Home Culınary Competition Challenge Cup

Home Culınary Competition Challenge Cup HOMECHALLENGECUP I

Zaman, sadece üzerine yazılanları hatırlar. Biz 24 Nisan’da Yarımada’nın tenine dilsiz bir imza attık. Begonvilin moruyl...
08/05/2026

Zaman, sadece üzerine yazılanları hatırlar. Biz 24 Nisan’da Yarımada’nın tenine dilsiz bir imza attık. Begonvilin moruyla başladı hikâye; kükürdün sarısıyla demlendi, bağın teriyle ağırlaştı ve şimdi kadehin o derin kehribarıyla mühürleniyor.

Lal-ü Mey; toprağın kendi sinesine çektiği o mağrur iç çekişidir. O zorba zanaatın toprağa fısıldadığı bir yemin, dilsiz bir silsilenin nihai ayinidir. 24 Nisan’dan beri tutulan gizli kayıtlar, kadehteki o dalgada kendi sessizliğine bürünecek. Biriktirilen o kadim anlam, sadece o karanlığın içinde, mühürlerin kırıldığı yerde uyanacak.

Bazı kapılar sadece bir kez aralanır ve bazı sırlar sadece o eşikte duyulur.

Vakit, kendi gölgesine dökülüyor.

5 Eylül 2026. Şahitlik etmek için.

Yarımada’da niyetler önce kalpten geçer, sonra bu sarsılmaz elin rızasıyla mühürlenir.Dün gece suya bırakılan o uçucu um...
07/05/2026

Yarımada’da niyetler önce kalpten geçer, sonra bu sarsılmaz elin rızasıyla mühürlenir.

Dün gece suya bırakılan o uçucu umutlar, bugün taşın ve gölgenin arasında gövdeleşiyor. Bazı hikâyeler sadece dileyenler için değil, o dileğin ağırlığını omuzlarında taşıyanlar içindir. Ne suyun vaadi yeter buna, ne de rüzgârın nefesi.

Biz o keskin koku dağılmadan, o ses dinmeden, o eller yorulmadan “orada” olmayı, o ilk kaydı tutmayı seçtik.

Gül ağacının sessizliğinden denizin sonsuzluğuna...Emekle yoğrulan, niyetle beklenen o sarsılmaz ahenk, şimdi suyun sesi...
06/05/2026

Gül ağacının sessizliğinden denizin sonsuzluğuna...

Emekle yoğrulan, niyetle beklenen o sarsılmaz ahenk, şimdi suyun sesine karışıyor. Yarımada’da kayıt hiç bitmez; her niyet yeni bir hikâyenin, her sabah yeni bir kaydın başlangıcıdır. Biz bu mağrur kıyıda, papatyaların şahitliğinde niyetimizi suyun hafızasına mühürledik.

Dileğimiz net, yolumuz “daim”.

24 Nisan’da begonvillerle başlamıştık, 1 Mayıs’ta emekle mühürledik. Bu akşam ise gül ağacının gölgesinde, Yarımada’nın ...
05/05/2026

24 Nisan’da begonvillerle başlamıştık, 1 Mayıs’ta emekle mühürledik. Bu akşam ise gül ağacının gölgesinde, Yarımada’nın o kadim hafızasına yeni bir kayıt ekliyoruz.

Hıdırellez bizim için sadece bir gelenek değil; dünün emeğini, bugünün niyetini ve yarının ahengini aynı dalda buluşturmaktır. Gürültüden uzak, uçurumun kenarında, sadece niyetin ve sükûnetin o jilet gibi netliği var.

Ekmek bölündü, niyet mühürlendi, ateş yandı ve dilek bağlandı. Kayıt durmuyor.

Yarımada’nın mağrur kapalılığı, bugün klarnetin o içli sesiyle dağılıyor.Ekmek bölündü, emek verildi, şimdi ise o büyük ...
04/05/2026

Yarımada’nın mağrur kapalılığı, bugün klarnetin o içli sesiyle dağılıyor.

Ekmek bölündü, emek verildi, şimdi ise o büyük şölenin çağrısını yapma vakti. Kara kazanların dumanı uçurumun kenarına kadar ulaşıyor, kavak ağacı bu sarsılmaz sürekliliğe tanıklık ediyor. Biz sadece bu anı değil, bu coğrafyanın her bahar yeniden doğan o eyvallahsız karakterini kaydediyoruz.

Seslerin, tatların ve niyetlerin ortak kaydı.

Taze ekmeği böldüğümüzde duyduğumuz o sert ve dürüst çatırtı, aslında tesadüf değildi. O ses; şafağın pusunda ağları ona...
01/05/2026

Taze ekmeği böldüğümüzde duyduğumuz o sert ve dürüst çatırtı, aslında tesadüf değildi. O ses; şafağın pusunda ağları onaran ellerin, denizin tuzuna eyvallah demeyenlerin ve Yarımada’nın o mağrur işçiliğinin asıl yankısıydı.

Biz burada sadece hikayesi bol bir sofranın kaydını tutmuyoruz. O ekmeği bölen sesten, limandaki bu sessiz koşturmacaya kadar her anın hafızasını mühürlüyoruz. Bugün çatalın tabağa vurduğu o soğuk ve net ses, arkadaki o “bulanık” ama devasa emeğin en büyük kanıtı.

Ekmek bölündü, kayıt devam ediyor.
1 Mayıs kutlu, emek her daim daim olsun.

27/04/2026

Mimas’ta rüzgar, sadece esmez; anlatır. 🌬️

Sarpıncık’ın ışığı denize düşmeden hemen önce, vaktin durduğu o dar aralıkta sofrayı kuruyoruz. Önce sert bir rüzgarla başlar her şey, sonra o rüzgar yerini mutfağımızın sessiz ama derin melodisine bırakır.

Şişeden süzülen altın sarısı zeytinyağının tabağa düşen ilk sesi, parmak uçlarımızda ezilen kekiğin kokusu ve odun ateşinden yeni çıkmış ekşi mayalı ekmeğin o davetkar çıtırtısı...

Ve finalde, begonvillerin gölgesinde, Sarpıncık Feneri’ne karşı beyazlaşan o tek kadeh. İzmir’in Kavakları rüzgara karışırken, biz sadece bu anın tadına bakıyoruz.

Burası Mimas, Burası Ahırlı. Burada aceleye yer yok, sadece hikayeler ve hakiki tatlar var.

Bazı sofralar vardır; sesi çekilse de izi kalır.Daha yeni dindi o rüzgârın uğultusu, daha yeni yerini bu derin sükûnete ...
25/04/2026

Bazı sofralar vardır; sesi çekilse de izi kalır.

Daha yeni dindi o rüzgârın uğultusu, daha yeni yerini bu derin sükûnete bıraktı. Karaburun’un o mağrur karakterini; ekmeğin sıcaklığına, zeytinin tuzuna ve farklı kadehlerde buluşan o tek ruhun ahengine mühürledik. Süslemiyoruz, saklamıyoruz; sadece bu coğrafyanın bize sunduğu o sert ve lezzetli hakikati yaşıyoruz.

Ne dünden bir eksilme var, ne de yarından bir beklenti. Sadece bu anın sarsılmaz sürekliliği...

24/04/2026

Su akar, rüzgâr eser ve Yarımada her daim kendi masalını anlatmaya devam eder.

Dün o çocuksu hürriyetle rüzgâra savurduğumuz sesler, bugün bu sofrada kadehler tokuşurken en güzel alaturka besteye dönüşüyor. Işık usulca çekilirken yerini uzun sohbetlerin o bitmek bilmeyen sıcaklığına bırakıyor. Her cümle bir öncekini tamamlıyor, her gülüş bir anıya tutunuyor.

Kayıt durmuyor; hayatın, toprağın ve denizin o eşsiz uyumu, her bir yudumda yeniden can buluyor

Masamızın üzerindeki o küçük büst, sadece bir heykel değil; Karaburun’un en sapa köylerinden Eğlenhoca’nın taş merdivenl...
23/04/2026

Masamızın üzerindeki o küçük büst, sadece bir heykel değil; Karaburun’un en sapa köylerinden Eğlenhoca’nın taş merdivenlerine kadar uzanan bir aydınlanmanın simgesidir. 1974’te o merdivenlerde titreyen bir çocuk sesiyle okunan şiir, Atatürk’ün ‘Küçük hanımlar, küçük beyler’ hitabının yarımadadaki yankısıdır.

O, her zaman aramızda; masamızda, zeytinimizin bereketinde ve çocuklarımızın hür bakışlarında.

Dün kapıların arkasında bıraktığımız o sessizlik, bugün bu sarsılmaz sertliğe emanet. Bazı boşluklar, ancak böyle bir kö...
22/04/2026

Dün kapıların arkasında bıraktığımız o sessizlik, bugün bu sarsılmaz sertliğe emanet. Bazı boşluklar, ancak böyle bir kökle dolabiliyor. Anlatılanlar eksildiğinde, geriye sadece hiçbir yere gitmeyen bu mağrur mevcudiyet kalıyor.

Kayıt, tam da sustuğumuz yerden devam ediyor.

Address

Karaburun

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Home Culınary Competition Challenge Cup posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Home Culınary Competition Challenge Cup:

Shortcuts

Share

Category