İzmir İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi

İzmir İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi

Share

««« Ülkemizde Tanınan ve Tercih Edilen Din Adamlarını Yetiştiren Bir Kurum Olma İçerisinde

İzmir İmam Hatip Lisesi 1953 yılında bugünkü Konak İmam Hatip Lisesinin Eğitim Öğretim yaptığı binada eğitim öğretime başlamıştır. Tapu kayıtları araştırıldığı zaman karkas bir evden bozma bu bina o günün şartlarında öğretim binasına dönüştürülerek İzmir ilinin ihtiyacı olan bu okul halkımızın hizmetine sunulmuştur. Uzun yıllar yer darlığı sebebiyle 200 civarında öğrenci ile eğitim öğretime devam

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Saygıyla anıyoruz..! 10/11/2016

Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır... Milletimizin başı Sağolsun 🇹🇷🇹🇷🇹🇷

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Saygıyla anıyoruz..!

Photos 28/06/2016

Kadir gecesinde buluşalım 💟

Photos 21/05/2016

* Bu gece Cenabı Hakkın kendisine yönelip af dileyen müminleri bağışlayarak kurtluş beratı verdiği bir gecedir. Hepimiz için hayırlı olsun. Berat Kandilimiz Mübarek Olsun..

19/05/2016

Nikah nasıl tazelenir

Sual: Nikâh nasıl tazelenir?
CEVAP
Nikâh tazelemek demek, yeniden nikâh kıymak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Yalnız birinin nikâhı tazelemesi yetişmez. Erkek ile hanımının, iki erkek veya bir erkekle iki kadın şahit yanında nikâhı tazelemeleri lazımdır. Kolaylık olmak için, nikâhını yenilemeye, hanımından vekâlet almalı.

Nikâh tazelemek için hanımdan vekâlet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) denirse nikâh tazelenmiş olur. Eğer önceki nikâh sahih değil ise bu nikâh sahih olur. Erkek hanımından vekâlet almadan kendi kendine şahitler huzurunda nikâh tazeleyemez.

Kadının nikâh tazelemek için eşine (Nikâhımızı kıymak üzere seni vekil ettim) demesi yetişir. Vekillikten azletmedikçe ömür boyu bu vekâlet geçerlidir. Vekâlet verirken şahit gerekmez.

Hanımdan vekâlet alarak, tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh duası fâsık da olsa iki Müslüman şahit yanında okunursa, o iki kişi de, bu duanın nikâh tazelemek duası olduğunu bilirlerse, nikâh yine tazelenmiş olur. İki erkek veya bir erkek ile iki kadın şahit olmadan sadece bu duayı okumakla nikâh tazelenmez.

Erkek ve kadın şahitlerin müslüman, akıllı ve baliğ olmaları şarttır. Nikâhı tazelenecek erkek ve kadını tanımaları da gerekir. Dede, nine, baba, anne, amca, hala, dayı, teyze, evlat, torun, kardeş, yeğen de şahit olabilir.

Camide imam efendi, tecdid-i iman ve nikâh duasını cemaatle birlikte okursa, cemaat birbirlerine şahit olmuş, nikâhları da tazelenmiş olur.

Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh duası şöyledir:
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah.)

Vekâleten nikâh tazelemek
Sual: Evli olan karı kocanın, ikisinin de vekâletini alan kişi, onlar yokken nasıl nikâh tazeler?
CEVAP
Nikâh tazelemek, yeniden nikâh kıymak demektir. Vekil, nikâhları tazelenecek karı kocayı tanıyan, iki erkek Müslüman şahit yanında, (Vekili olduğum filan kadını, vekili olduğum filan kimseye tezvic ettim) derse, nikâhları tazelenmiş, yani yeniden nikâhları kıyılmış olur.

Şâfiî'de nikâh tazelemek
Sual: (Şâfiî mezhebinde nikâh tazelemesi yoktur) deniliyor. Şâfiî'de insan küfre düşmez mi? Nikâhını yenilemezse nikâhsız mı duracaktır?
CEVAP
Şâfiî'de de nikâh tazelemesi vardır. Şâfiî'de nikâh kıymak, Hanefî'den farklı olduğu gibi, nikâh tazelemek de farklıdır. Farklı diye, (Nikâh tazelemek yok) denmez. Nikâh tazelemek, yeniden nikâh kıymak demektir. Şâfiî'de nikâh, Hanefî'dekinden farklıdır. Dine aykırı bir iş yaparak veya söz söyleyerek küfre düşen Hanefî, tevbe edip tecdid-i iman yaptıktan sonra hanımından vekâlet alarak, hanımını tanıyan iki erkek şahit yanında nikâh tazeleyebilir. Yahut o iki şahidin yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) derse nikâhı tazelenmiş olur. Şâfiî’de ise, kadın kocasına, nikâh tazelemek için vekâlet veremez. Nikâh tazelemede, erkeğin kayınpederinin yani karısının babasının bulunması şarttır. İki salih erkek yanında nikâhını tazeleyebilir. Yani nikâh kıyabilir. Bir de Şâfiî’de, küfre sebep olan şeye iddet zamanı içinde tevbe ederse, tecdid-i nikâh lazım olmaz.

Photos 19/05/2016

Kusur bulmak için bakma birine
Bulmak için bakarsan bulursun.
Kusuru örtmeyi marifet edin.
İşte o zaman kusursuz olursun.

( Hz. Mevlana k.s )

Photos 18/05/2016

KARŞI CİNSE BAKMAK

Sual: Yabancı kadınlara bakmak günah mıdır?
CEVAP
Kadınlara da erkeklere de lüzumsuz veya şehvetle bakmak günahtır. Âyet-i kerimede mealen buyuruldu ki:
(Ey Resulüm, müminlere söyle, harama bakmasınlar ve avret yerlerini haramlardan korusunlar! İmanı olan kadınlara da söyle, harama bakmasınlar ve avret yerlerini haramdan korusunlar!) [Nur 30]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani]

(Harama bakmak, şeytanın zehirli okudur. Allahü teâlâdan korkup yabancı kadına bakmayana, zevkli bir iman nasip olur.) [Ramuz]

(Yabancı kadına şehvetle bakanın gözleri ateşle doldurulup, Cehenneme atılır, onunla toka edenin kolları ensesinden bağlanıp, Cehenneme sokulur, lüzumsuz ve şehvetle konuşan, her kelimesi için, bin yıl Cehennemde kalır.) [R.Nasıhin]

(Komşu ve arkadaş hanımına şehvetle bakmak yabancı kadına bakmaktan ve evli kadına bakmak, kıza bakmaktan daha çok günahtır. Zina da böyledir.) [R. Nasıhin]

Bir erkeğin bir kadınla tokalaşması, zaruretsiz konuşması, görünmeyen bir yerde yalnız kalmaları haramdır. Peygamber efendimiz bile hiçbir kadınla tokalaşmamıştır. Bir hadis-i şerifte buyuruyor ki:
(Elbette ben kadınlarla tokalaşmam.) [Nesai, İbni Mace, Taberani]

Hazret-i Âişe validemiz de buyurdu ki:
(Resulullah, kendisine helal olan kadınlardan başka, hiçbir kadınla tokalaşmadı.) [Buhari, Müslim]

Yine hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir erkeğin başına demir bir şişin batması, namahrem bir kadına dokunmasından daha hafif kalır.) [Taberani, Beyheki]

(Yabancı kadınla kucaklaşan, şeytanla beraber zincire vurulup ateşe atılır.) [Şir’a]

(Kadınlarla bir arada yalnız kalmaktan sakının. Allah’a yemin ederim ki, bir kişi bir kadınla yalnız kalınca, aralarına şeytan girer. Bir kimsenin çamurlu bir domuzla sıkışmış durumda olması, o kimse için kendine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hafiftir.) [Taberani]

Namahremle konuşmak
Kadınlar zaruret olmadıkça namahrem erkeklerle konuşamaz. Ramuz’un 469. sayfasında yazılı ilk hadis-i şerif şöyle:
(Ey kadınlar, ancak mahreminiz olan erkeklerle konuşun, mahreminiz olmayanlarla konuşmayın!) [İbni Said]

Siz iffetli olursanız
Erkekler, iffetsiz [yani namussuz] olursa, geneleve falan giderse, karıları, kızları da kötü yola düşebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur.) [Hakim]

(Onun bunun karısını, kızını ayartan bizden değildir.) [İ.Ahmed]

(Zina eden, aynı şeye maruz kalır.) [İ.Neccar]
["Çalma elin kapısını, çalarlar kapını", "Eden bulur" denmiştir.]

Kur'an-ı kerimde mealen, (Fuhşun açığına da, gizlisine de yaklaşmayın) buyuruluyor. (Enam 151)
Buradaki yaklaşmayın demek, zinaya götürecek sebeplerden, hareket ve işlerden sakının, yabancı kadınları düşünmeyin, onlarla konuşmayın, onların seslerini dinlemeyin, onlara bakmayın demektir. Yabancı kadınlara bakmak gözü zayıflatır, kalbi karartır. Peygamber efendimiz de, "göz zinası" hakkında buyuruyor ki:
(Yabancı kadına şehvetle bakmak göz zinasıdır, onu tutmak el zinasıdır, ona gitmek ise ayakların zinasıdır.) [R.Nasıhin]

(Bir yabancı kadın görüp de, Allah’tan korkarak, başını ondan çevirene, Allahü teâlâ, ibadetlerin tadını duyurur.) [Ebu Davud, İ.Ahmed, Hakim]

(Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!) [Beyheki]
(Kadının yüzünden ve iki eli ayasından başka bütün bedeni avrettir.) [M.Enhür]

Kadınların, Kur'an-ı kerim, mevlid, ilahi okuyarak seslerini erkeklere duyurmaları haramdır. [Hoparlör, radyo ve TV ile duyurmaları ise mekruh olur.] (Tergib-üs-salat, Hadika)

Sual: Aşağıdaki iddialar reformcu bir yazara ait. Cevap verir misiniz?
(Karşılaşan iki arkadaşın birbirinin elini öpmesi sünnettir.)
CEVAP
Haram olduğu Redd-ül Muhtar’da yazılıdır.

(Peygamberimiz kadınlara el öptürmemişse de, onlarla müsafeha ederdi. Çünkü müsafeha etmek sünnettir. Eğer Peygamberimiz şimdi olsaydı kadınlara mutlaka el öptürürdü. Çünkü âlimlerin elini öpmek caizdir.)
CEVAP
Peygamber efendimizin kadınlarla müsafeha ettiği yalandır. Âlimin, ana-babanın eli öpülür. Fakat namahrem kadın, bir âlimin elini öpemez. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Peygamber efendimiz erkeklerle müsafeha ederek sözleştikten sonra, kadınlarla da sözleşme yaptı. Kadınların biati yalnız söz ile oldu. Mübarek eli kadınların eline dokunmadı.) [3/.41]

Tibyan’da Mümtehine suresinin 12. âyetinin açıklamasında deniyor ki:
Peygamber efendimiz, kendisi ile biat edilirken hiçbir yabancı [namahrem] kadınla müsafeha yapmamıştır. Hazret-i Âişe dedi ki:
(Peygamber efendimizin kadınlarla biati söz ile idi. Onun eli, hiçbir yabancı kadının eline değmemiştir.) [Müslim]

(Doktor, kadına dokunuyor, günah olmuyor da, benim elimi öpünce niçin günah olsun?)
CEVAP
Doktor, zaruret olunca, ihtiyaç miktarı kadına dokunması caizdir. İhtiyaçtan fazla yerini açması haramdır. El öpmekte bir zaruret yok ki doktorla mukayese edilsin.

(Âlim evlat, cahil babasına imam olamaz.)
CEVAP
Yanlış bu. Evlat bilgiliyse, babasına imam olabilir. Bunu yanlış olarak kölenin imamlığına benzetmiş. Kölenin imamlığının mekruh olması, köle olduğu için değil, hizmetle meşgul olmasından dolayı ilim tahsiline vakit bulamayacağı içindir. Eğer âlim olursa kölenin de imamlığı mekruh olmaz. A’manın [körün] imamlığının mekruh olmasının sebebi de, elbisesini temizleyememesidir; fakat elbisesi temiz olan a’manın da imam olması mekruh değildir. Çünkü Peygamber efendimiz, a’ma olan İbni Mektum hazretlerini defalarca kendi yerine imamlığa seçmişti. (Nimet-i İslam)

Namahreme bakmak günahtır
Sual: Bazı ateistler, “Peygamber zamanında kadınlar örtünmezdi. Umacı gibi örtünmek o zaman yoktu. Hazret-i Âişe başı açık gezerdi. Şimdiki örtünmeyi, sonradan, yobazlar uydurdu) diyorlar. Bu durum hicab âyeti gelmeden önce değil miydi?
Bir de ateistlerin etkisi altında kalan, bir arkadaş, “Kadınlara bakmak, onlarla konuşmak, hatta onlarla beraber oturmak da günah değildir. Kadınların erkeklerle namaz kılmasının da mahzuru olmaz. Resulullah kadınların arka safta kılmasını söylemesi huşu açısındandır. Yoksa beraber kılmalarında mahzur olmaz. Tesettür detaydandır” diyor. Kadınların açık gezmesi, onlara bakmak ve konuşmak günah değil mi?
CEVAP
Elbette günahtır. İçkiyi yasaklayan âyet-i kerime gelmeden önce müslümanlardan içki içenler vardı. Bunu örnek gösterip de içki yasak değildi demek yanlış olduğu gibi, hicab âyetinden önceki durumu bildirip kadınlarla konuşmanın, onlara bakmanın, onlarla oturmanın günah olmadığını söylemek de böyle yanlıştır.

Hicab [tesettür = örtünme] âyeti gelmeden önce, kadınlar örtünmezler, Resulullaha gelip, bilmediklerini sorup öğrenirlerdi. Resulullah efendimiz birinin evine gitse, kadınlar da gelir, oturur, dinler, istifade ederlerdi. Beydavi’de ve Buhari’nin tefsir kısmında bildirildiği gibi, hicretten üç yıl sonra, Ahzab ve beş yıl sonra Nur surelerindeki hicab âyetleri gelip, kadınların yabancı erkekler yanında, oturmaları, bunlarla konuşmaları yasak edildi. Bundan sonra, Resulullah efendimiz, kadınların bilmediklerini, mübarek hanımlarından sormalarını emreyledi.

Hicab âyetinden önceki durumu bildirip kadınların açılmasının mahzuru olmadığını söylemek, Müslümanları aldatmak olur. Resulullah efendimizin mübarek hanımı Ümm-i Seleme validemiz anlatır:
Meymune ile birlikte Resulullahın yanında idik. İki gözü de görmeyen İbni Ümmi Mektum izin isteyip içeri girdi. Resulullah bunu görünce, bize (İçeri geçin) buyurdu. (O a'mâ değil mi, bizi görmez) dedim. (O sizi görmüyorsa, siz onu görmüyor musunuz?) Yani, o kör ise, siz kör değilsiniz ya, buyurdu. (Tirmizi, Ebu Davud, İ. Ahmed)

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Yabancı kadını görünce, yüzünüzü ondan ayırın! Ansızın görmek günah olmaz ise de, tekrar bakmak günah olur.) [Ebu Davud, Darimi]

(Buluğa eren kız, yüz ve elinden başka yerini namahreme gösteremez.) [Ebu Davud]

(Şarkıcı kadının aldığı para haram olduğu gibi, onu dinlemek ve yüzüne bakmak da haramdır. Haramla beslenen vücuda Cehennem ateşi layıktır.) [Taberani]

(Bir kadın koku sürünüp dışarı çıkar ve kokusunu duyurmak için bir topluluğun yanından geçerse, ona bakana da, kendisine de zina günahı [göz zinası] yüklenir.) [Nesai]

(Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina eder, ferc zina eder.) [Ahmed, Taberani]

(Gözün zinası harama [namahreme] bakmak, dilin zinası fuhuş konuşmaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]

(Bir kadın, güzel kokular sürünüp, göz alıcı güzel elbiseler giyerek, bir topluluğun yanından geçerse, zina işlemiş gibi günaha girer.) [İbni Hibban]

(Harama bakmayan gözler, Cehennem ateşi görmez.) [İsfehani]

(Kadına, şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülüp Cehenneme atılır.) [M. Enhür]

(Komşu kadına, arkadaş hanımına şehvet ile bakmak, yabancı kadına bakmaktan on kat daha günahtır. Evli kadınlara bakmak, kızlara bakmaktan daha günahtır.) [Taberani]

Kadınların saçları da avrettir. Avret yerine bir zaruret olmadan şehvetsiz de bakmak haramdır.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Kadınların, kızların, başı, saçı, kolları, bacakları açık olarak sokağa çıkmaları haram olduğu gibi, ince, süslü, dar, hoş kokulu elbise ile çıkmaları da haramdır. Böyle çıkmalarına izin veren, razı olan ana babası, kocası veya kardeşi de, onun günahına ve azabına ortak olurlar. (Kimya-yı saadet)

İmam-ı Zehebi de buyuruyor ki:
Erkeklere ziynetini gösteren kadınlara, mesela altın, inci gibi şeyleri örtüsünün üstüne takan, koku süren, renkli ve ipek kumaş örtünmüş olan, kol ağızları geniş olup kolları görünen ve bunlar gibi kendilerini erkeklere gösteren kadınlara Allahü teâlâ dünyada ve ahirette azap edecektir. (Zevacir-İbni Hacer-i Mekki)

Tesettüre riayet etmemek ve ziynetlerini göstermek gibi günahlar, kadınlarda çok olduğu için, Resulullah efendimiz, (Mirac gecesi Cehennemi gösterdiler, çoğunun kadın olduğunu gördüm) buyurdu. (Tirmizi)

Harama bakmamak için
Sual: Sokağa açık-saçık çıkmış bayanlara bakmamaya çalışsak da bazen de bakabiliyoruz. Bu gibi durumlarda günah işlememek için ne yapmalıyız?
CEVAP
Harama bakmamak için şunları bilmeli:
a- Yabancı kadınlara bakmak gözü zayıflatır, kalbi karartır. Gözümüzün zayıflamaması, kalbimizin kararmaması için bakmamaya çalışmalıyız. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Haramlar, yaldızlanmış necaset gibidir) buyuruyor. Dışı süslü ama, içi berbat. Bunu düşünebilen bakmaz.

b- (Avret yerini açana ve ona bakana Allah lanet etsin) hadis-i şerifini düşünerek lanetlik olmamak için hep bu hadis-i şerifi hatırlamalıdır.

c- (Allah’ın azabından korkarak, başını yabancı kadından çevirene, Allahü teâlâ ibadetin tadını duyurur) hadis-i şerifini düşünerek ibadetlerin zevkine varabilmek için bayanlara bakmamalıyız.

d- (Kadına, şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülüp, Cehenneme atılır) hadis-i şerifini düşünerek, gözümüze erimiş kurşun dökülerek Cehenneme atılmaktan korkmalıyız.

e- Yabancı kadına bakmak iffetsizlik, yani namussuzluktur. Durup dururken niye namussuz olalım?

f- Baktığımız kadınlar, birinin anası, bacısı, kızı veya karısıdır. Biri bizim anamıza, bacımıza, kızımıza ve karımıza baksa razı olur muyuz? İffetli insan razı olmaz. Bizim baktığımız bayan da mutlaka birinin anası, bacısı, kızı veya karısıdır. Namussuzluk olan bu işi nasıl yaparız? Bir hadis-i şerifte, (Erkekler, namuslu olun ki, karılarınız kızlarınız da namuslu olsun) buyuruluyor. Karımızın kızımın namussuz olmasına sebep olmamız kadar ahmaklık var mıdır?

g- Atalarımız da çalma elin kapısını çalarlar kapını buyuruyorlar. Kapımızın başkaları tarafından çalınmaması için kimseye kötü gözle bakmamamız gerekir.

Kadınlara yaklaşmayın
Sual: Kur’anda (Zina etmeyin) denmeyip de, niye, (Zinaya yaklaşmayın) deniyor?
CEVAP
Evet, Kur’an-ı kerimde, (Zinaya yaklaşmayın) buyuruluyor. (İsra 32)

Yine, Kur’an-ı kerimde, (Ana ve babanı dövme) denmez; ama, (Ana babana öf deme) buyurulur. (İsra 23)

Bu âyet-i kerimede öf demeden maksat, onlara üzücü bir şey söyleme demektir. (Beydavi)

Burada, en hafifi söylenerek, bundan bile sakınılması, böylece daha kötü olan işe yaklaşılmaması emredilmektedir.

(Zinaya yaklaşmayın) ifadesi de, zinaya götürecek sebeplerden, hallerden, hareketlerden ve işlerden sakının demektir. Yani erkekler için, yabancı kadınları düşünmeyin, onlara gülümsemeyin, onlara selam vermeyin, ihtiyaç olmadıkça onlarla konuşmayın, hal hatır sormayın, yüzlerine karşı dua etmeyin, onlara mektup, mesaj yazmayın, mailleşmeyin, chat yapmayın, onların seslerini dinlemeyin, onlara bakmayın, onlarla tokalaşmayın, yalnız bir odada kalmayın, dans etmeyin vesaire demektir.

Kadınlar için de, dikkati çekici elbise giyinmeyin, kocanızdan başkasına makyaj yapmayın, ziynetlerinizi göstermeyin, koku sürünerek sokağa çıkmayın, onların görebileceği yerlerde durmayın, onlarla selamlaşmayın, tebrikleşmeyin, yüzlerine karşı dua etmeyin, tokalaşmayın vesaire demektir.

Kadınların erkeklere bakması
Sual: Kadınların, yabancı erkeklere şehvetsiz bakması, caiz değil midir?
CEVAP
Şehvetsiz, ihtiyaç kadar, avret yeri açık olmayan yabancı erkeklere bakmak caizdir. Şehvetten emin olan kadının yabancı erkeğe bakması, erkeğin erkeğe veya erkeğin, mahremi olan kadınlara bakması gibi caizdir, yani günah değildir. Şehvetle bakması ise, haram olur. Ancak ben şehvetsiz bakıyorum diyerek, yabancı erkeklere bakmayı âdet haline getirmesi, ihtiyaçsız bakması uygun olmaz.

Telefonla sohbet
Sual: (Kendileri görülmediği için, namahremle telefonla sohbet, mesajlaşmak veya mailleşmek caiz olur) deniyor. Bunda bir ölçü yok mudur?
CEVAP
İhtiyaçsız konuşmak caiz olmaz. Kur’an-ı kerimdeki, (Zinaya yaklaşmayın) ifadesi, zinaya götürecek sebeplerden, hallerden, hareketlerden ve işlerden sakının demektir. Mesela erkekler için, yabancı kadınları düşünmeyin, onlara gülümsemeyin, ihtiyaç olmadıkça onlarla konuşmayın, selam vermeyin, hal hatır sormayın, onlar duyacak şekilde dua etmeyin, onlara mektup, mesaj yazmayın, mailleşmeyin, chat yapmayın, onların seslerini dinlemeyin, onlara bakmayın gibi anlamlara geldiği kitaplarda yazılıdır.

Çamaşıra bakmak
Sual: Yabancı kadının iç çamaşırlarına bakmak caiz midir?
CEVAP
Şehvetle bakmak haramdır. (S. Ebediyye)

Televizyondaki görüntü
Sual: Yabancı kadınların resimlerine veya TV’deki görüntülerine bakmak caiz midir?
CEVAP
Kadınların, saç, kol gibi bakılması haram olan yerlerinin, aynadaki veya sudaki görüntülerine şehvetsiz bakmak caizdir. Bunları görmek, kendilerini görmek gibi olmaz. Resimlerine, TV’deki ve bilgisayardaki görüntülerine bakmak, aynadaki hayallerine bakmak gibidir. Hepsine şehvetsiz bakmak caiz olup, şehvetle bakmak veya şehvete sebep olacak görüntülerine bakmak haramdır. Yani şehvete sebep olacak görüntüyse, şehvetsiz de olsa, buna bakmak haramdır.

Harama sebep olmak
Sual: Televizyon ve gazetedeki şehvete sebep olmayan görüntülere, şehvetsiz bakmak caiz olduğuna göre, bunları yayımlamak da caiz midir?
CEVAP
Bunlara şehvetle bakanlar da çıkacağı için, şehvete, harama sebep olan fotoğraf ve görüntüleri yayımlamak caiz olmaz.

Şehveti kırmak
Sual: Şehveti çok olan ne yapmalıdır?
CEVAP
Şehveti tahrik eden şiir ve şarkılardan uzak durmalı, cinsellik ihtiva eden kitapları okumamalı, televizyondaki ve internetteki böyle yayınlardan sakınmalı.

Sirke yemeli, çünkü sirke şehveti kırar. Kuvvetli gıdalardan da uzak durmalı. Oruç tutmak ve gece ibadet etmek de faydalıdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Oruç ve gece ibadeti şehveti keser.) [İ. Ahmed]

Photos 18/05/2016

Beş Kişiyle Arkadaş Olma
arkadasİmâm Muhammed Bâkır rahimehullâh şöyle buyurdu:

Babam İmam Zeynelâbidîn Hazretleri bana:

“Beş sınıf insanla konuşma, arkadaş olma” diye nasihatte bulundu.

“Babacığım, canım sana fedâ olsun! Beş sınıf insan kimdir? diye sordum. Buyurdular ki:

“Fâsık (Allâhü Teâlâ’nın emirlerine uymayan) kimse ile arkadaş olma. Çünkü o seni bir lokma yemeğe, belki de bundan daha az bir menfaate satar.” “Daha azı nedir?” diye sordum. “Daha azı, elde etmek için hırslı olup da elde edemediği şeydir.”

“Babacığım ikincisi kimdir?”

“Cimri ile arkadaş olma! Çünkü o, çok muhtaç olduğun bir zamanda, malını korumak için seninle alâkasını keser.

“Üçüncüsü kimdir?”

“Yalancı ile arkadaş olma! Çünkü o serap gibidir; yakın olanı sana uzak gösterir.”

“Dördüncüsü kimdir?”

“Ahmak ile arkadaş olma! Çünkü o, sana faydalı olmak isterken zarar verir.”

“Babacığım beşincisi kimdir?”

“Sıla-ı rahmi terk eden, yakın akrabalarıyla münasebeti kesen kimse ile arkadaş olma! Çünkü Kur’ân-ı Kerim’de tam üç yerde böyle kimsenin mel’ûn olduğunu gördüm.” (Ravzurreyâhîn)

Photos 17/05/2016

Evlilik İslami görev midir?

CEVAP: Evlilik insan doğasının gereği, dinimizin de emridir. İslâm dininin emirleri ve yasakları aile çevresiyle ilgilidir. Ana–baba ve çocuklarla ilgili görevler, miras hukuku ve zina yasağı hep evlilikle alakadır.

Cinsel gücü olup da nafaka sağlayabilecek kişi, eşe zulüm edebileceği endişesini taşımıyorsa evlilik farz bir görevdir.Nedensiz bekârlık İslâmî yol ve yöntem değildir. Ancak özellikle kadınlar için taliplisi olmadığında hiç şüphesiz bekâr kalış sorumluluk doğurmaz.

Ne var ki kadın ların bizzat kendilerinin veya ailelerinin evlenme teklif etmeleri de İslâmî adaba uygundur. Bazı İslâm bilginlerinin evliliğin zinaya düşme korkusu halinde farz olacağı şeklindeki yaklaşımları gereksizdir. Çünkü zinaya düşme tehlikesi her zaman vardır.

Kur’ân diliyle “…zayıf yaratılan…” bir varlık olan insanın Yusuf suresinin 24 ve 33 âyetlerinde işaret edildiği gibi her zaman zinaya düşebilir. Baş koruyucu ise evliliktir.

17/05/2016

KADINLARIN SELAM VERMESİ

Sual: Tanımadığımız kadınlar, telefonla veya dükkanımıza girince selam veriyorlar. Bunların selamlarını almak günah mıdır?
CEVAP
Yabancı birine selam verince veya Allah razı olsun diye dua edince, karşıdaki bu beni seviyor ki, bana böyle dua ediyor düşüncesi gelebilir. Karşı cins olunca, fitne durumu da varsa, böyle dua edilmez.

Mecelle’nin 39. maddesinde, (Zamanın değişmesiyle, hükümler değişir) kaidesinin açıklaması şöyledir: Zamanın değişmesi ile, örf ve âdete ait hükümler değişebilir. Nassa, delile dayanan hükümler, zamanla değişmez. (Dürer-ül-hükkam)

Namaz, oruç, zekât gibi hükümler zamanla değişmez ama, âdete ait hükümler değişebilir. Mesela sokakta tanımadığınız bir kimseye selam verseniz, (Bu adam beni nereden tanıyor, niye selam verdi) gibi size tuhaf tuhaf bakar. Selamı yaymak dinimizin emri iken, böyle durumlarda herkese selam verilmez. Dinimizde bid’at ehline, fâsıklara selam verilmez. Ama günümüzde bunlar tanıdık kimseler ise, karşılaşınca selam verilir. Selam vermeseniz veya selam almasanız, (Bu adam bana niye selam vermedi, selamımı niye almadı) diye düşünür. Halbuki eski devirde, bir kimseye selam vermeyince, o kimse anlardı ki, ben şu günahı açıkça işlediğim için bana Müslümanlar selam vermiyorlar. Bugün bunu uygulamak fitneye sebep olur. Gerektiğinde kâfire de selam vermek caizdir.

Bazı hükümler, Darülharb denilen gayrimüslim ülkelerde farklıdır. Peygamber efendimiz, böyle ülkelerde, onlardan faiz almanın caiz olduğunu bildirmiştir. Alışverişe ait fâsid hükümler de caizdir.

Hazret-i Ömer, günah işleyen şarkıcı kadına kamçı ile vururken, kadının başı açıldığında, (Haram işlemeyi âdet edindiği için, hürmeti kalmamıştır, ihtiyaç kadar saçlarına bakmak günah olmaz) buyurmuştur. Ebu Bekr-i Belhi hazretleri de, dere kenarında giderken, başları ve kolları açık kadınlar görüyor, (Bunların hürmetleri kalmadığı için ihtiyaç kadar bakmak günah değildir) buyuruyor. İş icabı böyle kadınlara selam vermek ve selamlarını da almak caizdir.

Çalışmaya mecbur kalan muhtaç, kimsesiz kadınlar, işin gerektirdiği kadar, ayaklarını ve kollarını açabilir. Erkeklerin, bunları, iş için görmeleri, şehvetsiz bakmaları caiz olur.

Yukarıda açıklanan sebeplerle bazı yasaklar mubah hale geliyor. Hatta kadın, hoş geldiniz diyerek elini uzatırsa, tokalaşmak bile caiz oluyor. Halbuki ihtiyaçsız bir kadınla tokalaşmak haramdır. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Başından bir şişle vurulmak, yabancı kadına dokunmaktan daha hafiftir.) [Beyheki]

(Yabancı kadına şehvetle bakmak, göz zinası, ona dokunmak el zinasıdır.) [R. Nâsıhin]

(Pislik içindeki bir domuza sürtünmek, yabancı kadına dokunmaktan iyidir.) [Taberani]

(Yabancı kadınla tokalaşanın elleri bağlanıp, Cehenneme atılır.) [R.Nâsıhin]

Dinimizin verdiği ruhsatlardan ihtiyaç kadar faydalanmalı, fitneye sebep olmamalı. Fitne yoksa dinin emri ne ise ona uymalıdır.

Kadınlarla selamlaşmak
Sual: Tanımadığımız kadınlar, telefonla veya dükkânımıza girince selam veriyorlar. Bunların selamlarını almak günah mıdır? Tam İlmihâl’de (Bir sebep ile, geçici haram olan, yani, o sebep kalkınca evlenmesi helâl olan kadınlara selam vermek caiz değildir. Bunların selamına cevap vermek farz olmaz) deniyor. Bunların istisnası yok mudur? Burada, (Farz olmaz) ne demektir? Farz değilse sünnet midir?
CEVAP
(Farz olmaz) demek, (Selamını almaya mecbur değiliz) demektir, fakat selamını almak da günah olmaz. Herhangi bir fitne olmazsa, selamını almalıdır. Tam İlmihâl’deki bu ifadenin istisnaları da vardır. Önce selam ne demektir? Onu açıklayalım:
Selam; emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, kurtuluş gibi mânâlara gelir. Selam vermek, yani Selamün aleyküm demek, (Ben Müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamet üzere ol, Müslüman olarak öl, Allah senden razı olsun) gibi mânâlara da gelen en güzel bir duadır.

Yabancı kadına selam vermek ve dua etmek gibi, ihtiyaçsız konuşmak da caiz olmaz.

Kâfire saygı için selam verilmez. (Kâfirle konuşurken, efendim denmez) buyuruldu. Zâlime, kâfire hürmet etmek, saygı ile selam vermek, üstadım demek, küfür olur. (Berika)

Gayrimüslimlere ve bid’at ehline de selam verilmediği hâlde, onlara, iş düştüğü zaman selam verilip alınır. Bid’at ehline de, ihtiyaç hâlinde selam verilir. (Dürr-ül-muhtar)

Kâfire saygı ile selam veren kâfir oluyor. Ama ihtiyaç olunca selam verilebiliyor.

Bir kâfire, (Allah ömürler versin) demek de caiz değildir. Ancak Müslüman olması veya Müslümanlığa rağbet etmesi için böyle dua etmek, caiz olur. (Berika)

Zimmî kâfiri üzmemek için selam verip, müsafeha etmek caiz olur. Açıkça günah işleyen fâsıka selam vermek de böyle caizdir. (Dürr-ül-muhtar)

Günah işlerken mâni olmak niyetiyle selam verilebilir. Kâfirlere, ancak iş düştüğü zaman selam verilebilir. (İbni Âbidin)

Hadîka’da diyor ki: Amca kızı gibi, nâmahrem akrabayı ziyaret vacib değildir. Fakat bunlara da hediye, selam yollamak müstehabdır. (S. Ebediyye)

Amca kızı, evlenmesi caiz olan yabancı kadındır. Yabancı olmasına rağmen selam göndermek müstehab oluyor. Böyle istisnalar vardır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle bazı yasaklar mubah hâle geliyor. Hattâ kadın, (Hoş geldiniz) diyerek elini uzatırsa, tokalaşmak bile caiz oluyor. Hâlbuki ihtiyaçsız bir kadınla tokalaşmak haramdır.

Photos 17/05/2016

Oje boy abdestine engel midir?

CEVAP: Yapıştırıcı, boya, oje ve benzerleri gibi suyun vücudun tabii derisine ulaşımını engelleyici maddeler boy abdestine manidir. Bu gibi maddeler yıkanmadan önce çıkarılmalıdır.

Photos 17/05/2016

KÖTÜ HUYLUDAN BİR ŞEY İSTEME

dervişBir derviş zorda kalmıştı. Birisi ona:

“Çok zengin birisi var. Eğer senin zorda kaldığını bilirse sana yardımcı olacağını zannediyorum.” dedi.

Derviş: Ben onu tanımıyorum, dedi.

Adam: Ben seni ona götüreyim, dedi.

Dervişi alıp zenginin evine götürdü. Derviş, karşısında dudağı sarkık, öfkeli ve asık suratlı bir adamı görünce hiçbir şey söylemeden oradan çıktı. Dervişi zengine götüren adam:

“Niye bir şey söylemedin?” diye sorunca derviş:

“Onun yapacağı yardımını asık suratına bağışladım” dedi.

Ekşi suratlıdan bir şey istememeli; ona ihtiyâcını bildirmemelidir. Çünkü çirkin huyu ve kötü meşrebi yüzünden huzursuzluk olur. Yani isteğin yerine gelmediği gibi bir de huzursuz olursun.

Gönlündeki gamı öyle birine söyle ki, güler yüzünden huzur ve rahat bulasın.

Photos 16/05/2016

Uyku bozukları: Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Uyku; gün boyu yorulan vücudun ve yıpranan sinir sisteminin, yenilenmesi ve dinlenmesi için kendini bakıma aldığı bir zaman dilimidir. Bu zaman diliminde meydana gelen sorunlar (uykuya dalamama-erken uyanma) vücudun kendini yenilemesine engel olur ve kişi kendini ruhsal ve bedensel olarak kötü hisseder.

Uyku ihtiyacı yaklaşık 9-10 saattir. Yetişkin bir insan için günlük 7-8 saat uyku yeterlidir. Fakat bu kişilere göre farklılıklar gösterir. Üç- dört saat uykuyla yetinen bir insan olabileceği gibi, dokuz-on saat uyuduğu halde hala uykusuzluk çeken insanlar da vardır. Yaşlı insanların vücut işlevleri yavaşladığından ve gün boyu fazla hareket etmediklerinden dolayı uyku süreleri daha azdır. Sıkıntılı ve stresli kişiler daha fazla uyurken, hayatla barışık, neşeli insanların daha az uyuduğu gözlemlenmiştir.

Uyku bozuklukları sadece az uyumayla değil aşırı uyku haliyle de kendini gösterir. Kişi 9-10 saat uyuduğu halde kendini uykusuz hisseder, uyanmakta güçlük çeker. Başkalarının yardımıyla uykudan uyanır.

NEDENLERİ

Uyku bozukluklarının psikolojik ve biyolojik bir çok nedeni vardır. Ağrılı bir hastalık veya kullanılan ilaçlar biyolojik neden olarak gösterilebilir. Duygusal problemler, sosyal ilişkiler, günlük yaşamda başa gelen sıkıntılı durumlar, iş yerinde, evde veya okuldaki stres ortamı kişinin üzerinde baskı oluşturur. Bu tür gerginlikler rahatlamayı zorlaştırır, iştahı etkilediği gibi uyku düzenini de bozar.

Depresyon uyku bozukluklarının en önemli nedenleri arasındadır. Bu durumdaki bir hasta zor uyur. Geceleri aralıksız bir uykudan mahrum kalır. Sık sık uyanma ve sabah erken kalkma gibi sorunları vardır. Bu da onun daha çok endişelenmesine neden olur.

Ayrıca akşamları fazla miktarda tüketilen çay ve kahve uykusuzluk nedeni olabilir.

SAĞLIKLI BİR UYKU İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Uykusuz sağlıklı bir yaşamdan söz edilemez. Uykusuzluğun giderilmesinde yapılması gereken en önemli şey uykusuzluğun gerçek nedenini bulmaktır. Bundan dolayı uyku şablonu gözden geçirilmeli, saat kaçta yatağa girip kaçta kalktığı, gece kaç defa uyandığı ve uyandığı zaman kendini ne kadar dinlenmiş hissettiği not edilmeldir. Bir kaç hafta uygulanacak bu yöntem neden rahat bir şekilde uyuyamadığı konusunda yardımcı olacaktır.

Yorucu geçen günün sonunda kişiyi etkileyen baskı ve kaygıları azaltmak için kas gevşetme teknikleri, nefes alma teknikleri ya da rahatlık sağlayacak yatak rutini geliştirmek faydalı olacaktır.

Kullanılacak uyku ilaçları kısa süreli uykusuzluk nöbetlerinde ve stres döneminde faydalı olabilir. Fakat sürekli olarak kullanılacak ilaçlar bir süre sonra etkisini azaltacak ve daha yüksek dozda ilaçlar kullanılmasını gerektirecektir. Bu da daha farklı ruhsal ve bedensel sorunlara yol açar.

Want your school to be the top-listed School/college in Izmir?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


175/3 Sokak No24 Adnan Süvari Mh
Izmir