23/05/2026
Bilinçaltınız ve bedeniniz birbirinden ayrı değildir. Zihninizde tuttuğunuz her bitmemiş hesap, affedilmemiş her insan ve aşırı kontrol çabası, kaslarınızda ve fasyanızda fiziksel birer ağırlık molekülü olarak depolanır.
Ağır Frekans
Sırtındaki çuvalla yürümektir. Evrene “Hayat çok zor, mücadele etmeliyim” sinyali gönderirsiniz. Sistem bu inancınızı doğrular ve önünüze daha büyük engeller çıkarır.
Hafif Frekans :
Teslimiyettir. Yükleri ait olduğu yere, evrenin o sonsuz zekasına bırakmaktır. Bir kuş gibi hafiflediğinizde, kuantum alanındaki en yüksek olasılıklar sizinle saniyeler içinde rezonansa girer.
Başkalarının sorumluluğunu sırtından indir. Onları kurtaramazsın, sadece kendi hayatını bloke edersin.
Geçmişte verdiğin yanlış kararlar, kaybettiğin paralar veya o yanlış ilişkiler... Hepsi bitti ve gitti. Eski sahneleri zihninde tekrar tekrar oynatarak bugünün setini kirletmeyi bırak. Onlar cezalandırma değil, seni bugünkü bilge versiyonuna ulaştıran ham deneyimlerdi.
Hafiflik sadece bir düşünce değildir; fiziksel bir histir. Gün içinde omuzlarının kulaklarına doğru kasıldığını her fark ettiğinde dur. Derin bir nefes al ve omuzlarını kasıtlı olarak aşağıya, serbestliğe doğru bırak.
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi görkemli bir dağın zirvesinde hayal edin. Sırtınızda, sizi nefessiz bırakan kapkara, devasa bir çuval olduğunu imgeleyin.
O çuvalın askılarını omuzlarınızdan yavaşça sıyırın ve çuvalı arkanızdaki toprağa “GÜM” diye bırakın. O an omuzlarınızın ve göğsünüzün nasıl kuş gibi hafiflediğini hissedin.
Çuvalın ağzını açın; içinden başkalarının dertlerinin, geçmiş pişmanlıklarının ve gelecek kaygılarının parlak, gri dumanlar halinde çıkıp gökyüzüne, evrenin o şifalandırıcı kaynağına doğru uçtuğunu ve yok olduğunu izleyin.
Elinizi kalbinize koyun ve ;
“Bana ait olmayan tüm yükleri ait olduğu yere, teslim ediyorum. Omuzlarımdaki yükler bitti. Hücrelerime hafifliğin, neşenin hafızasını yüklüyorum. Hafifim, güvendeyim, akıştayım. Ve öyle de oldu!”
Ne zaman bir olay karşısında içinizde bir sıkışma, omuzlarınızda bir yük hissetseniz hemen durun ve kendinize şu soruyu sorun: “Bu yük gerçekten bana mı ait? Bilinç ekleyip kaynağına gönderiyorum “ deyin…
18/05/2026
Dr. Wayne Dyer, Niyet Etmenin Gücü kitabında;
Niyet, senin zihninde ürettiğin bir şey değildir. Niyet, tüm evreni var eden, görünmez ve muazzam bir yaratım enerjisinin ta kendisidir.
Sen o niyet alanıyla bağ kurduğunda, sadece bir şey istemiş olmazsın; doğrudan evrenin kutsal dokusuna dokunur ve mucizeleri hayatına akıtmaya başlarsın der.
Niyet Kaynağına Dönüş Ritüeli
Elini kalbine koy. Hayatında şu an en çok çözülmesini, şifalanmasını veya büyümesini istediğin o alanı düşün. (Örn: Bolluk, şifa, mucizevi bir ilişki...)
Gözlerini kapat ve o isteğinin zaten gerçekleştiğini, hayatının bir parçası olduğunu imgele. İçindeki o büyük rahatlamayı ve huzuru hisset.
Kalbinden evrenin merkezine doğru parıl parıl parlayan bir ışık bağının uzandığını hayal et ve şu derin niyet beyanını yüksek sesle oku;
“Şimdi her şeyi tek başıma çözme yorgunluğumu ve kontrol etme çabamı tamamen serbest bırakıyorum. Beni var eden o sonsuz sevgi ve niyet kaynağıyla yeniden bağ kurmayı seçiyorum. Kendimi akışa neşeyle bırakıyorum. Teşekkür ederim, yolum açıldı.”
Her sabah yataktan kalktığında, ayakların yere basar basmaz günün ilk cümlesini belirle.
Şöyle söyle: “Bugün neşeyle, kolaylıkla ve mucizelerle hizalanmaya niyet ediyorum.” Gün içinde karşına çıkan her olaya bu niyetinle bak.
Sen niyetin kendisisin. Frekansını değiştir, dünyan değişsin.
18/05/2026
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Hayal kuran, vazgeçmeyen ve kendi gücüne inanan gençler oldukça bu ülkenin ışığı hep parlayacak.
Geleceği değiştiren her şey önce bir fikirle başlar. İçindeki gücü hatırla, yoluna güven ve daima ileriye bak…
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene! 🇹🇷🙏❤️
18/05/2026
Bob Proctor, onlarca yıl boyunca milyarderleri, başarılı liderleri inceledi ve ;
“Eğer bilinçaltındaki ‘Paradigma’yı değiştirmezseniz, hayatınıza giren paranın miktarını değiştiremezsiniz.”
Paradigma; çocukluğunuzdan beri çevrenizden, ailenizden ve toplumdan duyduğunuz inançların, alışkanlıkların bilinçaltınızda oluşturduğu otomatik bir yazılımdır.
Bilinçaltınızdaki bu yazılım, tıpkı bir odanın termostatı gibidir. Eğer senin para termostatın aylık 20.000 TL’ye ayarlanmışsa:
Çok çalışıp 50.000 TL kazansan bile, termostat (bilinçaltı) odayı fazla sıcak bulur ve seni sabote ederek o parayı harcatır, tekrar 20.000 TL seviyesine çeker.
Eğer işler kötü gider de 5.000 TL’ye düşersen, bu kez panik moduna geçer ve seni tekrar 20.000 TL’ye çıkaracak yolları buldurur.
Yani sen mantığınla (bilinçli zihninle) zengin olmak isteyebilirsin; ama hayatını %95 oranında yöneten yer bilinçaltındaki paradigmalarındır.
Para Paradigmasını Değiştirmek İçin
Bob Proctor’ın öğretisine göre;
1. Gözlerini kapat ve çocukluğuna git. Evde parayla ilgili en çok hangi cümleler kuruluyordu? “Para kolay kazanılmıyor”, “Zenginlerin hayatı sahtedir”, “Bizim gibi insanlar zengin olamaz”, “Ayağını yorganına göre uzat”. Bilinçaltın bu cümleleri emir kabul etti. Şu an finansal durumun, o günkü cümlelerin tam bir kopyası.
2. Sadece bedenini yorarak para kazanamazsın. “Para, zihinde yaratılır ve fiziksel dünyada maddelenir.”Bilinçaltı sadece ona verdiğin duyguya ve resme inanır.
3.Değiştirmek istediğin yeni para inancını, her gün tekrarla
Bob Proctor’ın binlerce insanı milyonere dönüştüren o meşhur kart tekniği;
1-Küçük Bir Kart Hazırla: Cebinde veya cüzdanında taşıyabileceğin küçük bir kağıt al.
2-Şimdiki Zamanla Yaz: Üzerine, sanki o finansal özgürlüğe şu an sahipmişsin gibi şu cümleyi yaz:
“Şu anda paranın bana çeşitli kaynaklardan, sürekli artan miktarlarda, kolaylıkla ve neşeyle gelmesinden dolayı çok mutlu ve minnettarım.”
3-Günde 10 Kez Dokun: Bu kartı her gün cüzdanından çıkar, eline al, gözlerini kapat ve o paranın hayatına getirdiği konforu, rahatlığı gerçekten hissederek bu cümleyi oku.
12/05/2026
Bundan Daha İyi Nasıl Olur?
Sorusunun Arkasındaki Devasa Güç
Çoğumuz hayatımızda bir şeyler iyi gittiğinde Harika 🤩 kötü gittiğinde ise Eyvah, ne yapacağım? deriz.
Oysa Access Consciousness’ın bize sunduğu en büyük hediyelerden biri olan bu soru, her iki durumda da evreni senin için çalışmaya davet eder.
✨Neden Bir Soru Soruyoruz?
Zihin cevap bulmaya programlıdır, ancak cevaplar her zaman sınırlıdır.
“Bu sorunu nasıl çözerim?” dediğinde zihnin sadece bildiği eski yöntemleri tarar. Fakat “Bundan daha iyi nasıl olur?” dediğinde, zihnini devre dışı bırakıp Evrenin Sonsuz Olasılıklar Alanı’na bir davetiye gönderirsin.
Cevap; zihni ve sınırlılığı temsil eder.
Soru; alanı açar ve mucizeyi davet eder.
💎 Access’e Göre Bu Sorunun Gücü Nereden Geliyor?
Access Consciousness der ki: “Soru güçlendirir, cevap güçsüzleştirir.”
Bu soruyu sorduğunda aslında şunu demiş olursun: “Sevgili Evren, şu anki durumun (iyi ya da kötü) ötesinde, benim hayal bile edemeyeceğim daha muazzam bir olasılık var mı? Lütfen bana göster!”
Bu soru bir talep değildir, bir merak halidir. Merak, evrendeki en yüksek frekanslardan biridir.
Bu Teknik Nasıl Kullanılır?
Bu aracı sadece kötü zamanlar için saklamayın.
İşte 2 farklı kullanım
1. Beklemediğiniz Bir Olumsuzluk Yaşadığınızda:
Diyelim ki trafikte kaldınız, bir ödemeniz gecikti ya da biriyle tartıştınız. Hemen tepki vermek yerine durun ve şunu sorun:
“Bundan daha iyi nasıl olur? Buradaki hediye nedir?”
Neyi değiştirir? Olayın düşük frekansına hapsolmak yerine, enerjiyi anında yukarı taşır. Evren size o durumdan çıkmanız için bir kapı açar.
2-Muazzam Bir “Başarı” veya “Mutluluk” Yaşadığınızda:
İşte çoğu kişinin kaçırdığı nokta burası! Harika bir haber aldınız, para kazandınız veya çok mutlusunuz. Hemen sorun:
“Bundan daha iyi nasıl olur?”
Neyi değiştirir? “Bu bana yeter” diyerek enerjiyi sabitlemek yerine, daha büyük mucizelere tavanı açarsınız. “Evren, bu harika ama daha fazlasına da hazırım!” mesajı gönderirsiniz.
Bu hafta boyunca, başınıza gelen en küçük olayda bile (birinin size kahve ısmarlaması veya anahtarınızı kaybetmeniz fark etmez) bu soruyu günde en az 10 kez sorun.
Soruyu sorun ve bırakın. Cevap aramayın!
12/05/2026
Birçoğumuz hayatın içinde kararsız kaldığımızda veya yolumuzu kaybettiğimizde kalbinin sesini dinle tavsiyesini duyarız. Ancak durup dinlediğimizde duyduğumuz tek şey, zihnimizin bitmek bilmeyen uğultusudur.
Peki, gerçekten neden kalbimizin sesini duyamıyoruz ve bu zihni susturup öze nasıl ulaşabiliriz?
Zihnimiz sürekli geçmişteki hataları hatırlar ya da gelecekteki tehlikeleri hesaplar. Bu kadar yüksek sesle dikkat et, yapma, tehlikeli diye bağıran bir merkezin yanında, kalbin o sakin ve derin bilgeliği çok cılız kalır. Kalp kelimelerle değil, hislerle konuşur.
Zihni tamamen kapatmak imkansızdır ama onu arka plana almayı öğrenebiliriz.
Neler Yapabiliriz?
Düşünceyi İzle, Ona Katılma:
Zihninden bir düşünce geçtiğinde (örneğin: “Ya başaramazsam?”) ona cevap vermeyin. Sadece Şu an bir korku düşüncesi geçiyor deyin ve geçip gitmesine izin verin. Siz o düşünce değilsiniz, o düşünceyi izleyensiniz. Siz izleyen olduğunuzda, zihin yavaş yavaş sakinleşir.
Bir konuda karar verirken kendinize
Bu mantıklı mı? Yerine
Bu beni genişletiyor mu, yoksa daraltıyor mu?Diye sorun. Kalbin dili genişleme ve daralma hissidir. Eğer bir fikir sizi ferahlatıyorsa o kalbinizdir; eğer sizi sıkıştırıyor ve nefesinizi daraltıyorsa o zihninizin korkusudur.
Boşluk Yaratmak: Kalp boşlukta konuşur. Gün içinde hiçbir şey yapmadığınız, bir yere yetişmediğiniz, sadece oturduğunuz 5 dakikalık boşluklar yaratın. O boşlukta zihin sıkılır ve susar. İşte o sessizlikte kalbin fısıltısı duyulur hale gelir.
Şimdi, bu içeriği okumayı bitirdiğinizde telefonunuzu bir kenara koyun.
Gözlerinizi kapatın ve dikkatinizi başınızdan (zihninizden) aşağıya, göğüs kafesinizin tam ortasına indirin. Sanki oradan nefes alıyormuş gibi hayal edin.
Zihniniz bir şey söylemek istediğinde ona nazikçe “Şimdi değil, şu an sadece dinliyorum” deyin. Bir cevap beklemeyin, bir ses duymaya çalışmayın. Sadece orada, o merkezde durmanın yarattığı ağırlığı ve sıcaklığı hissedin.
Kalbini duymak, bir sesi işitmek değil, bir varoluşu hissetmektir. Siz sustuğunuzda, o zaten hep oradaydı.
Yolunuz açık, kalbiniz rehberiniz olsun. 🙏💕
11/05/2026
KRALİÇELERLE TEKNE TURUMUZU GERÇEKLEŞTİRDİK 💕
Katılan herkese teşekkür ediyoruz 🙏
Nasıl güzel bir aile olmuşuz iyi ki varsınız 💕🙏👑👑👑
09/05/2026
Son gün 🛳️… YARIN BERABERİZ 😃
Kimler bizimle beraber?
👑 KRALİÇELERLE BOĞAZ TURU 👑
✨Yaza Merhaba Semineri ✨
10 Mayıs Pazar İstanbul hem bilgi hem boğaz keyfi hem eğlenceye hazır mısınız? 😃
RÜYA GİBİ BİR GÜN SİZİ BEKLİYOR
Bu sadece bir tekne turu değil…
Hayallerin için birlikte teknikler yapacağız
meditasyonlar yapacağız…
Ve içimizde tuttuğumuz korkuları, kaygıları, endişeleri
hep birlikte denize ve gökyüzüne bırakacağız. ✨
Müzik olacak, dans olacak, eğlence olacak…
Hem ruhun hafifleyecek
hem de gerçekten kendinle temas edeceksin.
Rüya teknesinde, rüya gibi bir gün geçirmeye ne dersiniz? ✨
Veeeee
çaylar, kahveler, kurabiyeler bizden ☕️🍪
Sen de kekinle, böreğinle, gelebilirsin hayır demeyiz 🤭
10 Mayıs Pazar Saat 10:30/ 16:30
📍 10:30 Eminönü
📍 11:00 Kadıköy (Rıhtım)
TEKNE ADI: RÜYA
Boğazda bambaşka bir yolculuk başlıyor.
50 kişiye özel fiyat: 3.000 TL
Küçük bir detay teknemiz 150 kişi henüz paylaşım yapmadan 50 kişilik yerimiz doldu sadece 100 kişi kayıt olacak çok hızlı doluyor bilginiz olsun
Ah O teknede bende olmak istiyorum diyorsan şimdi yerini ayırt profilimizdeki linkten kayıt ol 😃
Birlikteyiz 💕
Serpil CİRİTCİ
Ebru KARAKAN
Çiğdem GENEZ
Öznur ÖZCAN
Karma Astrolog Alev .astroloji.gunlugu
Ayşen BOZKUŞ
Ecem ÖZCAN
PROFİLİMİZDEKİ LİNKTEN KREDİ KARTIYLA ÖDEME YAPABİLİRSİNİZ
Havale Eft için Whatsapp iletişim
Havale veya EFT ile ödeme yapmak ve bilgi için whatsapp iletişim…
☎️ +90 542 785 20 77
☎️+ 90 542 785 20 78
☎️ +90 542 210 31 77
08/05/2026
SERVET YARATIM OKULU BAŞLIYOR!
İNDİRİMLİ SON KAYITLAR…
08/05/2026
Son 2 gün 🛳️…
Son kayıtlar yerler çok hızlı doldu 💕🙏
👑 KRALİÇELERLE BOĞAZ TURU 👑
✨Yaza Merhaba Semineri ✨
10 Mayıs Pazar İstanbul hem bilgi hem boğaz keyfi hem eğlenceye hazır mısınız? 😃
RÜYA GİBİ BİR GÜN SİZİ BEKLİYOR
Bu sadece bir tekne turu değil…
Hayallerin için birlikte teknikler yapacağız
meditasyonlar yapacağız…
Ve içimizde tuttuğumuz korkuları, kaygıları, endişeleri
hep birlikte denize ve gökyüzüne bırakacağız. ✨
Müzik olacak, dans olacak, eğlence olacak…
Hem ruhun hafifleyecek
hem de gerçekten kendinle temas edeceksin.
Rüya teknesinde, rüya gibi bir gün geçirmeye ne dersiniz? ✨
Veeeee
çaylar, kahveler, kurabiyeler bizden ☕️🍪
Sen de kekinle, böreğinle, gelebilirsin hayır demeyiz 🤭
10 Mayıs Pazar Saat 10:30/ 16:30
📍 10:30 Eminönü
📍 11:00 Kadıköy (Rıhtım)
TEKNE ADI: RÜYA
Boğazda bambaşka bir yolculuk başlıyor.
50 kişiye özel fiyat: 3.000 TL
Küçük bir detay teknemiz 150 kişi henüz paylaşım yapmadan 50 kişilik yerimiz doldu sadece 100 kişi kayıt olacak çok hızlı doluyor bilginiz olsun
Ah O teknede bende olmak istiyorum diyorsan şimdi yerini ayırt profilimizdeki linkten kayıt ol 😃
Birlikteyiz 💕
Serpil CİRİTCİ
Ebru KARAKAN
Çiğdem GENEZ
Öznur ÖZCAN
Karma Astrolog Alev .astroloji.gunlugu
Ayşen BOZKUŞ
Ecem ÖZCAN
PROFİLİMİZDEKİ LİNKTEN KREDİ KARTIYLA ÖDEME YAPABİLİRSİNİZ
Havale Eft için Whatsapp iletişim
Havale veya EFT ile ödeme yapmak ve bilgi için whatsapp iletişim…
☎️ +90 542 785 20 77
☎️+ 90 542 785 20 78
☎️ +90 542 210 31 77