18/03/2020
Corona Virüs hastalığının hem fiziksel hem de ruhsal etkisinin olduğunu bu günlerde açıkça görmekteyiz. Fiziksel olarak Sağlık Bakanlığı’nın aldığı ve önerdiği tedbirlere kesinlikle uymalı ve sosyal izolasyon kuralını bozmamalıyız. Önemli bir diğer etkisi ise psikolojik olarak göze çarpmaktadır. Evde kalma kuralıyla birlikte, insan olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz sosyalleşmeye bir süreliğine sınır koymak zorunda kaldık. Alışkanlıklarımızdan vazgeçtik, işimizden ayrı kaldık ya da vakit geçirmeyi sevdiğimiz kişilerle fiziksel temas olmadan iletişim kurmaya başladık. Bireysel sorumluluklarımızın yanında toplumsal da rolümüzün vurgulandığı bir dönemdeyiz aynı zamanda. Tüm bunları göz önünde bulundururken hayatının rutininde devam ettiğini de unutmamalıyız.
Sürecin nasıl ilerleyeceğine dair bilgimiz sınırlı, korkularımız var. Bilinmeyen bir çok konu var aklımıza takılan. Ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz için kaygılanıyoruz ve sonrasında paniğe kapılıyoruz. PEKİ, ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ? Öncelikle hem kendimizi hem de başkalarını koruma adına gerekli önlemleri almayız. Önlemleri alırken lütfen aşırılıktan uzak durun. Örneğin, temizlik alışkanlıklarımızı artıralım derken, takıntı düzeyinde olmamasına dikkat edelim. Olması gereken optimal seviyede dikkat ettiğimizde olabildiğinde korunmuş olacağız. Sosyal medya üzerinden haberleri ve gelişmeleri takip edelim derken bağımlılık düzeyinde telefona, bilgisayara bağımlı kalmayalım. Belirli aralıklarla sürece ilişkin bilgileri takip edip normal rutin evde yaptığımız işlerimizi yapmaya devam edelim. Ve en önemlisi gerekli olmadıkça, zorunda kalmadıkça evden çıkmayalım. Hem kendimizi hem başkalarını koruyalım.