Sağlık çalışanları döner sermaye ek ödemeleri, emekliliğe yansıtılmalıdır.

Sağlık çalışanları döner sermaye ek ödemeleri, emekliliğe yansıtılmalıdır.

Share

Sağlık Çalışanlarına Yapılan Döner Sermaye Ek Ödemeleri, Emekliliğe Yansıtılmalıdır! Sağlık Çalışanları Döner Sermaye Ek Ödemeleri, Emekliliğe Yansıtılmalıdır!

27/12/2025

Kamuoyunda, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 01 Ocak 2017 – 24 Mayıs 2017 tarihleri arasında meydana geldiği iddia edilen ve yaklaşık 110–115 adet 18 yaş altı çocuk gebeliği vakasının, özellikle 15–18 yaş aralığında ve yabancı uyruklu olanların, yetkili mercilere (savcılık/emniyet) bildirilmediği yönündeki iddialar kapsamında açılan kamu davası, yargılamanın tamamlanmasıyla sonuçlandı.

Yürütülen yargılama sonucunda Küçükçekmece 27. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık olarak yargılanan başhekim yardımcısı ve sosyal hizmet uzmanı hakkında beraat kararı verdi.

Mahkeme kararında;

Suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin resen soruşturulması gereken bir suçu görevi sırasında ve somut biçimde öğrenmiş olması gerektiği,

Bildirim yükümlülüğünün, bizzat hastayı muayene eden ve gebeliği tespit eden sağlık mesleği mensubuna ait olduğu,

İdari görevde bulunmakla birlikte doğrudan tıbbi muayene ve gebelik tespiti yapmayan yöneticiler açısından, sırf görev unvanı nedeniyle otomatik bir cezai sorumluluk doğmayacağı,

Özellikle yabancı uyruklu hastalarda yaş tespitinin net biçimde yapılamadığı durumlarda, kasıt veya ihmali ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil bulunmaksızın cezai sorumluluk yüklenemeyeceği hususlarına açıkça yer verdi.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Mahkeme, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 279/1 ve 43/1. maddeleri kapsamında cezalandırılmalarını gerektirecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı sonucuna vararak, başhekim yardımcısı ve sosyal hizmet uzmanı hakkında ayrı ayrı beraat kararı verdi.

Söz konusu karar; çocuk gebeliği vakalarında bildirim yükümlülüğünün hukuki sınırlarını, cezai sorumluluğun kişisel, somut fiile ve doğrudan tıbbi tespitle sınırlı olduğunu ortaya koyması bakımından, sağlık camiası ve kamuoyu açısından önemli bir hukuki değerlendirme niteliği taşımaktadır.

https://www.instagram.com/p/DSvplNOjIx3/?igsh=aTdwaXE5MWlvNjcw

Hastanedeki skandala tutuklama 22/06/2025

Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastaların işlemlerini öne çekmek için ‘bağış’ ya da ‘medikal malzeme’ adı altında para aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden bir profesör doktor, bir doçent doktor, bir uzman doktor, bir cerrahi tekniker, 2 medikal pazarlamacı ve bir sivil olmak üzere 7 kişi, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “İcbar suretiyle irtikap”, “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından tutuklandı.
https://www.facebook.com/share/p/1MkyuEHSEW/

Hastanedeki skandala tutuklama YEDİKULE Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastaların işlemlerini öne çekmek için ‘bağış’ ya da ‘medikal malzeme’ adı...

Hastanedeki skandala tutuklama 22/06/2025

Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastaların işlemlerini öne çekmek için ‘bağış’ ya da ‘medikal malzeme’ adı altında para aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden bir profesör doktor, bir doçent doktor, bir uzman doktor, bir cerrahi tekniker, 2 medikal pazarlamacı ve bir sivil olmak üzere 7 kişi, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “İcbar suretiyle irtikap”, “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından tutuklandı.
https://www.facebook.com/share/p/1DrHjoR3MJ/

Hastanedeki skandala tutuklama YEDİKULE Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastaların işlemlerini öne çekmek için ‘bağış’ ya da ‘medikal malzeme’ adı...

08/06/2025

Sağlık Bakan Yardımcımız Doç. Dr. Şuayip Birinci’nin ebediyete irtihal eden annesi Münire hanımefendiye Allah'tan rahmet niyaz ediyoruz. Ruhu şâd, kabri nur, mekânı cennet olsun. Şuayip hocamız başta olmak üzere kederli ailesine, dost, akraba ile sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

15/04/2025

Ankara’da özel bir hastaneye bağlı vale hizmeti sunan Elit Vale şirketinde işe başlayan 47 yaşındaki Serkan Temelci ilk iş gününde fenalaştı. Çalıştığı Güven Hastanesi’ne kaldırılan Temelci’ye burada ilk müdahale yapıldı. Ancak iddialara göre tetkiklerin ücretli olduğu söylenerek “kendi isteğiyle” hastaneden ayrılması sağlandı. Ardından durumu ağırlaşan Temelci, Mamak Devlet Hastanesi’ne, oradan da Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen 8 Nisan’da yaşamını yitirdi.
https://10haber.net/gundem/isci-ozel-hastanede-fenalasti-tetkikler-pahali-denip-taburcu-edildi-hayatini-kaybetti-595440/

07/04/2025

23 Mart'ta Birleşmiş Milletler çalışanları da dahil 15 sağlık ve insani yardım görevlisi Gazze'de katledildi.

İsrail ordusu, 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını taşıyan ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef alarak ateş açtı. 15 kişiyi kurşuna dizdi.

Görüntüler 23 Mart'ta gerçekleşen saldırıdan. İsrail ordusu, Refah'ta sağlık çalışanlarının bulunduğu bir alanı kuşatmış, ardından Birleşmiş Milletler çalışanları da dahil olmak üzere 15 kişiyi öldürüp gömmüştü. O anlara ait görüntülere, toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan ulaşıldı.

https://youtu.be/dCMFCSnH3NQ?si=xfZCREATkjP1Gxxr

14/03/2025

İnsan hayatı ve toplum sağlığı için hizmet veren hekimlerimiz, zor olduğu kadar onurlu ve saygın olan bu görevi yerine getirmektedir. Bugün, ülkemiz insanına sunulan sağlık hizmeti kalitesi öncesiyle mukayese edilemeyecek düzeyde artmıştır. Bu olumlu gelişmede insan sağlığının korunması ve hastaların sağlığına kavuşması için gecesini gündüzüne katarak mesai sarf eden doktor meslektaşlarımızın gösterdikleri gayretin önemi büyüktür.

Yaşamakta olduğumuz zor günlerin, -inşâallah- huzurlu yarınların doğum sancıları olması temennisiyle iyi hekimlik değerlerinin gözetildiği, emeğinin karşılığı alınarak çalışılacağı, şiddetten arınmış bir sağlık ortamını hep birlikte sağlayacağımıza olan inançla ülkemizin her köşesinde, insan hayatının kutsallığından ödün vermeden, sonsuz sabır ve üstün gayret ile en güç koşullarda bile sağlık hizmetlerinin her alanında büyük özveriyle çalışan, hayatını insanlık hizmetine adayan, insanı yaşatmayı, acısını azaltmayı, derdine derman olmayı mesleği olarak seçerek onurlu ve kutsal bir görevi yerine getirmeye çalışan hekim meslektaşlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nızı içtenlikle tebrik ediyor; fedakâr doktor meslektaşlarımıza, aileleri ile birlikte sağlıklı, mutlu ve huzurlu nice seneler diliyoruz.

Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adlı tıp okulunun açılışından bu yana emek ve öğretisiyle günümüze ışık tutan ve ahirete irtihal etmiş olan tüm meslek büyüklerimiz ile görevleri sırasında uğradıkları saldırılarda şehit düşmüş olan meslektaşlarımızı da 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle rahmetle yâd ediyoruz.

https://drakifakca.blogspot.com/2025/03/14-mart-tp-bayramnz-kutlu-olsun.html?spref=tw

Tüm 28 Şubat mağdurlarının taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir! 02/03/2025

Tüm 28 Şubat mağdurlarının taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir!

28 Şubat 1997.. Post modern darbe, bundan tam 28 yıl önce yapıldı. O utanç günleri unutulmadı.

Bugün; tam 28 yıl önce milletin inancına, değerlerine, hürriyetine ve gelişimine pranga vurmak için, milletin tanklarının namlusunu millete çevirenlerin, dipçik zoruyla ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen zihniyetin yıl dönümüdür.

“Postmodern Darbesi” olarak adlandırılan 28 Şubat; milletimizin inancına, iradesine, değerlerine, insan haklarına, demokrasiye ve özgürlüklere yapılan fiili bir darbedir.

28 Şubat’ı hatırlamak sadece tarihi bir hikâyeyi anlatmak değildir. ’ı hatırlamak sadece geçmişte yaşananlar üzerinden siyasal kamplaşmaları gündeme getirmek de değildir.

28 Şubat Anayasa’nın, hukukun, kanunların, milli iradenin ve demokrasinin çiğnendiği bir kara gündür, haksız ve hukuksuz karanlık bir sürecin başlangıcıdır.

Öyle ki bu dönemde, çorbacılar dahi fişlenmiş, ikna odalarıyla başörtülü öğrencilerimize psikolojik baskılar yapılmış, üniversite kapılarında polis zoruyla başları açtırılmaya çalışılmıştı. Zamanın büyük medya kuruluşlarının destekleriyle kamuoyunda irtica geliyor algısı oluşturularak büyük bir infial meydana getirilmiş, bankalar hortumlanmış, devletin ekonomisi çökertilmiş ve milletimizin sosyal ve manevi hayatına doğrudan müdahale yapılmıştır.

Her darbe döneminde olduğu gibi bu dönemde de birçok vatandaşımız inançları nedeniyle haksız uygulamalara maruz bırakılarak din ve vicdan hürriyetleri ihlal edilmiştir. En küçük sermaye sahipleri dahi kategorize edilerek üretim ve mülkiyet hakkı sınırlanmıştır. Yapılan fişlemeler ile özel hayatın gizliliği yok edilmiştir.

28 Şubat Postmodern Darbesi, sadece dönemin Refahyol Hükümeti’ne karşı yapılmadı. Aynı zamanda inançlı ve geleneklerine bağlı iş dünyasına karşı da yapıldı. “Yeşil Sermaye” isimleri altında her türlü engelleme, karalama ve iftiralara maruz bırakılmıştır.

28 Şubat’ın insanların hayatlarında ve ruhlarında açtığı derin yaraların pek çoğu artık kanamasa da izleri çok ama çok derin, hâlâ sızlıyor. Hatta bazıları tam olarak iyileşmedi, iyileşemedi, ne yazık ki bir türlü iyileştirilememiştir.

Malumunuz olduğu üzere Özel Akça Hastanesi ve Doğumevi’nin, 29/07/1993 gün ve 5695 sayılı ruhsatnameye dayalı olarak başladığı hizmet sunumu, “Postmodern bir darbe” olarak muhafazakar kesime yönelik hak ihlallerinin yapıldığı ve inançlara engel olunma gayretinin son çırpınışlarının sahnelendiği “28 Şubat Döneminde” yaşanan siyasal gelişmelerin oluşturduğu malûm husumetlerin belli çevreler tarafından zamanın kamu yöneticilerine, kasıtlı ve yanlı biçimde kullandırılması sonucunda kamu imkanları seferber edilerek, hukuka aykırı zorlamalar neticesinde 19/12/2000 tarihinde Özel Hastane Açılış Ruhsatı’nın iptal edilmesi ile Türkiye'nin tüm personeli bayan kadın hastalıkları ve doğum ünitelerini ilk açan, çok düşük karşılıklarla hasta bakarak hizmet sunan, her gece sekiz branşta uzman doktor istihdam eden, büyük emeklerle geliştirilen ve başörtülü sağlık çalışanlarının istihdam eden ilk özel hastanesi; bu haksız, kadir kıymet bilmez yaklaşımla kapatılarak zulümler edilmiş, büyük haksızlıklar yapılmıştır.

28 Şubat Postmodern Darbesi döneminde İstanbul Valiliği görevini yürüten Erol ÇAKIR’a hitaben yazılan, Fatih Kaymakamlığı'nın 19/03/2001 tarih ve 215 sayılı 'GİZLİ' ibareli cevabi yazısı incelendiğinde Özel Akça Hastanesi ve Doğumevi’nin faaliyetine hukuka aykırı bir şekilde son verilmek istenilmiş olduğu görülmektedir.

Başbakan Sayın Bülent Ecevit başkanlığında 28 Mayıs 1999 tarihinde kurulan 57. Hükümet döneminde, Özel Hastane Açılış Ruhsatı’nın iptal edilmesinin yanı sıra eş zamanlı olarak da kiracı olarak kullanımımızda olan Vakıflar idaresine ait taşınmazın kira sözleşmesinin yenilenmemesi ve tahliye edilmemiz için Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Yüksel YALOVA tarafından İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne gerekli talimatın verildiği malumatının, DSP İstanbul Milletvekili Ahmet GÜZEL’e bildirildiği Devlet Bakanı imzalı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 02/01/2001 tarih ve 6 sayılı yazısında hukuka aykırılık açıkça görülmektedir.

28'inci yılına giren 28 Şubat darbesinde hesaplaşılmayan kişiler, giderilmeyen mağduriyetler ve kâmilen huzur bulmamış bir toplumsal vicdan olduğunu da söylemek zorundayız. 28 Şubat defterini tamamen kapatacak olan ise sorulmamış hesapların sorulması, giderilmemiş mağduriyetlerin giderilmesidir.

28 Şubat Postmodern Darbesi'nin neden olduğu insan hakları ihlalleri ve halen devam eden mağduriyetlerin bir an önce giderilmesinin de bir insan hakkı talebi olduğuna inanıyorum.

Bu kapsamda, 28 Şubat darbesini gerçekleştiren ve katkı veren asker ve sivil bürokratlardan hesap sorulmalı. Bu sürece doğrudan ve dolaylı destek veren medya ve sözde sivil toplum kuruluşları millet huzurunda hesap vermeli. Yerli işbirlikçilerinin tamamından millet adına, hukuk önünde hesap sorulmalıdır.

Üstelik bu darbe döneminde yaşatılan zulüm, yalnızca belirli bir kesimin eliyle yapılmamış; askerin başı çektiği süreç, siyaset, medya, iş dünyası, üniversite ve meslek örgütleri tarafından da profesyonel bir organizasyonla yürütülmüştür.

Darbenin sivil ayağının yargılanmaması en büyük eksikliktir. Bu kişiler, maalesef ki bugün aramızda “itibarlı kişiler”miş gibi yaşamaya devam ediyorlar. Eksik kalan adaletin tesisi ve kamu vicdanının kâmilen rahatlatılması için sivil ayağı yargıdan medyaya, bürokrasiden siyasete, ekonomiden STK ayağına kadar bütün yönleriyle yargıya taşınmalı, süreçte yer alan herkesten hesap sorulmalıdır.

Diğer bir mağduriyet kitlesini de brifingli yargının verdiği keyfi kararlarla mahkûm edilen insanlar oluşturmaktadır. Bu nedenle devam eden mağduriyetlerin giderilmesi ve tazmini için de mutlaka yeni bir çalışma başlatılmalıdır. Zira adaletin gecikmeye tahammülü yoktur.

Hukuk devletinde benzeri hukuksuzluk ve hak ihlallerinin giderildiği yer normalde yargı mercileri olmaktadır. Ancak bu süreç yargıyı da yozlaştırarak adeta ihlalleri onayan noter konumuna getirmiştir. Brifing ve talimatlarla harekete geçirilen yargı erki silah olarak kullanılmış; adalet dağıtması gereken hâkimler ve mahkemeler hukuk dışı kararlara imza atmışlardır.

Bu dönemde verilen yargı kararlarının neredeyse tamamı sübjektif ve ideolojik temelli olmuştur. Gerçekten de bu dönemde yargıçlara Genelkurmayda brifingler verilmiştir. Tüm bu gelişmeler Yargının açıkça nasıl baskı altına alındığını, bu şartlar altında gerçekleştirilen yargılamanın da adil ve tarafsız olamayacağını göstermektedir. Gerçekten de süreç mağdurlarının bu dönemde açtığı davaların istisnalar dışında tamamına yakını reddedilmiştir.

28 Şubat Postmodern Darbesi’nin mahkeme tarafından mahkûm edilmesine, bu süreçte görülen yargılamanın tarafsız olmadığı açık delillerle ortaya konulmasına rağmen bu sürecin mağdurlarından büyük bir bölümünün hala mağduriyetleri giderilmiş değildir.

Bu nedenle 28 Şubat sürecinde maddi ve manevi kayba uğrayan bütün kesimlerin mağduriyetleri bir an önce giderilmelidir. Bunun için gerekirse yasal düzenlemeler yapılarak en azından baskı altında taraflı yargı tarafından yargılananlar için yeniden yargılama yolu açılmalıdır. Sosyal hukuk devletinin gereği de budur. Zira her sene 28 Şubat'ın yıldönümünde hamasi nutuklar atarak darbecileri lanetlemenin mağdurlar için hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Kısacası hakları ihlal edilen tüm 28 Şubat mağdurlarının taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir.

Bu düşüncelerle milletimizin ve ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını geciktiren, her alanda mağduriyetler ve travmalar oluşturan 28 Şubat Postmodern Darbesi’ni, 28'inci yıl dönümünde bir kez daha esefle kınıyor ve Türk Demokrasi tarihine kara leke vuranları lanetliyorum.

!

Tüm 28 Şubat mağdurlarının taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir! Tüm 28 Şubat mağdurlarının taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir! 

16/02/2025

Türkiye'de sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ardı arkası kesilmezken AK Parti Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam’ın, 10 Şubat’ta Sağlık Bakanlığı tarafından Pınarhisar ilçesinde düzenlenen Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu Temel Atma Töreni'nde sağlık çalışanlarını hedef alan sözleri büyük tepki toplamaya devam ediyor.

Sarıçam, konuşmasında sağlık personeline yönelik “Memnuniyetsizlik varsa ben şunu da yaparım: Vatandaşa, ‘Gidin, sağlık personelinin gırtlağına yapışın. Ben devlet olarak üzerime düşeni yaptım, hizmeti vermeyen onlar’ diye de kışkırtırım” ifadelerini kullanarak kamuoyunun tepkisini çekti.

Kim kimin gırtlağına yapışıyor? Çalışanların görevlerini yaparken konsantrasyonlarını bozacak, başta ekonomik nedenler olmak üzere, yetersiz sosyal-kurumsal faktörlerin iyileştirilmesi aciliyet arz etmekte iken bu nasıl bir tavsiyedir? Sizin için çalışan, tek amacı insana hizmet etmek olan doktor ve sağlık çalışanlarına şiddet asla kabul edilemez.

Şifa veren ele vefa! Hekim ve sağlık çalışanlarının emeği ve fedakarlığı göz ardı edilemez. Genç hekimler ise şu an yurt dışına gitmeye çalışıyorlar. Bir sonraki dönemde onlar başka ülkelere gidecek ve gelecekte zeki insanlar tıbbı tercih etmeyecek. Gerçekten, zeki insanlar bir ülkenin varken fark etmediği ama elinden kayıp gidince asla telafi edemediği zenginliğidir.

Milletvekillerinin asli görevi, halkı temsil etmek ve sorunları çözmektir, sağlık çalışanlarını hedef göstermek değildir. Sayın Vekil, vakit kaybetmeden sağlık teşkilatından özür dilemelidir!

https://youtu.be/N981D1M_JGA?si=1AaJG9ZgHGDiPREk

SAĞLIK BAKANLIĞI KADROLARI VE RUHSATLARI PARA İLE SATACAK - Haber Alternatif 22/01/2025

Üzerinde çalışılan yeni yönetmeliğe göre Sağlık Bakanlığı yeni doktor kadrolarını ve yeni özel hastaneler için ruhsatları ihale ile satışa çıkartacak, ihaleyi kazanan firmalar para yatırarak uygunluk belgesini alacak.

09.01.2025-10.01.2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantıda alınan en önemli karar Sağlık Bakanlığı’nın 2008 yılında özel hastane ve tıp merkezi açmayı durdurmasının ardından 17 sene sonra gerçekleşecek yönetmelik değişikliği ile özel hastane ruhsatı ve doktor kadrolarının Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak “İHALE” ile satışa çıkartılarak verilecek olması oldu.

SAĞLIK BAKANLIĞI KADROLARI VE RUHSATLARI PARA İLE SATACAK - Haber Alternatif HABER ALTERNATİF-ÖZEL HABER

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Address


Istanbul