15/04/2026
📕Hakan Bıçakçı ‘Uyku Sersemi’ romanı ile şubat ayı Akademi BeSh Yazarıyla Okuyoruz kitap kulübünün konuğu oldu. Kendisiyle kentsel dönüşümün birey üzerindeki etkisini romandaki karakterler üzerinden çözümleyerek sohbet etme fırsatı elde ettik.
♦️Uyku Sersemi 2017’de, kentsel dönüşümün henüz çok başında olduğumuz yıllarda yazılmış bir roman. Tarlabaşı’nda yaşayan kahramanımız Kahraman’ın İstanbul hakkında yazmaya çalıştığı Gezi Rehberi, yazmaya çalıştığı diyorum (!), ile yolculuğumuz başlıyor. Hakkında yazılacak mekanların bir bir kapanması, sürekli vinç ve toma görüntüsü, yaşadığımız yere yabancılaşma, güven hissinin yok olması ile gittikçe distopik ve içinden çıkılmaz bir ortama sürükleniyoruz. Kentsel dönüşüm, şehri bir palimpsest gibi yeniden yazarken, silinen hayatlar ve mekânlar tekinsiz bir gölge olarak geri dönüyor. Artık değişen mekanlar gibi bireyde de zihinsel bir dönüşüm gerçekleşiyor.
♦️Walter Benjamin’in 'Modernlik ilerleme değil geçmişin enkazları üzerine kurulmuş bir rüyadır’ demesi, modernleşme ve yaşam standartlarının düzeltilmesi adına girişilen bu değişimin geçmişimizi unutma, tekinsizlik, yabancılaşma gibi kavramlarını da beraberinde getirerek, modern bireyin yaşadığı sorunların kaynağını oluşturuyor. Kendimizi sürecin içinden çıkaramadığımız, sürecin bir parçası olduğumuz durum aynı zamanda şikayet ettiğimiz, bir türlü kabullenip içselleştiremediğimiz kaosa neden oluyor. Kentselleşme ile mahallesinden, komşularından, doğup büyüdüğü yerlerden koparılan, çepere savrulan birey, eninde sonunda kendini ait olmadığı bir yaşam alınında buluyor. Devamı yorumlarda ⤵️