Blue Ergen ve Yoksunluk Koçluğu

Blue Ergen ve Yoksunluk  Koçluğu Ergen ve Yoksunluk Koçluk Hizmetleri

Başkalarından “bizim gibi” olmalarını beklemek hem kusurlu bir strateji hem de mutsuzluğun garantili formülüdür. İdeal b...
28/09/2019

Başkalarından “bizim gibi” olmalarını beklemek hem kusurlu bir strateji hem de mutsuzluğun garantili formülüdür. İdeal birliktelikler genellikle diğerinin kuvvetli ve zor yanlarını tamamlayan hassas bir dengeye sahiptirler.

Ergenler Hakkında Bilimen 8 Ortak Özellik..1. Akranlarının fikirlerine hemen hiçbir şeye olmadığı kadar çok değer verirl...
02/06/2019

Ergenler Hakkında Bilimen 8 Ortak Özellik..

1. Akranlarının fikirlerine hemen hiçbir şeye olmadığı kadar çok değer verirler.

Bu, bazen oldukça anlamsız şeyler yapabilirler anlamına geliyor. Mesela üzerinde çok çalıştıklarını bildiğiniz bir ödevi, sınıfta herkesin önünde sesli olarak okumaları gerektiğini fark ettikleri için son anda size teslim etmekten vazgeçebilirler. Ya da çikolatalı sütü çok sevmelerine rağmen etrafta biri, çikolatalı sütün bebek içeceği olduğuna dair bir açıklama yaptığı için onlara önerdiğiniz çikolatalı sütü reddedebilirler.

Nasıl baş edebilirsiniz: Bu özelliğin işinize yaramasını sağlamaya çalışın: Sınıftaki en kendine güvenen çocukları yani herkesin üstün gördüğü çocukları bulun. Ve sonra bu çocukların, herkesin bir parçası olmasını istediğiniz bir konu hakkındaki yeni bir projeyi üstlenmelerini ya da sizinle birlikte sorumluluğu paylaşmalarını sağlayın.

Eğer sınıfın en havalı kızı Shakespeare’i çok sevdiğini söylerse, diğerleri de onu takip etmek isteyecektir. Ayrıca sosyalleşmenin ergenler için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu bilin. Bir saatlik yoğun bir dersin sonuna beş dakikalık bir serbest konuşma zamanı koyarsanız, öğrenciler sizinle daha kolay işbirliği yapacaktır.

2. Vücutlarında olup biten şeylerden korkarlar.

Bizim gibi ergenliğini çoktan geride bırakmış olanlar için bedeni tarafından sürekli ihanete uğramak ve bu duyguyla baş etmeye çalışmak çok uzak olabilir: Hayatınıza sıradan bir çocuk olarak devam ederken, bir sabah cildinizden fışkıran sivilcelerle uyanırsınız. Hadi bakalım! Üstelik yok etmeye çalışmak için sivilceleri patlattığınızda, onları daha da görünür kıldığınızı fark edersiniz. Ama artık iş işten geçmiştir.

Her birkaç haftada bir yeni bir fenomen, bir ergenin fiziksel hayatında kendini gösterir. Mezun olana kadar da sosyal hayatlarına zarar verme konusunda onları tehdit eder.

Nasıl baş edebilirsiniz: Vücutlarına dikkat çekmemeye çalışın. Seslerinin değiştiğine, ayaklarının büyüdüğüne ya da daha kötüsü hiç büyümüyor gibi göründüklerine kimsenin dikkat çekmemesini tercih ederler.

Eğer bir çocuğa toplum önünde bir şey yaptırmaya çalışıyorsanız – tahtada problem çözmek ya da sınav kağıtlarını dağıtmak gibi – ve o da bunu yapmaya gerçekten direniyorsa ne yapmalısınız? Bunun muhtemelen vücudunda olup biten bir şeylerle ilgili bir açıklaması vardır. Bu yüzden eğer nedenini anlayamadığınız bir dirençle karşılaşırsanız, geri çekilin. Sebebini anlamaya çalışmayın. Hemen diğer bir çocuğa geçin. Peşini bıraktığınız çocuk size sonsuza dek minnettar kalacaktır.

3. Abartma eğilimleri vardır.

Yedinci sınıfın duvar köşesinde bir örümcek olduğunu mu söylediniz? Düz duvara tırmandıran korku filmi çığlıklarına hazır olun. Dışarıda birden kar yağmaya mı başladı? Oturun, arkanıza yaslanın ve daha önce hiç kar görmemiş gibi davranmalarını izleyin. Şaşkınlıktan çığlık atanlar, yumruğunu sıkıp zafer nidaları atanlar… Ve pencereye koşan bir sınıf dolusu öğrenci.

Bir dakika, biri dans dersi sırasında tuvalette ağlıyor mu? 10 tane kızın spor salonunda koşuşturmalarını, birbirlerinin kollarını çekiştirmelerini ve yüzlerindeki ‘Şimdiye kadar bu kadar önemli bir şey hiç olmamıştı. Hem de hiç” ifadesini gözlemleyin. İster sınırlı hayat deneyimi deyin, ister duyguları tozu dumana katan hormonlar ya da kimliklerini oluşturma çalışması deyin, genç ergenler biraz abartmayı sever.

Nasıl baş edebilirsiniz: Bu abartmaların arkasındaki gerçek duyguları onaylarken yaşadıkları deneyimleri daha gerçekçi bir açıdan yeniden tanımlamaya çalışın: “Evet, örümcekler korkutucu olabilir. Şu ufaklığın işine bakalım ve dersimize geri dönelim.”

Problemleri sakin ve mantıklı bir dille anlatarak, sağlıklı bir insanın hayatın küçük sürprizleri ile nasıl yol aldığını modellemiş olursunuz. Olaya biraz da mizah katmayı unutmayın: Bu davranışlardan rahatsız olmak yerine birazdan geçeceğini düşünün. Ayrıca başka bir gözle bakarsanız aslında çok eğlencelilerdir.

4. Toplum önünde övülmekten mahcup olurlar.

Bir ilkokul öğrencisi, akranları önünde ön plana çıkmaya bayılır. Ama bir ortaokul öğrencisini akranlarının önüne çıkarın ve iyi özelliklerini şiirsel bir dille övün. Bir süre sonra bu çocuğun utancından ezilip büzüldüğünü fark edeceksiniz.

Bir zamanlar Emir isimli sert mizaçlı bir öğrencim vardı ve kendisi muhteşem bir yazardı. Bir gün öğrencilere ödevlerini geri verirken, “Eğer gerçekten iyi yazılmış bir metin görmek istiyorsanız, Emir’in ödevine bakın” dedim. “Eğer Emir gibi sert bir çocuk iyi yazıyorsa, bunu ben de yapmak isterim” diye düşüneceklerini varsaymıştım. Ama hayır! Emir yüzüme sanki cüzdanını çalmışım gibi baktı. Ve yılın sonuna kadar berbat ödevler getirdi bana. Aslında hoşuna gitmeyen şey övgü değil, övgünün topluluk önünde yapılmasıydı. Eğer iyi yazmaya devam etmesini istiyorsam, konu hakkında sessiz olmam gerekiyordu.

Nasıl baş edebilirsiniz: Kesinlikle desteklemeye devam edin, ama bunu özel olarak yapın.

5.Güvenilmezlerdir.

Hamile olduğunuzu öğrendiniz ve bunu kendinize yakın hissettiğiniz bir öğrencinizle paylaşmak mı istediniz? Sabah duyurularında kendi haberinizi de dinledikten sonra tebrikleri kabul etmeye başlayabilirsiniz. Başka bir öğretmen için sürpriz bir parti düzenlemek istiyorsunuz ve bunu öğrencilerinizle birlikte mi yapmak istiyorsunuz? Sürpriz parti fikrini tamamen unutun.

Ergenler gizli bilgiyi kendilerine saklamak konusunda iyi niyetlere sahiptirler, ancak karşılarına paylaşma fırsatı çıktığında bunu değerlendirmekten geri kalamazlar. Bu yaşta henüz paylaşılmaması gereken şeylerin paylaşılmasının sonuçlarını anlayamazlar.

Daha da kötüsü, duydukları şeyleri kolayca “yuvarlamayı” seçerler. Mesela ağzınızdan çıkan “Bayan Flower’ın sınıfı benimkinden biraz daha fazla yapılandırılmış gibi” cümlesi, Bayan Flower’a “Bayan Gonzales sizin çok katı olduğunuzu söylüyor” şeklinde aktarılabilir.

Nasıl baş edebilirsiniz: Ergenlere, internete nasıl davranıyorsanız öyle davranın: Kamuoyu önünde yayınlanmasını istemediğiniz hiçbir şeyi onlarla paylaşmayın.

6. Sizin de bir insan olduğunuzu yeni fark ettiler. Bir dakika… Pek de değil!

Çocuklar Piaget’nin bilişsel gelişim evrelerinden geçerken, tamamen benmerkezci olmaktan – kendilerini evrenin merkezi olarak algılamaktan – yakın çevrelerinin dışında da bir hayat olduğunun daha fazla farkına varmaya geçiş yaparlar. 11 ya da 12 yaşları, “somut işlemler” döneminin sonuna denk gelir. Bu evrede çocuklar, başkalarının dünyayı kendilerinden farklı deneyimleyebileceğini anlamaya başlarlar.

Ancak bu çok inişli çıkışlı bir dönemdir. Bu şu demek:

(1) Sizinle yoğun olarak ilgilenirler. Ama bazen. Size özel hayatınızla, ailenizle, sevdiğiniz yemekle ya da müzikle ilgili her türlü soruyu sorarlar. Okul dışında içki içip içmediğiniz ya da küfürlü kelimeler kullanıp kullanmadığınız gibi sorular bile gelebilir.

(2) Başkalarının ihtiyaçlarına yönelik farkındalıkları hala baştan savmadır. Kendinizi iyi hissetmediğiniz ve dersin sonunda 15 dakikalık sessizlik talep ettiğiniz günlerde, size söz verirler, yardımcı olmaya çok heveslilerdir. Ancak 5 dakika sonra karşılaşacağınız sahnenin kontrolden çıkmış bir hayvanat bahçesinden bir farkı olmayacaktır.

Nasıl baş edebilirsiniz: Aldığınız övgülerin ve gördüğünüz ilginin tadını çıkarın, ancak varlığınızı bile unuttukları zamanlarda da şaşırmayın. Somut işlemler evresinin zemini çok kaygan olabilir.

Aşırı kişisel sorulara gelince… Bir mantık çerçevesinde cevaplayın: Okulda bir rol modelsiniz, bir profesyonelsiniz ve en önemlisi onların arkadaşı değilsiniz. Bu yüzden cevaplarınız “her yaşa uygun” olsun.

7. Ailelerinden uzaklaşırlar.

Çocuklarının artık onlara hiçbir şey anlatmadığını, okulda neler yaptıklarına dair hiçbir fikirlerinin olmadığını söyleyen ailelerin sayısı çok fazladır. Aileden uzaklaşmak, ergenliğin normal bir parçasıdır.

Her ne kadar bu yaştaki çocuklar gelişimlerinin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazla yetişkin rehberliğine ihtiyaç duysa da, hayatta danışacakları son insan aileleri noktasına gelirler.

Nasıl baş edebilirsiniz: Hayatlarında güvendikleri bir yetişkin olarak, bu çocukları etkilemek ve kendi ailelerinden bilinçli olarak uzaklaşmalarıyla oluşan boşlukları doldurmak için benzersiz bir pozisyona sahipsiniz. Bu yüzden yetişkin gibi davranmayı asla unutmayın.

Sorumlu bir şekilde tavsiyelerde bulunun, akıllı kararlar vermeleri için rol model olun ve gerçek bir istismardan şüphelenmiyorsanız ailesine karşı çocuğun tarafını tutmamaya özen gösterin. Siz öğrenciyle ve aynı zamanda ailesiyle işbirliği içindesiniz. Bunun öğrencileriniz için de net olduğundan emin olun.

8. Hala çocuklardır.

Onlarla bir şiir hakkında felsefik bir tartışma yaptıktan ve gözlerinizin önünde nasıl da olgunlaştıklarını düşündükten on dakika sonra koltuk altlarıyla en hızlı pırt sesi çıkarma yarışması yapmaya başladıklarına ya da size akvaryumdan su içip içemeyeceklerini sorduklarına şahit olabilirsiniz.

Bir de şu sürekli kıpırdanmaları var. Dayanılmaz boyutlarda hem de. Özellikle erkek çocuklarında. Ergenlerin olgunluk düzeylerinin çocuktan çocuğa değiştiğini sakın unutmayın.

Nasıl baş edebilirsiniz: Olgun davranışın sonsuza dek sürmesini beklemeyin. Çocukça davranışlar gösterdiklerinde bunun normal olduğunu bilin. Aslında yaşlarına uygun davranıyorlar.

Ayrıca sürekli kıpırdanmaları da normal. Bedenleri çılgın bir hızla büyüyor. Üstelik enerjilerini atmak için çok az fırsatları var. Belki ders planlarınıza biraz daha fazla hareket katmayı deneyebilirsiniz.

Tercihleriniz hayatınızın şeklini,Önceliklerinizse mutluluğunuzu belirler...MABLE
01/06/2019

Tercihleriniz hayatınızın şeklini,
Önceliklerinizse mutluluğunuzu belirler...
MABLE

Duygusal Yoksunlukİnsanların bağlanma algısı geliştirebilmesi için sevgi, ilgi, eş duyum, saygı, şefkat, anlayış ve koru...
04/03/2018

Duygusal Yoksunluk

İnsanların bağlanma algısı geliştirebilmesi için sevgi, ilgi, eş duyum, saygı, şefkat, anlayış ve korunmaya ihtiyaçları vardır. Yakınlık ve ait olma hissi başkaları ile ilişki kurabilmenin en önemli iki yoludur. Yakınlık en yakın ilişkilerimize (anne, baba, sevgili, eş) ; ait olma hissi ise sosyal ilişkilerimize uyumu sağlamaktadır. Bazı bireyler için erişkinlikte sevilebilir diğeri ile güvenli bağ kurabilme, yakın ve ait hissedebilme oldukça zordur. Aslında bu kişilerde bağlanma problemi hemen göze çarpmaz, hatta çok güzel uyum sağlıyor gibi gözükür ama genellikle favori duygusu (en sık hissedilen) yalnızlıktır, koşulları ne olursa olsun genelde daha önce hiç sahip olmadığı ilişkiyi arzular. Kimsenin onu derinden bildiği ya da onunla derinden ilgilendiğini hissetmez. Dolayısıyla yoksunluğuyla başa çıkma sitiline göre genellikle ya karşı cins tarafından her zaman duygusal olarak hayal kırıklığına uğratılma, ya da aşkı platonik yaşamaya daha hevesli olma, ya da duygusal açıdan verici olup tam tersi insanlarla ilişkiyi devam ettirerek bu adı konamayan kâbusla baş etmeye çalışırlar ancak sonuç yine aynıdır daha az yakınlık, daha az aidiyet. Ve içten içe kemiren yalnızlık duygusu ile birlikte sevilme ihtiyacının hiçbir zaman karşılanmayacağına dair derin ve sabit bir inanç söz konusudur. Duygusal yoksunluk deneyiminin tanımlanması oldukça zordur, çünkü içinde çok az düşünce barındır, hisle ilgilidir ve yoksunluk çok erken başlangıçlıdır yani erken dönemde kurulan birincil bakım veren ebeveynimizle ilişkilerden köken alır.

Duygusal yoksunluğun erişkinlikte yansımaları en çok yakınlık gerektiren karşı cins ilişkilerinde kendini göstermektedir. Farklı yansımaları vardır. Bunlardan birinci insan ilişkilerinde çok ısrarlı olma ve insanlar size ne kadar verirse versin bunun hiçbir zaman yetmemesi. Ya fazla muhtaçsınızdır ya da çok fazla talepkar. Bazı insanlar ise bu yoksunluğu başka insanların ihtiyaçlarını besleyerek telafi ederler. Arkadaşlarının ya da çocuklarınızı ihtiyacını karşılamak için çok fazla çaba içinde olmak ya da insanlara yardım etmeyi içeren işlere yönelmek ya da gönüllü olmak yoksunluğun telafi için mükemmel bir yoldur. Son yansıma ise insanlar tarafından kronik olarak hayal kırıklığına uğratılmak, ilişkilerin sonucunda insanlara duygusal olarak sizin yanınızda olacakları konusunda güvenmemek, anlaşılmadığınızı düşünmek duygusal yoksunluğun neticesidir. Duygusal yoksunluk yetişkinlik hayatında erken dönem bakım verenle ilişkinin niteliğine göre ya tüm hayatı kapsar ya da herkes yoksun bırakan insanlar olarak görülmez, sadece kısıtlı bir alanı kapsar özellikle de âşık olunanı. Çoğu insanın çok başarılı bir iş hayatı, oldukça geniş sosyal ilişkileri genel olarak işlevselliği oldukça yüksek bir hayatı olmasına rağmen karşı cins ilişki konusunda tekrarlayan bir örüntü yaşaması, dikiş tutturamaması veya kronik hayal kırıklıkları yaşamasının altında aslında kelimelere dökülemeyen, deneyimlenmesi hatta tespiti oldukça güç bu inanç yatar. Çünkü duygusal yoksunluk eksik olan bir şeydir, çocuğun hiçbir zaman bilmediği bir şey…

İlişki yaşadığınız kişi size fazla yakınlaşınca ilişkiyi bitirmek için uygun nedenler bulmaya başlıyorsanız, yoksunluğunuzu ilişkinizi sabote ederek pekiştiriyor yani ihmale aşırı hassas hale geliyorsanız, sevgilinizin aklınızı okumasını ve sihirli bir şekilde ihtiyaçlarınızın karşılanmasını bekliyorsanız, ilişkilerde çatışma durumlarında her seferinde derin bir sessizliğe teslim oluyorsanız, ya da fazlasıyla hırçın talepkarsanız içinizdeki “ihmal edilmiş, yoksun” çocuğu hissetmeye çalışın. Anlamak değişimde ilk adımdır.

04/03/2018
1  GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜK VE ÖFKE KONTROLÜ A. Öfkeli Sürücülük; - Nezaket Eksiliği - Kuralları İhlal Etmek -Öfkeli Araç kulla...
29/03/2017

1 GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜK VE ÖFKE KONTROLÜ

A. Öfkeli Sürücülük; - Nezaket Eksiliği - Kuralları İhlal Etmek -Öfkeli Araç kullanma B. Destekleyici Sürücülük; -Öfkeli sürücü olmanın tehlikeleri;

A. ÖFKELİ SÜRÜCÜLÜK

1.Nezaket Eksikliği İnsanların trafikte saygı, nezaket gibi manevi değerlerine ilişkin algılamaları da negatif bir durum sergilemektir. Sol şeritten yavaş sürme Yaya geçitlerinde yol vermeme Diğer araçlara yol vermeme Dar yoldan gelen araclarla inatlasma

2. Kuralları İhlal Etmek Aşırı hız Sık şerit değiştirme Hatalı çıkış Sinyal vermeden şerit değiştirme Durak harici durma
3.Öfkeli Araç Kullanımı Diğer bir sürücünün yaptığı davranış karsısında duyulan kızgınlığın ifade edilmesi Kızgın bicimde kornaya basma Flaşörleri kullanma El ve yüz hareketleri Bağırma Düşmanca bakışlar Yakın takip Yol kesme Yarışma

B. DESTEKLEYİCİ SÜRÜCÜLÜK Sorumlu Sürücülüktür Usta Sürücülüktür Güvenli Sürücülüktür.

1 Herkes bazen öfkeli sürücü olabilir.

2 Önemli olan öfkenin önce fark edilmesi daha sonra da öfkeyi etkili bir biçimde kontrol edebilmektir. Öfkeyi Nasıl Yönetebiliriz?

3 Nefes egzersizi Kas gevşeme egzersizi Spor/egzersiz yapmak Olumlu düşünce becerisinin geliştirilmesi Problem çözme becerisinin geliştirilmesi Zamanı etkili kullanma Etkili iletişim kurma

4 Öfkeli sürücü olmanın tehlikeleri; Kazaya neden olabilir. Stres oluşturur. Fiziksel zarara neden olur (araca ve kendine) Maddi yük getirir İşten atılma ve kanuni sorumlulukla karşı karşıya kalma olarak özetlenebilir.

GÜVENLİ SÜRÜŞ DAVRANIŞLARI
a. Kontrol ve Sorumlulukla ilgili bazı önemli noktalar:
b. Güvenli Sürücü Alışkanlıkları:

a. Kontrol ve Sorumlulukla ilgili bazı önemli noktalar: Araç içerisinde davranışlarınızı kontrol eden tek kişi sizsiniz. Kendi yargılarınızı vermek durumundasınız ve aracınızı diğer sürücülerin rastgele davranışlarının kontrollerini bırakmamalısınız. Araç sürerken kontrol edemeyeceğiniz durumların olduğunu unutmayın (ışık, hava, yol, trafik ve diğer sürücüler). Siz sadece kendi hareketleriniz ve bu durumlarla nasıl başa çıkabileceğiniz kontrol edebilirisiniz. Her verdiğiniz kararın bir sonucu vardır. Güvenli bir sürüş için bunları düşünerek hareket etmelisiniz.

b. Güvenli Sürücü Alışkanlıkları: Arabayı sürmeye başlamadan önce rotanızı kilometre kilometre düşünün ve planlayın. Yol şartlarını inceleyin. Diğer sürücüler ne yaparsa yapsın kendi kontrolünüzü kaybetmeyin. İki saniye veya iki saniye üstü araç takip mesafesi kurallarını kullanın. Herhangi bir kaza durumuyla ilgili olarak plan yapın. Tehlikeli durumları tanımaya çalışın, doğru davranışı doğru zamanda göstermeye çalışın. Her zaman emniyet kemeriniz takın. Kazaların en sık olduğu noktalar; yerleşim yeri giriş ve çıkışları, eş düzey kavşaklar, anayol tali yol birleşimleri, rampalar, akaryakıt istasyonları giriş ve çıkışları, virajlardır.Buraların birer tehlike faktörü olduğunu bilerek bu tehlikeleri öngörerek aracınızı kullanın.

Address

Konak
35260

Telephone

+905444321883

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Blue Ergen ve Yoksunluk Koçluğu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Blue Ergen ve Yoksunluk Koçluğu:

Shortcuts

Share

Category