Tutku Çetiner Ural

Tutku Çetiner Ural Aile Danışmanı/Psikoloji Bilim Uzmanı
Özel Ada Psikoloji Aile Danışma Merkezi Kurucu ve Sorumlu Müdür

1982 yılında İzmir'de dünyaya gelen Tutku Ural psikoloji bilim uzmanı, psikoterapist, aile danışmanı, çocuk gelişimi uzmanı ve Nlp eğitmenidir. Yüksek lisans eğitimi psikoloji üzerine ve lisans eğitimleri çocuk gelişimi, sosyal hizmet, iktisat ve sosyoloji üzerine olan Tutku Ural, İzmir Gaziemir'de Ada Psikoloji Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezinin kurucusudur. Aynı zamanda İstanbul Altınbaş Üniversitesi bünyesinde Nero Linguistic Programmming / Beyin Dili Programlaması eğitmenliği yapmakta ve çok sayıda öğrenci yetiştirmektedir. Kurucusu olduğu Ada Psikoloji Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezinde İzmir Gaziemir'de yüzyüze ve çeşitli ülkelerden ve şehirlerden online danışan kabul eden Ural, İmge Terapi, EMDR terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Oyun terapisi uygulamaktadır. Çocuk, ergen, yetişkin psikoterapisi ile aile ve çift danışmanlığı hizmeti vermektedir. Ayrıca son 5 yıldır Adalet Bakanlığı Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı uzlaştırmacı olarak görev yapmaktadır.

İnsan çoğu zaman hayır diyemediği için değil, hayır dediğinde ilişkiye ve bağa ne olacağından korktuğu için susar.Bazıla...
17/09/2026

İnsan çoğu zaman hayır diyemediği için değil, hayır dediğinde ilişkiye ve bağa ne olacağından korktuğu için susar.

Bazıları için hayır demek yalnızca bir sınır koymak değil, karşısındakini üzmek, sevgisini kaybetmek, bencil olmak ya da ilişkideki bağı tehlikeye atmak anlamına gelebilir.

Erken dönem ilişkilerde kişi, sevginin uyum göstermekle, ihtiyaçlardan vazgeçmekle ya da karşısındakini memnun etmekle sürdürülebildiğini öğrendiğinde, yetişkinliğinde kendi sınırlarını korumaya çalışırken yoğun bir suçluluk hissedebilir.

Bu durumda ilişkisel suçluluk, kişiye şunu fısıldar: “Ben kendimi seçersem sana (aramızdaki bağa) zarar vermiş olurum.”

Böylece kişi istemediği halde evet der, başkalarının yükünü taşır, kendi ihtiyaçlarını erteler ve ilişki bozulmasın diye kendiliğini geri çeker. Dışarıdan fedakarlık gibi görünen şey, içeride terk edilme korkusu ve bağı koruma çabası olabilir.

📌Sağlıklı bir ilişkide sınırlar bağı ortadan kaldırmaz, kişinin ilişki içinde kaybolmadan var olabilmesini sağlar.

18–20 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleşecek 9. Ulusal Bütüncül Psikoterapi Kongresi’nde, “İlişkisel Suçluluk ve Hayır Diyememenin Psikososyal Dinamikleri: Bütüncül Psikoterapi Perspektifinden Kuramsal Bir Değerlendirme” konulu sözlü bildirimi sunacağım.

Bu çalışmada hayır diyememenin ardındaki ilişkisel suçluluğu, nesne ilişkileri, dürtü çatışma, bağlanma örüntüleri, kendilik, kültürel beklentiler ve toplumsal roller çerçevesinde bütüncül psikoterapi perspektifinden ele alacağım.

Kongrenin Bilim Kurulu’nda yer almak ve üzerinde uzun süredir çalıştığım bu konuyu meslektaşlarımla paylaşmak benim için ayrıca çok kıymetli.

Bazen insanın en zor söylediği “hayır”, karşısındaki kişiye değil, bağın devam etmesi için kendisinden vazgeçmesi gerektiğini söyleyen içselleştirilmiş ilişki inancınadır.

Sevgiyle,
Tutku Ural 🪻

Kadının fedakarlığı, uyumu, anaçlığı, başkalarını desteklemesi ve yaşamın yükünü taşıması kolayca fark edilebilir. Çünkü...
07/09/2026

Kadının fedakarlığı, uyumu, anaçlığı, başkalarını desteklemesi ve yaşamın yükünü taşıması kolayca fark edilebilir. Çünkü bunlar ona uzun zamandır biçilen rollerle uyumludur. Sınırları önceden belirlenmiş çizgilerde ilerleyen, çoğu zaman başkalarının kurduğu oyunun içinde hareket eden ve belki bunu sorgulama imkanı bulamamış bir beyaz piyon gibi görünür bazen kadın.

Şah ise kadının kendi emeğiyle ulaştığı gücü, bilgisini, yetkinliğini ve özne oluşunu simgeler. Fakat kadın güçlendiğinde başarısı her zaman aynı açıklıkla görülmez. Emeği “şans”, yetkinliği “fazla hırs”, liderliği “sertlik”, kararlılığı ise “uyumsuzluk” olarak adlandırılabilir. Başardıkları bireysel yeteneğine, çalışmalarına ve hayallerine ulaşmak için gösterdiği gayret ve kararlılığına değil, çevresine, eşine, ailesine, ilişkilerine ya da koşullarına bağlanabilir.

Çünkü toplumsal zihin, kadını piyon olarak görmeye alışkındır. Şah olduğu yerde onu tanımakta zorlanır. ♟️

Üstelik kadınların başarısı çoğu zaman görünmeyen başka emeklerin üzerine kurulur. Çocukların ihtiyaçlarını düşünmek, evin duygusal iklimini ve herkes için yaşam alanını düzenlemek, ilişkileri taşımak, bakım vermek ve eksik bırakmadan tüm üstlendiği rolleri hatırlamak... Erkeklerin başarı yolculuğunda çoğunlukla başkaları tarafından üstlenilen bu yükler, kadının yolculuğunda ise onun sırtında kalmaya devam eder.

Bu nedenle kadın yalnızca ilerlemez, ilerlerken yetişemediklerinin getirdiği suçluluğu da, kaçırdıklarının pişmanlığını da, hayalleriyle ve kayıplarıyla hayatı da taşır.

Belki de mesele kadına daha fazla güç vermeye çalışmak değildir. Zaten var olan gücünü görebilmek, emeğini küçültmeden ifade edebilmek ve başarısını bir tesadüf ya da ayrıcalık gibi sunmaktan vazgeçmektir.

Çünkü bazı kadınlar görünür olmak için yalnızca başarıya ulaşmak zorunda kalmaz. Başarılarının gerçekten kendilerine ait olduğunu da tekrar tekrar kanıtlamak zorunda bırakılır.

Asıl ironi ise kadını görünmez kılan bu toplumsal bakışı ve düzeni değiştirme yükünün de yine kadının omuzlarına bırakılmasıdır.

Şahın arkasındaki kadından sevgilerle 🖤

Tutku Ural

Not: Fotoğrafım Selfie Park Antalya'da çekilmiştir. Yapay zeka değildir. 🥰

Sevgili öğrenciler ve veliler,YKS tercih döneminde psikoloji bölümünü düşünen adaylar için, Ada Psikoloji Özel Aile Danı...
28/07/2026

Sevgili öğrenciler ve veliler,

YKS tercih döneminde psikoloji bölümünü düşünen adaylar için, Ada Psikoloji Özel Aile Danışma Merkezi olarak, sizlere bir tanıtım etkinliği düzenliyoruz.

Etkinlikte;
✅ Psikoloji alanını yakından tanıyabilecek,
✅ Bölüm ve kariyer süreci hakkında bilgi alabilecek,
✅ Uzman psikologlarımızla birebir soru-cevap yapabilecek,
✅ Tercih sürecinde psikoloji alanıyla ilgili merak ettiğiniz konuları danışabileceksiniz.

📅 Tarih: 29 Temmuz
🕛 Saat: 12.00 – 14.00
📍 Yer: Ada Psikoloji Özel Aile Danışma Merkezi – Gaziemir

🎓 Katılım ücretsiz, kontenjan sınırlıdır.

Kayıt için profilde ve aşağıda yer alan başvuru formunu doldurabilir ve size uygun olan başka bir tarihi planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSedyc2avQPBBuyBV8eTLznMRdncAGGJ1e2jNAcSMhD5Joyp3w/viewform?usp=dialog

Hayalinizdeki mesleği yakından tanımak ve doğru tercih yapmak için sizleri bekliyoruz. 🌿

Özel Ada Psikoloji Aile Danışma Merkezi
📞0232 501 2505
📱0501 331 2505

🌸 Anneler Günü Festivali kapsamında yarın İzmir Agora AVM’de gerçekleştireceğim söyleşide;✨ Anne-çocuk ilişkisinde güven...
08/05/2026

🌸 Anneler Günü Festivali kapsamında yarın İzmir Agora AVM’de gerçekleştireceğim söyleşide;

✨ Anne-çocuk ilişkisinde güvenli bağ kurmayı
✨ Çocuğun duygusal dünyasını ve duygusal beyni tanımayı
✨ Sınırlar ve bağ arasındaki hassas dengeyi
✨ Çocuğun davranışlarının altında yatan ihtiyaçları görmeyi
✨ Sağlıklı sınırlar ve iletişimin psikolojik temellerini konuşacağız.

📍 Agora AVM Balçova
🗓 9 Mayıs Cumartesi
⏰ 13:30

Hepinizi bekleriz. 🌷



Sizinle hikayemde haftanın kitap önerisi olarak paylaştığım Hayli Duyarlı Kişi - Hassas Ruhlar için Kılavuz kitabında ye...
06/10/2023

Sizinle hikayemde haftanın kitap önerisi olarak paylaştığım Hayli Duyarlı Kişi - Hassas Ruhlar için Kılavuz kitabında yer alan ve sıklıkla benim ve meslektaşlarımın psikoterapi seanslarımızda kullandığımız bu testi yaparak ruhsal hassasiyetinizi ölçebilirsiniz.

♦️Eğer aşırı hassas bir kişiyseniz yaşam sizin için herkes için olandan daha zorlayıcı ve zaman zaman bunaltıcı olabilir.

♦️Kendi alanınıza çekilmeye başkalarından daha fazla ihtiyaç duyarsınız.

♦️Sünger gibi duyguları çekersiniz ve duygularla nasıl başa çıkacağınızı bilemezsiniz.

Highly Sensitive Person (HSP)
dilimize Hayli Duyarlı Kişi (HDK) veya Aşırı Hassas Kişilik (AHK) olarak çevirilmiştir ve psikoloji terminolojisine geçmiştir.

❇️Gönderiyi kaydırarak paylaştığım 23 maddeden kaç tanesine dediğinizi yorumlara yazarak hassas kişilik misiniz öğrenin.👍🏻✅

💬Yorumlarda buluşalım.

📣Sonraki paylaşımlarımda hassas kişiliklere tavsiyelerim olacak. Takipte kalabilirsiniz.

Sevgiyle,

Tutku 💕

❎Hayırı cevap olarak kabul etmeyen, ısrar eden, evet dedirtene kadar sınırlarınızı genişleten bir çevrede büyümek, çocuk...
20/09/2023

❎Hayırı cevap olarak kabul etmeyen, ısrar eden, evet dedirtene kadar sınırlarınızı genişleten bir çevrede büyümek, çocukluğunuzda size fazla hayır denmesine maruz kalmak ve sınırlarınızı belirleyememek sizi yetişkin olduğunuzda rahatça hayır demekten alıkoyar.

❎Hayır dediğinizde reddedileceğinize inanmak, olumsuz bir tepki alma korkusu ve sevilmeyeceğinize dair olumsuz inanç hayır diyememenin altında yatan sebeplerdendir.

✴️Ne zaman hayır deseniz kendinizi suç işlemiş gibi hisseder ve pişman olursunuz. Hayır demeyi gönülden isteseniz de başkalarını kırmamak, yanlış anlaşılmamak, dışlanmamak için istemediğiniz halde evet demeye devam edersiniz. Bu durum sürdükçe değersizlik ve öz güven eksikliğine yol açar.

✴️Boyun eğicilik ve aşırı fedakarlık şemalarınız varsa hayır diyememek, başkasının onayına ihtiyaç duymak ve başkalarının ihtiyaçlarına kendinizinkilerden fazla öncelik vermek sizin aşina olduğunuz şeylerdir.

Hayır diyebilmek ve şemaların olumsuz etkilerinden kurtulmak için size bazı egzersizler önereceğim.

✅İlki; çevrenizden size hayır diyeceklerini bildiğiniz şeyler isteyin. Yakın çevrenizdeki üç kişiden hayır diyeceklerini bildiğiniz şeyler talep edin. Bana bir milyon dolar borç verir misin? -Hayır. Gülümseyin ve size hayır denilmesini normalleştirin. 😊

✅İkinci egzersiz; haftada bir gününüzü hayır günü ilan edin. O gün sizin hayır gününüz olduğunu sadece siz bilin. O gün size ne teklif edilirse edilsin hayır diyerek o günü kendinize ayırın. Uzun zamandır ertelediğiniz işlerinizi yapabilir ve hayır gününde kendinizle baş başa kalarak iyi duygular içinde vakit geçirebilirsiniz.

✅ Üçüncüsü; hayır kelimesini kullanmadan isteneni geri çevirmenin bir yolunu bulun. Evet çok isterim bununla birlikte o gün uygun değilim. Bu harika görünüyor, neden daha sonra yapmıyoruz?

✅Dördüncüsü ise; hayır kelimesini kullanırken gülümsemek ve samimi olmaktır. Örneğin, çocuğunuza hayır derken egosunu korumak için ona sarılabilirsiniz. Kendini reddedilmiş hissetmez böylece kişiselleştirme yapmadan hayırı kabul edebilir. Çünkü çocuklar hayır dediğiniz şeyi değil “onları” reddettiğinizi ve sevmediğinizi düşünebilirler.

Devamı için sağa kaydırın 👉🏻

Sevgiler🌼

lişkilerde, sosyal yaşamda ve iş yaşamınızda taviz vermemeniz gereken bazı durumlar vardır. Nerede ödün vereceğinizi bil...
20/09/2023

lişkilerde, sosyal yaşamda ve iş yaşamınızda taviz vermemeniz gereken bazı durumlar vardır. Nerede ödün vereceğinizi bilmiyorsanız, kabul etmek ve esnek olmak ile taviz vermeyi birbirine karıştırıyorsanız ve bu yüzden kendinizi değersiz ve güvensiz hissediyorsanız bu paylaşımım tam size göre olabilir.

Sağa kaydırın ve okumanın keyfini çıkarın.

Taviz vermemeniz gereken durumların ana başlıklarını aşağıda sizinle paylaşıyorum, açıklamaları için postu sağa kaydırın 👉🏻

1✨ Öz saygınız ve Öz değeriniz

2✨ Öz disiplininiz

3✨ İnançlarınız ve Kültürünüz

4✨ Hedefleriniz ve Hayalleriniz

5✨ Hisleriniz ve Sezgileriniz

6✨ Doğrularınız ve Haklarınız

7✨ İyi Niyetiniz ve Dürüstlüğünüz

Açıklamaları posttaki görseller ve hikayemde paylaştım.

Kendinizi güvende ve değerli hissedeceğiniz güzel bir yaşam dilerim.❣️

—-——-——-———

Paylaşımı yararlı bulduysan beğenip paylaşabilirsin. Daha fazla içeriğe ulaşmak için beni takip et

Sevgilerimle,

Tutku 🩵

Çocukken öğreniriz sorun çıkmasın diye kendi hakkımızın bir parçasından vazgeçmeyi. Başlarda uzlaşmayı ve onaylanmayı sa...
20/09/2023

Çocukken öğreniriz sorun çıkmasın diye kendi hakkımızın bir parçasından vazgeçmeyi. Başlarda uzlaşmayı ve onaylanmayı sağladığı için dert değildir. Ancak bir süre sonra ilişkilerde taviz verdikçe sömürüldüğünüzü fark edebilirsiniz.

Çocuklarda taviz; vermek istemediği halde kabul görmek için veya diğer oyuncağa da sahip olmak için kendi oyuncağını paylaşmaya zorlanarak başlamış dahi olabilir. Sürekli taviz vermesi öğretilmiş bir çocuğun egosu gelişemez. Kendine ait bir şeyi almak için hakkını savunmanın kabul görmeyeceğini ve bunun yanlış olduğunu düşünebilir.

Tahammül ettiğiniz, sessiz kaldığınız şeylerle insanlara size nasıl davranmaları gerektiğini öğretmiş olursunuz.

Tahammül edemediğiniz halde sessiz kaldığınız her şey bir tavizdir.

Taviz, sorun çıkmasın diye kendi hakkınızdan vazgeçmektir. Beğenilmek ve onaylanmak için öğrenilen bir davranıştır. Yaparak alışkanlığa dönüşür. Aşırıya kaçtığında vazgeçtiğiniz şey kendi değerleriniz ve hayatınız olur.

Siz nelerden taviz verdiniz ve bu yüzden çok canınız yandı?

-————————-

İçeriği faydalı bulduysanız beğenip paylaşabilirsiniz. ✅

Sevgilerimle,
Tutku 🌼

Duygusu görülmemiş, utandığı için suçlanmış, ağladığı için azarlanmış, korktuğu için eleştirilmiş, başaramadığı için ala...
30/07/2023

Duygusu görülmemiş, utandığı için suçlanmış, ağladığı için azarlanmış, korktuğu için eleştirilmiş, başaramadığı için alay edilmiş çocuklar yetişkin olduklarında kendi duygularını rahatlıkla ifade edemezler. İçeride hissettiği duygunun dışarıda kabul görmeyeceğine inanan bir insan, neden duygusunu ifade etsin ki? Çocukluktan itibaren onu saklamayı, bastırmayı, yadsımayı öğrenir.

Çocukların duygularını görür ve ihtiyaçlarını karşılarsanız bir süre sonra kendi ihtiyaçlarını karşılar ve kendi duygularını görebilir hale gelirler.

⚠️Duygular bastırıldıkça daha güçlü bir şekilde yüzeye çıkar. Duygu sağlıklı ifade edilemedikçe ego zayıflar, benlik yara alır. Bedende yer bulamayan duygular somatizasyonlara yani tıbbi olarak açıklanamayan psikolojik kökenli rahatsızlıklara ve psikopatolojiye neden olur. Bedende bastırılan duygular depresyon, anksiyete, panik atak ve öfke kontrol bozukluğu gibi psikolojik kökenli rahatsızlıklara yol açarken aynı zamanda bastırılmış duygular; fibromiyalji, sedef, egzama, tansiyon, migren, gastrit, reflü, MS, ALS vb. çeşitli ciddi hastalıklara ve hatta kansere kapı aralar.

Standford Üniversitesinde Profesör James Gross tarafından yapılan bir araştırmada katılımcılara korku filmi izletiliyor ve bir grubun korku filmi izlerken soğukkanlı olması yani duygularını göstermemesi, diğer grubun ise doğal davranması isteniyor. Deneyin sonunda duygularını bastıranlar hem kendilerini iyi hissetmiyor hem de fiziksel bir çaba göstererek soğukkanlı davranmaya çalıştıkları için tansiyonları yükseliyor.

Yapılan diğer bilimsel araştırmalar duyguları bastırmanın hafızayı zayıflattığı ve alzheimer riskini arttırdığını gösteriyor.

Görülüyor ki; duyguları ifade etmek sağlıklı bir yaşam sürmek için olmazsa olmazdır. Yaptığım binlerce klinik görüşmede gördüm ki, insanlar duygu ifade etmeyi bilmiyor, düşüncelerinden bahsetmeyi duyguları zannediyor. Çoğumuz duygularımızdan bir haber yaşıyoruz. Bu da çoğu hastalığı ve psikolojik sorunları tetikliyor.

Önce kendi duygularınızı ifade etmenin bir yolunu arayın. Sonra çocuklarınıza ve sevdiklerinize duygularını ifade yolu bulacakları sağlıklı bir ortam hazırlayın.

Sevgiyle sağlıklı bir yaşam dilerim🩵

Tutku

Zihnin bu çalışma prensibini bir psikoterapist ve psikoloji bilim uzmanı olarak  ,   gibi psikolojik rahatsızlıkların te...
11/07/2023

Zihnin bu çalışma prensibini bir psikoterapist ve psikoloji bilim uzmanı olarak , gibi psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde ve gibi onkolojik rahatsızlıklarda son 20 yılda yaptığım zihin ile ilgili çalışmalar ışığında nasıl kullanabiliriz sizlere bundan bahsetmek istiyorum. Evet bu umut verici bir şey çünkü beynimiz mucizevi bir organdır.

Önce bu varsayımın bilimsel olarak kanıtlarına değinmek isterim. Burada bozulmuş bir zihinden bahsetmiyoruz. Bunu ilk dile getiren kişi, 1760 yılında “Zihin halüsinasyon ile gerçeği ayırt edemez.” diyen doğa bilimci ve felsefeci yazar Charles Bonnet oluyor. Ardından Nöroloji ve Psikoloji profesörü Olivier Sacks, kendisi katarakt ameliyatı olduktan sonra göremediği halde, görme yetisini yitirmiş diğer kişilerde olduğu gibi, sanki görüyormuş gibi halüsinasyonlar görmesinin ardından Bonnet sendromunun delirmekten uzak olduğunu göstermek ve bu sorundan muzdarip kişileri rahatlatmak için araştırmalar yapıyor. Beynin infratemporal (şakakaltı) korteksinde imgelerin ve hayallerin olduğundan ve hafıza ve hislerle iletişime geçtiğinden bahsediyor.
Yalnızca zihnin değil beynin de hayal ile gerçeği ayırt edemediğini ise 1998 yılında Ffytche ve arkadaşları “Bilinçli Görmenin Anatomisi” adlı makalesinde bilimsel olarak kanıtlıyorlar.

Hadi şimdi bir uygulamayla zihnin hayal ile gerçeği ayırt etmediğini birlikte görelim mi? Hazırsanız başlayalım! 🏁

Elinizde yeşil bir elma olduğunu hayal edin🍏
Bu elmanın rengini görün, büyüklüğünü fark edin, şimdi yavaşça ağzınıza yaklaştırıp bir ısırık alın. Tadı nasıldı, dişlerinizle ısırırkenki kütürtü sesini duydunuz mu ve ağzınızda oluşan mayhoş tadı aldınız mı? Bir kokusu var mıydı? Tadı hoşunuza gitti mi? Bu hayal çalışmasını gözleriniz kapalı bir şekilde yaparsanız daha iyi konsantre olabilirsiniz.

Şimdi diğer elinizde başka bir elma olduğunu hayal etmenizi istiyorum. Aynı boyutta, aynı renkte bu elmadan da bir ısırık alın ve kütürtü sesini duyun, tadını ve kokusunu fark edin. Tam bir ısırık aldığınız sırada, o da ne, ısırdığınız yerden bir kurt çıkıyor. Ne hissedersiniz ve nasıl tepki verirsiniz?

Bu minik hayal çalışmasını yaparken zihninizde uyanan tüm hisler, görüntüler ve sesler eşliğinde zihnin çalışma prensiplerinden birini deneyimlediniz.

Sözler telkindir ve zihin hayal ettiği şeyi gerçek olarak algılayarak size gerçekte yaptığınızda oluşan aynı tepkiyi verir.

Devamı yorumlarda ⬇️

Address

Gaziemir
Izmir

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tutku Çetiner Ural posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Tutku Çetiner Ural:

Shortcuts

Share