08/01/2017
3T yani tablet, telefon, televizyon çocuklara zarar verir diyoruz fakat tek sebep iletişime engel oluyor, tüketimi artıyor diye değil.
Özellikle 0-3 yaş arasında reklam, klip ve çizgi film gibi gerçek yaşamdaki hızdan çok daha hızlı hareket eden görüntüleri seyreden çocukların dikkat ile ilgili mekanizmaları henüz buna hazır değilken bu hıza alıştığı zaman günlük yaşamdaki akış ona fazlasıyla yavaş geliyor.
Bu sebeple çocuğun 3T karşısında geçirdiği zaman diliminde seyrettiği her kare okul çağına geldiğinde dikkatini verme, sürdürme, etkin dinleme, okuma süresindeki dikkat becerisini olumsuz etkiliyor.
07/12/2016
Çocuklar kocaman harflerle, davranışlarıyla, öfkeleriyle, ağlamalarıyla aslında "Sevgiye ihtiyacım var" diyorlar kimi zaman.
Biz ne yapıyoruz? "Aman aman ilgilenme sen onunla, şimdi susar sadece dikkat çekmeye çalışıyor" diyoruz.
Biz bu görmezden gelme yöntemini yanlış anlayıp biraz abarttık aslında. Her durum için geçerli değil bu. O yüzden ilgilen ve dikkat et! Çocuğunuzun buna ihtiyacı var❗️❗️❗️
07/12/2016
Çocuklar hiç bir dönem bu kadar çocukluklarından uzaklaşmadılar ve hiç bu kadar çocukça davrandıkları için sorunlu kabul edilmediler❗️❗️❗️
07/12/2016
"Ağaçta duran kuş,
dalın kırılmasından hiç korkmaz.
Onun güveni ağaca değil kendi kanatlarınadır." Ebeveynlik yolculuğunuzu bu satırlar üzerine kurun. Durup bir dakika kendinize sorun ben çocuğumun hayatında dal mıyım yoksa kendi uçabilsin diye kanatlarına destek miyim?
Bazen hislerimizle, sözlerimizle onların sırtındaki el ve hayat yolculuklarıda izleyen olmak yeterlidir aslında. 😉
28/11/2016
Bağimsiz Anaokullarinda Rehber Öğretmen Normu Kaldirilmasin İmza Kampanyası - imza.la
Bağimsiz Anaokullarinda Rehber Öğretmen Normu Kaldirilmasin imza kampanyası
20/11/2016
Son zamanlarda okuduğum en güzel en anlamlı yazı.lütfen sizde okuyun..
Oğullarıma Açık Mektup: Elektronik Cihazlara Hayır Dememin Gerçek Nedeni
11/11/2016
CANI SIKILIYORSA BIRAKIN SIKILSIN
Çocuğunuzun canı sıkılıyormuş…
Çok da dert etmeyin.
Onu dedi diye;
Hemen ona bir etkinlik önermeyin.
Bir oyun teklif etmeyin.
Bir iş buyurmayın.
Kısacası onun can sıkıntısına bir an önce bir çözüm bulmaya çalışmayın.
“Gel o zaman bana yardım et” demeyin.
“Boş boş durursan elbette canın sıkılır” şeklinde onu uyarmayın.
Şunu yapabilirsiniz:
Bırakın canı sıkkın olarak biraz zaman geçirsin.
Oflamasına puflamasına karışmayın.
Caddeyi seyretmesine… Sizi izlemesine… Biraz saçını başını yolmasına fırsat verin.
Sizden can sıkıntısına çare bulmanızı istediğinde bile bir süre sessiz kalın.
Çünkü onun bu hali;
Bir tür “düşünme” terapisi seansıdır.
Ruhen bir “arayış” içinde olma halidir.
Hayal gücünü zenginleştirme çabasıdır.
Biraz sonra “buldum” diye bağırmasına hazırlıktır.
Bir çok defa, “yaratıcılık” ya da buluşçuluk, mucitçilik gücünün tetiklenmesi halidir.
Dr. Yaşar Kuru