Eğitopya

Eğitopya “Eğer bir yerde bilime, demokrasiye, barışa ve aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. Dr. Türkan Saylan

Işıyacaksın, ölüme saniyeler kalmış olsa bile…”
Prof.

Yıllar önce Bursa Kozahan’da yaşlı bir amca bana “Bu dünyaya geldin. Ne kazandın, mirasın ne?” diye sormuştu.O zamanlar ...
04/08/2026

Yıllar önce Bursa Kozahan’da yaşlı bir amca bana “Bu dünyaya geldin. Ne kazandın, mirasın ne?” diye sormuştu.
O zamanlar başka bir cevap vermiştim ama şimdiki cevabım tam da şöyle:
Bu dünyada seni kazandım güzel Banum.
Kazancım sensin.
Mirası ise güzel kızım Eylülüm.”
Sevdiğim nice yıllarımız olsun.
Nice 23 senelere…❤️
Seviyorum seni kız. ❤️

 # Eğitimde Andon İpi Nerede?Toyota'nın üretim sistemini dünyanın en başarılı üretim modeli yapan şey robotlar değildi.B...
24/07/2026

# Eğitimde Andon İpi Nerede?

Toyota'nın üretim sistemini dünyanın en başarılı üretim modeli yapan şey robotlar değildi.

Bir ipti.

Evet, bildiğimiz sıradan bir ip...

Ama o ipin temsil ettiği düşünce, bugün yalnızca üretim dünyasını değil; eğitimden sağlığa kadar birçok sistemi değiştirebilecek kadar güçlü.

Bugün eğitim sistemimize baktığımda ise aklıma sürekli aynı soru geliyor:

**Biz neden hâlâ öğrencilerimizin eline bir "Andon ipi" vermiyoruz?**

---

# # Bir Dokuma Tezgâhından Dünyayı Değiştiren Fikir

1900'lü yılların başında Sakichi Toyoda'nın geliştirdiği otomatik dokuma tezgâhında önemli bir sorun vardı.

İplerden biri koptuğunda makine çalışmaya devam ediyor, ancak artık kaliteli kumaş üretmiyordu.

Makine durmuyordu.

Sorun büyüyordu.

Defolu kumaş metrelerce uzuyordu.

Sakichi Toyoda'nın çözümü çok basitti.

İp koptuğu anda makine otomatik olarak duracaktı.

Yani amaç üretimin devam etmesi değildi.

Amaç hatanın büyümemesiydi.

Yıllar sonra bu mantık otomobil üretimine uyarlandı.

Montaj hattının üzerine bir ip asıldı.

Bu ip, "Andon İpi" olarak biliniyordu.

En dikkat çekici tarafı ise şuydu:

O ipi yalnızca yöneticiler değil, en alt kademedeki işçi bile çekebiliyordu.

Çünkü Toyota'nın inandığı temel ilke şuydu:

**Sorunu ilk gören kişi, sistemi durdurabilecek yetkiye sahip olmalıdır.**

---

# # Eğitimde Tam Tersini Yapıyoruz

Bizde ise durum tam tersidir.

Öğrenci anlamaz.

Sessiz kalır.

Yanlış öğrenir.

Eksikleri büyür.

Sınavlar gelir.

Notlar düşer.

Özgüveni azalır.

Aile kaygılanmaya başlar.

Öğretmen "biraz daha çalış" der.

Dershane başlar.

Özel ders başlar.

Programlar yapılır.

Koçluk alınır.

Ama kimse şu soruyu sormaz:

**Sorun ilk ortaya çıktığında neden sistemi durdurmadık?**

Çünkü eğitimde hâlâ üretim mantığıyla hareket ediyoruz.

Müfredat ilerliyor.

Takvim ilerliyor.

Ünite bitiyor.

Sınav yapılıyor.

Sonraki konuya geçiliyor.

Oysa öğrencinin zihnindeki hata hâlâ orada duruyor.

Biz sadece üstünü yeni bilgilerle kapatıyoruz.

---

# # Hatalar Büyümez.

Biriktirilir.

Matematik bunun en güzel örneğidir.

Kesirleri tam anlayamayan çocuk...

Oran-orantıda zorlanır.

Fonksiyonlarda kopar.

Problemlerde tamamen kaybolur.

Biz ise son noktaya bakarız.

"Problem çözemiyor."

Hayır.

Problem çözemiyor değildir.

Probleme gelene kadar onlarca küçük hata görülmediği için bugün bunu yaşıyoruz.

Aslında başarısız olunan konu problemler değildir.

Yıllardır durdurulmayan üretim bandıdır.

---

# # Eğitimde Andon İpi Olsa Ne Olurdu?

Düşünün...

Bir öğrenci "Hocam anlamadım." dediğinde sistem gerçekten duruyor.

Veli bunu başarısızlık olarak görmüyor.

Öğretmen bunu zaman kaybı olarak görmüyor.

Mentor bunu alarm olarak görüyor.

Konu tekrar ele alınıyor.

Öğrenme yeniden yapılandırılıyor.

Eksik tamamlanmadan yeni konuya geçilmiyor.

İşte Andon tam olarak budur.

Sorunu büyümeden çözmek.

---

# # Biz Eğitimde Alarmı Çok Geç Duyuyoruz

Aslında alarm yıllar önce çalıyor.

İlk küçük dikkatsizlikte...

İlk okuduğunu anlamama probleminde...

İlk çalışma alışkanlığı kaybında...

İlk başarısız denemede...

İlk motivasyon düşüşünde...

Ama kimse ipi çekmiyor.

Çünkü notlar henüz çok kötü değil.

Çünkü "halleder" deniliyor.

Çünkü "zamanla düzelir" deniliyor.

Ve sistem çalışmaya devam ediyor.

Tıpkı ipi kopmuş dokuma tezgâhı gibi...

Üretim sürüyor.

Ama kalite artık yok.

---

# # Mentor Öğretmenin Asıl Görevi Ders Anlatmak Değildir

Mentorluk çoğu zaman yanlış anlaşılıyor.

İyi soru çözmek...

İyi konu anlatmak...

İyi kaynak seçmek...

Elbette önemlidir.

Ama bunların hiçbiri mentorluğun özü değildir.

Mentorun en önemli görevi, öğrencinin öğrenme sistemindeki ilk alarmı herkesten önce fark edebilmektir.

Çünkü gerçek mentor, öğrencinin notuna değil; sürecine bakar.

Bir haftalık motivasyon düşüşünü görür.

Tekrarlanmayan konuyu fark eder.

Artan ertelemeyi hisseder.

Yanlış çalışma yöntemini yakalar.

Özgüvendeki sessiz kırılmayı görür.

Henüz sınav sonucu düşmeden alarm verir.

Yani eğitimde Andon ipini çeken kişi olur.

---

# # Benim Savunduğum Sistem Tam Olarak Budur

Yıllardır benimsediğim bir anlayış var:

**Başarı, büyük doğruların değil; zamanında düzeltilen küçük hataların sonucudur.**

Bu nedenle mentorluk benim gözümde ders anlatmak değildir.

Sistem yönetmektir.

Süreci izlemektir.

Küçük sapmaları büyümeden fark etmektir.

Doğru zamanda müdahale etmektir.

Çünkü eğitimde en pahalı hata, yanlış öğrenmek değildir.

Yanlış öğrenmeye aylarca devam etmektir.

Toyota bir otomobili kusursuz yapmak için üretim hattını gerektiğinde durdurabiliyorsa, biz neden bir öğrencinin geleceğini kurtarmak için öğrenme sürecini gerektiğinde durdurmayalım?

Belki de eğitim sistemimizin en büyük eksiği daha fazla kaynak, daha fazla soru ya da daha fazla deneme değildir.

Belki de ihtiyacımız olan şey çok daha basittir.

Her öğrencinin ulaşabileceği bir **Andon ipi**...

Ve o ip çekildiğinde gerçekten duran, sorunu görmezden gelmeyen, çözmeden yoluna devam etmeyen bir eğitim sistemi.

Öğrencilerimle yürüttüğüm akademik ve özellikle sınavlara hazırlık süreçlerinde net bir şekilde gözlemliyorum ki:Temel e...
22/04/2026

Öğrencilerimle yürüttüğüm akademik ve özellikle sınavlara hazırlık süreçlerinde net bir şekilde gözlemliyorum ki:
Temel eksiklik ders/konu eksikliği değil SİSTEM eksikliği.
Sistem kurmadan başarıya ulaşılamaz.
Sistem kurmadan disiplin de olmaz.
Sistem demek düzenli ve kurgulanmış ritüeller demektir ve ritüeller ise motivasyonu en üst seviyeye taşır.
Bu temel yapı bütün sınav süreçleri için geçerlidir.

2026-2027 Eğitim Öğretim Yılında LGS'ye ya da YKS'ye girecek öğrenci ve velilerine harcanan zaman ve emeğin karşılında elde edilecek verimi artırmaya yönelik uymaları ve uygulamaları gereken bazı başlıklar.

# Akademik Mimari
Haftalık ders dağılımı
Matematik & Türkçe çekirdek olacak şekilde program
Soru çözüm ritmi
Hata analizi
Hata analizi ışığında konu tekrar periyodu

# Çalışma Davranışı Tasarımı
Çalışma süresi ayarı
Molalar
Haftalık görev kartları
Kendi kendini kontrol mekanizması
(Cep telefonu protokolü gibi)

# Ev Sistemi Ayarı
Veli müdahale sınırı
Kontrol sıklığı
Evdeki akademik dil ve motivasyon
Çalışma alanı düzeni

Elbette bu başlıkların uygulanma süreçlerini detaylandırmak gerek ancak bunu yaparken deneme yanılmaya zaman yok. Uzman desteği almak şart. Anne babadan öğretmen olmuyor maalesef. Gençlerin zamanı çok değerli. LGS ise maalesef tekrarı olmayan bence garabet bir sınav. Hal böyle iken gençleri sistemin zararlarından korumak profesyonellere ve velilere düşüyor.

LGS...Zaten başlı başına problem bir sınavdı.Şimdilerde ise birilerine OTOBAN olmuşa benziyor.Hayal bile edemezsiniz:7. ...
17/07/2025

LGS...
Zaten başlı başına problem bir sınavdı.
Şimdilerde ise birilerine OTOBAN olmuşa benziyor.

Hayal bile edemezsiniz:
7. sınıftan itibaren çalışmalara başla.
Boyun kadar kitaplar bitir.
Okul-Dershane-Ev üçgeninde sıkış kal.
Okul, anne, baba vs baskısına katlan.
Gençliğinin en güzel yıllarında bir odaya kapan.
Deneme üstüne denemelere gir. Her deneme de stres üstüne stres kat; kaygı bozukluğu, öz güven kaybı, sinir patlamaları vs
Gözlerin, beynin, ruhun yorgunluktan pes edene kadar bir sandalyede otur, otur, otur...

Bütün bunları o körpecik gözlerde görmenin acısını bilemezsiniz.

Bütün bunları yaşarken birilerinin çocukları yine birilerinin siyasi ikballeri ve hesapları uğruna OTOBANdan dümdüz ilerletilip nokta atışı hedefe konduruluyorlar. (Emeğiyle hak edenlerin başımızın üstünde yeri var elbette.)

Sayın veliler, değerli öğretmenler hatta eğitim hedefli STK'ları bu gençler haklarını arayamazlar. Onların emeklerini koruma kollama görevi bizzat bizim.
Mevcut siyasi erk ve cemaat ortakları daha önceden bunu yaptılar. Emin olun yine yapabilirler.
Güvenilirliği yerlerde bir MEB bakanının beyanının halk nezdinde itibarı yok zaten. Araştırılmalı ve gerekirse hızlıca sınav tekrarlanmalıdır. Gerekirse lise 9. sınıflar bu nedenle geç bile başlayabilir. Yeter ki adalet ve çocuklarımızın emekleri yerini bulsun

14/06/2025

Yarın LGS günü…

Kusura bakmayın ama “LGS’ye girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim/dileriz.” temennisi kadar içinde paradoks bir ifade olamaz. Herkesin bu ifadeyi oldukça iyi niyetle ve moral vermek amacıyla söylediğiyle ilgili zerre kuşkum yok. Ancak çocuklarımızın hayatına yerleştirilen bu saatli bombanın olmaması gerektiğini yüksek sesle söylemenin zamanı geldi de geçiyor. Bir avuç öğrenci doğru kabloyu kesip sözde bir kurtuluş yaşarken kalan çoğunluk ya yanlış kabloyu keserek ya da saatin akışına teslim olarak sözde felaketi yaşıyor.

Üstelik öylesine riyakar bir söz ki bu, bir ya da bir gurup öğrenciye “BAŞARI” dilerken diğerlerinin de “BAŞARISIZLIĞINI” istediğini barındırıyor içinde. Herkesin başarılı olamayacağı bir eleme sınavında kaçınılmaz sonuç da bu zaten ama biz öğretmenler ve veliler el ele verip bu garabetin kalkması için mücadele etmemiz gerekirken teslim olmuş bir inanmışlıkla “Başarı” diliyoruz.
Yarın sınava giren öğrencilerin başarısını telafisi mümkün olmayan bu sınavla ölçemezsiniz. Ölçemiyorsunuz da zaten.

Ne yapmalı? Ne yapmamalı?

- Köy okulları derhal açılmalı.
- Bir köye ya da mahalleye önce okul yapmalı mesela cami değil.
- Ayrıntılı bir ölçekle süreç değerlendirmesi yaparak “Öğrenci Olgunluk Envanteri” oluşturulmalı.
- Saray, millet bahçesi, sözde külliyeler vs yapmak yerine donanımlı lise sayısı artırılmalı.
- Öğretmen niteliği mesleki donanım üzerine inşa edilen bir liyakat çerçevesine oturtulmalı. İçi boş ve sadece özlük hakkı veren “Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik” gibi sözde ünvanlarla değil.
- Ve sayacak daha niceleri...

Bütün bu konularla ilgili gerekli iyileştirmeler yapılmadan LGS’nin kaldırılmasının bir anlamı olmayacağını düşündüğüm için sıraladım bunları.

Maalesef ben de sistemin şimdilik gerekliliğinden dolayı öğrencilerimi bu sınava hazırlıyorum. Onların yaşadığı stres ve yıkımları göre göre bunu yapmak nasıl acı bir durum anlatamam. Harika sonuçlar da geliyor ancak kafamı diğer tarafa çevirdiğimde gördüğüm yıkım çok daha tarifsiz ve telafisiz. Sevinemiyorum.

Sadece şunu diyebiliyorum gençlere: Umarım hayatınızda şansınız yaver gider.

https://www.facebook.com/karakasyildirim/posts/pfbid0wwZn88aGoBbF3iKFosJpBA1ZYVwHnYVJRLqxmAodrN4qZ2rfodLMkTfWzwMiK4Dql

Send a message to learn more

ÖZ GÜVEN KATİLİ GDS (Genel Değerlendirme Sınavı)Bu hafta çok öfkeliyim.Yıllardır emekle, sabırla, sevgiyle ve özenle öz ...
14/05/2025

ÖZ GÜVEN KATİLİ GDS (Genel Değerlendirme Sınavı)

Bu hafta çok öfkeliyim.

Yıllardır emekle, sabırla, sevgiyle ve özenle öz güvenlerinin iyileşmesi için çabaladığım (aileleriyle çabaladığımız) öğrencilerimin GDS diye kısaca adlandırılan sınavın sonuçlarınca altüst edilmiş iç dünyalarının sesiyle bir kez daha karşı karşıya geldim. “iyileşmesi” diyorum çünkü öz güven iyileştirilemezse olası yıkım ve sonuçlarını çocuklar bir ömür sırtlarında taşırlar. Hepimiz bir şekilde bunu farklı düzeylerde yaşamışızdır. Velilere “Bakın biz LGS vb sınav süreçlerini çok ciddiye alıyoruz.” diyebilmek için yapılan GDS’ler maalesef kontrolsüz bir şekilde uygulanıyor. Özellikle 5. ve 6. sınıflardaki uygulamaların çocuklar üzerindeki etkileri çok ağır.

Günlük ve haftalık ödevler veren, quiz benzeri haftalık ve dönemde birkaç defa izleme sınavları ve nihayetinde de yazılı sınavlarla ölçme değerlendirme yapan bir okulun GDS yapmaktaki amacı nedir? Daha neyi ölçmeyi amaçlıyorsunuz? Ölçtünüz diyelim daha ödevler, quizler, izlemeler ve sınavlara ilişkin sağlıklı geri beslemeler yapamazken koskoca dönemi hatta yılı kapsayan GDS’lerle ilgili nasıl bir çalışma yapabileceksiniz? Yapamazsınız ve yapamıyorsunuz. Çok doğru bir şekilde MEB’in ölçme değerlendirme sistemi içerisinde böyle bir uygulama YOK. Peki bütün bunlara rağmen bu sınavları okullarda neden uyguluyorsunuz? Öncelikle bu bir sektör haline geldi ve bedeli okul ücretlerinin içinde peşinen velilerden alınıyor. Bir diğer neden ise “piyasada” yer tutabilmek adına akademik yetkiliğin bir işareti olarak uygulayıp velilerin gözüne sokmak. Bu sırada ÇOCUK nerede? Çocuk nasıl yorumlayacağını bilmediği sonuç belgesi elinde ÇOCUKÇA çıkarımlarda bulunuyor. “Ben yapamıyorum. Sıralamam çok kötü. O benden daha önde/iyi. Ne yapsam olmuyor. Başarısızım vs.” Bunu çocuklara yapamazsınız. Hakkınız yok. Bu sınavların sonuçlarını gören çocuklar hırslanmıyor ya da “Evet şu konularda eksiklerim var. Hemen çalışıp düzelteyim.” demiyor. Bu yetkinlikte olsalar zaten okula gitmelerine gerek kalmazdı.

Yarışçı bir avuç velinin hırslarını beslemek ve akademik reklam yapmak için GDS ve başka adlar altında uygulanan bu sınavlar özellikle 5. ve 6. sınıflardan kaldırılmalı. İlkokulu hiç yazmıyorum bile asla okulun kapısından içeri girmemeli. 7. sınıflardan itibaren merkezi sınavlara hazırlamak amacıyla uygulanacaksa da süreç iyi planlanmalı, sayıları az olmalı, sonuçları sadece öğrenciye ya da veliye kapalı bir şekilde verilmeli ama hepsinden önemlisi madem ölçme değerlendirme yapıyorsunuz tek tek öğrenci özelinde kazanım odaklı geri besleme çalışmaları yapmak zorundasınız.

Bu sınavlar çocukların omuzlarında büyük bir yük ama asıl önemlisi kalplerinde üzüntü, düşüncelerinde yoksunluk ve yetersizlik…

Sevgili Doğa o kadar güzel bir film ki nasıl anlatsam bilemedim. Bize yaşattığın duygu seli için binlerce teşekkür.İyi k...
18/04/2025

Sevgili Doğa o kadar güzel bir film ki nasıl anlatsam bilemedim. Bize yaşattığın duygu seli için binlerce teşekkür.
İyi ki arkadaşımsın…
Bence durmamalısın.

Umudumuz gençlikte de gençlerin umudu kim?Yine bir gün okuldayım yani mabedimde.Öğrencilerime hararetle ve coşkuyla Cumh...
19/03/2025

Umudumuz gençlikte de gençlerin umudu kim?

Yine bir gün okuldayım yani mabedimde.
Öğrencilerime hararetle ve coşkuyla Cumhuriyetin faziletlerini ve TBMM'nin halkın iradesini nasıl yansıttığını anlatıyorum.
Sonra öğreniyorum ki ben bunları anlatırken TBMM etkisizleştirilmiş ve bütün yetkiler tek adama verilmiş.
Yani
Tek adamın milletine verdiği yetkileri tek adam kendi üzerine almış.
İnanın öğrencilerimin yüzüne bakamadım.
Umarım bunu sormazlar dedim içimden.

Sonra bir baktım ki bu fotoğraftaki gibi gençlerin güvenebileceği bir liderleri ya da kurumları yok artık.
Şu sıralar öğrencilerimle çalışırken aklımda hep bu var: Ne olacak bu çocukların, gençlerin geleceği?
Neye hazırlıyoruz onları?
Bakın bugünkü olaylara seçme hakkımız da gidiyor elimizden.
Belki karamsar buldunuz ama konu gençlerin geleceği olunca iyimser yaklaşıp romantik olamıyorum.

Umudumuz gençlikte de gençlerin umudu kim?

Sevgili öğrencilerimle kazanımlar ve deneyimlerle dolu bir yılı daha tamamladık.Onlara her zaman söylediğim gibi "İyi in...
04/07/2024

Sevgili öğrencilerimle kazanımlar ve deneyimlerle dolu bir yılı daha tamamladık.
Onlara her zaman söylediğim gibi "İyi insan olduğun sürece başarılısın."
Hayatımızdaki başarıyı sınavlar ölçemez elbette ama verilen emeklerin bir kısmının ne durumda olduğunu gösterebilir.
Yolunuz aydınlık olsun gençler.

Yeni dönem programımız hazır ve öğrencilerimle çalışmalarımıza çoktan başladık.
Bu vesile ile siz velilerime göstermiş olduğunuz güven ve ilgiden dolayı tekrar teşekkür ederim.

Şimdi çalışma zamanı...

Bugün gururlanmalara doyamıyorum.Beyefendiliği ve sofistike zekasıyla her zaman kendini gösteren öğrencim Yiğit Korel LG...
28/06/2024

Bugün gururlanmalara doyamıyorum.
Beyefendiliği ve sofistike zekasıyla her zaman kendini gösteren öğrencim Yiğit Korel LGS 2024'te bütün soruları doğru cevaplayarak 500 tam puanla Türkiye 1. oldu.
Başta ailesi olmak üzere emek veren tüm öğretmen arkadaşlarımı tebrik ederim.
Bahtın açık yolun aydınlık olsun delikanlım.
Her zaman yanında olmaya devam edeceğim.

Address

Izmir

Telephone

+905368932065

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eğitopya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share