06/10/2022
Beyin ve sinir cerrahisinde birçok ilklere imza atan ve 2014 yılında dünyanın en iyi beyin cerrahı ödülünü alan, aynı zamanda birkaç sene önce Türkiye'ye gelerek bizim meşhur sanatçılardan birinin de beyin ameliyatına giren Almanya'nın Hannover kentindeki İran asıllı ünlü Profesör Doktor Majid SAMİİ şöyle der:
Bizim mahallede bir ÇÖPÇÜ var. Her sabah arabama binip işe gitmek için evden çıktığımda beni görür görmez yanıma gelir, güler bir yüzle sıcak ve içten bir selam verir. Ben de arabadan iner, saygıyla elini sıkarım. Günaydın der, hâl hatırımı sorar, sonra tekrar işine dönüp caddeyi süpürmeye, insanların kirlettiği yolu temizlemeye devam eder.
Oturduğum apartmanda bir de alt komşum, aynı zamanda meslektaşım olan bir CERRAH DOKTOR var. Ara sıra asansörde karşılaşırız kendisiyle. Selam verdiğimde gözü yukarıda sadece başını sallar, dışarıya atılmak için bir an önce asansörün kapısının açılmasını bekler.
Şahsen eğer bir gün hayatta kalmam bu doktora bağlı olsa, kabrimin tozlarını o çöpçünün silip süpürmesi, yaşama dönmemi sağlayacak olan o doktorun tedavisinden daha lezzetli olur benim için...
İşte bu sebeple diyorum:
Bir ferdin yüksek eğitimli olmasıyla anlayışlı ve şuurlu insan olması arasında asla bir ilişki, bir alaka yoktur!
20/10/2021
HERKES İŞİTTİ, AMA HİÇ KİMSE DUYMADI!
Geçen bir yazımda, erkek kedilerin pasaklı oluşundan söz eden alt komşum Çiçekçi Hüsamettin Bey’le bugün yine selamlaştık. Ben apartmanın kapısından çıkarken yüzünde önemli birşey paylaşmak isteyen bir insanın gülümseyişi ile elindeki işi bıraktı, bana doğru yürüdü ve, “Zincirlikuyu Metrobüs durağında bekliyordum, oturabilmek için birkaç otobüs bekledim; otobüs gelince koltuklara oturmak için vatandaşlar metrobüse hücum ediyorlar. Otobüs geldi ve nihayet oturabilirim umuduyla içeriye daldım, ama oturamadım. Benimle bir kaç otobüs bekleyen siyah gözlüklü iki erkek de ayakta kalmışlardı; aralarındaki konuşma dikkatimi çekti. Biri diğerine dediki, “Lan oğlum, biz kör müyüz, neyiz, yine oturamadık!”
Doğan Abi, gerçekten de ikisi de kördü. Kendileriyle o kadar barışıktılar ki, hiç kahretme ya da diğer insanları suçalama emaresi yoktu.
Söylediklerini herkes işitti, ama hiç kimse duymadı. Otursaydım ben yerimi verecektim, ama ben de ayaktaydım...
İndikleri zaman gördüm, bastonlarını açtılar ve güler yüzle, çok rahatlıkla yürümeye başladılar. Kimseye kahretmeyen, kendilerini ve insanları olduğu gibi kabul eden hallerine hayran kaldım. Sizinle paylaşmak istedim.
Hüsamettin Bey’e teşekkür ettim ve izniyle bu öyküyü de sizinle paylaşıyorum. Umarım bu öykü, neden işittiğimiz halde duymadığımız üzerinde düşünmemize vesile olur.
Selamlar
Doğan Cüceloğlu (19 Ekim 2017)
22/01/2021
2020 - 2021 Eğitim ve öğretim yılı 1.Dönemi bu gün sona erdi. Tüm Öğrencilerimizi başarılarından dolayı kutluyor. İyi tatiller diliyorum. Tüm öğretmenlerimize emekleri ve gayretleri için çok teşekkür ediyorum. 15 Şubatta görüşmek üzere selamlar sevgiler...
29/10/2020
Okulumuz 2 B sınıfı öğrencileri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun 🇹🇷 çocuklar gelecek sizin elleriniz dedir.
13/10/2020
Sosyal Sorumluluk kapsamında salgın hastalıklardan korunma ile ilgili 8-C sınıfından Kaan Karakaş ve Alperen Açıcı İlkokul öğrencilerimize sunum yaptılar.