10/04/2026
Gürhan Uymaz'la Dünya Turu
Kendi çapında gezgin...
10/04/2026
9.GÜN (SALI)
Medine, Mekke'ye göre rahat bir şehir. Burada namaz dışında yapacak fazla bir şey yok.
Bugünü hem dinlenmeye hem de alışveriş için ayırıyoruz.
Öğleden sonra şehrin biraz dışına doğru hurma bahçelerine gidiyoruz. Kısa bir bahçe turundan sonra, herkes ihtiyacı kadar, toplamda yaklaşık 50kg hurma satın alıyoruz.
Buradan otelimize dönüyoruz.
Grubumuza İngiltere'den gelip Cidde'den katılan Gülsüm Hanım'ın dönüşü bu gece Cidde'den olduğu için O'nu buradan yolcu ediyoruz.
Akşam ve yatsı namazları sonrası otelimize geçiyor, yarın İstanbul'a dönüş için hazırlıklarımızı yapıyoruz.
8.GÜN (PAZARTESİ)
Sabah kahvaltı sonrası şehrin önemli ve tarihi yerlerini gezmek için başka bir araçla otelden ayrılıyoruz.
Önce Uhud Dağı'na doğru yol alıyoruz.
Uhud dağı sıra sıra ve yüksek bir dağ; Uhud savaşı bu dağın dibinde yapılmış. Hani Peygamber efendimiz bir tepeye gözcü 50 okçu dikmiş ve her ne olursa olsun burayı terketmeyin demiş ya, işte o tepeyi görüyor kaybedilen savaş sonrası ve peygamber emrine itiat etmedikleri için hüzünleniyoruz. Hemen tepenin karşındaki Hz Hamza ve 70 sahabenin mezarını gördüğümüzde hüznümüz bir kat daha artıyor. Burada da fatiha okuyor ve ayrılıyoruz.
Aracımıza binip önce
Kibleteyn Mescidi'ne oradan da Kuba Mescidi'ne doğru yola çıkıyoruz.
Kıbleteyn Mescidi; Hz Peygamber (sav) Kabe'de müşrikler var diye namaza kıblenin tam zıttı yönüne döner, o sırada vahiy gelir, namazı bozmadan namaz kılan sahabeler arasından geçerek Kabe'ye doğru namazını eda eder. Bu yüzden burası iki kıbleli mescit denilir.
Kuba mescidi ise inşa edilen ilk mescid olma özelliğinden dolayı bizim teveccüh ettiğimiz bir cami...
Kuba mescidinin kıble yönünde Yüzük Kuyusu diye adlandırılan bir kuyu var. Peygamber efendimiz (sav) bu kuyuya yüzüğünü düşürmüş, aramalarına rağmen bulunamamış.
Diyorum ki burayı kazıp yüzüğü bulsak, dünyada daha değerli bir takı ya da eşya olamaz...
Buradan aracımıza biniyor ve otelimize gidiyoruz.
Namaz ve yemek dışında yapacak çok bir şey yok; biz de yemek sonrası otele geçiyoruz...
7.GÜN (PAZAR)
Bugün Mekke'de son günümüz. Veda tavafı yapmamız vacip.
Gece 2'de otelimize gelmiştik; eğer diyorum, uyursam uyanamam. En iyisi biraz dinleneyim. 3.15 gibi Kabe'ye veda tavafını yapmak için çıkıyorum.
Tavaf sonrası bir saate yakın sabah namazını bekliyor, sabah namazı sonrası otelime saat 6 gibi varıp uyuyorum.
10'da kalktığımda kahvaltı bitmiş olduğundan kahvaltı yapmadan 10.45 gibi Medine yollarına düşüyoruz.
Şoförümüz Mehmet abi eşini Türkiye'ye yolcu edeceği için müsait olamayacağını söylüyor; biz de başka bir araçla gidiyoruz. Sorun yok çünkü kafile başkanımızın telefonla halledemeyeceği iş yok evvelallah...
Yaklaşık 300 km ileride Bedr şehrine varıyoruz. Burada Bedr kuyularının kalıntılarını görüyor; az ileride şehit olan 14 sahabenin mezarında fatiha okuyoruz...
Buradan sonra yaklaşık 10 dakikada Melekler Tepesi diye isimlendirilen k*m tepesini ziyaret ediyoruz. Tepeye kafilemizden Hülya Hanım çıkarken biz aşağıdan O'na bakıyoruz. Eşime, eğer karavanla gelirsek bir günümüzü buraya ayıralım diyorum.
Buradan ayrılıp Medine yönüne gidiyoruz. İlk işimiz otele yerleşmek. Otelimiz beklentimizin çok altinda; ancak Medine-i Münevver'e 100m; hiç değilse bu bizi mutlu ediyor.
Otelden çıkıyor; iki erkek ben ve kafile başkanımız Hz Peygamber'i (sav) makamında selamlıyoruz... Tarif edilemez bir duygu...
Akşam yemeğini anlaştığımız başka bir otelde yiyor, odalarımıza çekiliyoruz.
Bir kaç saatlik uyk*muz olduğundan derin bir uykuya dalıyoruz...
6.GÜN (CUMARTESİ)
Bugün kafile başkanımız bizi serbest bıraktı.
Kafile'de başkan hariç tek erkek benim...
Bir gezide kadın/kadınlar varsa ve onlar serbest bırakılmışsa ne olur? Tahmin edeceğiniz gibi alışverişe çıkarlar...
Ben mi onları yalnız bırakıyorum onlar mı beni bilmiyorum ama hepimiz mutluyuz; ben öğle namazı için Kabe'ye giderken onlar namaz sonrası alışverişe gidiyorlar.
Bu sefer hiç gitmedim yöne; güney yönüne Zemzem Towar'ın arkasındaki caddede şehri tanıma adına yürüyorum. İkindi vaktine kadar geziyor, ikindiyi Kabe'de kılıp otelime gidip dinleniyorum.
Akşam ve yatsıyı otelde kılıyor, kafile ile buluşmak için Cin mescidine yürüyorum. Hanımlar halâ alışverişteler. Buradan içinde karınca ve böcek olan kehribar bir tesbihi ilk umre hatırası olarak satın alıyorum. İki taksiye binip otelimize dönüyoruz.
Çok yorgunuz, yattığımız yeri beğeniyoruz...
5.GÜN (CUMA)
Bugün üçüncü umremizi yapacağız.
Sabah kahvaltı sonrası kafileden ayrılıyor, cuma namazını kılmak için Beytullah'a doğru yol alıyorum. Öğle vakti 12.25; ben 10.30'da orada olayım diyorum, aklımca Kabe manzarasında cuma namazını kılarım diye...Ne mümkün? Zar zor üst katlardan bir yer buluyorum, daha namaza 2 saate yakın bir zaman varken...
Cuma namazını eda ediyor, 3'te otelimizden Hudeybiye'ye doğru yol alıyoruz.
Hudeybiye müslümanların müşriklerle ilk antlaşmasının yapıldığı yer. Mekke'ye yaklaşık 25 km uzaklıkta. Bu sefer ben de umre yapacağım için ihramlı şekilde otelden ayrılıyorum.
İlk önce Hudeybiye çöllerinde deve çiftliğine gidiyoruz. Burada 20 civarında deve var. Önce eşim ve kafileden bir kaç kişi deveye binip biraz tur atıyorlar. Deve sütü içmek istiyoruz. Hava 38°C ve ortada buzdolabı vs yok. İçimden bu sıcakta sütü muhavaza edemezler; bozuk süt verirler diye endişe ederken, çoban elinde büyükçe bir tasla bir deveye gidip süt sağıyor. Süt galiba taze (!)
Küçük şişelere dolduruyor. Koyun sütü içemem, bana ağır gelir. İlk defa deneyimlendiğim deve sütü inek sütünden de güzel. Kesinlikle tavsiye ederim.
Burada video ve fotoğraf çekip Hudeybiye Cami 'sine varıyoruz. İhram duası ve namazını, sonra da ikindi namazını kılıyoruz.
Aracımıza binip otelin yolunu tutuyoruz.
Önceki tecrübelerimizden tavaf ve say'ı sıkıştırmamak için akşam namazını otelde kılıyor, yemeğimizi yiyor ve yatsı namazı için Kabe'ye gidiyoruz.
Yatsı namazı sonrası yedi şaft bir tavaf ve say'ımızı rahat rahat, koşturmadan yapıyor, duamızı edip çıkıyoruz.
Otelimize geliyor; mutlu ve görevimizi yerine getirmenin huzuru ile uyuyoruz.
4.GÜN (PERŞEMBE)
Tüm gece, acaba bir daha Hira Mağarası'nı görebilir miyiz, ne zaman görmek nasip olur diye düşünüyoruz.
Bugün 2.umremizi yapacağız.
Bunun için Taif'e gideceğiz. Taif'e iki yol var. Biri 130 km, diğeri 90 km; Mehmet abi sanki benim içimi ok*muş sanki beni biliyor gibi uzun yoldan gidip kısa yoldan döndük.
Önce Peygamber efendimiz amcasının oğlu, büyük ilim alimi Abdullah İbn Abbas Cami ve haziresini ziyaret ediyor, öğle namazını kılıyoruz.
Caminin önündeki satıcılardan biraz meyve biraz hediyelik eşya alıyor, 5 dakika sonra Addas mescidine varıyoruz.
Burayı değerli kılan, Peygamber efendimiz Taif'e geldiğinde müşrikler tarafından taşlandıktan sonra sığındığı ev...Addas adında o zaman Hristiyan bir köle, efendimizi misafir ediyor ve Taif'te ilk müslüman olan sahabe olma unvanını kazanıyor.
Buradan çıkıp mikat sınırı olan Qarn al Manazir camisine gidiyoruz. Hanefi mezhebine göre mikat sınırında ihrama girme zorunluluğum var ancak umre yapmayacaklar Şafi mezhebine uyabiliyorlar. Bu yüzden umre yapmayacağım için ihram kıyafetimi giymiyorum.
Dönüş yolumuz daha kısa...
Yolda Taif'in 1900 m yükseklikte olduğunu öğrenince şaşırıyorum. Çünkü giderken yavaş yavaş yukarı çıktık, ani bir yükselme olmadığı için hissetmedik. Şimdi sanki Bolu Dağı'ndan iner gibi sert, virajlı, yavaş ve temkinli iniyoruz. Dağın zirvesinden 50~60 km ilerideki Mekke şehri görünüyor.
Ben de tevekelli neden burası böyle serin bir şehir diyorum...
Mehmet abi kafileyi Kabe önünde indiriyor, onlar 2.umrelerini yaparken, ben tüm eşyaları alıp odama yerleşiyorum.
Akşam yemeğinden sonra yatsı için Kabe'ye gidiyor, dönüşte geldiğimde kafile ile otelde buluşuyoruz.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Contact the school
Website
Address
Istanbul
Opening Hours
| Monday | 09:00 - 17:00 |
| Tuesday | 09:00 - 17:00 |
| Wednesday | 09:00 - 17:00 |
| Thursday | 09:00 - 17:00 |
| Friday | 09:00 - 17:00 |