27/03/2026
Bir gelişimsel değerlendirme sürecinde karşılaştığım bir vakayı paylaşmak isterim. Çocuk yaklaşık dokuz aydır tuvalet süreci için oyun terapisine devam ediyordu. Süreçte belirli kazanımlar olsa da aile hâlâ bazı temel alanlarda zorlandığını ifade ediyordu. Değerlendirme sırasında dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri, çocuğun bedeninden gelen sinyalleri fark etmede yaşadığı güçlük oldu.
Çocuk açlık hissini tanımlayamıyor, bu nedenle yemek konusunda belirgin bir hassasiyet gösteriyordu. Benzer şekilde tuvalet ihtiyacını fark etmekte zorlanıyor, çoğu zaman son anda tepki veriyordu. Gün içinde ise yorulduğunu anlamadığı için aktiviteyi sürdürmeye devam ediyor, ardından bir anda belirgin bir bitkinlik yaşıyordu.
Bu tablo aslında bize şunu gösteriyordu;
Sorun yalnızca davranışsal ya da duygusal değil; aynı zamanda çocuğun interoseptif farkındalığıyla, yani bedeninden gelen iç sinyalleri algılama ve anlamlandırma becerisindeki düşük deseyle ilişkiliydi.
Bu noktada müdahaleyi yalnızca oyun becerileri ya da davranış üzerinden planlamak yeterli olmayabiliyor. Duyusal desteği başlatmak gerekiyordu. Çünkü çocuk, kendi bedenini okuyamadığında; yeme, tuvalet, uyku ve duygu düzenleme gibi pek çok alan zincirleme şekilde etkileniyor.
İşte bu yüzden gelişimsel değerlendirmelerde yalnızca gözlenen davranışlara değil, bedensel farkındalık süreçlerine de bakmak kritik bir önem taşır. Doğru değerlendirme, doğru yönlendirmeyi getirir. Aksi halde çocuk uzun süre destek almasına rağmen, ihtiyaç duyduğu temel alana dokunulmamış olabilir.