17/11/2013
ONSEKİZİNCİ TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYADI SORULARI
17 Kasım 2013
1. “Ey Adam! Sana ne hazır bir yüz ne de özgün, doğuştan gelen bir özellik verdik, ta ki kendi yerini, biçimini, yeteneklerini kendin seçesin, onları kendi yargın, kendi kararın ile edinebilesin. Bütün öteki yaratıkların doğası bizim koyduğumuz yasalarla belirlenip sınırlanmıştır. Oysa senin önünde böyle yasalar yok, kendi yüzünün çizgilerini sana koruma görevini verdiğimiz özgür isteğinle çizebilirsin.”
Pico della Mirandola, İnsanın Değeri Üzerine Söylev, çev. Levent Özşar, Biblos Kitabevi Yayınları, Bursa, 2006, s. 17.
2. “Genel anlamda bilmek, kendi dışında herhangi bir şeyde bilgi temelini bulan, yani hakikat olan yargılara, istendiği zaman yeniden ortaya konabilecek olan yargılara sahip olmak demektir.”
Arthur Schopenhauer, Die Welt als Wille und Vorstellug (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya), cilt I, 10, cümleyi çev. İoanna Kuçuradi.
3. “Ayrımcılıktan söz etmeyi olanaklı kılan, ayrımcılığa konu olan şeyin değerine ilişkin bir kabuldür. Daha açık bir ifadeyle, ayrımcılık konusu olan şeyin aynı türden şeylerle aynı değere sahip olduğu, aralarında bir değer farkının olmadığı, bu nedenle farklı muamele görmenin haksızlık olduğu düşünülmektedir.”
Harun Tepe, “Etik Bir Sorun Olarak Ayrımcılık”,
Felsefe Logos, 2006/1, s. 32.