09/05/2026
Anneler…
Bazen anlaşılmaya, en çok desteklenmeye, “yalnız değilsin” cümlesini duymaya ihtiyaç duyuyorlar.
Yargılanmadan, kıyaslanmadan, yorulmadan…
Sadece “yeterince iyi” olduklarını hissederek annelik yapabilmeleri için
biraz nefes, biraz alan, biraz da şefkat gerekir.
Bazen sadece durabilmek,
bazen kendine de yer açabilmek,
bazen de bir “teşekkür” duymak…
Mutlu bir çocukluk,
kendine de iyi davranabilen annelerle başlar 💛
Biz, her annenin desteklendiği, anlaşıldığı ve değer gördüğü bir dünyaya inanıyoruz.
Tüm annelerin ve kalbi annelikle atan herkesin
Anneler Günü kutlu olsun 🌸
27/04/2026
“Öğretmen sesiyle bölmemek.”
Bu kavramı duymanızı isteriz.
Peki Montessori’de neden bu kadar önemli?
Çok kritik bir gözlem var:
Çocuk derin odaklanmaya girdiğinde davranışları düzenlenmeye başlar.
Sınıf kaotikleştiğinde sormamız gereken şey şudur:
“Bu çocuk odağını kurabilmek için neye ihtiyaç duyuyor?”
Şimdi düşünün…
Sınıflarda çocukların odağı, öğretmenin gereksiz seslenmeleriyle kaç kez bölünüyor?
Her bölünme, çocuğun o anda kurduğu içsel düzeni kesintiye uğratır.
Çünkü odak sadece dikkat değildir.
Odak, regülasyonun kurulduğu yerdir.
Dikkat dağıldığında;
duygusal ve davranışsal regülasyon da dağılır.
Regülasyon, çocuğun içsel dengesini bulması ve bunu dıştan değil, içten yönetebilmesidir.
Her derin odaklanmada çocuk:
– dürtüsünü erteler
– dikkatini sürdürür
– duygularını dengeler
– davranışlarını organize eder
Bu yüzden çalışma ortamlarında sessizlik bir tercih değil,
çocuğun gelişim hakkıdır.
İletişimimiz süreklidir; ama çocuğun çalışmasını bölmeyiz. İşi bittiğinde uzaktan seslenmek yerine yanına gideriz.
21/04/2026
Cuma sabahları artık farklı.
Montessori yaklaşımında çocuk, kendi öğrenme sürecinin öznesidir. Ama bu süreci yakından görmek, hatta içinde olmak başka bir şey. Ebeveyn Katılımlı Oyun Grubu’nda siz de aktif olarak etkinliklere dahil oluyorsunuz; çocuğunuzun nasıl keşfettiğini, nasıl iletişim kurduğunu, grup içinde nasıl yer aldığını sadece izlemiyorsunuz, birlikte yaşıyorsunuz. Ebeveyn Katılımlı Oyun Grubu, 8 Mayıs’ta başlıyor.
8 Mayıs, 15 Mayıs, 22 Mayıs, 5 Haziran. Cuma. Sınırlı kontenjan.
Kayıt için bize ulaşın: 0533 656 64 34
12/04/2026
Size harika br oyundan bahsedeceğim. Yaratıcı drama eğitmenimizin sahnelediği, İstanbul Oyuncak Müzesi’nde oynanan “Balerin Titi”. Ben de dün izleme fırsatı buldum.
Oyun, bir çocuğun oyuncağının hayalini gerçekleştirme çabası üzerinden ilerliyor. Kırılan bir oyuncağın tamirciye götürülmesiyle başlayan süreç, tamircinin rehberliğinde giderek daha hayali ve katmanlı bir anlatıya dönüşüyor. Tamircinin Noel Baba’ya danışmasıyla birlikte hikâye, “insan olma” üzerine adım adım kurulan sembolik bir yolculuğa evriliyor.
Oyunun temel teması “hayal edersen mümkün” gibi oldukça tanıdık bir yerden besleniyor. Ancak bunu yalnızca yüzeyde bırakmayıp, kaygı, eksiklik ve dönüşüm gibi daha derin duyguları da içine alması, alt metni güçlendiriyor. Bu anlamda çocuklara yalnızca umut değil, aynı zamanda duygularla baş etme ve dönüşüm imkânı da sunuyor.
Mehmet Erbil’in kukla kullanmadığı ilk oyun olması da dikkat çekici geldi bana. Kukla yerine oyunculuk, müzik ve sahne akışına yaslanan bir anlatım tercih edilmiş. Müziklerin güçlü kullanımı oyuna mini bir müzikal tadı katıyor ve ritmi canlı tutuyor.
Çocuklar da oyunu çok eğlenerek izledi. Kahkahaları salonu doldurdu. Oyunun büyük bir bölümünde çocukların dikkati sahnede kalıyor. Bununla birlikte kısa süreli dikkat dağınıklıkları yaşayan çocuklar da gözlemleniyor; bu da aslında yaş grubunun doğasına oldukça uygun bir durum.
Dikkat çeken bir başka nokta ise ebeveynlerin tutumunun çocukların oyuna katılımını belirgin şekilde etkilemesi. Oyunu keyifle ve ilgili izleyen ebeveynlerin çocuklarının sahneyle daha güçlü bir bağ kurduğu gözlemlenirken, daha mesafeli ya da kopuk ebeveynlerin çocuklarında dikkat dağınıklığı daha belirgin hale geliyor. Bu durum, çocuk tiyatrosunun yalnızca sahnede değil, seyir alanında da birlikte kurulan bir deneyim olduğunu hatırlatıyor.
Genel olarak “Balerin Titi”, hem eğlenceli hem de duygusal katmanları olan, çocukların hayal dünyasına temas eden bir oyun. Yer yer tanıdık anlatı kalıplarına yaslansa da, bunu sahneleme biçimi ve duygusal derinliğiyle dengelemeyi başarıyor.
Çocuklarla yapılacak güzel bir etkinlik arayan ebeveynlerimiz için fikir olsun.
İzleyen ebeveynlerimiz, sizce nasıldı?
06/04/2026
11 Nisan Cumartesi günü kapılarımızı tanışmak için açıyoruz.
Randevu almak için bizi arayabilirsiniz.
25/12/2025
Günleri, mevsimleri,yılları, döngüleri, bayramları hakkıyla kutlayanlardan olalım.
Şu masanın etrafında toplandığımızda iyi ki buradayız, böyleyiz diyoruz.
Gerçek iyi ki’lerin kıymetini bilenlerden olalım.