Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Share

Bu sayfa gayriresmi olup, fakültemizin http://www.facebook.com/iuctf adresindeki resmi sayfasını beğenebilirsiniz.

05/05/2018
Photos from Cerrahpaşa Tıp Fakültesi's post 02/05/2018

“Cerrahpaşa, sadece binalardan oluşan bir tıp fakültesi adı değildir. Sadece üniversite sınavında ilk 1000’e giren, yüreği insanlara faydalı olmak için atan gençlerin olduğu bir okul da değildir.
17 yaşında girdiğin, yokuşlarını tırmandığın, 24 saat açık kütüphanesinde sabahladığın, acil servislerinde sütür atmak için saatlerce beklediğin, attığın o ilk sütür için dünyanın en önemli ameliyatını yapmışsın gibi seni gönülden alkışlayan bir tanıktır Cerrahpaşa.
Kocaman amfilerinde rahmetli hocalarımız Meliha Terzioğlu'nu, Ayhan Songar'ı dinlemektir. Günnur Yiğit hocamızdan eritrositleri dinlerken, açtığı resim sergisinin onda yarattığı heyecanı hissetmektir. Odasının kapısını her çaldığında ikram edilen sıcak çay demektir. Hüsrev Hatemi hocamızın vizitlerinde edebiyata, şiire gönül vermektir. Kış günlerinde siyah pelerinleriyle binalar arasında dolaşan hocalarımıza hayranlıkla bakmak demektir. Şimdi bakımsız diye horlanan, küçük görülen koridorlarda saatlerce sözlü sınavları beklemek, o koridorlara gençliğimizi gönülden bırakmak demektir. Alexanyan, Orhan Kuran, Ekrem Kadri Unat hocalarımızın kitaplarını son harfine kadar öğrenmek demektir.
Onbaşıların (Tıp fakültesinde onbaşı olur mu, olur :) Cerrahpaşa' da sağlık memurlarına askeri tıptan kalan alışkanlıkla onbaşı denir.) tıp bilgisine şaşırmak demektir. Asistan abi ve ablalarımızı izlemek, bir gün hocalarımız gibi olma hayalini kurmak demektir. Nöbetlerde Samatya sahiline kaçmak demektir.
35C Otobüsü ile Taksim'e gitmek, 35A ile Beyazıt Çınaraltı kahvesinden dönmek demektir.
Doktor's kafe demektir, Apex demektir. İkizler kahvesine dersten kaçarak gidip Cerrahpaşa tostu yemek demektir.
Şifa bulan hastalarımız için sevinmeyi, kaybettiklerimiz için acı duymayı öğreten öğretmen demektir.
Cerrahpaşa sadece binalardan oluşan bir yer olsaydı, onu akıllı binalara taşımakla her şey güzel olabilirdi. Oysa Cerrahpaşa tarihtir, gelenektir, geçmiş ve gelecektir. Kıymayın.”

Uzm. Dr. Ayfer Atay (İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 1998 Yılı Mezunu)

01/05/2018

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şansın TÜZÜN’den “Cerrahpaşa Marşı”
Söz-Beste: Şansın Tüzün

29/04/2018

29/04/2018

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN CERRAHPAŞA AÇIKLAMASI!

Aziz Sancar ile dün görüştünüz. Üniversitelerin bölünmesine ilişkin görüşünüz nedir?

Aziz Sancar hocamızın böyle bir sıkıntısı yok. Bunların hepsinde istismar var. Bir defa İstanbul Üniversitesi niye ikiye bölünüyor? Biz bir karar aldık, öğrenci sayısı itibariyle nitelik-nicelik bunu yakalamamız lazım. Şimdi İstanbul üniversitesinin öğrenci sayısı 105 bine ulaşmış durumda. Burada bir kalite maalesef olamıyor, düşüyor kalite. İstanbul üniversitesi bir marka. Tarihi itibariyle eski bir üniversite olması demek burada öğrenci sayısına azaltılmasına mani bir hal var demek değildir. peki biz İstanbul Üniversitesi markasını ortadan kaldırıyor muyuz? Hayır. Bazıları bana soruyor, koskoca profesör. Ben öyle olduğunu bilmiyordum diyor. Sormadan niye bir şey söylüyorsun? Tamam önce bir ibni sina müzakeresi söz konusu oldu, tamam kaldıralım. Şimdi ne olacak? Bir tarafta İstanbul üniversitesi, öbür tarafta da İstanbul Cerrahpaşa üniversitesi şeklinde oluyor.

Ama bu 500 yıllık maziye sahip olan isim korunuyor. Şimdi diyorlar ki, Cerrahpaşa diye bir şey yoktu. Nasıl yoktu ya? Ben kendimi bildim bileli Cerrahpaşa var. Ama şimdi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa olarak ayrılmıyor, İstanbul Cerrahpaşa üniversitesi.
Altında fakültelere baktığımız zaman her iki üniversitede de olacak. Mesela, biz dengeyi burada koruyalım diye bir tarafta iktisat fakültesi kalmıştı, onu hemen diğer tarafa kaydırmak suretiyle rakamı dengeleyelim dedik.
Dert nerede? Dert yine ideolojik. “Efendim bunlar da bizim camiadan” Bizim camia, şu camia yok. Her şeyde ideolojik yaklaşımdan uzak dürüst olacağız. Biz nitelik mi arayacağız? Yoksa nicelik mi arayacağız? Buna bakıyoruz. Burada kaliteyi artıracak bir adımı atalım diyoruz.
Kaldı ki İstanbul Üniversitesi’ne biz Hasdal’da 700-800 dönümlük arazi tahsis ettik. Orada da asli kampüsü ya da Külliyesi olacak. Oraya taşındığı zaman
Önce biz Çapa’yı da düşündük. Ama biz Çapa’yı zaten deprem riski sebebiyle bir çok binasının yıkılması gerekiyor. Orası yıkılacak, orası belki İstanbul Üniversitesi’nin merkezde bir irtibat bölümü olacak. Zaten Beyazıt’taki bina tartışılmaz, o bütün özelliğiyle ortada. YÖK çalışmalarını sürdürecek.

Bir taraftan bakıyorsunuz Gazi üniversitesiyle ilgili de spekülasyonlar var. Buradaki uygulama neyse, orada da onu yapacağız. Ama ikisinde bir tezgahtır gidiyor. Şu anda biz 20’ye yakın üniversitede bu değişimi yapıyoruz. Buralardan halkın bize talepleri var. Milletvekillerimizin halkla görüşmeleri var. Bu talepler üzerine bu adımlar atıldı. YÖK’e talepler var, biz talepler var. Ve daha önce de bu konuda attığımız adım var.

Mesela Konya’da Selçuk üniversitesini biz ikiye böldük. Hiç böyle bir ses çıkmadı. Şu anda bu şekilde devam ediyor. Olmaz diye bir şey yok. Ama hep ideolojik yaklaşım.
http://bit.ly/2FqWvva

Cerrahpaşa Tıp Neden Bu Kadar Direniyor? 29/04/2018

Cerrahpaşa Tıp Neden Bu Kadar Direniyor?

Üniversitelere yönelik bölünme operasyonunda, en dikkat çekici ve en zarif tepkiler hep Cerrahpaşa’dan geliyor. Çünkü, canı en fazla yanacak olan onlar.

Dışarıdaki algı, sadece bir isim değişikliği söz konu olan, ne bu kadar büyütülüyor yönünde.
Oysa, olayın boyutları çok farklı!
Bu değişikliği gerçekleştirmeye çalışanlar, ne kadar farkındalar bilmiyoruz ama yaratacağı yan etkiler, tahminlerin çok ötesinde!
İşte bu noktada, gelin Cerrahpaşalı öğrencilere kulak vermeden önce içlerin birisini tanıyalım:
“Stanford ve Harvard’ta staj yapmış,Charite( Berlin) üniversitesinde erasmus yapmış,İstanbul Erkek Lisesi mezunu olan bir hekim adayı olarak ülkeme hizmet etmek istiyorum ve bunu saygınlığını başarısını kaybetmemiş kurumlarda yapmak istiyorum. Fakültemiz ben ve benden daha iyi yüzlerce aynı öğrenciyle dolu. Hepsi üzgün, hepsi karamsar şu anda. Lütfen bu kültürleri yakıp yıkıp parçalayarak bir şeyler elde etmek isteyenlere karşı, bizlerin yanında olun...”

Onların Derdi Bilim

Derslerini bir kenara bırakıp, kendilerini, farklı platformlarda anlatmaya çalışan öğrencilere, ne olur, “başka dertleri mi yok, işleri güçleri ortalığı karıştırmak” gözüyle bakmayalım.
Olay, hiç de dışarıdan görüldüğü gibi değil! Öğrenciler, alkışı en fazla hak edenlerden. İşte onlardan birisi:

“Öncelikle içerikte bir hatam olursa affınıza sığınıyorum. Oldukça zor ve gergin günler geçiriyoruz. Fakültemiz köklü üniversitesinden, tarihinden,kültüründen koparılmaya çalışılmaktadır. İsmi aynı bırakılarak yapılan değişiklik ört bas edilmeye çalışılmaktadır. Bu itibarsızlaşma çabasına karşı biz öğrencilerin yanında olmanızı rica ediyoruz sizden, sesimizi duyurmamıza yardım etmenizi. Fakültenin İstanbul Üniversitesinden koparılmasıyla akreditasyon hakkının geleceği belirsiz, hangi yerleşkede olacağı belirsiz. Belirli olan tek şey bu değer kaybını hoca kaybının izleyeceği. Öğrencilerin ve asistanların mağdur olacağı.


Yanlış Anlaşıldık
Sosyal medyada, tek sorunumuzun, isim değişikliği olduğu yönünde? yanlış bir algı var.
Oysa esas problem uluslararası yapılan anlaşmaların üniversite üzerinden olması (erasmus,akreditasyon) fakülte değil ve yapılan yayınların yine üniversite ismiyle puanlandırılması ve dergiler tarafından kabul edilmesi. Göstermelik bir isimle resmiyette kimseyi kandıramayız tabi ki, akreditasyon hakkı bir komisyon tarafından belirleniyor ve bu devlet büyüklerinin tamam sizde kalır demesiyle onaylanacak bir şey değil,uluslararası bir denetim. Ayrıca belirsizliği daha önce de belirttiğim gibi istifaların izleyecek olması.İstanbul Üniversitenin dünya sıralamasındaki çok büyük bir pay, bizim fakültemizdeki yayınlara,hocalarımızın araştırmalarına aittir. Halk,devlet büyüklerimiz esas vurgunun bilime saygı,geleceğe garanti,umut olduğunu anlamalıdır.

Şimdiye kadar yaptığınız desteği hayranlıkla takip ediyoruz çok teşekkürler.
Ulaştığınız kitle çok geniş olduğu için tekrardan size yazmak istedik.
Umarız bu sürecin üstesinden gelebilir,yanlış alınan kararlarından karşısında yakıp yıkmadan anlatarak,açıklayarak durulabileceğini tüm ülkeye gösteririz.

Cerrahpaşa Tıp Neden Bu Kadar Direniyor? Üniversitelere yönelik bölünme operasyonunda, en dikkat çekici ve en zarif tepkiler hep Cerrahpaşa’dan geliyor. Çünkü, canı en fazla yanacak olan onlar.

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address


İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Yerleşkesi
Istanbul
34098