Sosyal Filozof: Sosyal Düşünürler Okulu

Sosyal Filozof: Sosyal Düşünürler Okulu

Share

SosyalFilozof

16/02/2026

AKIŞLAR VE KOPUŞLAR
HAYATIN CANLI DİNAMİKLERİDİR

Evrenin, doğanın, insanın ve zihnin işleyişi, kendi içlerinde farklı sistemler gibi gözükseler de tüm bunları birbirine bağlayan, eklemleyen veya çekip koparan bütünsel bir akış, akım ve etkileşim vardır.

Evrende, doğada, toplumsal bedende, insan bedeninde ve zihinde varolan her şeyin birbiriyle bağlantılı akışlar içinde buluşabildiği, doğal bir arzu bütünleşmesi ve iç içe geçme hâl ve durumları vardır.

Öte yandan evrende, doğada, toplumsal bedende, insan bedeninde ve zihinde kaçış ve kopuş arzularıyla ayrışarak, akışlara yeni ve özgün farklılaşmalar yaratmanın, yeni hat ve yollar açmanın hâl ve durumları da vardır.
Esasen uzlaşmaz gibi görünen bu iki karşıt dinamik karşıt akış ve akım, hayr ve şer gibi farklı yönelimler gibi görülseler de nihayetinde bunlar birbirlerini besleyen, birbirinden güç alan ve birbirine ihtiyacı olan yönelimlerdir.

Her varlık, bütünsel varoluşun içinde hayat bulan, onunla kurduğu iletişim ve etkileşim içinde yön tutup yol alan ve aynı zamanda kısmen ona etkide bulunup ona yön veren özgün birer dinamiktir.

Evrenin, doğanın, toplumun ve zihnin bütünsel akışları ve akımları, birçok küçük akışın ve akımın ya da enerjinin bağlantısallığı içinde oluşan bin bir çelişkinin evrimleşmesiyle sürüp gitmektedir.

Bu anlamda evrenin de, doğanın da kendine has işleyen bir “bilinci” vardır. Toplumsal bilinçte ve tek tek insanlarda vücut bulan bilinç veya akıl, bu kendine has bilinçleri mutlak etkilediği gibi, insanın ve toplumsal bilincin iradevi ve vicdani bilinci de, evrenin ve doğanın kendine has işleyen bilincinin mutlak etkisi altındadır.
Tüm bunlar arasında süregiden akışlar, akımlar, enerjiler, kaçışlar ve kopuşlar, evrende, doğada ve toplumda süregiden hayatın çok renkliliğini, çeşitlenmesini ve özgünleşerek farklılaşmasını sağlamaktadır.

Aydın Mutlu Dinçoğul

02/07/2024

POZİTİF ve NEGATİF DİYALEKTİK - 1

Olumlamanın olumsuzlamasına dayalı olan pozitif diyalektik, tarihsel ve toplumsal sürecin gelecekte mutlaka bir olumlamaya varacağını söyler. Nihayetinde bu bakışta toplumsal süreç, somut, özgün ve biricik olan tikel ile yani birey ile standardize edilip genelleştirilmiş olan tümelin yani toplumun özdeşleşmesiyle sonuçlanacak ve toplumsal gerçeklik veya gerçekleşme iç içe geçen bir bütünleşme ve örtüşme ile nihayete erecektir.
Devrim süreci ise toplumun geleneksel kuşatmalarına, siyasal ve ekonomik egemenlik hiyerarşisine karşı direnen bireyin özgürlüğünden yola çıkarak ilerler.
Bireyin farklılaşmaya açılan özgünlüğünü koruma iradesi; hayatın yenilenemez olan, hayata renk ve can veren yönelimleridir. Her insanda farklı bir şekilde açığa çıkan bu özgün yönelimler, topluma canlılık verir ve toplumsal sürece değişkenlik dinamizmi kazandırır. Devrimci düşüncenin doğumu ve gelişimi de, standardize edilerek mutlaklaştırılan ve dolayısıyla baskıcı bir hiyerarşi üreten, toplumsal ve tarihsel tüm genelleştirmeleri yıkmaya yönelik bir mücadele içerir.

Theodor W. Adorno’nun (1903-1969) görüşü olan negatif diyalektiğe göre bireyin/öznenin hiyerarşik hayata direndiği kadar, doğal-saf hayat da öznenin/bireyin hiyerarşik bencilliğine ve benmerkezciliğine direnir.
Nesnel gerçeklik, bireysel özgünlüklerle sürekli değişebilen, değişerek ilerleyen bir süreç olduğu için mutlaklaştırılamaz ve dondurulamaz. Dolayısıyla tekrar eder gibi gözüken hiçbir şey aslında yinelemez olan bir varoluşun süregidişidir.
Öte yandan hiyerarşik iktidar ilişkileri, toplumsal süreçteki her şeyi ve doğa ile toplum arasındaki tüm ilişkileri gerçekte olduğundan farklı olmaya zorlar. Tüm gerçekliği kendine göre eğip büker ve insani öncelikleri kendi hiyerarşik bakışına bağlar.

Aydın Mutlu Dinçoğul

30/04/2024

HER GÜNÜM BİR YOKUŞTA

Say ki kutsanan bir ceza
Say ki korkuların yıkımı
Sabır ve sadakatle çıkarım her gün
Çıkılmaz sanılan o dik yokuşu
Taşıdım onu sırtımda bir ömür boyu
Bilsem de oleceğimi
Her daim yükümdür bu kaya
Keskindir, serttir, soğuktur
Yarılarak açılır yollar, kanayan sırtımda
Bu izler ki, onur ve umutla
Neşe ve arzu aşılar ruhuma
Kutsal olan kaya mı, gayret mi, yol mu
Kim sınıyor kendini, her dik yokuşta

Aydın Mutlu Dinçoğul

19/04/2024

Hangi Milliyetçilik 1

İnsanlığın toplumsal tarihinde kesinlik arz eden kimi olgular olduğu gibi, kesinlik arz etmeyen ya da kesinlik oluşturamayan olgular da vardır. İnsanlar, tarih boyunca kesinlik arz eden ya da kesinleştirmek istedikleri olgularla, kesinleştiremedikleri olgular arasında bağ kurma arayışı içerisinde yolculuk ederler.
Ortaklaşabildikleri ya da ayrıştıkları belli kimi konular, toplumsal tarihin farklı dönemeçlerini veya tarihte yeni sıçrama aşamalarını oluşturur. Rizompolitikte ise kutuplaştırıcı şiddeti üreten olumsuz çelişki kavramı yerine, toplumsal hayatın doğal çerşitlenmesini olumlu karşılayan fark kavramı öne çıkar.

Tarihsel süreç içinde her insan topluluğunun barış içinde bir arada yaşamasını ve kendisini kendince tanımlamasını sağlayan birçok ortak özdeşlikler oluştuğu gibi yine farklı toplumlar arasında özdeşliği kıran özgün bazı farklılıklar da oluşmuştur.

İnsanlığın evrensel birlikteliğini ve barışseverliğini parçalayan ve özünde açıkça ayrımcılık yaratan ve diğer insan topluluklarından daha üstün ve ayrıcalıklı olma hakkını da içeren saldırgan ırkçı tanımlamalar, devletçi hiyerarşilerin ilk oluşumunda önemli işlevler görmüştür.
Bu tanımlar; çelik iskeletin ya da hiyerarşik çelik çekirdeğin ve onun çimentosunun yani bürokratik ve militarist savaş aygıtının kavramsal bütünlüğünden ve birleşiminden oluşur.

Sağ milliyetçilik, toplumları ayıran aşılmaz bir duvar ve birleşmeyi kesen keskin bir ayrımcılık yaratmakta ve buna karşılık sol milliyetçilik, her ulusun özgür ve bağımsız yaşama hakkı anlamında yorumlanmaktadır.
Kısacası her kavramda olduğu gibi bu kavramda da sağ-gerici, tutucu ve tekil iktidarcı yönelimler olduğu gibi, farklılıkları ve özgünlükleri belli ölçülerde hoş karşılayan sol-ilerici ve çoğulcu yönelimlerin oluşması söz konusudur. İlki hiyerarşik köleleşmeye, diğeri farklılaşarak özgürleşmeye açılmaktadır.

Aydın Mutlu Dinçoğul

16/04/2024

Bilenle bilmeyen,okuyanla okumayan
arif olanla cahil kalan ayrı imiş
Hayatın bin kapısı var ise
her birinin bir anahtarı var imiş
Hangi kapıyı hangi anahtarın açacağını bilmek zor imiş
Gönülde gizlenen sırlar, ancak arife ayan imiş
Arifin anahtarı gönülden gönüle ayar imiş
Gönül halleriyle hemhâl olan arif
kötülükleri kitler, güzellikleri açar imiş

Aydın Mutlu Dinçoğul

13/04/2024

Bir zamanlar yeryüzünde özgürce yaşayan kabilelerden bir kısmı, işgalci imparatorlukların vahşi saldırılarına karşı onurlarını ve topraklarını korumak için savaş vermişlerdir. Avrupa'nın en eski halklarından olan Kelt kabileleri de isyan damarına kan veren bir güç olmuştur.
Merkezi iktidarlar, vergi yani haraç vermeyen tüm kabileleri yok etmekte her daim kararlıdır.
Milattan sonra birinci yüzyılın başlarında Biritanya adasında, Iceni kabilesinin kraliçesi olan Boudica, Roma imparatoru Cladıus'a diz çökmedi ve bağlılık yemini etmedi. Ardından halkının önünde soyularak kırbaçlandı ve iki kızı da istismar edildi.
Boudica, bu vahşete karşı Keltleri, Saxsonları, Britonları ve Angları birleştirerek işgalci Roma'yı Britanya'dan kovmak için şanlı bir isyan başlattı.
Haklı bir isyanla ikonik bir statü kazanan Boudıca, hiç ummadığı bir tarzda, İngilterenin 15.Yüzyıldaki kuruluş felsefesinde kraliçe Elizabeth'e ve18.Yüzyılda Kraliçe Victoria'ya ilham kaynağı olarak güç verdi.
İroniye bakın ki, köleci ve sömürgeci olan Roma emperyal devletine karşı kabilelerin özgürlüğü için yaşamı savunma hakkını kullanan Boudıca, dünyaya saldırarak dötr bir yanı sömürgeleştiren İngiltere'nin kuruluşunda siyasal bir aktör olarak kullanıldı ve 15.Yüzyıl Londra'sında, 50 yılda tamamlanan bir heykelle bu onurlu savaşçı, İngiltere'nin toplumsal hafızasında ölümsüzleştirildi.

Aydın Mutlu Dinçoğul

09/04/2024

AŞKIN BİR ENGİNLİKTE

Derler ki aşık olduğunda insan
yitirirmiş aklını
Bir bakarsın
gökyüzüne uzanır ruhunun kanatları
Bir bakarsın
patlayan vicdanıyla
çekmiş isyan bayrağını
Bazen vadilerde dört nala koşan bir atlı
Bazen suskun bir dervişin
zarafet ve tevazu dolu bakışı
Kim tutabilir ki aşk dolu rüzgârları

Sen ki okyanusun mavisinde
korkusuz bir dümencisin
Kör müsün, sağır mısın, dilin lâl mi
Dünya ve hayat
aşk ile hiç bu kadar saf değildi
İhtimal şimdi bu dünyada bile değilsin
Kimbilir evrenin neresinde
Hangi denizin enginliğindesin

Aydın Mutlu Dinçoğul

23/03/2024

GÖNÜL
SESSİZLİĞİN
FIRTINASINDA

Bir gün geleceğim
Uzun yıllar geçmiş olsa da
Ne zaman geleceğimi kimse bilmeyecek
Kendimden kaçıp geleceğim

Azabın akışından yorulduğumda
Gönülde bin bir terennüm ve hicranla
Silinmeyen acılara sevinç katmaya
Söylenmeyen hakikate dokunmaya
Bunca yolun yüküyle
geleceğim mutlaka

Yıldızların arzu veren ışıkları
yanacak gözlerimde
Dudaklarım susmuş olsa da
Gönül okyanusunda yine kopacak fırtına
Gözlerimde hiç sormadığım sorularla
Ürkek bir ceylan gibi bakarak hayatıma
Neden, niçin demeden
Her derdiyle yükleyeceğim aşkı omzuma

Görmez misin, kuşların bir zamanı yok
Onlar yalnız rüzgarın zamanını bilirler
Süzülüp giderler rüzgarın kanatlarında
Aşkın da bir zamanı yok
Gönül ki, zamansız ve mekânsız
Asırlardır her gün
yeni bir fırsat daha verilir
Sevinç ve şevkle tutuşan
ölümsüz bir aşka

Aydın Mutlu Dinçoğul

06/01/2024

USUL BAKIŞLIM

Nasıl da mahzun ve masumdur asaleti
Dillere destan bir aşkın efsanesi
kor ateşlerde sınanarak evrildi

Hayatın işvesi cilvesi, nazı niyazı
Bir bakışla
gönlümü sarıp sarmaladı
Usulca sokuldu koynuma
usul bakışlım
Canlanıverdi hayat baştan aşağı
Eridikçe dağların karı
esti bir deli rüzgâr
Ve azad oldu gönül bin bir tufanla
Tükendi yılgınlıklar ve silindi kaygılar

Gönül tohumları çiçeğe durdu
Bal ırmağı gibi aktı içime sözleri
Bilirim senden yayılır cennetin nuru
Budur hayatın neşesi
çağlayan arzusu
Ve uçsuz bucaksız umudu

Bilirim zordur hakikatli sevmek
Zordur omuzlamak sevdanın yükünü
Yalnız aşıklardır yüklenen
Dik yokuşta, her kavşakta
ve her darda
en kararlı duruşu

Aydın Mutlu Dinçoğul

Want your school to be the top-listed School/college in Izmir?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Address


Izmir
35570