12/10/2025
Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nda (ERG x Sabancı Üniversitesi) “Yaratıcı Okuma Rehberliğinde Kariyer Atölyesi – İkigai” başlıklı çalışmamızla yer alıyoruz. 🌿
Gaziantep Özel Sanko Okulları iş birliğiyle yürüttüğümüz bu model, yaratıcı okuma, forum tiyatro ve derin demokrasi yöntemlerini rehberlik süreçlerine entegre ediyor.
Amaç; öğrencilerin mesleki yönelimlerinde tutku, yetenek, toplumsal katkı ve gerçeklik bileşenlerini dengelemelerini desteklemek.
Atölye iki aşamada uygulandı:
• Öğretmenler ve Psikolojik Danışmanlık-Rehberlik birimi, İkigai atölyesini önce kendi yönelimleri üzerinden deneyimledi.
• Ardından öğretmenler, rehberlik biriminin eşliğinde aynı süreci öğrencilerle yürüterek modelin ikinci halkasını oluşturdu.
Bu çalışma, yaratıcı okuma yöntemlerinin kariyer farkındalığına ve rehberlik süreçlerine nasıl dönüştürücü katkı sunabileceğini göstermesi açısından bizim için çok kıymetli.
📘 Bu atölye akışı, Çiğdem Odabaşı’nın “Yaratıcı Okuma” metoduna dayalı olarak uyarlanmıştır.
25/09/2025
MARUF25 | Tüm Mümkünlerin Kıyısında
Yapı Kredi Yayıncılık iş birliği ve Kent Kütüphanesi desteğiyle gerçekleşen Yaratıcı Okuma Atölyeleri, eğitmenliğinde katılımcıları metinleri farklı disiplinlerin ışığında yeniden keşfetmeye çağırıyor.
Bu yıl atölyelerde:
📖 Yaşar Kemal – Deniz Küstü
📖 Marianne Brooker – Eşikler
Atölyelerde edebiyatla birlikte; ekoloji, sosyoloji, felsefe, sanat ve toplumsal politika kitaplarının açtığı perspektiflerden yararlanarak yaşam hakkı, adalet, bakım, iklim ve kentlerin geleceği üzerine birlikte düşüneceğiz.
📍 Kent Kütüphanesi, Haliç Kongre Merkezi
🗓 C7 – 1 Ekim 2025 | 14.00–15.00 (Deniz Küstü)
🗓 C8 – 3 Ekim 2025 | 10.00–11.00 (Eşikler)
⸻
English
MARUF25 | On the Shore of All Possibilities
In collaboration with Yapı Kredi Publishing and supported by the Urban Library, the Creative Reading Workshops led by invite participants to rediscover texts through the lens of multiple disciplines.
This year’s workshops feature:
📖 Yaşar Kemal – Deniz Küstü (The Sea-Crossed Fisherman)
📖 Marianne Brooker – Eşikler (Intervals)
The workshops will bring literature together with ecology, sociology, philosophy, art, and social policy to open discussions on the right to life, justice, care, climate, and the future of cities.
📍 Urban Library, Haliç Congress Center
🗓 C7 – 1 October 2025 | 14.00–15.00 (Deniz Küstü)
🗓 C8 – 3 October 2025 | 10.00–11.00 (Intervals)
22/09/2025
Yaşar Kemal – Hüyükteki Nar Ağacı 📚
Yaşar Kemal’in erken dönem eserlerinden Hüyükteki Nar Ağacı, Çukurova’nın bereketli topraklarında bir nar ağacının gölgesinde geçer. Hikâye, makineleşmenin köylünün emeğini nasıl dönüştürdüğünü, yoksulluğun yarattığı çaresizliği ve umudun sembolik gücünü anlatır.
Nar ağacı köylüler için dayanışma ve şifa kaynağıdır, mavi kelebek ise en umutsuz anlarda beliren kırılgan bir umudun işaretidir. Roman, doğa ve insan ilişkisini olduğu kadar toplumsal dönüşümü de büyük bir duyarlılıkla işler.
Lise öğrencileriyle yapacağımız bu yaratıcı okuma atölyesinde;
• Metnin bu çok katmanlı yapısını tartışacağız,
• Sembollerin bugünkü dünyayla bağını keşfedeceğiz,
• Edebiyatı bir düşünme ve hissetme alanı olarak deneyimleyeceğiz.
🗓 23 Eylül Salı
📍 Ördekli Kültür Merkezi
⏰ Saat: 13.00
✨
24/08/2025
Öldürmeyeceksin – Hermann Hesse
Bir kitabı okuduğunda sadece yazarın sesini mi duyarsın, yoksa kendi içindeki yankıyı da mı?
Hesse’nin Öldürmeyeceksin’i, ilk bakışta savaş karşıtı denemelerin toplamı gibi görünür. Ama dikkatle bakan yaratıcı okur, sayfaların arasında başka bir şey bulur: İnsanın içindeki görünmez savaşları.
Çünkü öldürmek yalnızca bir silahla olmaz.
Bazen bir sözü susturmak, bir hayali küçümsemek, bir merakı bastırmak da öldürmektir.
Barış dediğimiz şey, yalnızca uluslar arasında değil, insanın kendi içinde mümkün olduğunda gerçek olur.
Hesse’nin satırlarında, sürekli tekrar eden bir çağrı vardır:
🕊 “Yıkma, dönüştür.”
🕊 “Savaşma, dinle.”
🕊 “Susturma, ifade et.”
Yaratıcı okur için bu kitap, bir düşünce arındırmasıdır. Gürültülerin, ideolojilerin, çatışmaların arasında sadeleşmeyi; kendi sesini duymayı hatırlatır.
Belki de en büyük şu soruyu sorar:
“Ben hangi hayalimi, hangi umudumu, hangi iç sesimi öldürmemek için direniyorum?”
Sen de okurken kendine belki bu soruyu sorabilirsin:
“Beni ben yapan hangi şeyleri hayatta tutmak istiyorum?”
10/03/2025
Varoluş Süreci Atölyesi 9. Grupla Yeniden Başlıyor!
“Yaşamımıza gerçekten bilinçli olarak cevap verebiliyor muyuz, yoksa sadece tepkiler mi veriyoruz?” – Varoluş Süreci
Varoluş Süreci, yalnızca bir kitap değil; şimdiki an farkındalığını güçlendiren, duygusal bütünleme ve bilinçli nefes pratikleriyle içsel keşif sunan bir yolculuk. Bu atölyede kitabı sadece okumayacak, bilinçli nefes, yaratıcı okuma, görsel düşünme ve içsel çalışmalarla derinlemesine deneyimleyeceğiz.
Her hafta farklı bir başlık üzerinde çalışarak, okuduklarımızı zihnimizden bedenimize, duygularımızdan farkındalığımıza taşıyacağız. Metinler sadece kelimelerden ibaret değil; onları nasıl gördüğümüz, nasıl hissettiğimiz ve nasıl içselleştirdiğimiz önemli. Süreç boyunca nefesimizi fark etmeyi, geçmişin üzerimizdeki etkilerini görmeyi ve hislerimize alan açmayı keşfedeceğiz.
“Geçmişi bıraktığımızda değil, onun üzerimizdeki etkisini fark ettiğimizde dönüşüp özgürleşiriz.”
Bu yüzden bağlantılı nefes, The Work yöntemi, yaratıcı okuma ve duygusal bütünleme çalışmalarıyla farkındalığımızı derinleştiriyoruz.
📅 Başlangıç: 25 Mart 2025
🕰 Süre: Her Salı, 20.30 (Zoom üzerinden)
👥 Sınırlı Kontenjan!
“Bazen bir kitap sadece bir kitap değildir. Kendi yolculuğuna açılan bir kapıdır.”
Sizi bu keşif yolculuğuna davet ediyoruz.
🔗 Detaylar & Kayıt: https://forms.gle/NWrxZzA41p7wumVk6
📌 Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz:
📩 DM’den veya 📲 WhatsApp: +90 535 561 59 10
📌
📌
08/03/2025
Kadın, yaşamın özü, varoluşun taşıyıcısıdır. Toprak gibi besler, kök salar, üretir ve büyütür. Su gibi akışkandır; engellerle karşılaşsa da yolunu bulur, şekil alır, değişir ve değiştirir. Ateş ise onun içindeki cesaretin, iradenin ve yeniden başlamanın sembolüdür. Kadın yalnızca var olanı korumaz, ihtiyaç duyduğunda kendine dayatılan sınırları aşar, yeniden doğar, dünyayı dönüştürür.
8 Mart, bu gücün tarih boyunca nasıl baskılandığını ama hiçbir zaman tamamen susturulamadığını hatırlatır. Bir zamanlar haklarını talep eden kadın işçilerin sesi, acımasızca susturulmaya çalışılsa da, o ses yok olmadı—başkalarına ilham oldu, büyüdü ve bugün dünyanın dört bir yanında yankılanıyor. Kadın, her koşulda var olur, üretir ve değiştirir. Ve en önemlisi, bu dünyada yalnızca eşit haklara sahip olmak için değil, kendi varoluşunu eksiksizce gerçekleştirmek için yürür. Çünkü kadın, yaşamın ta kendisi—ve yaşam, özgür ve adil olduğunda gerçekten anlam kazanır.
Görsel. Ana, Eren Eyüboğlu, İş Bankası Resim Heykel müzesi
04/03/2025
DOĞADAKİ NESNELER VE DUYGULARIMIZ
“Ben Yaprağım” atölyesinde, doğadaki bir nesneyi özne olarak kabul edip onu merkeze alarak bir keşfe çıktık. Bir yaprak bazen bir yorgana, bazen bir barınağa dönüşebilir; kimi zaman duygularımızı yansıtan bir metafor, kimi zaman da şekliyle günlük hayatta kullandığımız nesneleri çağrıştıran bir sanatsal ilham kaynağı olabilir.
Doğadaki nesnelerin insan duygularıyla kurduğu ilişkiler, mevsimlere göre değişen formlarıyla hislerimize tercüman oluşu ve hayal gücümüzü bambaşka alanlara taşıması… İşte bu yüzden dedik ki:
🌱 Bir nesneyi merkeze alarak yaratıcı düşünmeyi teşvik eden, onu farklı formlara dönüştürerek insanın duygularıyla ilişkilendiren kitaplar var mı?
Katılımcılarımızın getirdiği bu kitapları şimdi sizlerle paylaşıyorum.
Siz de doğadaki nesneleri sanat, edebiyat ve duygu dünyamızla ilişkilendiren kitap önerilerinizi yorumlara yazabilirsiniz! 💭💚
02/03/2025
“Dahomey”: Bir Heykelin Gözünden Tarih ve Kimlik
Bazı filmler izleyicisini sadece bir hikâyeye tanık olmaya davet etmez; onları başka bir varlığın, bir nesnenin, bir tarihin gözünden bakmaya zorlar. Dahomey tam da bunu yapıyor: Bir heykelin sessiz ama güçlü sesiyle geçmişin izini sürerken, izleyiciyi onun yolculuğuna ortak ediyor. Karanlık sandıklarda taşınan, müzelerde sadece bir ‘eser’ olarak numaralandırılan bu heykeller, aslında unutulmuş bir kimliğin, bir hafızanın, bir ruhun taşıyıcısı. Film, nesnelerin de bir hafızası olduğunu ve onların da tıpkı insanlar gibi bir eve, bir aidiyete ihtiyaç duyduğunu hissettiriyor. Disiplinler arası bakanlar için bu film, bir varlığı sadece “nesne” olarak görmekle, ona bir özne olarak yaklaşmak arasındaki farkı anlatan muhteşem bir deneyim sunuyor.
Dahomey, yalnızca bir belgesel değil, aynı zamanda tarihsel adaletin ve kaybolan kimliklerin yeniden keşfedilme sürecinin bir parçası. Doğa, heykeller, taşlar, hatta rüzgâr bile bir özne olabilir mi? Biz onlara nasıl bakarsak, onlar da bize öyle mi seslenir? Müze, drama ve yaratıcı okuma alanında çalışanlar için, bu film nesnelerin, doğanın ve tarihin “konuşmasını” anlamaya dair eşsiz bir ilham kaynağı olabilir. İzleyin, dinleyin, duyun: Belki de tarihin sesi, bir heykelin içindeki sessizlikte gizlidir.
28/02/2025
Yaşar Kemal’in Kalemler öyküsü, bir çocuğun çöplerden çıkan kalemlerle kurduğu bağ üzerinden, eşyaların hikâyelerini ve hayatın görünmeyen yüzünü anlatıyor. Bize, bir nesnenin yalnızca ona sahip olanın değil, onu bulan, kullanan, ona anlam yükleyen herkesin hikâyesini taşıdığını hatırlatıyor. Yeryüzü Halleri sergisiyle birlikte düşündüğümüzde, insanın doğayla, atıklarla, sahip oldukları ve bıraktıklarıyla nasıl bir ilişki kurduğunu yeniden sorguluyoruz. Bu yüzden, öyküyü okuyarak yalnızca bir çocuğun değil, çevremizdeki her şeyin hikâyesine kulak vermek için atölyede buluşuyoruz.
“Eşyaların, doğanın ve insanın birbirine nasıl bağlandığını keşfetmeye var mısınız? Yaşar Kemal’in Kalemler öyküsü ve Yeryüzü Halleri sergisiyle, unutulanların, bulunanların ve yeniden anlam kazananların izini süreceğiz. 9-11 yaş arası tüm keşif meraklılarını atölyemize bekliyoruz!”
1 Mart Cumartesi 11:30’da ’ta.
Rezervasyon için: https://bit.ly/4k51W7L 👆