Kurdistan-kagızman aşagı karagüney köyü

Kurdistan-kagızman aşagı karagüney köyü amacı olamaz.

KÖYLÜ SORUNU İLE İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA ULUSAL SORUNA BİR BAKIŞHer milli hareketin genel eğilimının, milli bütünlüğü olan d...
13/06/2016

KÖYLÜ SORUNU İLE İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA ULUSAL SORUNA BİR BAKIŞ

Her milli hareketin genel eğilimının, milli bütünlüğü olan devletler kurulması yönünde olduğunu, meta üretiminin ve kapitalizmin ihtiyaçlarını en iyi bu devletlerin karşıladığını, en güçlü ekonomik etkenlerin bu yönde işlediğini daha önce belirtmiştik. Kürt milli hareketinin genel eğilimi de, elbette milli bütünlüğü olan bir devlet kurulması yönündedir. Fakat genel eğilimi başka şeydir, bir milli hareketin formüle ettiği somut istekler başka şeydir. Somut istekler, bu genel eğilime aykırı düşmezler. Fakat her milli hareket bu genel eğilimi, yani ayrı bir devlet kurmayı kendisine somut hedef olarak da seçmeyebilir. Bu durumu etkileyen sayısız faktörler vardır. Devlet çapındaki ve uluslàrarası plandaki kuvvet ilişkileri, ülke içinde değişik milliyetlere mensup burjuvaların ve toprak ağalarının menfaat hesapları, milli baskının karakteri, taktik endişeler vb..., bir milli hareketin formüle ettiği somut hedefleri, bütün bu faktörler tayin eder. Bu nedenle, her yerde milli hareketlerin genel eğilimi, ulusal bütünlüğü olan devletler kurma yönünde olduğu halde, milli hareketlerin formüle ettiği somut talepler başka başka olur.

Sözü Stalin yoldaşa bırakalım:

"Besbelli ki ulusal hareketin muhtevası, her yerde aynı olamaz! Bu muhteva, hareketin formüle ettiği degişik taleplere bağlıdır. Irlanda’da hareket bir tarım karakterıne bürunür; Bohemya’da ‘dil’ karakterine bürünür; bir yerde insan haklarında eşitlik, vıcdan özgürlüğü istenir; bir başka yerde ‘kendinden’ memurlar ya da kendinden bir meclis uğruna savaşılır."

Türkiye’de Kürt milli hareketi, henüz ayrılma talebini açıkça formüle etmiş değildir. Bugün Kürt milli hareketinin açıkça`formüle ettiği talepler, Kürtçe’nin okuma, yazma ve konuşmada serbest bırakılması, radyoda Kürtçe yayınlar yapılması, "milli kültür"ün (gerçekte Kürt burjuva ve toprak ağalarının kültürünün) serbestçe yayılmasını köstekleyen engellerin kaldırılması, asimilasyon politikasına son verilmesi Kürtçe eğitim yapan okulların olması, kendi kaderini tayin hakkının tanınması vb... dir. Yukarda saydığımız çeşitli nedenler, Kürt milli hareketinin bizzat ayrılma talebini açıkça formüle etmesine engel olmaktadır; Kürt halkının değil ama, "Kürt milletinin kendi kaderini tayin için" mücadele ettiğini söylemek, bu sebeple hiç değilse bugün doğru değildir. Biz bunu söylerken, Kürt burjuva ve küçük toprak ağaları arasındaki güçlü ayrılma arzusunu da gözden uzak tutmuyoruz. Fakat bu istek, milli hareketin açık bir talebi haline gelmemiştir diyoruz. Bugün mesela Kuzey İrlanda’daki milli hareket, bizzat ayrılma talebini açıkça formüle etmiştir. Mesela gecmişte Türkiye’de Kürt milli hareketi, bizzat ayrılma talebiyle ortaya çıkmıştır vs.... Bugün Kürt milli hareketinin ayrılmayı açıkça formüle etmemiş olması, yarın da etmeyeceği anlamına gelmez. Fakat iki ulusun burjuva ve toprak ağaları sınıfları arasında çeşitli uzlaşmalar da mümkündür; bunu da aklımızdan çıkarmayalım. Nitekim Irak’ta Barzani hareketi kısmi bir özerklikle yetinmiştir. Ayrıca Kürt milli hareketinin bir kanadı ayrılmayı savunurken, bir başka kanada aksini de savunabilir. Bu nedenlerle henüz dereyi görmeden paçayı sıvamayalım."
İbrahim Kaypakkaya Seçme Yazılar s*f 291_299
Görüldüğü gibi Lenin mili meselenin komünistler için "OLUMSUZ BİR GÖREV" olduğunu söylerken ezilen ulus burjuvazisi ve toprak ağalarının milliyetçiliği güçlendirmeye yönelik olumlu eyleminden bahsetmektedir.Ulusal sorundan ikinci bir baş çelişki türetme anlayışı DHD ve sınıf ittifakları yerine burjuva demoktatik devrim ve onun sınıf ittifaklarını ikame ederek ezilen ulus milliyetçiliğinin elini güçlendirme siyasetinden başka bir şey değildir.Burada Lenin tarafından olumsuz bir görev olarak belirtilen siyaset olumlanmakta ve DHD nin hareket alanı ezilen ulus egemen sınflarına ve onların milliyetçi siyasetine terk edilmektedir.
Ulusal soruna dair İbrahim'de yada Lenin-Stalin ikilisinde herhangibir boşluk aramak nafiledir.Stalin tarafından sonradan benimsenen federasyon-konfederasyon görüşleri ile ulusal sorunun özünün pazar sorunu olmasından dolayı sosyalist çözümünün ilkeleri değişmemektedir.Federasyon-konfederasyon görüşleri sosyalist devrimden sonra ve esas olarak "ezilen ulus sosyalistlerine" ilişkin bir öneridir.(abç) Burada dikkat edilmesi gereken mihenk taşıda budur.Ulusal sorunda federasyon- konfedrasyon önerisi herhangibir ulusal harekete ilşkin değildir; sosyalistlerin öncülüğündeki ulusal hareketlere ilşkindir.
Ulusal sorunda Leninist tarzın esası bu sorundan bir demokratik devrim türetmek yada sorunu demokratik devrime yedeklemektir.Rusya'nın emperyalist bir ülke olduğu düşünüldüğünde devrimin niteliğinin burjuva karakteri anlaşılır.Bizim gibi yarı- sömürge yarı-feodal bir formasyonda köylü ve tarım sorunu ile iç içe geçmiş bir ulusal sorunla birlikte devrimin niteliği DHD ve temel sınıf ittifakları işçi-köylü ittifakıdır.Ulusal sorunun varlığı bu temel ittifakları değiştirmemekle birlikte belirli süreçlerde ulusal hareketin sınıf ittifakları şahsında DHD ne öznel bir nitelik verse de baş çelişki tarafından belirlenen temel sınıf ittifakları belirleyicidir.Böyle bir durumda komünist hareket ulusal hareketin işçi-köylü ittifakı dışında kalan unsurları ile askeri anlamda bir çatışmasızlık siyaseti izlemekle yetinir.Yoksa DHD nin temel sınıf ittifakları yerine burjuva demokratik devrimin sınıf ittifaklarının ikamesi olarak ikinci bir baş çelişki tespiti ile ezilen ulus milliyetçiliğinin önünü açmanın MLM ile bir ilişkisinden bahsedilemez.
Bu tarz eğilimlerin ezilen ulustan gelen unsurların çoğunluğu teşkil ettiği sosyalist yapılarda baş göstermesi düşündürücüdür.Bu olgu kimi unsurların kendilerini sosyalist olarak ifade etseler de ideolojik olarak sosyalizmin temel ilkelerine yabancılığının ve ezilen ulus milliyetçiliğinin etkisinden tamaman kopuşmamış olmalarının bir göstergesidir.Ukkth nın ezilen ulusun kendi örgütlülüklerine ve sosyalist örgütlülüklerde ezilen ulusu temsil eden unsurlara imtiyazlar tanınması ile bir ilşkisi yoktur.Burada Lenin tarafından olumsuz bir görev olarak ilkelendirilmiş olan ulusal sorun siyaseti ikinci bir baş çelişki tespiti ile olumlanmakta ve ezi,len ulus milliyetçilinin eli güçlendirilmektedir.
ulusların kendi kaderini tayin hakkının olumsuz bir görev olarak nitelenmesindeki amaç anlaşılmadan ne ulusal mücadelenin demokratik muhtevası ne de ulusal mücadelenin DHD ile ilşkisi doğru kavranabilir.Ulusal sorunda siyasal öncülük açısından iki olasılık vardır. Ya ulusal mücadele ezilen ulus mülk sahibi sınıflarının ideolojik önderliğinde gelişecektir yada komünist hareketin önderliğinde gelişecektir.Birinci olasılıkta komünist hareketin müttefiki Kürt toprak ağaları ve büyük burjuvazisi değil ulısal hareketin kendisidir.Burada sınıfsal bir ittifak yoktur örgütsel bir ittifak vardır.Kürt toprak ağaları ve burjuvazisinin bir kısmının ulusal hareket saflarında olması bunları komünist hareketin müttefiki yapmaz.Komünist hareket ulusal mücadele içinde yer alan kendi temel sınıf ittifakları olan köylülük ve proleteryaya yönelik olarak propaganda yapacaktır.Mülk sahibi sınıfların tutarsızlıklarını ve devrime karşı iki yüzlülüklerini teşhir edecektir.İkinci olasılıkta yani ulusal mücadelenin komünist hareketin öncülüğünde geliştiği koşullarda zaten Kürt toprak ağaları ve büyük mülküyeti ile ittifak anlamsızdır.Kürt toprak ağaları ve büyük burjuvazisinin Kürt köylülüğü ve proleteryasını yedeklemek için Kürt millyetçilğinden başka tutanakları yoktur.Kürt milliyetçiğiğine ihtiyaç duanlar bu sınıflardır.Komünist hareket Kürt köylülüğü ve proleteryasını örgütlemek için Kürt milliyetçiliğine ihtiyaç duymayacağı gibi Kürt toprak ağaları ve büyük burjuvazisini DHD ye müttefik etmek gibi bir hedefte gütmezler.Zaten böyle bir hedef DHD nin niteliği ile de çelişecektir.Bu çelişki işte böyle olumsuz bir görev olarak nitelenen kendi kaderini tayin hakkına ilşkin olarak ulusal sorundan ikinci bir baş çelişki icad ederek ve dolayısı ile DHD nin yerine burjuva demokratik devrim ve onun müttefikler siyaseti ikame edilerek çözülmeye çalışılıyorsa da ezilen ulusun hakim sınıfları ile bir sınıf ittifakı gibi ucube bir durum yaratmaktan öte gülünç bir anlam ifade edilmekten öte gidilmemektedir.
Komünist hareketin ezilen ulusun mülk sahibi sınıfları ile bir sınıf itifakı gibi sorunsalı DHD yi yadsımadan ve onun yerine miyadı dolmuş burjuva demokratik devrimin de iğdiş edilmiş bir biçimi olarak junker tarzını ikame etmeden mümkün değildir.Ama komünist hareketin neden böyle bir ihtiyacı olsun?Bu tarz bir sınıf ittifakı ssorunsalı Kürt toprak ağaları ve büyük mülküyetinin sorunsalı değil midir?
Görüldüğü gibi ulusal sorun konusunda da İbrahim'de de Lenin- Stalin ikilisinde de bir boşluk yoktur. Bu tür yamama tezler ancak Kürt köylülüğü ve proleteryasını gelişen DHD şartlarında halen yedekleme sevdasında olan ve DHD nin yerine kendi sınıfsal ihtiyaçlarını karşılayacak bir iğdiş demokratik devrim ikame gayretindeki Kürt mülk sahibi sınıfların ihtiyaç duyacağı şeylerdir.
Aynı sosyoekonomik yapıda iki ayrı baş çelişki tesbiti yapılamaz.Feodalizmle halk yığınları arasındaki çelişki komprador kapitalizmin ve emperyalizmle bağımlılık ilşkilerinin karakterini belirleyen çelişkidir ve bütün DHD süresince geçerlidir.Bu çelişki tarafındasn belirlenen DHD sürecinin temel ittifakı işçi-köylü ittifakıdır.Bu itifaka yine aynı çelişki tarafından etkilenen şehir küçük burjuvazisi, tutarsız olarak milli burjuvazinin devrimci kesimi de dahildir.Ulusal sorunun varlığında DHD sınıf ittifaklarına ezilen ulus milli burjuvazisi ezen ulus miili burjuvazisi birlikte yada ulusal sorunun aldığı biçime bağlı olarak yalnızca ezilen ulus mili burjuvazisi katılabilir.Tarımın kollektifleştirilmesi gibi aslında DHD nin asgari programının konusu olan kimi öğeler devrimle karşı devrim arasındaki güç dengelerine bağlı olarak azami programa devredebilir.Feodali

13/06/2016

Kagızman da önceki gün gözaltına alınan 7 üniversite ögrencisi bugun gördukleri mahkemede 6 kisi tutuklandı 1 kisi ise serbest bırakıldı.bu fasist uygulamayı siddetle kınıyor,ve protesto ediyorumm.

#

Address

Aşagı Karagüney Köyü
Kagızman
36000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kurdistan-kagızman aşagı karagüney köyü posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category