05/10/2023
Proprioseptif (vücut farkındalığı) Uyarana Az Tepki Gösteren Çocuklar
Proprioseptif duyu sisteminde yaşanan problemlerden biri gelen duyusal uyaranın daha az algılanarak proprioseptif uyarana karşı daha az tepki verilmesidir.
Peki proprioseptif uyarana az tepki gösteren çocuklarda gözlemlenebilen davranışlar nelerdir?
-Zayıf vücut farkındalığı vardır. Bu durum sakarlığa ve sık sık kazalara yol açar.
- Rahat olmayan bir pozisyonda uzun süre oturduğunu fark etmez.
-Düşük kas tonusuna sahip olabilir. Bu durum duruşunu etkiler.
- Aktiviteler sırasında kullandıkları kuvvet miktarını ayarlamakta zorluk çekebilir. Dolayısıyla nesnelerle veya insanlarla etkileşime girerken aşırı kuvvete veya yetersiz kuvvete neden olabilir. (Örneğin sık sık oyuncaklarını kırar.)
Yukarıda bahsedilen durumların hepsinin gözlemlenmesi gerekmeyebilir. Eğer çocuğunuzda bu durumların bir veya birden fazlasını gözlemliyorsanız bir ergoterapistten destek almanız gerekebilir.
Ergoterapist
Yağmur Kovancı
20/09/2023
Nöroplastisite Nedir ve Terapide Neden Önemlidir?
Nöroplastisite kavramı beynin adapte olma yeteneği olarak ifade edilebilir. Kişinin çevreden aldığı uyaranlar beyinde çeşitli farklılıklara yol açar ve yeni bağlantılar oluşmasını sağlar. Öyle ki farklı deneyimler kazandıkça beynimiz de bu deneyimleri bir nevi depolar. İşte beynimizin sahip olduğu bu esneklik yeteneği insanların gelişmesi için temel unsurdur. Bu sebeple terapide her yaşta varlığını sürdüren nöroplastisite yeteneği kullanılarak kişinin geliştirilebilir yönleri üzerine çalışılır ve gelişim sağlanır.
Ergoterapist
Gamzenur Çiçen
07/09/2023
0-3 Ay İletişim Gelişiminde Neleri Görürüz?
• Niyetli/amaçlı iletişim yerine tesadüfen ve yetişkinin bebeğin ilgisini takiben gelişen iletişim
• İstemsiz bedenin kendisinden gelen doğal sesler üretme (öksürme, geğirme, keyiflendiği anlarda çıkardığı sesler)
• Ünlülere benzer (e, a, i gibi) sesler üretme
• Sesin kaynağına yönelme
• 2. Ay ile beraber anne-baba veya bakım verenlere gülümseme
• Bakım verenin yüz ifadesini taklit etme. Bakım veren gülümsediğinde gülümseme gibi
• Yetişkinin dikkatini çekmek için gığıldama ve çeşitli sesler çıkarma
• 3. ayın sonuna doğru gelişen baş-boyun sistemi sayesinde daha çeşitli sesler çıkarabilme
• Bakışmalar (göz temasında) ve kişileri görsel olarak ayırt edebilme
• Yüksek sesten irkilme (görülmüyorsa işitme testi düşünülebilir)
• Seslere karşı duyarlı olma
Dil ve Konuşma Terapisti
Günay Nur Aydemir
04/03/2023
Her çocuğun gelişimi, gelişim hızı ve biçimi kendine has ve benzersizdir. Belki bu cümleyi sıklıkla duyuyoruz. Belki bu cümleyi duymaktan sıkıldık. Ama şunu unutmamak gerekir; evet, gelişimsel basamaklar için belirli kriterler yani normlar elbette var. Ancak her çocuk bu gelişim basamaklarını aynı sırayla ve hızda takip etmek hem zorunda değil hem de böyle bir durum mümkün değil. Bahsi geçen çocuklar tek yumurta ikizleri olmuş olursa bile olsun.
Biliyoruz ki, ilk iki yıl daha etkin olmak üzere 0-6 aralığında çocukların bedensel, zihinsel, sosyal, dilsel, duyusal ve duygusal gelişim basamaklarındaki gelişimleri oldukça hızlı. Çocuk bu gelişimsel basamaklarda yaşından beklenen birtakım beceri ve niteliklere sahip değilse ‘’Bekleyelim’’ dememek gerekir. Eğer çocuğun temel bakım verenleri, çocuklarının gelişimsel seyrinde bir gecikme veya sapma görüyorsa ne mutlu. Bu durumu fark ettiklerinde ‘’Ne yapılabilir?’’ araştırmasına girdilerse daha da mutlu. Çocuğumuz ihtiyacı olan desteği hem ailesi hem de gerekli uzmanlar tarafından aldığında normal gelişim seyrini yakalayabilecekken neden çocuğun destek almasının önüne geçerek bu gelişimsel seyri kaçırmasına sebep olalım?
Dil ve Konuşma Terapisti
Günay Nur Aydemir
•
•
•
•
01/11/2022
Ebeveynler; çocuklar eğer derslerinde başarılıysa, yarışmaları kazanıyorsa, sınıf başkanı seçiliyorsa çocuğun özgüveninin geliştiğini ve kendini iyi hissettiğini düşünürler; ancak çocuğun kendini iyi hissetmesi için kendi kişisel başarı tatminini sağlaması gerekir. Yani yetişkinlerin önem verdiği bu konular, çocuk için çok da önemli olmayabilir. Belki de çocuğun önem verdiği şey; sınıf başkanı seçilmek yerine, bir arkadaş grubunda kabul görmektir, veya matematikte başarılı olmak yerine basketbolda en fazla sayı atan kişi olmak ona kendini başarılı hissettirecektir. Özgüven kişinin kendi içsel dünyasında gelişir. Çocuğun özgüven gelişimi için; dünyasını anlamak, onu iyi tanımak ve neye önem verdiğini çocuk özelinde gözlemlemek gerekir.
Özel Eğitim Alan Öğretmeni
Öykü Canbolat
•
•
•
•
27/10/2022
Bebeklik yıllarında en çok duyusal keşif ağız içerisindedir.
Çünkü bebek doğar doğmaz yapmaya başladığı en sık aktivitelerden biri emmedir. Anne göğüsünü emmediği süre dışında sakinliğini sağlamak için çoğunlukla parmaklarını emer ya da emzik kullanarak emme işlemini sürdürür. Tüm bunların hepsi ağız yoluyla gerçekleştiği için güvendiği ve en çok deneyimlediği tat duyusu ona pek çok şeyi anlatır.
Ve tabi ki tat duyusunu anlatan oral organlar, dil, dudak diş yanaklarda ona zamanla bir şeyler anlatmaya başlar. Örneğin, Dişi çıkmaya başlarken ağzına aldığı “diş kaşıycıların”onu ne kadar rahatlattığını görmeye başlaması gibi..
Dişlerin belirmesi, emziği ağızda çevirme, ek gıdaya geçiş dönemlerinin birleşmesiyle çocuk ağız içerisini iyice tanımaya başlar ve “babıldama dönemi” dediğimiz ‘baaabaa’ ‘ma ma ma’ sesleri de ağız kaslarının gelişimiyle devam eder.
Bu nedenle çocukların bu dönemine, oral dönem keşif süreci deriz. Bu süreçte olabildiğince ellerini, kollarını yaladığı görülebilmektedir. Ağzına nesneleri aldığı, ve önce ağız içerisinde deneyimlemek istediği, sıklıkla aynadan ağız içerisine baktığı durumlar göze çarpar.
Bu dönemde çocuklar ağız çevresini uyarmak ve bu kadar kas hareketliliğine şahit olduğu bir kas grubunu sıklıkla uyarmak isteyebilirler. Örneğin çamaşır makinasının titreşimine karşı oraya ağızlarını bastırabilirler, pervanenin döndüğünde verdiği rüzgar hissini ağız çevresine vermeyi isteyebilirler. Bu gibi durumlar çocuğu rahatlattığı gibi uyaranları ağıza yönelik yapması çocuğun kaslarını ve oral organıyla ilgili bir farkındalık oluşmasını besler.
Ergoterapist
Münevver Özaydın
•
•
•
•
25/10/2022
Dil ediniminde tekrarın ve rutinlerin önemi
Hepimiz tekrarlayan kalıplarla ve örüntülerle dili ediniriz. Bir kalıp hep aynı biçimde benzer ortamlarda tekrar ediliyorsa kişi örtük belleği sayesinde maruz kaldığı kalıbı, ifadeyi -veya maruz kaldığı şey her ne ise- hiç farkında olmadan edinir. Dil müdahalesi gereken bireyler için de en etkili müdahale aracı şüphesiz rutinlerdir. Peki günlük rutinler dil edinimi için neden çok önemlidir? Çünkü çocuk ilgili rutinlerle sürekli karşılaşır. Rutinler, ortam ve çoğu zaman kültür bile değişmeksizin benzer biçimde tekrar eder. Dil müdahalesi gereken kişi eğer bir çocuksa, çocuğa temel bakım veren kişiler sürekli tekrar eden olayların içine aynı dilsel kalıpları benzer biçimde vermelidirler. Böylelikle çocuğun dili edinebilmesi için başka bir müdahale yöntemine gerek duyulmayacak; gerçekleştirilen rutinle birlikte çocuğa sunulan dil girdileri de devamlı tekrar edildiğinden, öğrenmenin ve edinimin temeli olan maruziyet aslında sağlanmış olacaktır.
Dil ve Konuşma Terapisti
Günay Nur Aydemir
•
•
•
•
18/10/2022
Her bireyin hayatta kalmaya yönelik temel ihtiyacı yeryüzü ile ilişkide olmaktır. Vestibüler (hareket ve denge) sistem, yeryüzü ile nasıl bir ilişki halinde olduğumuz hakkında bize bilgi verir.
Çocukların yer çekimi deneyimleriyle ilgili içgüdüsü vardır. Zıplarken, sallanırken ayakların yerle olan bağlantısından bir anlığına vazgeçerler. Çünkü tekrardan aynı konuma döneceklerinden emindirler. Bu temel duyumların değişmezliği duygusal güveni geliştirir.
Bu hareketlerde sakinliği, çevreye uyumu zayıf olan çocuklarda ise, bu duyumların değişmezliğinden hoşlanmayabilir. Ayağının yerle bağlantısı kesildiğinde kendisini güvensiz hissedebilir. Yer çekimi güvensizliği düşmeye ya da düşme ihtimaline karşı anormal stres ve kaygı oluşturur. Bu çocuklar için hareket etmek keyifli değil korkutucudur. Bu korkuyu hisseden çocuklar vücudunu uygun pozisyonda tutmakta zorlanacağı oyunlarda organize olmakta güçlük çeker.
Peki yer çekimi güvensizliği yaşan çocuklarda görülen belirtiler nelerdir?
• Ayağının yerden kesildiği oyun ve aktivitelerden kaçınma
• Merdiven inmekte zorlanma ve kaygılanma
• Yüksek yerlere tırmanmak istememe
• Sınırlı hareket ve harekete karşı temkinli olma
Ergoterapist
Yağmur Kovancı
•
•
•
•
15/10/2022
Beyin - davranış ilişkisi çok güçlüdür. Senkronize olamayan çocuk için sıradan görevleri yerine getirmek ve günlük yaşamdaki olaylara tepki vermek çok zorlayıcı olabilir. Azalmış duyusal tepki uyaranlara yetersiz yanıt veren bireylerdir. Duyusal ortamlarında mevcut uyaranlarını dikkate almaz veya bunlara yanıt vermezler.
Çocuklarda azalmış duyusal tepki davranışlara nasıl yansır?
• Yüzünün ve ellerinin kirlendiğini fark etmeme
• Sıcak veya soğuk nesneleri algılayamama
• Kendisine çok şiddetli olmadığı sürece dokunulduğunu hissetmeme
• Hareket ettirildiğinin farkında olmama
• Düştüğünü anlamama ve kendisini korumakta zorlanma
• İnsanların yüzlerine ve nesnelere uzun süre dik dik bakma
• Hoş olmayan kokuları fark etmeme
Eğer çocuğunuzda bahsedilen durumlar yaşanıyorsa bir ergoterapistten destek almanız gerekebilir.
Ergoterapist
Yağmur Kovancı
•
•
•
•
13/10/2022
• 9.-10. aylar arasında yetişkinin işaret ettiği yeri/nesneyi gözleriyle takip edebilmek.
Örneğin babanın havada uçan kuşu çocuğa gösterdikten sonra çocuğun başını kaldırıp kuşa bakması.
• 1 yaş civarında varlıkları işaret parmağı ile işaret edebilmek.
Örneğin çocuğun yolda gördüğü kediyi parmağıyla işaret edip sonrasında anne/babaya bakma.
• Jestlere vokalizyonların eşlik etmesi.
Örneğin çocuğun eliyle çok lezzetli işareti yaparken bir yandan da “ıımmm” demesi.
• Jestlere göz temasının eşlik etmesi.
Örneğin çocuğun “top” kelimesi için avuçlarıyla havada yuvarlak çizerken anne/babaya göz teması kurması
• 1,5 yaş civarında jest+ sözcük kombinasyonlarının olması.
Örneğin çocuğun “uzun” kelimesi için kollarını iki yana açtıktan sonra “uzun” demesi
• Jestlerin yanı sıra alıcı dil becerilerinin yaşa uygun gelişim gösteriyor olması
Örneğin çocuğun top, uçak, uzun, tavşan kelimelerinin jestlerini göstermek birlikte bu kelimeler ile kurulan cümleleri anlayabilmesi.
• 12.-24. aylar arasında uzlaşımsal ve sembolik jestlerin ortaya çıkması
Örneğin çocuğun kokluyormuş gibi yaparken başını öne uzatarak havayı içine çekmesi
Dil ve Konuşma Terapisti
Günay Nur Aydemir
12/10/2022
Çocuklar duygu ve düşüncelerini oyun yoluyla ifade eder. Oyun çocukların kendilerini ifade ettiği bir dünyadır. Peki çocuklar oyundan oyuna neden geçerler?
Regülasyon çocukların oyun oynamasında önemli bir etkiye sahiptir. Duyusal, duygusal ve bilişsel olarak kendini düzenleme ve ortama adapte edebilme becerisine regülasyon denir. Regülasyonu zayıf olan çocuklarda aktiviteler arası geçişler hızlı, dağınık bir oyun ortamı, oyuncakları dağıtma ve kısa süreli oyun becerileri görülmektedir. Regülasyonun temelinde iyi bir duyusal işlemleme yer almaktadır. Eğer çocuğunuzda bahsedilen durumlar yaşanıyorsa ergoterapi değerlendirmesi almanız faydalı olacaktır.
Ergoterapist
Yağmur Kovancı
•
•
•
•
27/09/2022
Çocuklara zorlandıkları bir şeyi sürekli yaptırmaya çalışmak çoğu zaman olumlu sonuç vermez, bu sebeple seçilen hedefe doğru adım adım gitmek ve zorlukları parça parça başarması için rehber olmak daha doğru bir yöntemdir. Çocuğun bir zorluğun üstesinden gelebilmesi için, zorluğun onun gelişimsel kapasitesinin çok üzerinde olmaması ve çocuğun kendini kötü hissetmemesi için süreçte minik başarılar tatması gerekir. Örneğin;
henüz kalem tutmayı bilmeyen bir çocuğun çizgi çalışması yapmasını beklemek olumlu sonuç vermez. Bunun yerine gerekli psikomotor çalışmalarla desteklendikten sonra, çocuğun hazırbulunuşluğuna göre daha kalın kalemlerle sadece kalemi doğru tutması için ona yardımcı olmak, onu yüreklendirmek, başlangıçta sadece doğru kalem tutuşla sevdiği bir nesnenin boyamasını yapmasını sağlamak ve başardığını hissettirmek çocuğa daha çok yardımcı olacaktır. Böylelikle çocuğun cesareti kırılmamış ve motivasyonu düşmemiş olur, ayrıca çocuk kendi başarısından ve öz yeterliliğinden gerekli tatmini sağlar.
Özel Eğitim Alan Öğretmeni
Öykü Canbolat
•
•
•
•