Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık

Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık

Share

Uzman Psikolojik Danışman, Konuşmacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Uzmanı Pınar

Photos from Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık's post 13/02/2026

Sene 2022,

Haldun Dormen’in  “Yaparsın Şekerim”i belgeselini izliyorum.
“Ah” diyorum içimden, "keşke  bana da dese."

Sonra kendi kendime “Yaparsın şekerim!” deme kararı alıyorum ve mesleğimi bırakıyorum.

***

Sene 2026.
Sahnedeyim…

***
Ben şanslı bir insanım.

Bu zaten hep böyleymiş.

Şikâyet etmeyi bırakıp odağıma yaşamın kendisini aldığımda,
kendimi içine sıkıştırdığım etiketlerimden özgürleşip
gerçekten olduğum kişiye alan açmaya başladığımdan beri
şansımın daha da arttığını görüyorum.

Mesleğimi bırakma kararını almak zordu,
ama inanın sosyal medya üzerinden kendimi dünyaya performans sanatçısı olarak tanıtmak benim için çok daha zordu.

Oysa beni çok iyi tanıyan aile doktorumuza göre hayatın kendisi bir performans benim için.
Ve haklı.

Bir nakış gibi işliyorum hayatımı; özenerek, titizlenerek.
2022’de “Ben sahneye çıkacağım” dediğimde “Sonuna kadar yanındayım” diyen ve sözünü tutan sevgili ,

geçen sene hayalimi anlattığımda beni tavşanın deliğine iten sevgili Bahanur öğretmen,

“Sen sahneye çıkmalısın” diyen sevgili Tufan Serezli,

“Sen performans sanatı yapıyorsun, bir performans sanatçısısın” diye cesaretlendiren sevgili Ufuk Gönüllü,

ilk performansım için bana sanat merkezini açan sevgili Pınar Kural Çelebioğlu,

olmak istediğim her şeye “hayır” diyen ve bugünkü ben olmama en büyük katkıyı sağlayan sevgili anne ve babam,

seçimlerim ve eylemlerim her zaman ona mantıklı gelmese de her zaman destek olan sevgili yol arkadaşım ve tatlı oğlum…

Hepinize sonsuz teşekkür ederim.

Ben kendimi yalnız hissetmeyenlerdenim. Benim geniş ailem, dostlarım iyi günümde de kötü günümde de yanımda olurlar. Her zaman her yaptığımı anlamayabilirler; bazen onlara “değişik” gelebilirim ama beni olduğum halimle severler. Bu belki her zaman böyle değildi ama ben değiştiğimden beri dünyam böyle dönüyor.

Şükür.



10/01/2026

Bir kadın var.

İyi niyetli.

Hayat, bir heykeltıraş gibi onu güzelce oymuş.

Coşkusu; yaşamı hakkını vererek, dolu dolu, dengede ve merkezinde kalarak yaşamak.

Köşeleri ve sivrilikleri olan bir bireyden; daha esnek, daha yargısız, hırssız ama azimli birine doğru evrilen bir geçiş öyküsü onunki.

Evli. Bir çocuğu var.

Ailesine önem veriyor ama abartmıyor. Ya da ona öyle geliyor.

Yıllarca ruh sağlığı alanında çalışmış. Uzmanlık alanı DEHB.

Üç yıl önce kendini emekli edip Koza Gezegeni adında bir oluş okulu kurmuş.

Mesleğini bırakmasının pek çok sebebi var aslında. Ama ilk sıralarda yer alanlardan biri şu:

Yaşadığımız çağda, DEHB’den daha ciddi problemlerimiz var. Dünya öyle bir çığırından çıktı ki, artık öncelikli soru şu:

Aklımızı ve ruh sağlığımızı değişen bu dünyada nasıl koruyacağız?

Oysa eskiden, bu tanıyı almış ya da belirtilerini yaşayan insanlar ona potansiyellerini ortaya koymak için gelirlerdi.

Pandemi sonrası ise öncelikler değişti.
Koza Gezegeni dediği bu oluş okulunda,
sorun odaklı değil yaşam odaklı;
küçük ama etkili pratiklerin birlikte eyleme geçtiği deneyim atölyeleri düzenlemeye başladı.

Son dönemlerde karşısına toksik pozitiflik ve spiritüel bypass paylaşımları düşer oldu.

Bütünden bakan yanı, bu paylaşımlarla aynı fikirdedir; duyguyla yüzleşilmeden yapılan şükür ve anlamlandırmanın
tehlikesini bilir.

Ama önüne düşen bu paylaşımların, dışardan sessiz ama içerden gümbür gümbür bir huzursuzluk yaratmaya başladığını fark eder kendinde.

Metnin devamı, daha derin bir yerden kanalda...

22/11/2025

Koza Gezegeni odağında “yaşam” olan sanatın, bilimin, felsefenin, psikolojinin buluştuğu bir oluş okulu. Ama bildiğiniz okullara benzemiyor. Bu okulda;

öğretmen yok,

öğrenci yok,

yarış yok,

yetişilecek bir yer yok,

beklenti yok,

sonuç odaklı bir yaklaşım yok.

Sadece UYANIK olarak yaşanacak bir yaşam var.

Düzenlendiğimiz deneyim atölyelerinde her gün uyguladığımız basit pratiklerimiz var. Mesela bir ağaca sarılmak ya da sırtını yaslamak, kuşları dinlemek, 20 dakika yürümek, bir markete girdiğinde içten bir şekilde orada çalışanlara halini hatrını sormak, şükür günlüğü tutmak gibi, vb.

Yirmi bir yılın vermiş olduğu tecrübe ve bilimin bize verdiği destekle biz biliyoruz ki zihin kendini güvende hissetmediğinde kendini çözüme kapatıyor. Biz bu egzersizleri sorunlarımızı çözmek için değil; sorunları çözebilen sistemi çalışır hale getirmek için yapıyoruz. Aynı telefonumuzun daha hızlı çalışması için uygulamaları silmeden, sadece arka planda çalışan gereksiz işlemleri temizlemek gibi.

Neden buna ihtiyacımız var?

Çünkü zihin sürekli veri toplar. Sevdiğini öpmen, ağaca sarılman, kuş sesi dinlemen zihne bir veri girişidir. Ve zihin her an şunu değerlendirir:

“Güvende miyim, değil miyim?”

Deneyim atölyelerimizde uyguladığımız her pratik beynimize güvende olduğumuzun sinyalini verir. Güvende sinyali arttıkça kişinin sorun çözme becerisi ortaya çıkar. Zihin tek bir deneyimle değil, küçük ama tekrar eden mikro deneyimlerle kendini günceller. Ve bir süre sonra zihin düşündüğü kadar tehlikeli olmadığı çıkarımına varır. Bu da her şeyin değiştiği yerdir aslında. Zihin tehdit modundan çıktığında hafıza açılır, odak toplanır, duygular düzenlenir, beden sakince nefes almaya başlar, iç pusulan devreye girer.

Koza Gezegeni’nde büyük sonuçlar vadetmiyoruz. Sadece tüm bu anlattıklarımıza alan açıyoruz.

Ve 25 Kasım Salı günü Koza Gezegeni’nde 12 hafta sürecek yeni bir program açılıyor:

“Ateş Böceği”

Detaylar ve kayıt için bize 0545 729 55 90 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

22/11/2025

2024 yazı... Ölüm korkumun tavan yaptığı bir yaz. Dalış yapma "fikri" bile o korkuyu coşturan bir şeydi. Ve ben o yaz korkumun üstüne gitmeye karar verdim. Çünkü yeter noktasına gelmiştim. Bilir misiniz o hissi? Korku o kadar yorar ki "aaa yeter be! Öleceksem öleyim" dersiniz. İşte öyle bir yerden karar verdim ve daldım. Sonuç, şükür ölmedim yaşıyorum.

Koza Gezegeni'nde 25 Kasım'da başlayacak Ateş Böceği programı da "Yeter!!!" diyenler için. Çünkü dönüşüm kişi o noktaya geldiğinde başlar. 12 hafta sürecek bu atölyede sadece beş kişiyle yola çıkacağım.

Dün paylaştığım post çok kişiye ulaşmamış. Oysa ki ne eğlenerek paylaşmıştım😍 Kemal Sunal, Adile Naşit, Hababam Sınıfı💜Bir ara yeniden baska bir fotoğrafla paylasacağim orda anlattıklarımı. Koza Gezegeni'ni ve programı anlattığım bir posttu.

Güzel bir gün olsun💜

19/11/2025

Onay almak için başkalarının bizler için belirlediği hedeflere ulaşma gayretimiz, bize kim olduğumuzu, ne olduğumuzu ya da olmadığımızı söylemelerini kabul etmelerimiz bizi bu dünyadaki oluş yolculuğumuzdan alıkoymaktadır. Hayatımızı onaylanma odaklı yaşadığımızda sorun olarak adlandırılan “deneyimle” organik bir ilişki kuramıyoruz. Özümüzle aramıza mesafeler giriyor ve bir süre sonra kendimize karşı körleşmeye başlıyoruz. Sonrasında da bir bakmışız yaşayan ölülere dönmüşüz.

Ruh sağlığı alanındaki titrimi bırakmak yıllarımı aldı. Bana mesleğimle aramdaki son kalan bağı kopartan yukarıda bahsettiğim danışan kitlesi oldu. Onlar için başka bir şey yapmalıydım.

Pırıl pırıl her yaşta insan…Kafalar zehir gibi… İnanılmaz yetenekliler…Benim öyküm onları heyecanlandırmış, asıl ben onlarınkini dinlerken heyecanlanıyorum. Ve ciddi şekilde canım acıyor. Değişmek, artık kendi potansiyellerini ortaya çıkartmak istiyorlar. Ama kendilerine o kadar körler ki potansiyelleri zannettikleri aslında toplumdan onay almak için yapmak istedikleri. Ve bunun farkında değiller…

Odaklanmakla kendini bilmek arasında ciddi bir bağlantı var. Kişinin odaklanabilmesi için önce kendini bilmesi gerekiyor. Kendini bilsin ki önceliklerini belirlesin. Önceliklerini belirlesin ki niyetini ortaya koysun ve bu niyet sonucunda beyin dikkat ve odaklanma görevlerini yerine getirebilsin. Bunlar olmadığında dikkat dağılır, odaklanma bambaşka yerlerde gerçekleşir.

Kişinin kendisini bilmesi için öz gözlem becerisine ihtiyacı vardır. Kendini gözlemlemek, analiz etmek kolay değildir. Başlarda sancılı olabilir. Ama bir başkasının hikayesi üzerinden bu beceriyi pratik etmek daha kolaydır.

25 Kasım Salı günü başlayacak olan Ateş Böceği programında 12 hafta boyunca benim hikayem üzerinden kendinizi gözlemleme becerinizi geliştireceğiniz bir alan açılacak sizlere. “Benzeri benzerine iyi gelir” cümlesinden yola çıkarak dört kişi daha yol arkadaşınız olacak. Birlikte 12 hafta boyunca kendimizi akışa bırakmayı, belirsizliklerin içinde gerçekten kendimizi nasıl güvende hissedebileceğimizi ve daha fazlasını deneyimleyeceğiz.

Detaylar ve kayıt için 0545 729 55 90 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Photos from Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık's post 14/11/2025

Yıllarca;
🌟dikkat eksikliğine “rağmen,”
🌟anne, babamın tutumlarına “rağmen,”
🌟üç sene öğretmenimden yediğim dayaklara, işittiğim hakaretlere “rağmen,”
🌟aptal olduğuma inanmama “rağmen”
nasıl sevdiğim bir mesleği yapmayı başardığımın öyküsünü dinlediniz benden. Öncellikle samimiyetime güvendiğiniz için teşekkür ederim.
2020 senesinde müthiş bir zelzele oldu içimde. Bu zelzele sonrasında yaşam gücünü güneşten alan ayçiçeği değil de aslında çamurun içinde çiçek açan lotus çiçeği olduğumu hatırladım. Acıdan, dramdan nasıl haz aldığımı fark ettim. Ve bu farkındalıktan sonra odağımı sürekli problem çözmeye vermek yerine yaşamın kendisine vermeye karar verdim ve hayatım değişti. Sloganı Odağını Değiştir, Hayatın Değişsin®
olan Koza Gezegeni, işte böyle doğdu.

Bilim bize dikkatimizi nereye verirsek, beynimizin o yönde çalışmaya başladığını söylüyor. Buna “seçici dikkat” deniyor. Odağımızı sorunlara verdiğimizde, beynimiz tehdit ve eksiklik taramasına giriyor. Ama odağımızı yaşama, yaşamın içindeki güzelliklere yönelttiğimizde beynimizin stresi azaltan, sinir sistemini düzenleyen bölgeleri aktive oluyor. Sonuç olarak da içsel ritmimiz değişince çevremizde bu yeni ritme göre tepki veriyor. Buna bilim sinirsel senkronizasyon diyor.

Gezegenimizde 25 Kasım tarihinde sadece beş kişiyle yolculuğa çıkacağım “Ateş Böceği” programı başlıyor. Daha önce bireyselde yaptığım mentörlük çalışmasıyla deneyim atölyelerinde yaptığım pratikleri birleştirdiğim bir program. Biliyorum ki bu deneyim atölyesinde gerçekten bu yolculuğa hazır olanlar benimle birlikte olacaklar. Burada kullandığım “hazır olmak” ifadesinin anlamı Koza Gezegeni’nde pek sevdiğimiz tevafuk kelimesinde gizlidir. 

Detaylar ve kayıt için 0545 729 55 90 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz.

13/11/2025
Photos from Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık's post 13/11/2025

Yıllarca;

🌟 dikkat eksikliğine “rağmen,”

🌟anne, babamın tutumlarına “rağmen,”

🌟 üç sene öğretmenimden yediğim dayaklara, işittiğim hakaretlere “rağmen,”

🌟aptal olduğuma inanmama “rağmen”

nasıl sevdiğim bir mesleği yapmayı başardığımın öyküsünü dinlediniz benden. Öncellikle samimiyetime güvendiğiniz için teşekkür ederim.

2020 senesinde müthiş bir zelzele oldu içimde. Bu zelzele sonrasında yaşam gücünü güneşten alan ayçiçeği değil de aslında çamurun içinde çiçek açan lotus çiçeği olduğumu hatırladım. Acıdan, dramdan nasıl haz aldığımı fark ettim. Ve bu farkındalıktan sonra odağımı sürekli problem çözmeye vermek yerine yaşamın kendisine vermeye karar verdim ve hayatım değişti. Sloganı “Odağını Değiştir, Hayatın Değişsin” olan Koza Gezegeni, işte böyle doğdu.

Bilim bize dikkatimizi nereye verirsek, beynimizin o yönde çalışmaya başladığını söylüyor. Buna “seçici dikkat” deniyor. Odağımızı sorunlara verdiğimizde, beynimiz tehdit ve eksiklik taramasına giriyor. Ama odağımızı yaşama, yaşamın içindeki güzelliklere yönelttiğimizde beynimizin stresi azaltan, sinir sistemini düzenleyen bölgeleri aktive oluyor. Sonuç olarak da içsel ritmimiz değişince çevremizde bu yeni ritme göre tepki veriyor. Buna bilim sinirsel senkronizasyon diyor.

Gezegenimizde 25 Kasım tarihinde sadece beş kişiyle yolculuğa çıkacağım “Ateş Böceği” programı başlıyor. Daha önce bireyselde yaptığım mentörlük çalışmasıyla deneyim atölyelerinde yaptığım pratikleri birleştirdiğim bir program. Biliyorum ki bu deneyim atölyesinde gerçekten bu yolculuğa hazır olanlar benimle birlikte olacaklar. Burada kullandığım “hazır olmak” ifadesinin anlamı Koza Gezegeni’nde pek sevdiğimiz tevafuk kelimesinde gizlidir. 

28/02/2025

Tesadüflere pek inanmam. Dün (27/02/2025) “Böyle daha hafif🪷” kanalım için videoları çekmeden dakikalar önce kafamda belli bir kitap ismi olmadan kitaplığıma gittim ve sezgisel olarak “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabını elime aldım. Yine sezgisel olarak bir sayfayı açtım ve karşıma “Gerçekleri Koklayarak Araştırıp Bulmak: Erginlenme Olarak Sezginin Tekrar Ele Geçirilmesi” adlı bölüm açıldı. Bu bölümde eski bir Rus masalı olan Vasalisa anlatılıyordu.Vasalisa’nın annesi o küçük yaştayken hastalanıp ölür. Ölmeden önce de kızına oyuncak bir bebek hediye eder ve dara düştüğünde o bebekten yardım istemesini nasihat eder. Anne kızına önemli bir miras bırakmıştır. Masalın bitiminde okuyucuya masaldaki sembolleri açıklayan Estes’in beni çarpan bir bölümünü paylaşmak istiyorum sizinle:

“Fazla iyi annenin ölmesine izin vermek: Her zaman gözeten, yanında olan, koruyucu annenin, kişinin gelecekteki içgüdüsel hayatında en önemli rehberlik görevini üstlenmeye uygun olmadığını kabul etmek (iyi anne ölür). Tek başına olma görevini üstlenmek; tehlike, entrika, politika konusunda kendi bilincini geliştirmek. Kendi kendine, kendisi için uyanık olmak. Ölmesi gerekenin ölmesine izin vermek. Fazla iyi anne ölürken, yeni kadın doğar.”

Neden beni bu cümlelerin çarptığını kanalı takip edenler biraz daha iyi anlayacaklardır. 2020 senesinden beri içimde artık bana hizmet etmeyen parçaları öldürmekte, yeni halime yer açmaktayım. Biraz da bunları anlattığım bir kanal “Böyle daha hafif🪷” Psikolojik olarak sağlam olabilmemiz için ve hatta ölüm korkumuzu başka bir şeye dönüştürebilmek için artık işe yaramayan parçalarımızı öldürmenin bize iyi geleceğini düşünüyorum. En azından ben öyle deneyimliyorum. 


Photos from Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık's post 07/10/2024

Koza Gezegeni'nde 18 gündür günde üç kez birer dakika kendimiz için bir mola vermek duruyoruz. Daha doğrusu durmaya çalışıyoruz. Durmak basit bir eylem gibi gözürkerken köküne de baktığınızda aslında sınır koymakla çok alakalı. Bir de durmak kelimesine hepimizin yüklediği farklı anlamlar var. Kimimiz için ölmek demek durmak, kimimiz için kendisiyle yüzleşme, kimisi için "durmamak" vesvese salar. Bu yüzden bazılarımız zorlanıyoruz. Ama birbirimizin varlığı bize güç veriyor. Bazılarımız ise durmaktan aldıkları güçle hızlanıyoruz. Şaşırmıyorum çünkü nerede duracağını bilmek ve orada durmak beynin yönetici işlevlerine iyi geliyor.

Durmanın farklı oluş halleri var. Biz de ailecek bu hafta sonu durduk ve sevgili arkadaşım Derya'nın ve eşinin  organizasyonu ile İznik'e gittik. Ben sadece İznik'e değil çocukluğuma da bir yolculuk yaptım. Babam  bizi Türkiye'nin tarihi olarak gezilip görülecek yerlerine götürürdü ben çocukken ve ben çok keyif alırdım. Bu sefer de aynı şeyi oğlum deneyimledi hem de muhteşem arkeoloğumuz sevgili Ahmet Levent Zeybek'in asistanlığını yaparak. Bize ailecek çok iyi geldi bu gezi. Bol bol oksitosin, serotonin, endorfin ve dopamin salgıladık😍 Sonunda sevgili hocamın elinden "nefes koçu" sertifikamı da küçük bir törenle aldım🥳
En kısa zamanda yine bu ekiple ailecek durmak ve bağlarımızı daha da güçlendirmek dileği ile🙏💜 .aydogmus_

leventzeybek

16/09/2024

Merhabalar,

Sizleri 19 Eylül'de başlayacak deneyim atölyemizde bana eşlik edecek hayal ortağım sevgili Özge ile tanıştırmak istiyorum😊 Özge'cim iyi ki🙏

🪷🪷🪷

Özge Hatipoğlu İlker 1975 yılında İstanbul Kadıköy' de doğdu. Kocaeli Üniversitesi işletmecilik bölümüne devam etti. İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsünde Tur Operatörlüğü ve Seyahat İşletmeciliği ve Anadolu Üniversitesinde Çalışma Ekonomisi bölümlerini tamamladı. Çalışma hayatının ilk yıllarında turizm sektöründe tür liderligi ve tur operatörlüğü görevlerinde bulundu. On yılı aşkın bir süre bilgisayar sektöründe satış temsilcisi ve ürun yöneticisi olarak çalıştı. Eşinin işi sebebiyle bir süre İngiltere'de yaşadı.
2012 yılında koçluk eğitimi almaya başladı. Eğitimleri devam ederken Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı aldı. Koçluk alanını DEHB olarak belirledi. Eğitimlerine, süpervizyon çalışmalarına bu yönde devam etti. Bir dönem kurumsal ve bireysel eğitimler de veren Özge Hatipoglu İlker DEHB tanısı almış yetişkinlere ve üniversite öğrencilerine DEHB koçluğu yapmakta ve Pınar Kobaş Sıçrar' ın kurucusu olduğu Koza Gezegeninde Hayal Ortağı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Evli ve bir evlat sahibidir.

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00