feryalisateachernow

feryalisateachernow I am English language teacher from İstanbul, Turkey. I was an international trade professional befo

Bu postu BEGENMEYI ve KAYDETMEYI unutma!Zaten yaptiklarinizi, en faydasini gorduklerinizi, yaomak istediklerinizi numara...
24/08/2026

Bu postu BEGENMEYI ve KAYDETMEYI unutma!

Zaten yaptiklarinizi, en faydasini gorduklerinizi, yaomak istediklerinizi numaralari ile yorumlara yazin hadi.

“Nasil yapalim?” dediklerinizi de numara ile belirtin yorumlarda detaylandirayim. 🎉

Düşünsenize duyabildiginiz sesleri bile siz değil; yetiştiğiniz çevre belirliyor. Başka kim bilir neleri çevre filtresi ...
23/08/2026

Düşünsenize duyabildiginiz sesleri bile siz değil; yetiştiğiniz çevre belirliyor. Başka kim bilir neleri çevre filtresi ile algılıyoruz? 😱😱😱

O yüzden elestirel düşünmek zorundayız. Duyu organlarımız vasıtası ile deneyimledigimiz bir dunyada yaşıyoruz. Algı yanıltıcı olabilir. 🫣

Tabii ÇÖZÜMLERİ de ekledim. Sonuna kadar okuyun! “İşte bu ben!” diyeceğiniz şeyleri paylaştım. Sizin aklınıza gelenler v...
15/08/2026

Tabii ÇÖZÜMLERİ de ekledim. Sonuna kadar okuyun! “İşte bu ben!” diyeceğiniz şeyleri paylaştım. Sizin aklınıza gelenler varsa ekleyin yorumlara.

14/08/2026

Somer Şef’in oğlu Deniz Sivrioğlu Avustralya’da büyümüş. Dolayısıyla İngilizceyi çok erken yaşta edinmiş ve İngilizce baskın dili olmuş. Anne-babası Türk olmasına rağmen kendisi “Türkçem iyi değil(miş)” diyerek bunu ifade ediyor.

Bunu, Türkçeye İngilizce kadar yoğun ve doğal bir şekilde maruz kalmamış olmasıyla açıklayabiliriz. Deniz artık Türkçeyi İngilizceyi çocukken edindiğimiz şekilde edinmiyor; kendi ifadesiyle Türkçe dersleri alarak “öğreniyor”. Öğrenilen bir dil elbette çok ileri bir düzeye taşınabilir. Ancak bu kısa videoda İngilizcenin Türkçe üzerindeki etkisi oldukça belirgin.

Peki en baskın İngilizce müdahalesini nerede görüyoruz?

Ünlülerde İngilizcenin etkisini duyuyoruz ama bence çok daha dikkat çekici olan şey “vurgu ve ritim”

Burada küçük bir not: Türkçe hece-zamanlı bir dil ama bu bütün hecelerin eşit derecede vurgulu olduğu anlamına gelmiyor. Türkçede de kelime vurgusu var. Ancak İngilizcede güçlü ve zayıf heceler arasındaki fark çok daha belirgindir. Bu kısa konuşmada, İngilizcenin bu ritmik özelliğinin Türkçeye transfer edildiğini düşünüyorum.

Deniz’in konuşmasında bazı heceler diğerlerinden belirgin biçimde “daha güçlü, daha uzun veya daha belirgin” söyleniyor: SE-vi-YO-rum, BE-nim TÜRK-çem, i-Yİ, a-MA…Burada yalnızca “yanlış vurgu” değil, İngilizce prosodinin Türkçeye transferini duyuyoruz.

Aslında bunun tersini biz de İngilizce konuşurken yapıyoruz. Türkçenin ritmik özelliklerini İngilizceye taşıdığımızda İngilizcemiz anadili İngilizce olan birine daha “robotik, tekdüze ve heceleri fazla eşit” gelebiliyor.

Ve evet, Deniz’in Türkçesi “anlaşılıyor”. Hatta oldukça tatlı.

Ama mesele yalnızca “anlaşılıyor mu?” değil. İngilizceyi ya da başka bir dili çat pat anlaşılmak için öğrenmiyoruz. Çoğumuz İngilizceyi eğitim, iş veya profesyonel iletişim için kullanıyoruz. Bu yüzden dil öğrenmeye açık olduğumuz kadar telaffuza ve prosodiye de zaman ayırmalıyız.

Çünkü iyi telaffuz sadece tek tek sesleri doğru söylemekten ibaret de

Hemen o “30/50/100 Dogal-Native Kelime/Ifade” postlarini kenara koy. Ihtiyacin olan sey daha fazla izole “native/dogal i...
13/08/2026

Hemen o “30/50/100 Dogal-Native Kelime/Ifade” postlarini kenara koy. Ihtiyacin olan sey daha fazla izole “native/dogal ifade/kelime” degil; beynine konusmak icin gereken kolayligi saglamak. Bu strateji sadece bir tanesi. Öğrencilerime sadece kelime degil konusmak icin gerekmi stratejileri de ogretiyorum. Konusmak icin daha fazla kelime/gramer bilmen gerekiyorsa ona da bakariz ama cogu zaman durum “Bilsem de donup kaliyorum” oluyor. Cozuyoruz efendim bu sekilde ☺️

11/08/2026

Geçenlerde Ronaldo’nun bu röportajına denk geldim ve röportajı bir İngilizce öğretmeni gözüyle değerlendirmekten kendimi alamadım. Eğer Cristiano benim öğrencim olsaydı, ona vereceğim geri bildirim (feedback) tam olarak şöyle olurdu:

Akıcılık ve Özgüven 9/10

Ronaldo bu konuda muazzam bir örnek! Kelime aramak yerine söylemek istediğini duraksamadan anlatıyor. Gramer hatası yapma korkusu sıfır, özgüveni %100! İngilizce öğretmenlerinin en sevdiği öğrenen profili 😅

İfade Gücü 7/10

“It was like the first love” (İlk aşk gibiydi) diyerek duygusunu ve hikayesini harika bir benzetmeyle aktarıyor. Dil sadece kurallar bütünü ya da yan yana dizilmis kelimeler serisi değildir. Ronaldo yaygın bir kalıp ifade öğrenmiş ve bunu rahatlıkla kullanıyor.

Gelişim Alanı:

Doğruluk (Accuracy) konusunda bazı sorunlar var. Bunlar temel hatalar ve düzeltilmezse fosilleşebilir:

📌 Zaman Tutarlılığı (Tense Consistency)
Ronaldo geçmişteki çocukluk anılarından bahsederken zaman zaman geniş zamana (Present Tense) kayıyor. “...nine years old I start to play...” yerine “...nine years old I started to play...”📌 Yaş Belirtirken Yapılan Yapısal Hata
İngilizcede yaş söylerken Türkçedeki gibi “-lı, -li” (with) mantığı değil, durum bildiren “be” (am/is/are/was/were) fiili kullanılır. “...with probably seven, eight, nine years old...”
(geçmişteki bir yaş) “...when I was probably seven, eight or nine years old...”
📌 Küçük Bir Preposition (Edat) Hatası:
“...play in home...” vs “...play at home, in the streets...”

Telaffuz ayrıca çalışılmalı ama bu hali ile benim çok dikkatimk çeken YOUNG kelimesini /k/ sesi ile bitirmesi oldu. Bu anadili Turkce olanlarin ck sık yaptiğı bir transfer; Portekizcede de böyle mi merak ettim.

11/08/2026

Tam LISTE 👇👇

1. BBC LEARNING ENGLISH - Tim’s Pronunciation Workshop
2. American English Gov - The Color Vowel Chart
3. Oxford Online English - Free Pronunciation Lessons
4. British Council Learn English Sounds Right (App)
5. Engnovate
6. ELLLO Pronunciation Test
7. HOWJSAY
8. ToPhonetics



Biyografideki linkte daha fazla ÜCRETSIZ kaynak linklero bulacaksiniz. Telaffuz icin kendi kendinize yapabilecekleriniz bunlarla sinirli degil. Hesabimda pratik tavsiyeler var. Feryal| English Teacher

Biraz tutarlilik lutfen!!! Telaffuz konusunda gosterilen hassasiyeti bu tip gonderilere de gosterelim o halde. Butun “na...
07/08/2026

Biraz tutarlilik lutfen!!! Telaffuz konusunda gosterilen hassasiyeti bu tip gonderilere de gosterelim o halde.

Butun “native gibi” begenip sonra “Onlar gibi konusmak zorunda degiliz” olmuyor.

04/08/2026

Bunu dünyaya iş yapan ve çok temiz bir İngilizce konuşan bir oyuncuya söyleyen şey hata yapmayı öğrenme fırsatı olarak değil; cezalandırılacak bir şey olarak görmemizdir. Burada yaptığım, özellikle telaffuz gönderilerine aldığım tepki bunu defalarca ispatladı.

Hata gelişme alanı olarak yorumlanmadıkça “Onlar gibi konuşmak zorunda mıyiz?” ile “Bu İngilizceyle mi bu işleri yapmış?” gibi iki uca savrulan, sığ eleştiriler ve tartışmalar yapmaktan kurtulamayacağız.

Hazal Kaya gibi göz önünde olan biri bile “heyecanli oldugu” için İngilizce konuşmak istemiyorsa; sıradan hayatlar süren, göz önünde işler yapan insanların yaşadığı kaygıyı düşünün.

Kendi adıma şunu söylemeliyim:

📌 Native speakerlar takmıyor diye bir genelleme yapılamaz. Amacımız maksimum anlaşılırlık olmalı. Native speakerlar da düzeltiyor yeri gelince. Bunda yanlış bir şey olmadığını; bunun bir öğrenme fırsatı olduğunu düşünmek ve buna göre hareket etmek yapılabilecek en iyi şey İngilizce öğrenme yolculuğunda. “Onların” dilini konuşuyorsak, evet, olabilecek en yüksek düzeyde onlar gibi konuşmalıyız. İşin güzel tarafı bu öğrenilebilir bir şey. Bu şekilde öğrenmeye kapatmak kendimizi, kaçınılmaz olarak, “Heyecanlıyım. Konuşamam” noktasına getirecektir bizi.

📌 Diğer yandan “Bu İngilizce ile mi?” yaklaşımı da en az “Onlar gibi konuşmak zorunda miyim?” yaklaşımı kadar “hata kötüdür” bakış açısını besler. İngilizceyi, tüm bu toksik “hata hiç olmamalıdır” kültürüne rağmen konuşmayı seçen insanlar en azından denemiş oluyorlar. Denemek hatalardan öğrenmekle birlesince muhteşem sonuçlar veriyor çünkü beynimiz böyle öğreniyor.

Benim burada yaptığım paylaşımların hiçbiri “Bu İngilizce ile mi?” maksatlı değil. Hicbir zaman bunu ima edecek bir dil kullanmadım. Alan bilgimi kullanarak doğrusu gelişebilecek alanlar ile ilgili analiz yapıyorum. Çoğu zaman gözden kaçan şey bu gönderileri aynı zamanda “KENDİME NOT!” olarak yapıyor olmam. Ben de öğreniyorum. Kitap bilgileri g

03/08/2026

“Aksan değil telaffuz” serimizde bu sefer konuk Serkan Çayoğlu,

Dürüst olayim bu kadar iyi konuşacağını beklemiyordum. Özgüveni yüksek görünüyor ama sanki zaman zaman o özgüven bir tekliyor. (Röportajin devami icin soyluyorum bunu.)

Burada bir Ingiliz gazeteci ile roportaji var. Genel olarak tonlama, ritim iyi denebilir. Telaffuz adina kulagi tirmalayan bir sey yok. Cok acik, ck anlasilir. Soylerken nedense zorlandigi gek kelime “motivation” gibi geldi banan. Bir garip cikmis burada.

Bunun haricinde saniyorum Ingiliz bir gazeteci ile konustugu icin zaman zaman Ingiliz aksani ozellikleri sergiliyor. Bu videoda yok ama “here” derken sanki karsisindaki gazeteciyi taklit ediyor.

Dikkatinizi cekmesini istedigim sey ck goze batan bir aksan cabasi yok. Oldugu gibi, dogru telaffuza odaklanarak konusuyor. Ne konustugunun ck farkinda oldugunu tonlamadan anlayabilirisiniz “right director, writer, producer” derken mesela “right” ck onemli.

Tekledigi yerde “filler” kullaniyor. “Umm” lari fark etmissinizdir.

Belki daha akici ve kendinden emin konusma konusunda bir tik daha calisabilir. Ama bu hali ile de gayet anlasilir ve “Bana ne! Ben Turk gibi konuscam!” inadindan ck uzak bir hali var.

Unutmayin bu bir roportaj. Bir metin ya da senaryo yok. Gayet guzel goturmus.

Siz ne dersiniz?

Telaffuzu

Address

Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when feryalisateachernow posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category