28/09/2016
ÇOCUKLARDA ANKSİYETE (ENDİŞE VE KAYGI DURUMU)
Çocuklarımızda kreşe ya da okula başlangıçlar bazen zor geçer. Bunun bir çok sebebi olmakla beraber ailenin ikinci bir çocuğa sahip olması akabinde kreşe başlayan büyük çocuklarda, aile içi sorunlara şahit olmuş ve bunun kendisine yansımaları neticesinde kaygı durumunda olan çocuklarda, devamlı aile büyükleri ile birlikte zaman geçirmiş olan ve özellikle ilk kez aileden ayrılacak olan çocuklarda vb. anksiyete durumu görülebilmekte ve bunun fark edilerek aile ile işbirliği içerisinde çözülmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu konu üzerine psikoloğumuz Nazan Sondaç´ın derlediği Çocuklarda Anksiyete konulu yazısını istifadenize sunarız.
ÇOCUKLARDA ANKSİYETE
Anksiyete veya endişe, canlılarca deneyimlenen, nedeni belli olmayan, içten gelen, belirsiz, korku, kaygı, sıkıntı, kötü bir şey olacakmış endişesi ile yaşanan tedirginlik hali olarak açıklanabilir.
Yaşamı tehdit eden ya da tehdit şeklinde algılanan, içsel veya dışsal olaylara karşı verilen bir tepkidir. Çok hafif gerginlik ve tedirginlikten panik derecesine varan bir aralıkta değişiklik gösterebilir.
Okula başlama, yeni arkadaş edinme, arkadaş kaybetme, okul değiştirme, ev veya şehir değiştirme, aileye yeni kardeş gelmesi, aile uyuşmazlığı, ebeveynlerin evlilik çatışmaları, yakın geçmişte yaşanan maddi ve manevi kayıplar, boşanma veya ebeveynlerden birinin evi terk etmesi gibi kısa süreli, duruma bağlı, hayal kırıklığı yaratıcı olaylarda anksiyete yaşanması her çocuk için olası bir davranıştır. Bu, %15 civarında çocukta ise sosyal ve akademik fonksiyonları bozucu, normal gelişimi zayıflatıcı bir durum olarak "anksiyete bozukluğu"na dönebilir.
NEDENLERİ
1) Psikolojik Varsayımlar
a)Psikoanalitik Varsayım; Buna varsayıma göre anksiyete bir iç çatışmanın ürünüdür. Buradaki çatışma benlik ile altbenlik ya da benlik ile üstbenlik arasında oluşabilir. Altbenlikden haz ilkesi doğrultusunda doyum arayan dürtüler üstbenliğin gerçekleri tarafından engellenir. Benlik bunlar arasındaki çatışmayı çözerek dürtüyü bastırırsa sorun çözülür. Benlik çatışmayı çözemezse, bastıramazsa bunu tehlike olarak algılar. Bütün bu süreç bilinç dışında yaşanır. Bilinç alanında ise ortaya anksiyete çıkar.
b) Davranışçı Varsayım; Burada anksiyete öğrenilmiş bir süreçtir. Koşullu uyaranlar koşulsuz tepkilere neden olur. Ayrıca sosyal öğrenme ile ailenin tepkileri de model olarak alınır.
c) Bilişsel Varsayım; Buna göre anksiyetenin nedeni olayın kendisi değil, bu olayın kişi tarafından nasıl yorumlandığı, nasıl algılandığıdır. Olaylar çarpıtılmış düşünce örüntüleriyle algılandığı zaman anksiyete ortaya çıkar.
2) Biyolojik Varsayımlar
Anksiyete bozukluklarında otonom sinir sisteminde sempatik etkinliğin arttığı, buna bağlı olarak fizyolojik belirtilerin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Biyokimyasal olarak yapılan çalışmalarda nörotransmiterler üzerinde durulmakta, noradrenalin ve serotonin düzeylerinin arttığı düşünülmektedir. Ayrıca bazı nörokimyasal maddelerin (sodyum gibi) verilmesiyle yapay olarak panik nöbetleri ortaya çıkarılabilmektedir. Bunların dışında kalıtımsal bir yatkınlığın olduğundan da söz edilmektedir.
BELİRTİLER
Çocuklarda anksiyete belirtileri yetişkinlerde olduğu gibi açık bir şekilde görülmeyebilir.
İlk İşaretler
Çocuğunuz hissettiği korku ve kaygı nedeniyle ailesi ile sağlıklı bir iletişim kuramayabilir. Çocuğunuzun okul notlarında belirgin bir düşüş gözlenebilir. Oyun gibi eğlenceli aktiviteleri istemeyebilir.
Fiziksel Belirtiler
Anksiyete rahatsızlığı bulunan çocuklarınızda mide ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı veya uykusuzluk gibi çeşitli fiziksel belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Genellikle nedensiz ve sürekli mide ile ilgili sorunlar yaşayan çocuklarda kaygı bozukluğu görülme olasılığı daha yüksektir.
Davranış Belirtileri
Okula giderken veya yaklaşan sınavları nedeniyle alışılmadık bir şekilde endişelenir ve sinirli olurlar. Bu ve benzeri durumlarla ilgili gereğinden fazla kaygılı olurlar ve bu kaygı isteseler de ders çalışmalarının önüne geçen bir ruh durumu ortaya çıkabilir.
Duygusal İşaretler
Çocuğunuz her zamankinden daha kolay ağlayabilir veya daha alıngan olabilir. Bu durumdaki çocuğunuza karşı anlayışla yaklaşmalı, ona güvendiğinizi ve onu koşulsuz olarak sevdiğinizi hissettirmeniz önemlidir.
Fobiler
Fobiler, çocuklarda kaygı üreten birçok durumu kapsar. Örneğin çocuğunuz köpekleri sevmiyorsa, bir köpek gördüğünde hastalığının da etkisiyle aşırı fiziksel ve duygusal belirtiler gösterebilir. Bu yüzden çocuğunuzu iyi tanımalı ve fobilerini bilerek mümkün olduğunca bu durumların ortaya çıkmasını engellemelisiniz.
BAŞ ETME YOLLARI
Çocuğunuzun duyguları hakkında onunla konuşmak ve onu rahatlatmak çok önemlidir. Bu tür ruhsal hastalıklar yüzünden çocuğunuz zaman zaman agresif davranışlar gösterebilir. Çocuğunuzun korkularını ve sorunlarını aşabilmesi için anne ve baba olarak sizlerin yardımlarına ihtiyacı olacaktır.
Macera içerikli çocuk dergileri ve kitapları çocuğunuzun korku kavramıyla tanışmasına ve korku ve endişe gibi ruhsal hastalıklara neden olabilecek hisleri anlamasına yardımcı olur. Bu tür kitap ve dergiler; okula başlamak, yeni bir yere taşınmak gibi çocuğunuzun hayatındaki büyük değişikliklerden mümkün olduğunca az etkilenmesini sağlar.
Çocuğunuza diğer çocukların resimlerini göstererek ne düşündüğünü ve duygularını sorun. Evet, ilk başta çocuğunuzun sağlıklı bir şeyler söylemesi mümkün olmayabilir, ama bu tür sorular çocuğunuzun düşünmesini sağlayarak seçenekler üretmesini sağlar. Çocuğunuz için örnek olarak çekilmiş birçok fotoğrafı internetten bulabilir ve çocuğunuz bu tür duyguları öğrenmesini sağlayabilirsiniz.
Çocuğunuza derin nefes alma egzersizleri yaptırmanız onun rahatlamasını sağlar. Çocuğunuza nasıl ağız veya burundan nefes alacağını öğretmelisiniz. Çocuğunuz kendini endişeli veya kötü hissediyorsa, bu tür nefes alma egzersizleri yapmasını sağlayın.
Çocuğunuzun problem çözme becerilerini ve yeteneklerini geliştirmesine yardım edin. Bunları yapmanız çocuğunuzun ödevlerini zamanında yapmasını ve okulda düzenli bir öğrencilik hayatının olmasını sağlar. Düzenli hayat, çocuklarınızın ruhsal hastalıklardan uzak tutulmasını sağlar.
Bilişsel ve davranışçı terapide yüzleştirme (maruz bırakma), olasılık yönetimi (pekiştirme, söndürme ve benzeri yaklaşımlarla anksiyete öncesi ve sonrası olayların değiştirilmesi), gevşeme teknikleri, modelleme ve rol yapma gibi metodlar kullanılır. Özellikle travmatik bir olaya maruz kalan çocuklarda oyun terapileri ve çizim terapi teknikleri yararlı olur. Oyun temalarında korku ve kavrayışlar rahatlıkla saptanabilir. Oyunun çocuk tarafından yazılan ve oynanan farklı senaryoları, anksiyeteyi azaltmaya ve terapistin olayla ilgili diğer korku ve fantezileri saptamasına yardım eder.
Sosyal fobiler grup terapilerinde etkili şekilde tedavi edilebilir. Grup etkileşimi, çocukların, aynı sorunlarla mücadele eden diğerleriyle destekleyici tarzda çalışmalarına olanak sağlar.
Aile terapileri de okul çağı çocuklarında anksiyete tedavisinde önemli yer tutar. Aile terapisi hem çocuğa destek, hem de ebeveynlerin hatalı yaklaşımlarını düzeltmek yönünden önemlidir.
Çocuğunuz anksiyete gibi ruhsal bir rahatsızlık yaşıyor ve bu yineleniyorsa mutlaka profesyonel bir terapist veya danışmandan yardım alarak rahatsızlığın uzun dönemli etkilerinin ortadan kalmasını sağlayabilirsiniz.
Gereken vakalarda antidepresan ve anksiyolitik ilaçlar tedavide kullanılabilir.