-Okul öncesi ve İlköğretim çocuklarına yönelik sanat çalışmalları
Çocuklarda Güzel Sanatlar Eğitimi
Amaç:
•Zihinsel ve duygusal gelişim süreçlerinin en önemli dönemlerinden birini geçiren çocukların, okul öncesi ve ilköğretim kurumları standartları sistemi kapsamı haricinde güzel sanatlara ilgilerini kazandırabilme
•Güzel sanatları, görsel, işitsel ve dokunsal iletişim biçimi olarak kullanmada ve değerlendirmede güven ve yeterlilik kazanmaları için çocukların
estetik okuryazarlığını sağlayabilme.
•Her alanda yaratıcılığı geliştirebilme ve yaratıcı davranışlar edinme.
•Kişisel anlayış ve teknik yeteneklerini geliştirerek estetik objeler üretmelerini destekleme.
•Güzel sanatlar yoluyla kendine ifade imkanı vererek, ruh sağlığına yardımcı olabilme.
•Grup çalışmalarında sorumluluk, iş birliği ve dayanışma anlayışıyla; kendilerini ve birbirlerini, sevgi, saygı, anlayış ve yardımlaşma gibi duygu ve davranışlarla görebilmeyi geliştirme.
•Biçimsel anlatımla ilgili teknik bilgi ve becerilerin; standart sistem ve kalıpların içerisinde dayatılan estetik imgelerinin (sınırlı boyama) alternatiflerini üretmelerini sağlama. Yöntem:
Yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda, çalışma yöntemi, yapılan aktivitelerin, çocukların doğal gündelik yaşamlarında katılıma zorunlu olmadıkları, konu çerçevesiyle kısıtlanmamış, hedef göstererek yönlendirilmemiş bir çalışma ortamı yaratmak ve ifadelerinde özgür bırakmak üzerine kuruludur. okul öncesi ve ilköğretim kurumları standartları sistemine dayalı, konu sınırı belirlenmiş, ödül ve ceza sistemine dayalı değerlendirme yapılan çalışma ortamı oluşturulması, bu sanat branşlarına onların gözünde görev ve ödev kavramlarına itmektedir. Oysa tamtersine, yaşamın tüm anlarında bu sanatsal ifade özgür bırakılmalı ve zorunluluk dışında bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Sanatsal uygulamaların içeriği çok daha esnek, göreceli, yaratıcılığı ve hayal gücünü ageliştirme odaklı olmalıdır. İçinde bulundukları yaş itibariyle yapılan çalışmanın teknik kısmını öğrenmelerinde önce ne olduğunu ve onlara nasıl hissettirdiğini anlamaya ihtiyaçları vardır. Öğrenme süreci ilgiyle doğru orantılı olarak gelişir. Öncelikle hedefimiz sanata ve yaşama ilgi duyan, olumlu kişilikler olmalarını sağlamaktır.
‘‘Yetenekler, kişiliğin parçası durumunda olup kişiliği, kişinin tanınması yönünden de etkilerler.Sanat eğitimi yoluyla hem çocuğun kişiliğini olumlu yönde etkileyip kendini korumasını sağlayabiliriz, hem de onların kişiliğini daha derinlemesine tanıma şansı elde edebiliriz.Eğitim, mesajı yalnız ulaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda onu yapılandıracaktır.Çocuk yeteneği sayesinde tanınıp dikkate alınabilecek ve çevresi farkına varabilecektir.Gerek zeka gerek özel yetenekler, çocuklar ve yetişkinlerde kendine güven ve saygınlık kazanmayı sağlayacak yeterliliklerin geliştirilmesine neden olmaktadır.Özel yetenekler güdülenmeyi de sağlayarak, yeteneklerin denenme ve kullanılma istemini sürekli kılacaktır. Deneme güdüsünün güçlü olması ise özel yeteneklerini erken yaşta göstermelerine neden olacaktır ’’ (1)
‘‘Bir sanat etkinliği süreci ya da bir yaratma; Duyularla ve duyumlarla işe başlayıp, bunlar arasında alıcı ve dengeli etkileşimi sağladıktan sonra, bilişsel süreçlere yer vererek uygun mecazları bulma olduğuna göre; çocuğun duygusal ve zihinsel süreç ve yetilerini en anlamlı biçimde eğitmeyi de beraberinde getirmektedir. Ancak zihinsel süreçlerin içinde de duygusallığın olduğunu unutmamak gerekir...Zihinsel gelişimin evreleri içinde, sanatsal etkinliğin de boyutlarını genişletecektir.Analizci, buluşçu ve özgün tavırların, çeşitli alanlarda kendini göstermesi bakımından feda edilmeyecek bir konu olmalıdır.’’ (2)
"Resmin Çocukların Bilişsel Gelişimine Katkısı" adlı kitabında Ellion W. Eisner, çocuklarda düşünme ve algılama yeteneklerinde kalitatif değişikliklere sebep olarak dokuz çeşit sanat faaliyetinden söz etmektedir. Çocukların:
1- İmajlar yaratabildiklerini,
2-Bu imajların semboller yerine geçebileceğini,
3- Sembollerin ve imajların onları bir hayal dünyasına götürebileceğini,
4- İmaj yaratma sürecinin, önce yargıya varmayı gerektirdiğini,
5- İmajların başka imajlarla ilişkili olarak bir bütün yarattığını,
6- Fiziksel olarak mevcut olmayan düşünce ve duyguların imajlarla sembolize edileceğini,
7- Sadece görsel şekilde dışavurumlanabilecek bazı imaj ve duyguların olduğunu,
8-Dünyayı estetik yaşantının bir kaynağı olarak görmeyi öğrendiklerini belirtmektedir. (3)
Değerlendirme:
Çocuklardan beklenen hiçbir zaman dış dünyayı kopya edebilme başarısı değildir. Neyi nasıl çizmeleri, ne renge boyamaları gerektiği üzerinde durulmamalı, yönlendirme yapılmamalı, tam tersi her çocuğun birer alternatif dünya oluşturmaları, yapılandırmaları beklenmelidir. Bu anlamda değerlendirme kriterlerimiz, hiçbir zaman yapılan resmin estetik kalitesi olmamalıdır. Değerlendirmemizde en önemli kriterimiz çocuklarımızın sanatsal uğraşına ayırdıkları sure, emek ve motivasyondur. (1) Clifford T.Morgan, Psikolojiye Giriş (Toplu Çeviri) Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü yy. No:1 Meteksan,Ankara,1980,s.204
(2) İnci San Sanatsal Yaratma ve Çocukta Yaratıcılık İş Bankası Yayınları Ankara 1979
(3) Elliot W. Eisner Stanford University The Contribution of Painting to Children’s Cognitive Development ‘‘Resmin Çocukların Bilişsel Gelişimine Katkısı’’ Journal of Curriculum Studies Volume 11. Issue 2, 1979 s. 109-116
Alternatif Sanat Atölyesi
Nadide Acar Karaca
16/12/2021
11/01/2020
Dinazorlar dünyası
07/10/2019
Ustaların izinden
01/08/2019
Pablo Picasso'nun izinden 😊
22/05/2019
İzlenimci ressamların izinde 😎
11/04/2019
Tamara De Lempicka reprodüksiyon kutlarım Rachel 🤩