11/08/2026
İklim Zirvesi ve İşçiler
COP31’e Giderken Dünya Sendikaları
İklim krizi, fabrikalardaki havalandırma sistemlerinden tarlalardaki kavurucu sıcaklara, çalışma saatlerinden iş güvencesine kadar emeğin bütün alanlarını etkiliyor. Artık yalnızca çevresel bir sorun değil, işçi haklarını, çalışma yaşamını ve ortak geleceğimizi doğrudan tehdit eden yapısal bir krizdir. Bu nedenle sendikalar, iklim adaleti mücadelesinin temel aktörleri arasında yer alıyor. Kasım 2026’da dünyanın dört bir yanından delegeler, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı COP31 için Antalya’da bir araya gelecek.
Bu kitapçık, küresel sendikal hareketin iklim krizine ve COP süreçlerine yaklaşımını inceliyor. Belém’de düzenlenen COP30’daki işçi eylemlerinden Güney Afrika’nın adil geçiş deneyimlerine, İspanya’daki iklim ve çalışma yaşamı reformlarından Küresel Güney’in ekolojik borç taleplerine kadar farklı ülkelerde geliştirilen stratejileri bir araya getiriyor. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC bünyesindeki Adil Geçiş Merkezi JTC tarafından hazırlanan raporların yanı sıra Afrika, Latin Amerika, Asya-Pasifik ve Arap dünyasındaki sendikaların taleplerine ve mücadele deneyimlerine yer veriyor. Manifestolar, toplu iş sözleşmeleri, yasal düzenlemeler, kazanımlar ve yerel uygulamalar üzerinden iklim politikalarının çalışma yaşamına nasıl taşındığını gösteriyor.
Bu yayın, Türkiye’deki sendikal hareketin dünyadaki deneyimlerden yararlanarak COP31 öncesinde kendi politikalarını geliştirmesine ve iklim adaleti ile işçi hakları arasındaki ilişkinin daha geniş biçimde tartışılmasına katkı sunmayı amaçlıyor.
https://t.co/3tygfFVl6H