ARİF DEDE

ARİF DEDE

Share

03.3.1958 Tarihinde Giresun Alucra Fevzi Çakmak Köyünde doğdu. İstanbul'da 05.03.1981 yılında Öğretmen olarak göreve başladı. Her kademede görev yaptı

Photos from ARİF DEDE's post 29/09/2018

HAYATIMDAN KESİTLER-31
BAKIRKÖY ALTINYILDIZ ORTAOKULUNUN KURULUŞUNDA İLK YILLARIM
Altınyıldız mensucat sanayi fabrikası Yenibosna’ya taşındığında fabrika yakınında işçilerin konut ihtiyacını gidermek için Altınyıldız konutları ile işçi çocuklarının okul ihtiyacını karşılamak amacı ile 2 Katlı bağış okul binası yapılmış ve 1982 yılında Altınyıldız ilkokulu eğitim öğretime başlamıştır.

Yenibosna Bölgesinde 7 ilkokul ve 1 ortaokul bulunduğundan ortaokul ihtiyacı doğmuş ve mevcut ilkokul binasına ilave 2 kat yapılarak 1985-1986 Eğitim Öğretim yılında aynı binada Altınyıldız Ortaokulu eğitim öğretime başladı. 17 Aralık 1985 Tarihinde Altınyıldız Ortaokulunda Müdür Yardımcısı olarak göreve başladım.

Göreve başladığımda müdür vekili Aykut Çalıkoğlu, 4 öğretmen, 1 memur 5 hizmetli ve 1. Sınıf 2 şube, 2. Sınıf 2 şube, 3. Sınıf 1 şube olmak üzere 5 şubede toplam 129 öğrenci mevcudumuz vardı. Çevredeki diğer ortaokulda sınıf mevcutları yaklaşık 70 öğrenci iken bizim okulda ortalama 26 olması öğretmen ve öğrenci için avantajdı.

Yaklaşık 1.000 öğrencilik bir okuldan geldiğim için idari iş yoğunluğum azalmış gibi görünse de yeni kurulan okulun iş yoğunluğu nedeniyle fazlaydı. Atışalanı ortaokulundaki yaptığım 1 yıl öğretmenlik ve 3 yıllık müdür yardımcılığı tecrübesiyle pek zorlanmıyordum. İlk günlerde Tüm sınıfların Fen Bilgisi derslerine Haftada 20 saat derse giriyor ve idari işleri yürütüyordum. Altınyıldız bloklarında ve civarında oturan öğrenciler yanında diğer bölgelerden gelen öğrenciler de vardı. Genelde mevcut okullar yeni açılan okullara öğrenci gönderirken başarılı ve sorunsuz öğrencilerin kendi okullarında kalmasını, diğerlerinin ise yeni açılan okullara gönderilmesi için gayret ederler. Yenibosna Ortaokulu İdaresi de aynı davranışı gösterdiğinden bizde de öyle oldu. Öğretmenlerimizin desteği ile öğrencilerimize rehberlik yapılıp ilgi gösterilerek başarılı olmaları ve hayata atılmaları sağlanmıştır.

İdaremiz veliler yardımlarıyla İyi bir diyalog kurularak Bağışçı tarafından Okulun maddi ve fiziki ihtiyaçları gideriliyor, öğretmen ve personelin öğlen yemek ihtiyaçları karşılanıyor ve şartları uygun olan fabrika personeli ile ücretli öğretmen ihtiyacı gideriliyordu. İdare, öğretmen, personel Veli ve öğrenciler için Çok huzurlu ve mutlu bir ortam oluşmuştu.
Bu avantajlara rağmen bazı Bazen tartışmalar sıkıntılar da yaşanıyordu. Artan yemekler israf edilmeyip, hizmetliler tarafından evlerine götürüyorlardı. Bir öğretmenimiz çocuğuna taze yoğurt yedirmek için yoğurdu evine götürmek isteyince hizmetlilerle tartışmış. Hizmetlilere yoğurdu da o götürsün dedik onlar da anlayışla karşıladı. Öğretmenler gününde hediye olarak öğretmenlere takım elbiselik kumaş veriliyordu bir öğretmen Arkadaşımız kumaşların aynı renk olmasından şikayet ediyordu. Beğenmiyorsan terziye verin farklı renk kumaş alırsın dedik.

Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler’in katılımı ile Okulumuzun açılış töreni yapılacaktı. Açılışa 3 gün kala sabah erkenden İl Milli Eğitim Müdürümüz merhum Şener Birsöz okulumuza geldi. Açılış öncesi ihtiyaçlarımızı sordu. Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Matematik ders araçları ile sıra ve dolap ihtiyaçlarımızı, öğretmen ihtiyaçlarımızı söyledim not aldı. Fabrikadan araç temin ederek donatım araçları hemen ertesi gün temin edilerek tamamlandı. Bu sayede kısa sürede öğretmen ihtiyaçları da tamamlanıyordu.

1985-1986 Öğretim yılının sonuna doğru müdür vekilimiz Aykut Çalıkoğlu asaleten atanma sürecinde mülakat için Bakanlığa davet edildi. Mülakat sonrası Atanma kararını beklerken Konya Hadim İmam Hatip Lisesinden Osman Karaboğa’nın asaleten müdür olarak atama kararnamesi geldi. Aykut bey görevden ayrılarak kadrosunun bulunduğu okula döndü. Osman Karaboğa göreve başladığında Müdür yardımcılığından istifa dilekçemi sundum. 30 gün Yıllık izin kullanmak istediğini izin dönüşü istifa etmemi rica etti ben de kabul edince izne ayrıldı. İzin bitiminde göreve başladığı gün köyünde yangın çıktığını, evlerinin yandığını babasına yardımcı olmak için tekrar izine ayrılmak istediğini söyledi. Tekrar izne ayrıldı. İzin dönüşü geldiğinde yaz tatili bitmek üzereydi. İstifa dilekçemi vermek için odasına gittiğimde: Daha önce ticaretle uğraştığını, sonra Devlet Memurluğuna geçerek Konya’da göreve başladığını, ailesinin İstanbul’da Kadıköy’de oturduğunu, evine yakın okula atanmak istediğini ancak atanamadığını, buraya isteksiz atandığını, evini buraya yakın yere taşımasının mümkün olmadığını, eve gidiş gelişte çok zaman harcadığını, yol parası maliyeti olduğunu belirterek istifa etmeye ve tekrar ticaret yapmaya karar verdiğini söyledi ve memuriyetten istifa dilekçesini bırakıp bekleme süresini de beklemeden okuldan ayrıldı. Tek başıma Okulu yönetmek zorunda kaldım.

1986 yılı Eylül ayında okul Müdür vekilliğine görevlendirme onayım geldi. 1986-1987 öğretim yılına başladık. Öğrenci sayımız ve Öğretmen sayımız da artıyordu. Daha önce iki müdüre sunduğum istifa isteğim kabul görmediğinden Yeni gelecek müdüre fırsat vermek ve idarecilikten ayrılmak düşüncesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürü ile görüşerek Asaleten atanma dilekçemi vermek ve müdür yardımcılığından istifa etmek istediğimi söyledim. Asaleten atanma isteğime ait dilekçemi kabul edip, müdür yardımcılığından istifamı uygun görmedi. Müdürlük atamaları Bakanlık tarafından müdür yardımcılığı atamaları valilik tarafından yapılıyordu. Müdürlük ataması gecikirse müdür yardımcılığından ayrılınca sıkıntı yaşanmaması için ilçe Müdürümüz bu şekilde davrandığını söyledi.

Küçükçekmece’de yapılan Halkalı Polis Lojmanları tamamlanmış ve taşınan emniyet mensupları o civardaki Okulların yetersiz olması nedeniyle okul arayışına başlamışlar. Emniyet mensupları Bir gün okulumuza gelerek çevrelerindeki okullara göre bizim okulumuzu beğendiklerini öğrencilerini kayıt etmemizi rica ettiler. Ben de okulumuzun kapasitesinin uygun olduğunu, ulaşım sorununu çözerseniz mümkün olur dedim. Servis ayarlayacaklarını söylediler ve öğrencilerini okula kaydettik.

Okulumuza gelen öğretmenlerin çoğunluğu il dışından geliyordu. İl içinden ise ihtiyaç fazlası Öğretmenler okulumuza atanırken isteğe bağlı atama pek olmuyordu. Matematik öğretmeni Hasan Diriker Çatalca’dan okula geliyordu. Çatalca ile okulumuz arasında o tarihlerde ulaşım çok zordu. Arkadaşımızın Özel durumunu dikkate alarak Proğramını ayarlamıştım. Aynı zamanda İTÜ fizik mühendisliği okuyordu. Alanında çok iyiydi. Lisanslı voleybolcuydu masa tenisini de çok iyi oynuyordu. Masa tenisini Çok iyi oynayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Emin Engin ile kıran kırana müsabakalarını zevkle izlerdik.
Komşu Yenibosna İlköğretimokulu öğretmenleri ile voleybol maçınca takım çıkaracak öğretmen sayımız yetersizdi toplam 5 öğretmen olduğumuzdan yedek oyuncusu bile olmayan takımı Diş Hekimi Ayhan Yanık beyle tamamlardık. Rakip takımın öğretmenleri Ayhan beyi tanıdıklarından öğretmen mi diye sorduklarında biz de okulumuzda ücretli öğretmenlik yapıyor boş zamanlarında diş hekimliği yapıyor derdik. Her maçta bizim takım galip gelirdi. Hasan Diriker tek başına takımı galibiyete taşıyordu. Biz sadece servis atıp pas verirsek Hasan bey durdurulmuyordu. Daha sonra rakip takıma okula yeni atanan çok iyi voleybol oynayan Beden Eğitimi öğretmeni Ömer Öner gelince galibiyet yüzü göremedik.

Hasan Diriker Öğrencileri TÜBİTAK Matematik olimpiyatlarına hazırlıyordu her sene Marmara Bölgesinde ödül alıyorduk. Milliyet Gazetesi Bilgi yarışmasında Selçuk Onay Öğrencimiz birinci olmuştu. (En son aldığım bilgiye göre Amerika’da bir üniversitede profesör yardımcısıydı). Öğretmenler günü şiir yarışmasında Öğrencimiz Şehzade Gökhan Çoban istanbul il birincisi oluyordu. Böylece okulumuzun adı hızla duyuluyor bağışçımız da bu durumdan çok memnun oluyordu.

Öğretmen arkadaşlarımızdan birisi sabah rüya gördüğünü okulun çatısına uçak düştüğünü, sadece çatının yandığını okula pek zarar gelmediğini söyledi. Ben de şaka yaparak okulumuza yeni müdür atandığını rahatının bozulacağını söyleyerek onun rüyasını görmüşsün dedim. Gülüştük.

Müdürler zorunlu bölge hizmetine tabi tutulmadığından zorunlu bölge hizmetine tabi olan öğretmenler bir yolunu bulup müdür oluyordu. İstanbul’dan il dışında giden Zorunlu bölge hizmetine tabi Öğretmenler İstanbul’a gelmek için müdür oluyorlardı. Müdürlerin çoğu il dışından geliyordu. Bu süreçte
Aralık ayının sonuna doğru Nevşehir Kozaklı Karaisalı Ortaokulundan İlhan Paşaoğlu okulumuza müdür olarak atandı. Bu uygulamanın olumsuzluğu anlaşılınca bu durum düzeltilerek müdür olma şartlarına zorunlu bölge hizmetine tabi olmamak şartı getirildi.

Bu sırada okulumuzda Bakanlık Müfettişleri tarafından genel denetim yapılıyordu. Gece, gündüz, cumartesi ve pazar demeden idari işlerde okulun denetime hazır olması için çalışıyordum. Yönetmelik gereği okulda bulunması gereken defter ve dosyaları eksiksiz tamamlamıştım. Okul müdürümüz bana yardımcı olmayı çok istiyordu. Ancak göreve yeni başladığından henüz okulu tanımadığından ve okulla ilgili Bilgisi olmadığından, müfettişler tarafından istenecekleri de ben hazırladığımdan müfettişlerle ben muhatap oluyordum. Başmüfettiş Doğan Salar başkanlığında Baş Müfettiş Nihat Alkan idari denetimimi, Adnan Emiroğlu Ders denetimimi yapıyordu.
Denetim sırasında İdari bölümlerde, Laboratuvarda ve Sınıflarda demirbaş eşya listeleri, sınıf yerleşim planı, haftalık ders programı, Laboratuvar çalışma proğramı vb. tamam fakat camlı çerçeveli olmalıymış. Sınıfın birinde gördükleri bir firmanın takvimi olmamalıymış reklam olurmuş. Öğretmenlere ders programında boş gün verilmemeliymiş. (Atışalanı ortaokulundaki genel denetimde olduğu gibi gerekçesini söyleyince olumsuz bakmadılar) Binamızın ilkokul katında bulunan Atatürk’ün Kocatepe resminin maketinde elinde sigara varmış devlet başkanımız Kenan Evren bir okul ziyaretinde gençleri sigaraya alıştırır diyerek sigaralı resmî eleştirmiş bu bir talimat sayılırmış resim uygun değilmiş. Bunun üzerine ilkokul müdürü merhum Feyzullah Çiçek cetvelle vurarak sigarayı kırdı ve eksiklik giderildi. Müdür vekili olarak kendime müdür Yardımcısı görevlerimi yazılı olarak bildirmeliymişim. Öğrenci devamsızlıklarında derste iken verilen izinlerin belgeye dayanması gerekir. Gibi asli olmayan usulen öneriler getirerek idari denetimi İYİ derece ile tamamladık.

Yapılan Değerlendirme toplantısında okulun yakın gelecekte tercih edilen okul olacağını, idare ve öğretmen arasında uyumun devam etmesini dileyerek, Okulun kısa sürede kuruluşunun çok iyi şekilde tamamlanmasından dolayı bana sözlü teşekkür etmeyi de ihmal etmediler. Toplantı sonrasında Bir öğretmen arkadaşım bana bakanlıktan teşekkür teklif etmişlerdir dedi ben sonucun ÇOKİYİ olmadığından ihtimal vermemiştim. Nitekim öyle oldu.
Teftiş grup başkanı Doğan Salar bey bana özel görüşmesinde Okulun kuruluşunda ve yönetiminde çok emeğim olduğunu ve başarılarımdan bahsederek müdür beyle aramızda yaş ve kıdem farkının olmadığını bu nedenle aynı anlayışla uyumlu çalışmamızın mümkün olduğunu, beraber çalışmalarımızın sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Düşünceleri için teşekkür ettim.

Ders denetimimi yapan müfettiş diğer Fen Bilgisi öğretmeninin ek iş yapıp yapmadığını sordu. Ders dışında Ek iş yaptığını biliyordum ana neden bu kanaate vardığını sorduğumda derse hazırlıksız giriyor dedi. O sırada öğretmen içeri girdi. Öğretmene derse hazırlıksız girdiğini soruyu yanlış çözdüğünü söyledi. Öğretmen itiraz etti ve soruyu doğru çözdüğünü iddia etti. Kitapta sorunun çözümünün bu şekilde olduğunu söyledi. Müfettiş kitabı getirmesini istedi. Kitabı getirdi. Müfettiş kitabın yardımcı ders kitabı olduğunu, Talim Terbiye Kurulunun incelenerek tavsiyesinin Olmadığını, tavsiye edilmiş olsa hatta kaynak ders kitabı da olsa hatalı çözüm veya baskı hatasının olabileceğini belirterek. Derse hazırlıklı girmesini ve sorunun doğru çözümünün de ilk derste yapmasını söyledi. Bundan sonra soruyu çözmeden doğruluğunu test etmeden sınıfa girmemesini tavsiye etti. Branşı Fen Bilgisi olan Okul müdürümüz ben ve diğer öğretmenin katılımı ile müfettiş Adnan Emiroğlu başkanlığında yapılan Fen Bilgisi Zümre değerlendirme toplantısında önerilerde bulunurken müfettişlere özel sorular sormayın dediğinde bu ifadesinin nedenini merak ettik. Toplantıdan sonra bir birimize özel sorunun ne olduğunu sorduk. Okul müdürümüz müfettiş Adnan Emiroğlu’na Millî Eğitim Bakanı Metin Emiroğlu ile akraba mısınız? Dediği için bu uyarıyı yapmış.

Okul müdürümüze müdür yardımcılığından ayrılma istediğimi belirttim. Beraber çalışmamızın daha uygun olacağını belirterek ayrılma isteğimi kabul etmedi. Yönetim anlayışımız sosyal kültürel yapımız çok farklı olmasına rağmen iyi niyetlerimiz, duygularımız, eğitim anlayışımız ortak olunca farklı düşündüğümüz durumlarda bir birimizi anlayarak, biri birimizin eksiklerimizi tamamlayarak (birimiz katı ve sert, birimiz toleranslı ve hoşgörülü) ve sabrederek bu durumu öğretmen ve öğrencilere yansıtmadan birlik ve beraberlikle 1992 yılına kadar beraber görev yaptık.

Photos from ARİF DEDE's post 24/09/2018

HAYATIMDAN KESİTLER-30
BİR KURUMDA GÖREVLİLER ARASINDA KİŞİSEL TARTIŞMALARIN KAZANANI OLMAZ.
Okulumuzun Genel Denetiminde Müfettişler tarafından yapılan rehberlikten edindiğimiz bilgiler ışığında daha bilinçli yönetim anlayışı ile görev yapmaya devam ediyorduk. Okul yönetiminde aldığımız kararlarda gerektiğinde öğretmenlerimizin, yardımcı personellerimizin, öğrencilerimizin, velilerimizin görüş ve düşüncelerini de dikkate aldığımızdan herkes mutlu ve huzurluydu. Bu sırada bilemediğimiz bir nedenle okul müdürümüz Niyazi Cengiz’in Sivas Behrampaşa Ortaokuluna Müdür olarak atanma kararnamesi geldi. Müdürümüz okulumuzdan ayrılırken müdürlük görevini bana bırakmak istedi. Ben de diğer müdür Yardımcısı arkadaşımızın benden yaklaşık bir yıl daha kıdemli olduğundan evinin de okula yakın olması nedeniyle müdürlük görevini ona teklif etmesinin gerektiğini evim okula uzak olduğundan acil durumlarda hizmetin aksayabileceğini, ulaşım sıkıntısı yaşayabileceğimi söyleyince ikna oldu ve müdür vekili Arkadaşımız oldu. müdür vekili ve bir müdür Yardımcısı göreve devam ederken Yanılmıyorsam yaklaşık bir ay sonra okul müdürümüz Niyazi Cengiz’in atanma onayı iptal edilerek tekrar okulumuza görevine döndü.

Genel ve Yerel Seçimler tamamlandıktan sonra Başbakan Merhum Turgut Özal ve beraberinde Bağlı olduğumuz Bakırköy ilçesinin ilk Belediye Başkanı Dr. Kemal Naci Ekşi ile teşekkür ziyareti için otobüsle Atışalanı’ndan okulumuzun önünden geçerek Esenler’e oradan da Bakırköy’e giderken ders bitiş saatine rastlamıştı. Okul müdürümüz Başbakan’ın okulun önünden geçerken öğrencilerin yol kenarında bulunmalarını ve başbakanımızı selamlamalarını isterken bazı öğretmen Arkadaşlar öğrencilerin siyasi faaliyette bulunmasının uygun olmayacağını söylese de okul müdürü Başbakan olarak resmî görevi nedeniyle geldiğini karşılanmasının uygun olacağını söyleyince öğretmen ve öğrenciler geçerken başbakanımızı selamladılar. Başbakanımız da belediye başkanına:”Naci çocukların ayaklarına bak çamurdan yürüyemiyorlar. Birinci önceliğimiz buralar olsun.” diye talimat veriyordu.

1985 yılında İlçelerde İlköğretim Müdürlükleri kaldırılmış ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri oluşturulmuştu. Bizim okul da Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet vermeye devam ediyordu. Okul müdürümüz Niyazi Cengiz Güneşli Ortaokuluna Türkçe öğretmeni olarak atanması nedeniyle boşalan okul Müdürlüğüne yine diğer Arkadaşımız vekalet etmeye başladı. Öğrenci sayımız arttığından öğretmen sayımız ve müdür Yardımcısı sayımız da artıyordu. Müdür vekili ile birlikte önce İsmail Can, sonra Hamit Balkanoğlu ile birlikte dört müdür Yardımcısı olmuştuk.

Esenler Fatih Ortaokulu müdürü Sabahat Öztoprak’ın kendi isteği ile okulumuza Müdür olarak atanma kararnamesi Geldi. Müdür vekili Arkadaşımız telefon ederek bu atanma isteğinden baz geçmesini okulumuza gelmemesinin daha iyi olacağını, burada rahat edemeyeceğini söyleyince Cevaben Kesinlikle vazgeçmek istemediğini ve gelmeye kararlı olduğunu söylemiş. Bizim bu görüşmelerden haberimiz yoktu. Müdür vekili Arkadaşımız, bize diğer arkadaşlarla birlikte Sabahat hanımı kararından vazgeçirmek için okuluna ziyarete gitmemizi teklif etti. Kendi isteği ile vazgeçmedikçe Kararnamenin iptal edilemeyeceğini bilmemize rağmen arkadaşımızın isteğini kıramadık. Müdür vekili olan arkadaşımıza Bizimle birlikte kendisinin de gitmesinin uygun olmayacağını koltuk meraklısı algısı oluşacağını söyledim. Üç müdür Yardımcısı ve bir öğretmen arkadaş birlikte okulumuza yeni atanan müdürü ziyarete gittik hayırlı olsun dileğinde bulunduk ve mümkünse okulumuza gelmekten vazgeçmesini rica ettik. Bize müdür vekili olan arkadaşımızın da kendisini telefonla aradığını ve ona kararını söylediğini, kendi okulu olan Esenler Fatih Ortaokulunun aynı binada hem ilkokul hem ortaokul olması nedeniyle huzursuz olduğunu ve atama kararının iptal edilmesini düşünmediğini söyleyince teşekkür ederek ayrıldık. Müdür değişikliği ile Okulumuzda sıkıntıların ve huzursuzlukların başlayacağını tahmin ediyordum. Yeni müdürümüz göreve başlayınca ben ve yanılmıyorsam İsmail bey ile Hamit bey müdür yardımcılığından istifa dilekçelerimizi verdik. Kendi kadrosunu kurması İçin fırsat tanımak istemiştik Fakat bizimle çalışmak istediğinden istifa dilekçelerimizi işleme koymadı. Beraber çalışalım dedi. Okulda müdürlük yapan bir kişinin aynı okulda müdür Yardımcısı olarak devam etmesi sonucu sıkıntılar yaşanmaya başladı. Vekil Arkadaşımız henüz müdürlük makam modundan kurtulamıyordu.

Bir gün müdür vekilliği yapan arkadaşın okul müdürü ile karşılıklı bağırarak tartıştıklarını gördüm. Nedenini sorduğumda müdüre hanımın bir kız öğrenciyi ince çorap giydiği için okula almayıp eve gönderdiğini yolda görmüş ve öğrenciyi alıp okula getirerek öğrencinin yanında müdüre hanımla tartışıyor. Müdüre hanıma Yaptığının yanlış olduğunu Öğrenciye yolda bir şey olsaymış kendisinin sorumlu olacağını söyleyince ben de arkadaşıma Öğrenciyi Sen göndermediğine göre sen sorumlu olmazsın. Gönderen müdür sorumludur. Öğrencinin yanında müdürle tartışman yanlış dediğimde cevaben kız müdür gönderdi der veliler de beni müdür sanıyorlar deyince sen de artık müdür ben değilim dersin bırak bu basit işleri işimize bakalım dediysem de yeni durumu kabullenmesinin zor olduğunu anlıyordum. Müdüre hanım da mevzuat konusunda yetersiz olunca müdürü zorda bırakmak İçin yapılan yanlış ve yanıltıcı davranışları sonucunda yaşanan huzursuzluklar hepimizi zor durumda bırakmaya başlamıştı.

Benim sorumlu olduğum Birinci sınıflardan bir öğrenci sünnet olduğundan Bütünleme sınavına katılamamış babası sünnetçiden sünnet olduğunu belirten bir belge alarak müdüre hanımdan engel Sınavı yapılmasını isteyince müdüre hanım tereddüt etmiş fakat ona belge geçerli denince belgeyi almış. Engel sınavının yapılacağı gün Sınava girmesi için öğrenciyi getiren Veliye öğrencinin engel sınavına alınabilmesi usulüne uygun raporun olmadığını söyledim. Müdüre hanıma verdiğini söyleyince müdüre hanıma raporu sordum sünnetçinin verdiği kağıdı gösterince bunun geçersiz olduğunu, 2154 Sayılı MEB Tebliğler Dergisinde Yayımlanan Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 59. Maddesine göre engel sınavının yapılabilmesi için “ÖĞRENCİNİN SINAV GÜNÜ YATAKLI SAĞLIK KURULUŞUNDA TEDAVİ GÖRDÜĞÜNÜ BELİRTEN RAPORUN SINAVIN YAPILDIĞI GÜN MESAİ BİTİMİNE KADAR OKUL MÜDÜRLÜĞÜNE TESLİM EDİLMESİ” gerektiğini söyleyince veli de kendisine bu belgenin geçerli olduğunun söylendiğini belirtse de Sınav yapılmadı. Veli ilçe Millî Müdürlüğüne şikayet etmiş. İlçe müdürü okul müdürünün kendisini aramasını istemiş. Okul müdürü ilçe müdürü beni arasın deyince sorunun çözümü İÇİN ben aradım. Konuyu özetleyince yönetmeliği alarak kendisine gelmemi istedi. Yönetmeliği alıp ilçe müdürüne gittim konuyu kendisine anlattım öğrencinin engel sınavına alınmasının mümkün olmadığını söyleyince sünnetçi kağıdını getirince neden kabul edildiğini sordu? Bilgim olmadığını söyledim. Teşekkür etti ve beni uğurladı. Veli o tarihe ait rapor alabileceğini söylese de raporun Sınav günü teslim edilmediği için mümkün olmadığını söyledim. Çünkü Öğrenci sınava alınsaydı müdür yine şikayet edilecekti ve ben de sorumlu olacaktım.

Başka bir olayda:
Bayan Memur Doğum yapacağı tarihten 3 hafta önce Doğum iznini kullanmak üzere ayrıldı. 2 hafta sonra Doğum yaptığından ( o zamanki yasal düzenlemeye göre kullanılmayan Doğum öncesi süre Doğum sonrası izin süresine eklenmiyordu.) kullanamadığı 1 haftalık süreyi hak olarak görüp Doğum yaptığı tarihten sonra 6 haftalık doğum sonrası iznini 7 hafta olarak kullanıp göreve geç gelince okul müdürü göreve 1 hafta mazeretsiz gelmediğinden işlem yapmak isteyince müdüre hanıma işlem yapmaya gerek Yok kullanamadığı süreyi kullanabilir denmiş. Müdür de işlem yapmamış. Bir süre sonra göreve gelmeyen memur hakkında işlem yapmadığından müdür şikayet edilmiş. Konu ile ilgili Soruşturma başlatıldı.

Bütünleme sınavı döneminde soruları hazırlarken okulumuza yeni atanan Fen Bilgisi öğretmenine de soru sormasını teklif ettik. Öğretmen de okula yeni atandığını, öğrencileri tanımadığını, hangi konuların öğretildiğini bilmediğini belirterek bizce de makul görülen gerekçelerle soruları bizim hazırlamamızın uygun olduğunu söyledi. Biz de soruları hazırladık. Soru tutanağının komisyon üyesi olarak onun da imzalanmasını isteyince ben böyle saçma soruların tutanağını imzalamam dedi. İsmail Can ve Mahmut Baysal arkadaşlarımız sinirlendi sen kimsin kariyerin ne sorularımıza saçma diyorsun? Dediler ortam gerildi. Öğretmenin bu davranışı ile psikolojik rahatsızlığı olduğu anlaşılıyordu. 1 Mayıs günü Öğretmenler Kurulu Toplantısı planlananmıştı. Toplantının gündemi öğrenci devam devamsızlıkları ile eğitim öğretimi değerlendirmek ve başarıyı arttırıcı önlemlerin alınması olarak belirlenmişti. Toplantı devam ederken bu Fen Bilgisi öğretmeni toplantının yarısında çıktı gitti. Karakola gitmiş okulda Öğretmenlerle bugün 1 Mayısta kanunsuz siyasi toplantı yapıldığını söylemiş oradan ilçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gitmiş. Ertesi gün ilçe Millî Eğitim Müdürü okula gelerek ders defterlerine, toplantı gündem duyuru yazısına, toplantı tutanaklarına baktı inceledi ve gitti. Öğretmenin bu davranışına öğretmen Arkadaşlar da tepki gösterdi. Öğretmenin psikolojik rahatsız olduğu belli oluyordu. Öğretmene sevk kağıdı hazırlanarak muayene olmasının iyi olacağını söyledik. İkna oldu sevk kağıdı ile gitmiş üroloji doktoruna muayene olmuş ve doktor: “sağlam olduğunu Sana hasta diyenler hastadır.” söylediğini dedi. Ertesi gün okula amcası geldi karadenizli olduğunu ve yeğenini rahatsız edenlerle hesaplaşmaya geldiğini söyleyince ben de karadenizliyim buyur otur hesaplaşalım dedim. Odamda oturduk çay söyledim. Yeğeninin okula geldiği günden beri yaptığı davranışları anlattım. Rahatsız olduğunu, psikolojik tedavi görmesinin veya bu ortamdan rahatsız olduğundan başka bir okula gitmesinin uygun olacağını söyledim. Teşekkür ederek okuldan gitti. Bir süre sonra bu öğretmen okulumuzdan başka bir okula gitti. Yapılan toplantı ile ilgili de inceleme soruşturma başlatılmıştı.

Okulumuza il dışından alkol bağımlısı rahatsızlığı olan bir öğretmen atandı. Branşında çok iyi olan bu öğretmen 12 Eylül öncesinde yaşadığı terör olayının etkisi ile bu rahatsızlığa yakalandığını öğrendik. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmesine yardımcı olduk.

Kartal’da ikamet eden bir matematik öğretmeni Atışalanına gelip gitmekte çok zorlanıyordu. Ders Programını ayarlamıştım okula sorunsuz geliyordu ancak gidişte eve çok geç saatlerde ulaşıyordu. Bu durum öğretmenin verimini de düşürüyordu. Yardımcı olmamızı isteyince il Milli Eğitim Müdürlüğünce evine yakın ihtiyaç duyulan bir okula atanmasını sağladık.

Yukarıda belirtilen ve benzer diğer olaylarlar sonucu okula inceleme ve soruşturmalar başlamıştı. okulda bu iki idareci arasındaki sürtüşmeler huzur bırakmamıştı. Müdür ve müdür Yardımcısı arkadaşın; “İKİ TESTİNİN ÇARPIŞMASI SONUCU İKİSİ DE ZARAR GÖRÜR BİRİ KIRILIRSA DİĞERİ ÇATLAR.” Deyiminin Sonucunu göremiyorlar veya farkında değillerdi.

Bu huzursuz ortamdan uzaklaşmak İÇİN çare olarak okuldan ayrılmayı düşünüyordum. Yenibosna’da evime yakın Altınyıldız Ortaokulunun açılacağını duydum. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne giderek Yeni Açılacak Altınyıldız Ortaokuluna Öğretmen, Müdür Yardımcısı veya Müdür Olarak atanmak isteğime ait dilekçemi vermek istediğimde görevliler henüz açılmayan okul İÇİN dilekçe alamayacaklarını söyleseler de İlçe Müdürü ile görüştüm dilekçemi alıp havale etti. Dilekçemi verdikten bir süre sonra Şube Müdürü Beni çağırarak Müdürlük için Aykut Çalıkoğlu teklif edildiğini benim de müdür Yardımcısı olmamın uygun olacağını söyleyince kabul ettim. Onayım geldikten sonra 17/12/1985 Tarihinde Atışalanı Ortaokulundan ayrılarak Altınyıldız Ortaokulunda Müdür Yardımcısı olarak göreve başladım. Ben ayrıldıktan sonra da inceleme ve soruşturmalar durmadan devam etmiş ve sonuçta müdür ve müdür Yardımcısı başka okullara gönderildi. ÇARPIŞAN TESTİLERİN İKİSİ DE KIRILMIŞTI. Okuldaki öğretmen öğrenci arasındaki sevgi ve saygı yıllarca devam etti. Zaman zaman Bazı öğretmen Arkadaşlar öğrencilerimizle buluşup anılarımızı paylaşmaktayız.

21/09/2018

HAYATIMDAN KESİTLER-29
EĞİTİM VE YÖNETİMİNDEKİ REHBERLİK VE DENETİMİN BAŞARIYA ETKİSİ
GENÇ YÖNETİCİ KARDEŞLERİME TAVSİYELER:
Öğrenciliğimde ortaokulda iken Resim-İş dersine müfettiş geldiğini okul müdür başyardımcısı olan öğretmenimiz Adil Soysal’ın kitap ciltleme konusunu işlediği sırada sınıfta olduğunu hatırlıyorum. Bunun dışında müfettiş ve teftişle ilgili bir hatıram yoktur. Yöneticilik görevine yeni başladığım Atışalanı Ortaokulunda askerlik dönüşü göreve başladıktan sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yazı ile Yöneticiler ve Öğretmenlerin isimleri branşları, sınıf ve şube sayıları ile öğrenci sayılarını istediler. Biz de istenen Bilgileri yazı ile bildirdik. İstenen bu bilgilerin okulda genel denetim yapılacağının ön çalışması olduğundan habersizdik. Bir hafta sonra Bakanlık Başmüfettişleri Ayla Akbal ve Kemal Öztürk genel denetim için okula geldiler. Taşınma telaşı içinde Dosyalar ve defterlerin dağınık olduğunu, Okulun henüz yeni binaya taşındığını gördüklerinden denetime hazır olmadığımızı anladılar ne zaman hazır olacağımızı sorunca okul müdürümüz 15 gün içinde hazır olacağımızı söyledi. 15 gün sonra gelmek üzere okuldan ayrıldılar. Ayla Akbal İngilizce sosyal grup branşında Kemal Öztürk Fen grup branşında, İdari denetimimi Ayla Akbal, ders denetimimi Kemal Öztürk yapacaktı. İlk kez teftiş olacağımdan ne isteyeceklerini, nasıl davranmam gerektiği konusunda bilgisizdim ama henüz yeni olduğumdan öğrenmem için denetimin fırsat olduğunu düşünüyordum. Okulumuzdaki kıdemli öğretmenlerden daha önce yöneticilik yapmış olanlardan da teftiş hakkında bilgi alıyordum. Müfettişler tarafından Neler isteneceğini Ortaokul ve Liseler yönetmenliğindeki okullarda tutulacak defter ve dosyalar başlıklı maddesindekilerin isteneceğini söylediler. Orada yazılı olan defter ve dosyaların çoğunun bulamadığımız gibi bulunanların da tutulmadığını gördük. Tutulanlar da
Kısmen eksikti. 15 günlük kısa süre içerisinde gece gündüz demeden eksiklikleri tamamlamaya gayret ettik. Olmayan defter ve dosyaları hazırladık, Eksik defterlerin ve dosyaların yenisini temin ettik. Belirlenen gün denetim başladı. Ayla hanım benim odamda benim denetimime başlayınca görevlerimle ilgili yazıyı sorduğunda böyle bir yazıdan haberim yoktu. Okul müdürü tarafından müdür yardımcılarına görev dağılımı sözlü olarak söylenmişti, görevlerin yazılı olarak verilmesi ve imza karşılığı tebliğ edilmesi gerektiğini söyledi. Okul müdürü hemen yazılı olarak görevlerimizi bildirdi. Müfettişlerin bu gibi eksiklikleri hemen tamamlanmasının iyi olacağını denetim raporunda eksiklik olarak yazılmamasını arzu ettiklerini belirtmeleri iyi niyetlerini gösteriyordu. Bizlerin de genç ve yeni olduğumuzu, öğrenmeye istekli ve rehberliğe açık olduğumuzu anladıklarından bize denetimden çok rehberlik yapmaya başladılar. Eğitim yöneticiliğinde başarılarım var ise bu ve bundan sonraki zamanlarda bana denetim ve rehberlik yapan tüm müfettişlerin katkısı çoktur.
13 yıl sonra özlük dosyamda gördüğüm genel denetimin benimle ilgili bölümünde: “Öğrenmeye istekli, gayretli, Çalışkan, rehberliğe açık, görevinde sorumluluk duygusu mükemmel, ilerideki zamanlarda eğitim yönetimi ve üst görevlerde başarılı olabilir” ifadelerini okuyunca çok duygulandım ve Müfettişlerin bu tesbit ve önerilerinin üst makamlarca bir şey ifade etmediğine üzüldüm.
GENEL DENETİMDEN AKLIMDA KALANLAR:
1-Kamu hizmetinde görevlilerin her davranışının mutlaka hukuki dayanağı vardır. Hukuki dayanaktan yoksun davranışlar soruşturma konusu olabilir.
2-Devlette devamlılık vardır. Her yönetici sorumluluk aldığı tarihten itibaren yaptığı işlerden sorumludur. Ancak görev aldığı tarihten önceki eksiklik ve olumsuzlukları da gidererek kamu hizmetinin aksamasını gidermelidir.
3-Okul veya kurumda iş ve işlemlerin yapılmasında hukuki konulardaki yetersizlikler ve belirsizlikler olduğunda hizmetin aksamaması İÇİN okulun en yetkili organı Öğretmenler Kurulu kararı ile giderilmelidir.
Bu konuda yaşadığım olay:
Okulumuzda Bulgaristan’dan zorunlu göçle gelen Basri Çağlar isimli bir öğretmenimiz görev yapıyordu. 1921 Şumnu Doğumlu, Edebiyat öğretmenliğinden mezun olan Basri bey Ünlü şairimiz Behçet Kemal Çağlar’a hayranlığından Çağlar soyadını almış. Ama ülkemizde Türkçe Edebiyat dersinden zorlanacağı İÇİN Resim-İş alanında görevlendirilmişti. 62 yaşında olan Basri bey bastonla okula gelerek dersleri aksatmıyordu ama nöbet görevinde zorlanıyordu. Yönetmelik gereğince nöbet görevinde erkek öğretmenlerde 25 yıl, bayan öğretmenlerde 20Yıl hizmeti olanlar ihtiyaç duyulmadığında nöbet görevinden muaf olabiliyordu. Bu durumda Basri bey için muafiyet mümkün değildi. Çünkü görev süresi 25 yılı dolduramadığı gibi 25 yılı dolduran diğer öğretmenler de muafiyetten yararlanmak isteyebilirlerdi. Basri bey de zorlandığından sorununun çözülmesini çok istiyordu. Ben de öğretmenimize yardımcı olmak istiyordum. Aynı zamanda hukukçu olan 1. Bölge Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Cahit Hasdemir beye Konuyu danışmak için görüştüğümde bu gibi durumlarda konunun Öğretmenler Kurulunda görüşülerek OYBİRLİĞİ ile alınacak kararla sorunun giderilmesinin mümkün olduğunu, böylece Bu öğretmenimiz nöbet görevinden muaf tutulabilir. Bir kişi dahi aleyhte olup ve karara katılmaması sonucu OYÇOKLUĞU ile alınacak kararla muafiyet uygulanmasının mümkün olmadığını, Bu karar alındığı öğretim yılında geçerli olup, her yıl yenilenmesi gerektiğini söyledi. Okul müdürümüze konuyu anlattığımda kabul etti. Yapılan İlk Öğretmenler Kurulunda konu gündeme alındı ve oybirliği karar alınarak Basri beyin sorunu giderilmiş oldu.
4-Devletin resmî dili belgedir. Görev ve istekler resmî yazı ile veya tutanakla belgelenmelidir.
5-Denetimlerde ve amirlerle iş görüşmelerinde mutlaka yazılı not almak İÇİN tedbirli olmaları gerekir kağıt kalem bulundurulmalı.
6-Mevzuat güncellemeleri takip edilmeli gerekirse mevzuat takip defteri tutulmalı.
6-Öğrenci notları ve devamsızlıklarında çok hassas olunmalı öğrencilerin kaderini olumsuz etkileyecek ihmal ve hatalara neden olunmamalı.
7-Kamu malının korunması ve özel işlerinde kullanılmaması yönünde çok hassas olunmalı ve kişisel çıkar sağlama veya suistimale yer verilmemeli.
8-Yöneticiler alacağı her karar ve uygulamalarında empati yapmalı; ilişkilerinde ve kararlarında kendisini öğretmen, Yardımcı personel, veli, öğrenci ve diğer Kişiler yerine koymalı.
9-Kamu görevlisi inisiyatif kararı kullandığında bu kararın nedenini ve kararın faydasını açıklayabilmeli. İnisiyatif genel kullanılmalı kişiye özel olmamalıdır
Bu konuda yaşadığım örnek:
Öğretmenlerin ders programı yapılırken genel kural: Öğretmenlerin Haftalık okutacağı dersler haftanın tüm günlerine dengeli olarak dağıtılır dersinin en az ya da hiç olmadığı Güne nöbet konur. Yaptığım ders proğramında ise öğretmenlere boş gün ve dersinin olmadığı gün yerine dersinin olduğu güne nöbet görevi vererek bu kuralın dışına çıkmıştım. Müfettiş bu durumun açıklamasını sorduğunda cevaben okulumuzun konum olarak ulaşıma dezavantajlı bölgede olduğu, öğretmenlerin sağlık, resmî işleri gibi çeşitli nedenlerle zorunlu olarak rapor izin kullandığını derslerin boş geçtiğini öğrencilerin mağdur olduğunu belirttim. Öğretmen personel Devamsızlık defterine baktığında çok zorunlu haller dışında rapor ve izin kullanılmadığını, önceki yıllara göre izin ve rapor kullanımında azalma olduğunu görünce. Teşekkür etti.
10-Hukuki metinlerde yapılır verilir ifadeleri kesin olup uygulamada inisiyatif olamayacağını, yapılabilir verilebilir ifadelerinde uygulayıcıların inisiyatif kullanabileceği.
11-Mevzuatların mantıklı olduğu için değil yürürlükte olduğu için geçerli olduğu.
12-Denetimlerde evrak sunumu tertip ve düzenin iyi olması başarılı bir denetimin ilk adımıdır.
13-Denetimlerde istenilen şeylerin dışında marifetini göstermek için istenmeyen şeyler sunulmamalı. Çok şeyin denetimi çok hatanın bulunmasına neden olabilir.
1983 yılında seçim hazırlıkları yapılıyordu. Her zaman olduğu gibi sandık Başkanlığı görevi öğretmenlere veriliyordu. Okul Denetimi devam ederken sandık başkalarına seminer görevi de olunca Öğretmenler müfettişe ders denetim saati ile seminer saatinin çakıştığını söyleyerek nasıl davranılması gerektiğini sordular. Müfettiş de seçim kanununun daha kapsayıcı olduğunu bu görevin aksatmayın biz sonra denetim yaparız dedi. Seminer görevimizi yaptık.
Denetim tamamlandığında müfettişlerden kendi adıma çok şey öğrendiğim için mutluydum. Raporda genel değerlendirme yapılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştu. Denetim Raporuna göre:
GENEL DURUM: İYİ
TÜRKÇE. : İYİ
MATEMATİK : İYİ
FEN BİLGİSİ. :İYİ
SOSYAL BİLGİLER :ORTA
Diğer derslerde her hangi bir sorun olmadı ancak Sosyal Bilgiler dersinin değerlendirme sonucu zümre Öğretmenler arasında tartışma yarattı. Bu branşta 3 öğretmen olduğundan en az iki öğretmen veya üç Öğretmen de orta bulunmuş sonucuna varılıyordu. Sosyal Bilgiler branşındaki Öğretmenlerden ikisinin ifadesine göre müfettişler tarafından çok beğenilmişlerdi. Diğer öğretmen sessiz kalıyordu. Sessiz kalan öğretmen sessizliğini bozarak Arkadaşlar ben orta olmayı kabul ediyorum. Diğer ortayı bulalım. İkiniz de iyi olduğuna göre sonuç iyi olurdu Benimle beraber orta olan öğretmeni bulalım dedi. Bana göre sessiz öğretmen görevini iyi yapan öğretmendi. Anladım ki başarıyı herkes sahiplenirken başarısızlığın sahibi hiç kimse olmuyor.

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


Istanbul