ik eğitimi daha geride bıraktık. Katılan tüm arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunarız. Bursa ve Marmara Eğitimlerimizden görüntüler.

Want your school to be the top-listed School/college in Maltepe?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


Maltepe
34843