Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık

Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık Uzman Psikolojik Danışman, Konuşmacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Uzmanı Pınar

02/09/2026

Dünden...

Neden ağladım, bilmiyorum...

Bir insanın 49 senedir anneannesiyle olması büyük bir şans.

Hayatı çözmüş gibi büyük cümleler kurmak istemem. Çözmediğim aşikar...

Eğer şimdiye kadar doğru okuyabildiysem hayatımı, benimkisi kendini yıllarcaaa ayçiçeği zanneden lotus çiçeğinin hikayesi.

49'a girmişken de idrak kapısından açılan bilgi:

Yaşamdaki neşe; çatışma olmasın, savaş olmasın, hayat herkese adil olsun, hepimiz birbirimizi sevelim gibi bir şey değil. Neşe, yaşamla güvenli bir bağının olması demek, sanki...

Lotus çamuru yenmiyor.
Çamur lotus olmuyor.
İkisi aynı yaşamın içinde birlikte var oluyor, bir oluyor.

Galiba; ikiliği yok ederek değil, o ikiyle bir olunuyor.

Sene 2022, Haldun Dormen’in  “Yaparsın Şekerim”i belgeselini izliyorum.“Ah” diyorum içimden, "keşke  bana da dese." Sonr...
13/02/2026

Sene 2022,

Haldun Dormen’in  “Yaparsın Şekerim”i belgeselini izliyorum.
“Ah” diyorum içimden, "keşke  bana da dese."

Sonra kendi kendime “Yaparsın şekerim!” deme kararı alıyorum ve mesleğimi bırakıyorum.

***

Sene 2026.
Sahnedeyim…

***
Ben şanslı bir insanım.

Bu zaten hep böyleymiş.

Şikâyet etmeyi bırakıp odağıma yaşamın kendisini aldığımda,
kendimi içine sıkıştırdığım etiketlerimden özgürleşip
gerçekten olduğum kişiye alan açmaya başladığımdan beri
şansımın daha da arttığını görüyorum.

Mesleğimi bırakma kararını almak zordu,
ama inanın sosyal medya üzerinden kendimi dünyaya performans sanatçısı olarak tanıtmak benim için çok daha zordu.

Oysa beni çok iyi tanıyan aile doktorumuza göre hayatın kendisi bir performans benim için.
Ve haklı.

Bir nakış gibi işliyorum hayatımı; özenerek, titizlenerek.
2022’de “Ben sahneye çıkacağım” dediğimde “Sonuna kadar yanındayım” diyen ve sözünü tutan sevgili ,

geçen sene hayalimi anlattığımda beni tavşanın deliğine iten sevgili Bahanur öğretmen,

“Sen sahneye çıkmalısın” diyen sevgili Tufan Serezli,

“Sen performans sanatı yapıyorsun, bir performans sanatçısısın” diye cesaretlendiren sevgili Ufuk Gönüllü,

ilk performansım için bana sanat merkezini açan sevgili Pınar Kural Çelebioğlu,

olmak istediğim her şeye “hayır” diyen ve bugünkü ben olmama en büyük katkıyı sağlayan sevgili anne ve babam,

seçimlerim ve eylemlerim her zaman ona mantıklı gelmese de her zaman destek olan sevgili yol arkadaşım ve tatlı oğlum…

Hepinize sonsuz teşekkür ederim.

Ben kendimi yalnız hissetmeyenlerdenim. Benim geniş ailem, dostlarım iyi günümde de kötü günümde de yanımda olurlar. Her zaman her yaptığımı anlamayabilirler; bazen onlara “değişik” gelebilirim ama beni olduğum halimle severler. Bu belki her zaman böyle değildi ama ben değiştiğimden beri dünyam böyle dönüyor.

Şükür.



Bir kadın var.İyi niyetli.Hayat, bir heykeltıraş gibi onu güzelce oymuş.Coşkusu; yaşamı hakkını vererek, dolu dolu, deng...
10/01/2026

Bir kadın var.

İyi niyetli.

Hayat, bir heykeltıraş gibi onu güzelce oymuş.

Coşkusu; yaşamı hakkını vererek, dolu dolu, dengede ve merkezinde kalarak yaşamak.

Köşeleri ve sivrilikleri olan bir bireyden; daha esnek, daha yargısız, hırssız ama azimli birine doğru evrilen bir geçiş öyküsü onunki.

Evli. Bir çocuğu var.

Ailesine önem veriyor ama abartmıyor. Ya da ona öyle geliyor.

Yıllarca ruh sağlığı alanında çalışmış. Uzmanlık alanı DEHB.

Üç yıl önce kendini emekli edip Koza Gezegeni adında bir oluş okulu kurmuş.

Mesleğini bırakmasının pek çok sebebi var aslında. Ama ilk sıralarda yer alanlardan biri şu:

Yaşadığımız çağda, DEHB’den daha ciddi problemlerimiz var. Dünya öyle bir çığırından çıktı ki, artık öncelikli soru şu:

Aklımızı ve ruh sağlığımızı değişen bu dünyada nasıl koruyacağız?

Oysa eskiden, bu tanıyı almış ya da belirtilerini yaşayan insanlar ona potansiyellerini ortaya koymak için gelirlerdi.

Pandemi sonrası ise öncelikler değişti.
Koza Gezegeni dediği bu oluş okulunda,
sorun odaklı değil yaşam odaklı;
küçük ama etkili pratiklerin birlikte eyleme geçtiği deneyim atölyeleri düzenlemeye başladı.

Son dönemlerde karşısına toksik pozitiflik ve spiritüel bypass paylaşımları düşer oldu.

Bütünden bakan yanı, bu paylaşımlarla aynı fikirdedir; duyguyla yüzleşilmeden yapılan şükür ve anlamlandırmanın
tehlikesini bilir.

Ama önüne düşen bu paylaşımların, dışardan sessiz ama içerden gümbür gümbür bir huzursuzluk yaratmaya başladığını fark eder kendinde.

Metnin devamı, daha derin bir yerden kanalda...

Koza Gezegeni odağında “yaşam” olan sanatın, bilimin, felsefenin, psikolojinin buluştuğu bir oluş okulu. Ama bildiğiniz ...
22/11/2025

Koza Gezegeni odağında “yaşam” olan sanatın, bilimin, felsefenin, psikolojinin buluştuğu bir oluş okulu. Ama bildiğiniz okullara benzemiyor. Bu okulda;

öğretmen yok,

öğrenci yok,

yarış yok,

yetişilecek bir yer yok,

beklenti yok,

sonuç odaklı bir yaklaşım yok.

Sadece UYANIK olarak yaşanacak bir yaşam var.

Düzenlendiğimiz deneyim atölyelerinde her gün uyguladığımız basit pratiklerimiz var. Mesela bir ağaca sarılmak ya da sırtını yaslamak, kuşları dinlemek, 20 dakika yürümek, bir markete girdiğinde içten bir şekilde orada çalışanlara halini hatrını sormak, şükür günlüğü tutmak gibi, vb.

Yirmi bir yılın vermiş olduğu tecrübe ve bilimin bize verdiği destekle biz biliyoruz ki zihin kendini güvende hissetmediğinde kendini çözüme kapatıyor. Biz bu egzersizleri sorunlarımızı çözmek için değil; sorunları çözebilen sistemi çalışır hale getirmek için yapıyoruz. Aynı telefonumuzun daha hızlı çalışması için uygulamaları silmeden, sadece arka planda çalışan gereksiz işlemleri temizlemek gibi.

Neden buna ihtiyacımız var?

Çünkü zihin sürekli veri toplar. Sevdiğini öpmen, ağaca sarılman, kuş sesi dinlemen zihne bir veri girişidir. Ve zihin her an şunu değerlendirir:

“Güvende miyim, değil miyim?”

Deneyim atölyelerimizde uyguladığımız her pratik beynimize güvende olduğumuzun sinyalini verir. Güvende sinyali arttıkça kişinin sorun çözme becerisi ortaya çıkar. Zihin tek bir deneyimle değil, küçük ama tekrar eden mikro deneyimlerle kendini günceller. Ve bir süre sonra zihin düşündüğü kadar tehlikeli olmadığı çıkarımına varır. Bu da her şeyin değiştiği yerdir aslında. Zihin tehdit modundan çıktığında hafıza açılır, odak toplanır, duygular düzenlenir, beden sakince nefes almaya başlar, iç pusulan devreye girer.

Koza Gezegeni’nde büyük sonuçlar vadetmiyoruz. Sadece tüm bu anlattıklarımıza alan açıyoruz.

Ve 25 Kasım Salı günü Koza Gezegeni’nde 12 hafta sürecek yeni bir program açılıyor:

“Ateş Böceği”

Detaylar ve kayıt için bize 0545 729 55 90 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Onay almak için başkalarının bizler için belirlediği hedeflere ulaşma gayretimiz, bize kim olduğumuzu, ne olduğumuzu ya ...
19/11/2025

Onay almak için başkalarının bizler için belirlediği hedeflere ulaşma gayretimiz, bize kim olduğumuzu, ne olduğumuzu ya da olmadığımızı söylemelerini kabul etmelerimiz bizi bu dünyadaki oluş yolculuğumuzdan alıkoymaktadır. Hayatımızı onaylanma odaklı yaşadığımızda sorun olarak adlandırılan “deneyimle” organik bir ilişki kuramıyoruz. Özümüzle aramıza mesafeler giriyor ve bir süre sonra kendimize karşı körleşmeye başlıyoruz. Sonrasında da bir bakmışız yaşayan ölülere dönmüşüz.

Ruh sağlığı alanındaki titrimi bırakmak yıllarımı aldı. Bana mesleğimle aramdaki son kalan bağı kopartan yukarıda bahsettiğim danışan kitlesi oldu. Onlar için başka bir şey yapmalıydım.

Pırıl pırıl her yaşta insan…Kafalar zehir gibi… İnanılmaz yetenekliler…Benim öyküm onları heyecanlandırmış, asıl ben onlarınkini dinlerken heyecanlanıyorum. Ve ciddi şekilde canım acıyor. Değişmek, artık kendi potansiyellerini ortaya çıkartmak istiyorlar. Ama kendilerine o kadar körler ki potansiyelleri zannettikleri aslında toplumdan onay almak için yapmak istedikleri. Ve bunun farkında değiller…

Odaklanmakla kendini bilmek arasında ciddi bir bağlantı var. Kişinin odaklanabilmesi için önce kendini bilmesi gerekiyor. Kendini bilsin ki önceliklerini belirlesin. Önceliklerini belirlesin ki niyetini ortaya koysun ve bu niyet sonucunda beyin dikkat ve odaklanma görevlerini yerine getirebilsin. Bunlar olmadığında dikkat dağılır, odaklanma bambaşka yerlerde gerçekleşir.

Kişinin kendisini bilmesi için öz gözlem becerisine ihtiyacı vardır. Kendini gözlemlemek, analiz etmek kolay değildir. Başlarda sancılı olabilir. Ama bir başkasının hikayesi üzerinden bu beceriyi pratik etmek daha kolaydır.

25 Kasım Salı günü başlayacak olan Ateş Böceği programında 12 hafta boyunca benim hikayem üzerinden kendinizi gözlemleme becerinizi geliştireceğiniz bir alan açılacak sizlere. “Benzeri benzerine iyi gelir” cümlesinden yola çıkarak dört kişi daha yol arkadaşınız olacak. Birlikte 12 hafta boyunca kendimizi akışa bırakmayı, belirsizliklerin içinde gerçekten kendimizi nasıl güvende hissedebileceğimizi ve daha fazlasını deneyimleyeceğiz.

Detaylar ve kayıt için 0545 729 55 90 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

13/11/2025
Yıllarca;🌟 dikkat eksikliğine “rağmen,”🌟anne, babamın tutumlarına “rağmen,”🌟 üç sene öğretmenimden yediğim dayaklara, iş...
13/11/2025

Yıllarca;

🌟 dikkat eksikliğine “rağmen,”

🌟anne, babamın tutumlarına “rağmen,”

🌟 üç sene öğretmenimden yediğim dayaklara, işittiğim hakaretlere “rağmen,”

🌟aptal olduğuma inanmama “rağmen”

nasıl sevdiğim bir mesleği yapmayı başardığımın öyküsünü dinlediniz benden. Öncellikle samimiyetime güvendiğiniz için teşekkür ederim.

2020 senesinde müthiş bir zelzele oldu içimde. Bu zelzele sonrasında yaşam gücünü güneşten alan ayçiçeği değil de aslında çamurun içinde çiçek açan lotus çiçeği olduğumu hatırladım. Acıdan, dramdan nasıl haz aldığımı fark ettim. Ve bu farkındalıktan sonra odağımı sürekli problem çözmeye vermek yerine yaşamın kendisine vermeye karar verdim ve hayatım değişti. Sloganı “Odağını Değiştir, Hayatın Değişsin” olan Koza Gezegeni, işte böyle doğdu.

Bilim bize dikkatimizi nereye verirsek, beynimizin o yönde çalışmaya başladığını söylüyor. Buna “seçici dikkat” deniyor. Odağımızı sorunlara verdiğimizde, beynimiz tehdit ve eksiklik taramasına giriyor. Ama odağımızı yaşama, yaşamın içindeki güzelliklere yönelttiğimizde beynimizin stresi azaltan, sinir sistemini düzenleyen bölgeleri aktive oluyor. Sonuç olarak da içsel ritmimiz değişince çevremizde bu yeni ritme göre tepki veriyor. Buna bilim sinirsel senkronizasyon diyor.

Gezegenimizde 25 Kasım tarihinde sadece beş kişiyle yolculuğa çıkacağım “Ateş Böceği” programı başlıyor. Daha önce bireyselde yaptığım mentörlük çalışmasıyla deneyim atölyelerinde yaptığım pratikleri birleştirdiğim bir program. Biliyorum ki bu deneyim atölyesinde gerçekten bu yolculuğa hazır olanlar benimle birlikte olacaklar. Burada kullandığım “hazır olmak” ifadesinin anlamı Koza Gezegeni’nde pek sevdiğimiz tevafuk kelimesinde gizlidir. 

Tesadüflere pek inanmam. Dün (27/02/2025) “Böyle daha hafif🪷” kanalım için videoları çekmeden dakikalar önce kafamda bel...
28/02/2025

Tesadüflere pek inanmam. Dün (27/02/2025) “Böyle daha hafif🪷” kanalım için videoları çekmeden dakikalar önce kafamda belli bir kitap ismi olmadan kitaplığıma gittim ve sezgisel olarak “Kurtlarla Koşan Kadınlar” kitabını elime aldım. Yine sezgisel olarak bir sayfayı açtım ve karşıma “Gerçekleri Koklayarak Araştırıp Bulmak: Erginlenme Olarak Sezginin Tekrar Ele Geçirilmesi” adlı bölüm açıldı. Bu bölümde eski bir Rus masalı olan Vasalisa anlatılıyordu.Vasalisa’nın annesi o küçük yaştayken hastalanıp ölür. Ölmeden önce de kızına oyuncak bir bebek hediye eder ve dara düştüğünde o bebekten yardım istemesini nasihat eder. Anne kızına önemli bir miras bırakmıştır. Masalın bitiminde okuyucuya masaldaki sembolleri açıklayan Estes’in beni çarpan bir bölümünü paylaşmak istiyorum sizinle:

“Fazla iyi annenin ölmesine izin vermek: Her zaman gözeten, yanında olan, koruyucu annenin, kişinin gelecekteki içgüdüsel hayatında en önemli rehberlik görevini üstlenmeye uygun olmadığını kabul etmek (iyi anne ölür). Tek başına olma görevini üstlenmek; tehlike, entrika, politika konusunda kendi bilincini geliştirmek. Kendi kendine, kendisi için uyanık olmak. Ölmesi gerekenin ölmesine izin vermek. Fazla iyi anne ölürken, yeni kadın doğar.”

Neden beni bu cümlelerin çarptığını kanalı takip edenler biraz daha iyi anlayacaklardır. 2020 senesinden beri içimde artık bana hizmet etmeyen parçaları öldürmekte, yeni halime yer açmaktayım. Biraz da bunları anlattığım bir kanal “Böyle daha hafif🪷” Psikolojik olarak sağlam olabilmemiz için ve hatta ölüm korkumuzu başka bir şeye dönüştürebilmek için artık işe yaramayan parçalarımızı öldürmenin bize iyi geleceğini düşünüyorum. En azından ben öyle deneyimliyorum. 


Koza Gezegeni'nde 18 gündür günde üç kez birer dakika kendimiz için bir mola vermek duruyoruz. Daha doğrusu durmaya çalı...
07/10/2024

Koza Gezegeni'nde 18 gündür günde üç kez birer dakika kendimiz için bir mola vermek duruyoruz. Daha doğrusu durmaya çalışıyoruz. Durmak basit bir eylem gibi gözürkerken köküne de baktığınızda aslında sınır koymakla çok alakalı. Bir de durmak kelimesine hepimizin yüklediği farklı anlamlar var. Kimimiz için ölmek demek durmak, kimimiz için kendisiyle yüzleşme, kimisi için "durmamak" vesvese salar. Bu yüzden bazılarımız zorlanıyoruz. Ama birbirimizin varlığı bize güç veriyor. Bazılarımız ise durmaktan aldıkları güçle hızlanıyoruz. Şaşırmıyorum çünkü nerede duracağını bilmek ve orada durmak beynin yönetici işlevlerine iyi geliyor.

Durmanın farklı oluş halleri var. Biz de ailecek bu hafta sonu durduk ve sevgili arkadaşım Derya'nın ve eşinin  organizasyonu ile İznik'e gittik. Ben sadece İznik'e değil çocukluğuma da bir yolculuk yaptım. Babam  bizi Türkiye'nin tarihi olarak gezilip görülecek yerlerine götürürdü ben çocukken ve ben çok keyif alırdım. Bu sefer de aynı şeyi oğlum deneyimledi hem de muhteşem arkeoloğumuz sevgili Ahmet Levent Zeybek'in asistanlığını yaparak. Bize ailecek çok iyi geldi bu gezi. Bol bol oksitosin, serotonin, endorfin ve dopamin salgıladık😍 Sonunda sevgili hocamın elinden "nefes koçu" sertifikamı da küçük bir törenle aldım🥳
En kısa zamanda yine bu ekiple ailecek durmak ve bağlarımızı daha da güçlendirmek dileği ile🙏💜 .aydogmus_
leventzeybek

19 Eylül’de birbirinden bağımsız ama birbiriyle ilişkili bir oyun serisi başlatacaktık Koza Gezegeni’nde. Ama zamanın ru...
12/09/2024

19 Eylül’de birbirinden bağımsız ama birbiriyle ilişkili bir oyun serisi başlatacaktık Koza Gezegeni’nde. Ama zamanın ruhu buna uygun değildi. Zihnen ama en çok kalben yorgun olduğumuz günlerin içinden geçerken ve işin kötüsü, her şeye rağmen “ha gayret!” diyerek hayata tutunmaya çalışmaktan çok yorulmuşken ihtiyacımızın farklı bir şey olduğunu hissettik. Bunun ne olduğunu anlatmadan önce sizlere kısaca felsefesi “yaşamak ve yaşatmak olan” Koza Gezegeni’nden bahsetmek istiyorum.

Koza Gezegeni, 2020 senesinde “Bu hayatta kendimi gerçekten güvende hissederek nasıl yaşarım?” sorusunun cevabı olarak 2023 senesinde doğdu. Anadili birlik ve şefkat olan bu gezegende sanatı, felsefeyi, psikolojiyi, bilimi ve sporu (henüz sadece online) bir araya getiriyoruz.

Koza Gezegeni insanların kalp açıklığı ile sevgi dilinde kendilerini ifade ettikleri, kelimelerine ve davranışlarına nezaketin ve saygının eşlik ettiği bir yerdir. Burada sınırlar önemlidir. Çünkü biliriz ki sınırların olduğu yerde sevgi, saygı ve güven vardır. Bizler birbirimizi görür, dinler ve ilişkilerimize özen gösteririz.

Kişisel ve mesleki geçmişimden ötürü bu oluşumda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu önemli bir etken olsa da DEHB bizlerle sizleri buluşturan sadece bir vesiledir. Bizim asıl mevzumuz varoluşun ta kendisidir.

Koza Gezegeni’ndeki amacımız;  çocuğu ya da kendisi DEHB belirtileri yaşayan kişilere zihinsel esneklik kazandırıp “bozukluk” kelimesinin anlamının “standart olmamak” olduğunu fark ettirmek, kişilerin yaşam enerjilerine sahip çıkarak şifanın dışarıda değil kendi içlerinde olduğunu deneyimlemelerine alan açmak, varoluş yolculuklarında başarılı olmanın anlamının hayatı dolu dolu, dengede ve kendileri olarak yaşamak olduğunu fark etmelerine yardımcı olmak ve bu yolculuklarında “benzeri benzerine iyi gelir” kabulünden yola çıkarak onlar gibi yıllarca farklı oldukları için kendilerini yetersiz, dışlanmış ve geç kalmış hissedenlerini bir araya getirip destek olmaktır.

Birbirimize her zamankinden fazla ihtiyacımız olan bu süreçte biz de 19 Eylül’de hep birlikte durmak, birbirimize destek olmak için "Kendim için Bir Mola"yı tekrardan açmaya karar verdik. Detaylar yakında...

Address

Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

+905457295590

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Pınar Kobaş Eğitim ve Danışmanlık:

Shortcuts

Share

Category