20/11/2023
Bugün spiritüellikle ilgili bir söz paylaşmak istedim ve ilk aklıma gelen tabi ki Pierre Teilhard de Chardin’in aşağıdaki sözü oldu:
“Bizler spiritüel bir deneyim yaşayan insanlar değiliz. Biz insan deneyimi yaşayan spiritüel varlıklarız."
Bu haliyle insan olmak ruhsallıktan ayrı ele alınıyor gibi geldi, o nedenle ben de yeni bir cümle yazma ihtiyacı duydum.
“Cennetten atılma” ile başlayan serüvenimiz maddeden çıkarak yeniden yükselebilme aşaması ile devam ediyor…
20/11/2023
Özellikle spiritüel alanda çalışmalar yapan veya bu yönü güçlü olan insanlardan böyle bir cümle eminim duymuşsunuzdur.
Bu insanlar, bir daha geri gelmemek üzere bu dünyadan mümkün olduğunca çabuk gitmek isterler. Onlar, görünen dünyanın ötesindeki ruhsal gerçekliğin farkındalardır ve öldüklerinde özlemini çektikleri ana rahmine geri döneceklerini bilirler.
Yaşarken hissettikleri ayrılık acısı o kadar fazladır ki, büyümeye çalışmak yerine geldikleri yere geri dönmek onlara çok daha kolay gelir. Oysa ki, mevcut çağdaki görevimiz, o birliği tam da bu dünyada yaşarken yeniden tesis edebilmektir.
Bilmeliyiz ki, dünya hayatı cezamızı çekmeye geldiğimiz bir hapishane değil, bir okul. Büyümeyi ne kadar reddetsek de, öyle ya da böyle, elimize verilen silah olan zihni doğru kullanmayı öğreneceğiz. Bundan kaçış yok.
20/11/2023
Zihinsel hapishanemize sıkıştığımızda gerçeğin somutlaşmış ve doğası dualistik olan kısmını gerçeğin tamamıymış gibi ele alırız. İllüzyonu yaratan ve gerçeği çarpıtan tam olarak budur.
Bu durumda, doğası bütün olan kavramlar kelimelere, tanımlamalara ve etiketlere indirgenir. Örneğin bir kavram olarak “özgürlük”, herhangi bir etkiye tepki olarak ortaya koyulan isyan neticesinde bir engelden kurtulmaktan tamamen farklıdır.
Devreye aklı alıp gerçeği bir bütün olarak ele alabildiğimizde ise, doğası dualistik olan düşüncelerden üretilen inanç ve ideolojilere saplanmadan kavramları bir bütün olarak değerlendirebilir hale gelir ve olanı olduğu gibi görürüz.
Gerçek, zıtlığı içinde barındırdığından doğası paradoksaldır.
20/11/2023
Dünyamız gittikçe daha da kirleniyor ve biz kirlendikçe daha çok acı çekiyoruz. Öyle ki, sanki küçücük bir çocuk olduğumuz halde elimize bir silah verildi ve biz o silahı yanlış kullana kullana, kan akıta akıta doğru kullanmayı öğrenebilmekle sınanıyoruz.
Büyüme yolunda kirlenmenin kaçınılmaz olduğunu anlamak, hem kendimizi hem de diğerlerini gerçek anlamda affedebilmek ve içimizde derinlere işlemiş olan suçluluk duygumuzdan özgürleşebilmemiz için çok önemli. Gerçek anlamda affetmek, yapılan hataları onaylamak değil, henüz anlamadığımız için hata yapmanın kaçınılmaz olduğu gerçeğini kabul edebilmektir.
O nedenle büyüyebilmek ve masumiyetimizi kendi tırnaklarımızla geri almayı öğrenmek için saflık fantezisini bir kenara bırakıp hayatın içine karışmaktan başka yolumuz yok.
15/11/2023
Kendimizi zarar görmekten ve acı çekmekten kurtarmak için ilk olarak birbirine zıt iki farklı stratejiden birine eğilim gösteriyoruz. Bunlardan biri spiritüalist eğilim: büyümeyi tamamen reddederek önceki mutlu hayatına geri dönmek istemek.
Yanlış anlaşılmasın, burada kesinlikle spiritüelliği değil, bunun bir kaçış stratejisi olarak kullanılmasını eleştiriyorum.
14/11/2023
Haftalık bülten #7 Kasım 2023
Spiritüalizm: Dünya bir illüzyon mudur?
Dünya genelinde, insanlarda temel olarak birbirine taban tabana zıt iki yönelim görüyoruz. Bunlardan biri spiritüalizm, diğeri ise materyalizm. Bu hafta spiritüalizmi ele alacağız.
Hepimiz biriz!
İnsanlığın tarihsel gelişimi hakkında medeniyetler boyu aktarıla gelen klasik ezoterizm bilgilerine baktığımızda konuyu çok daha detaylı inceleme şansımız olsa da konu kapsamında bildiğimiz tarihten yola çıkmak da yeterli olacak. Bu açıdan, hepimizin bildiği üzere, önce ilkel insan vardı.
Yazının tamamını okumak için:
Spiritüalizm: Dünya bir illüzyon mudur? | İnsan Deneyimi
Dünya genelinde, insanlarda temel olarak birbirine taban tabana zıt iki yönelim görüyoruz. Bunlardan biri spiritüalizm, diğeri ise materyalizm. Bu hafta
14/11/2023
Bilgi ile başkaları üzerinde kurabileceğiniz kontrol ve gücü keşfettiğiniz için mi?
Bilgili olmak sizi başkalarından üstün, bilgisiz olmak da sizi başkalarından aşağıda hissettirdiği için mi?
Yoksa sadece, saf merakın sizi götürdüğü yerde doğru ve yanlışı ayırt edebilmek üzere ihtiyacınız olanı bilmek için mi?
Ancak arkasında başka hiç bir motivasyon bulunmayan, saf meraktan doğan bir bilgi herkesin ortak çıkarını kapsayabilir. Tüm bu diğer motivasyonlardan arınmak, içimizdeki mutsuzluğun ve çatışmanın kaynağına çıplak gözlerle bakabilmekle mümkün olur.
14/11/2023
Bir insanın neler yapabileceğini gördükçe ve hatta bunlara maruz kaldıkça dünyaya ilişkin tablolarımızda pembeler yerini siyahlara bırakır. Tablomuz ne kadar pembeyse o kadar naif ve iyimser, ne kadar siyahsa o kadar deneyimli ve karamsarızdır artık.
Bu aşamada insana dair olan görüşler ikiye ayrılır: insan özünde iyidir ve umut daima vardır; ve insan özünde kötüdür ve insanlık yok olmaya mahkumdur.
Bu dünyada bir dağ tepesinde veya insanlardan izole bir şekilde yaşamadığımız sürece bilgi ve deneyimden kaçış şansımız olmaz.
Nitekim, amaç da bu değildir zaten. Amaç, edindiğimiz bu bilgi ve deneyimle ne yaptığımızı anlamak ve bu vesile ile hayata ve insana dair anlayışımızı iki kutuplu yatay ekseninden alıp derinleştirebilmektir.
14/11/2023
Bilgili veya zeki olmak ve bilgiyi doğru kullanabilmek birbirinden tamamen farklı yetiler.
Bilgiyi doğru şekilde kullanmak, yatay herhangi bir ölçekten -yaştan, bilgiden ve deneyimden- bağımsız, insanın duygusal anlamda ne kadar olgunlaşabildiği ve ne kadar zihnini kapsayarak akla çıkabildiği ile ilgilidir.
Niyetimiz cehaleti aşmaksa eğer, bilgiyi doğru kullanabilir hale gelmemiz gerekiyor.
09/11/2023
Adına “aydınlanma çağı” denen kırılmayla, bilgi ve zihin gücü hayatımızın merkezine oturmuş durumda. Bu, insanlığın gelişiminde olmazsa olmaz ve doğal bir aşama olsa da, son noktanın bu olduğunu düşünmek oldukça yıkıcı etkiler barındıran bir yanılgı.
Tek başına zihin gücünü yücelttiğimiz sürece, bilginin ne amaçla kullanıldığından çok, bilginin kendisini önemsemeye devam edeceğiz. Oysa ki, tek başına zihin gücü ve bilgi aydınlanma getirmez. Aydınlanmayı, kendi veya mensup olduğu grubun çıkarları yerine herkesin ortak faydasını gözetmek, başkalarının üzerinde acımasızca üstünlük kurarak güç elde etme arzusu yerine hep birlikte yükselme bilincine erişmek getirir.
Zihnimizin rehberi, daima aklımız olsun.
09/11/2023
İnsan, bilgiyi, diğerlerini yok etmek veya kontrol edebilmek için de kullanabilir; insan hayatını kolaylaştırmak ve pratik çözümler sunmak için de. İnsan, bilgiyi, kendi üstünlüğüne hem kendini hem de diğerlerini ikna ederek güç elde etmek için de kullanabilir; herhangi bir üstünlük kaygısı gütmeden, herkesin ortak faydası için de.
Esas olan, insanın bu bilgiyi ne amaçla kullandığıdır.