03/11/2025
Güzel Sanatlar Lise ve Üniversitelerine Hazırlık & Hobi Amaçlı Resim Dersleri
İnstagram @resimatolyesi7
03/11/2025
06/09/2025
(Resim1) Terleyen Kadınlı Merz 163, 1920,
KURT SCHWITTERS
“Merz”, Schwitters’in tramvay biletleri, pullar ve paket sargıları gibi günlük yaşamın ürünü olan nesneleri birleştirdiği kendine özgü yönteme verdiği addır. Toplumun ve sanat geleneklerinin dikte ettiği kuralların, normların dışında bir yaratı yöntemi geliştirmek istiyordu.
(Resim2) Çocuk Karbüratör, 1919, FRANCIS PICABIA
Bu yapıt bir yarış otomobili karbüratörünün şemasına dayanır, ancak karbüratörün çeşitli bileşenleri kadın ve erkek cinsel organlarını simgeleyecek biçimde yeniden yerleştirilmişlerdir. Dadacı sanat, çoğu kez esprili olsa da, yaşamın her tür değer, anlam ve amacını inkår eden nihilist bir akım olarak görülebilir. Çocuk Karbüratör bir makine gibi düşünmeden işleyen ve içinde çocukların akılsızca, mekanik cinsel eylemlerle yaratıldığı bir dünyayı akla getirmektedir.
Dadacılık Birinci Dünya Savaşı sırasında ortaya çıktı. Bir sözlükten gelişigüzel alınan “dada” sözcüğü Fransızca’da “zevk için binilen at” anlamındadır. Dadacılar edinilmiş bütün ahlaki, politik ve estetik inançların savaşla tahrip olduğunu ilan ettiler. Sanata karşı yıkıcı, saygısız ve özgürleştirici bir yaklaşımın savunuculuğunu yaptılar. Dadacılık 1920’lerde yerini Gerçeküstücülük’e bıraktı.
1918’de yayımlanan ilk Dada manifestosu Dadacılık’ın “yeni bir gerçeklik” olduğunu iddia ediyor ve Dışavurumcuları “zamana karşı duygusal direnç göstermekle suçluyordu. Toplumun, Birinci Dünya Savaşı katliamına yol açan milliyetçilik ve maddecilikten silkinmesini uman Dadacılar için şok yaratmak temel taktikti. Dadacılık görsel olduğu kadar edebi bir akımdı da. Zürih, New York, Berlin ve Paris’te bağımsız Dadacı gruplar vardı.
Rastlantı ve saçmalık Dadacılık’ın ana öğeleriydi. Bilinçaltının günlük yaşamdaki rolüne ilişkin yeni bir bilinci tanımladı ve yalnızca bir sanat kitaplığında ölmeye mahkum olacak bütünlüklü bir sanat kuramı geliştirmeye karşı çıktı.
(👇devamı)
31/07/2025
Simya, 1947, JACKSON PO***CK
Po***ck, sanayi boyasını tuvalinin üzerinde bir çubuk yardımıyla dağıtmış. Bu devrimci eylem geleneksel fırça ve şövale ile başarılmış ve boyama eylemi sırasında ressamın bütün bedeni de işe katılmış. Yapıt, Soyut Dışavurumculuk’un çoğunun, özellikle de Eylem Resmi’nin sahip olduğu fizikselliği ve enerjiyi taşıyor. “Simya”, Jung’un psikolojik dönüşümün simgesi olarak gördüğü, eski çağların ana maddeyi altına çevirme arayışına gönderme yapıyor.
SOYUT DIŞAVURUMCULUK
Bu akım İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda New York’ta gelişti. New York Okulu olarak ya da tam doğru değilse de “Eylem Resmi” olarak da adlandırılır. Evrensel duyguları betimleme çabası temel özelliğidir. Uluslararası ün kazanmış, bütünüyle Amerikan olan ilk akımdır.
Soyut Dışavurumcular resmin fiziksel yapım süreci üzerine yoğunlaştılar. Resimdeki geleneksel yöntemleri fiziksel olarak da yıkmak için boyayı tuvallerinin üzerine fırlatıyorlardı, bundan dar anlamlı “Eylem Resmi” terimi doğdu. Üçü de Gerçeküstücülük’ün önderleri olan Breton, Ernst ve Masson İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’ye göçtüler ve başlangıçta akımın gelişiminde etkili oldular. Ne var ki Gerçeküstücüler bilinçaltını toplumun benimsediği düzeni karıştırmanın aracı olarak araştırırken Soyut Dışavurumcular bilinçaltına İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hem sanatı hem de toplumu onarabilecek evrensel anlamdaki simgeler için döndüler. Psikolog Carl Gustav Jung’un, üzerlerinde önemli bir etkisi vardı. Jung, arketip niteliğinde olan, simge üreten duygu ve davranışların her ruh ve kültürde bulunabileceğini iddia ediyordu.👇(devamı)
| Monday | 11:00 - 18:00 |
| Tuesday | 11:00 - 18:00 |
| Wednesday | 11:00 - 18:00 |
| Thursday | 11:00 - 18:00 |
| Friday | 11:00 - 18:00 |
| Saturday | 11:00 - 18:00 |
| Sunday | 11:00 - 18:00 |