Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı

Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı Aksa Eğitim Ve Dayanışma Vakfının Resmi Sayfasıdır.

Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı 1996 yılında İstanbul İli Fatih ilçesi sınırları içerisinde mütevazı bir ortamda kurulmuştur. Kuruluşu; geçmişine, temel değerlerine yaslanarak kendini anlamlandırıp konumlandıran, toplumun ihyasına ve ıslahına dönük eğitim ve davet çalışmaları yapmayı, toplumsal dayanışmayı, insan hak ve hürriyetleri ile çevreyi korumayı ilke edinen gönüllüler tarafından gerçekleştirilmiştir.

07/09/2026

Tanrılaştırılan Modern Akıl-
Prof. Dr. Celalettin Vatandaş-
İnsan ve Değer Şurası-2026

04/09/2026

Zulme Karşı Tek Yürek- Zekeriya ŞENGÖZ
İnsan ve Değer Şurası- 2026

İnsan ve Değer Şurası hakkında Ramazan Kayan Hocamızın yazmış olduğu yazı... KÜRESEL KRİZ, İSLAMİ DURUŞ Ramazan Kayan Ağ...
04/09/2026

İnsan ve Değer Şurası hakkında Ramazan Kayan Hocamızın yazmış olduğu yazı...

KÜRESEL KRİZ, İSLAMİ DURUŞ
Ramazan Kayan

Ağustos ayının son haftası İnsan Değer Hareketi'nin yıllık buluşması için bir aradaydık... Bu yılın sempozyum konusu: Küresel Kriz ve İslami Duruş idi... Oldukça anlamlı ve verimli bir programdan müstefid olduk...

İnsan Değer Hareketi için berceste ayet olan İsra-70'in gölgesinde, hayat iksiri olan bu ayet-i kerime ile hayat denizinden kopan fırtınalardan ve krizlerden kurtuluşun kodlarını yakalamaya çalıştık...

"Andolsun biz insanoğlunu değerli (şerefli) kıldık..."

Tekrardan hatırladık ki, biz tüm değerimizi Allah'a borçluyuz... Allah'ın davasından yüz çevirdiğimiz takdirde tüm değerimizi yitirmiş, her türlü krizin ve kaosun mahkûmu oluveririz...

İnsanı insan kılan duruşu ve değeridir...

Duruşun ve değerin mutlak mihenki ise takvadır...

Bu durum sadece kişiler için değil kurum, kuruluş, toplum, devlet, medeniyet, iktidar, aile, aşiret, cemaat, tarikat, örgüt herkes için geçerlidir...

Değerler skalasının tartışmasız öncülü takvadır...

Bir hareketi kitlelere mal etmek için propaganda, pazarlama, tanıtım yetmiyor... Rahman sevmedikçe ve sevdirmedikçe yol alamazsınız, ma'şeri vicdan da hüsnü kabul göremezsiniz. Özgül ağırlığınızı yitirir, toplumsal saygınlığınızı kaybedersiniz...

Bu durumda yapmamız gereken nedir?

"İman edip salih ameller işleyenler için Rahman, gönüllerde bir sevgi meydana getirecektir." (Meryem-96)

İşte habib, halil, rabbani olmanın sırrı...

Belki bugün ilk yapmamız gereken görevlerden biri yorgun kalplerimizi yeniden diriltecek sevgi tomurcuklarını yeşertmektir... Kalplerimizi pekiştirmektir... Üstümüze sinen pasifliklerin kalp menşeli olduğunu düşünüyorum...

Ruhumuzda bir gevşeklik, kalplerimizde bir isteksizlik, irademizde bir zayıflık, niyetlerimizde bir değişiklik, nefislerimizde bir uyuşukluk, eylemlerimizde bir ruhsuzluk, saflarımızda bir uyumsuzluk belirtisi varsa öncelikle kendimizi sorgulamalı ve Allah ile ilişkilerimizin seyrine bakmamız gerekir...

Birlikte umudu beslemek, yarım kalan rüyalarımızı gerçekleştirmek, hikayemizi tamamlamak durumundayız...

Biz bugün yüce İslam davasının sadece müntesibi değil, temsil etme makamındayız...

Biz uzun bir öykünün, hâlâ yazılmaya devam eden güncel bir paragrafıyız...

Kendimizden, doğrularımızdan şüphe edecek halimiz yok...

Ancak üstümüze sinen parazitlerden, anlamsız sorulardan, bize ait olmayan gereksiz gündemlerden, yersiz tartışmalardan arınmamız icap ediyor...

Biz bırakmışlardan, bıkmışlardan, bocalayanlardan, boşlukta bunalanlardan, buharlaşanlardan olamayız...

Zihinsel berraklığımızı, ilkesel netliğimizi, eylemsel niteliğimizi, tertemiz tanıklığımızı sürdürmek zorundayız...

Görüyorsunuz; her şeye üzülen ama hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlarımız çoğalıyor...

Sanki bir şeyler eksik?

İlkelerimizde, çalışma esaslarımızda sorun yok...

Neden olmamız gereken seviyede değiliz?

Size yanlış yapıyorsunuz demiyorum... Eksik yapıyoruz...

Gevşek kalıyoruz... Yavaş hareket ediyoruz, tam yapmıyoruz...

Yükümüzün ağır, sorumluluğumuzun büyük olduğunu bildiğimiz halde ağırdan alıyoruz...

Tefsir sohbetlerinin tesiri düştü...

Hareket disiplini zaafa uğradı...

Sözün gücü azaldı...

Kasvetin boğucu kuşatmasında, haşyet iklimine uzak düştük...

Biliyorum kalplerim takvimi farklıdır... Sakın kalbimizi ve bizi bekleyen kalpleri ihmal etmeyelim...

Dünya nimetleri ile büyümeyi değil, gönüllerde yer etmeyi, yüreklerde büyümeyi hedefleyelim... En büyük arzumuz kalb-i selim ile yüce Yaratıcı'ya gitmek olsun...

İslami hareket belirli zamanlarda yapılan bir faaliyet değil, hayatın doğal akışıdır... Varoluşsal gayemizdir...

Sorunumuzu iki cümle ile özetlemek mümkün;

1- İman zayıflığı...

2- Gayret eksikliği...

Bu durumda yapmamız gereken;

1- Gayreti elden bırakmamak, tüm varlığımızla davaya odaklanmak...

2- Gaybi yardımları hak etmeye çalışmak...

3- Gayretullah'a dokunacak günahlardan uzak durmak. Allah'ı gücendirmemek...

4- Gayesiz yaşamlardan ve uğraşlardan kendimizi korumak...

Gayret bizden, muvaffakiyet Allah'tandır...

Modern Dünyada Müslümanların Duruşu- Prof. Dr. Celalettin Vatandaş- İnsan ve Değer Şurası- 2026
03/09/2026

Modern Dünyada Müslümanların Duruşu-
Prof. Dr. Celalettin Vatandaş-
İnsan ve Değer Şurası- 2026

Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.

31/08/2026

Günahın Dünyadaki Peşin Cezası: Kalp Katılığı- Ramazan Kayan/ İnsan ve Değer Şurası- 2926

İnsan ve Değer Hareketi Tanıtım Filmi
30/08/2026

İnsan ve Değer Hareketi Tanıtım Filmi

İNSAN VE DEĞER HAREKETİİnsan ve Değer Hareketi, insan merkezli ve ...

Sonuç Bildirisi- İnsan ve Değer Şurası- 2026
29/08/2026

Sonuç Bildirisi- İnsan ve Değer Şurası- 2026

Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.

29/08/2026

Kutlu bir diriliş... / Zekeriya Şengöz
İnsan ve Değer Şurası - 2026

29/08/2026

Bu haftaki yazımız:
“Hız Limiti”

Malum hız çağındayız… Sanki bu zamanda her şey ve herkes daha hızlı olmak zorundadır... Geride kalanın yaşama hakkı yok gibi... Adeta bu amansız koşuşturmaya herkes katılmak zorunda... Hızlı yaşam o kadar sürükleyici ki, kaçarı yok… Dur-durak yok... Mutluluk daha hızlı olmakla aranıyor… Aldatıcı dünya cenneti hayali içinde, çılgınca bir koşuşturma ile insan hızla yok oluyor...

Acaba İlahi iradenin bu konuda bizlere sunduğu disiplin nedir?

Kur’anî bakış ile hız sınırımızı nasıl ayarlamamız gerekiyor?

Yürüyüşte denge ve düzen, kural ve kalite, gaye ve ilke, ölçü ve özen, ahlak ve adab nasıl olacak?

Canımızın çektiği gibi yürüyebilir miyiz? Yoksa Rabbimizin istediği gibi mi yürümek zorundayız?

Konuya beş ayeti kerime ile açıklık getirmeye çalışalım...

Bir... “O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi, onun üzerinde YÜRÜYÜN ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’ nadır.” (Mülk,15)

Rızkınızı temin etmek için yürüyünüz... Panik telaş, korku ve kaygı taşımadan, rızkın Allah’tan olduğunu unutmadan hareket geçin... Siz sadece sakin ve yakin üzere yürüyün, yüzünüzü âlemlerin Rabbine yöneltin… Sayısız nimetlerin size sunulduğunu göreceksiniz...

Rızk korkusu, geçim derdi, maişet telaşı ile kendinizi tüketmeyin… Rezzak olana güvenin...

“Femşu/yürüyün”, pasif bir bekleyişte kalmayın, gerekli adımları atın gerisini Allah’a bırakın... Helal ve temiz talebi ile meşruiyet zemininde meşguliyetinizi sürdürün...

Alnımın teri, aklımın gücü, bileğimin hakkı, zekâmın ürünü, üstün yeteneklerimin sonucu demene gerek yok... ‘Allah’ın lütfu ve ihsanı ile’ dememiz yeterli...

Demek ki iş dünyamızda canhıraş koşuşturmalara gerek yok, belki biraz tempoyu düşürmemiz, tevekkülü yükseltmemiz gerekiyor... Biz sebeplere tevessül eder, müsebbibü’l-esbâbın gücüne inanırız...

İki… “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine KOŞUN ve alışverişi bırakın… Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma, 9)

“Fes’av/gayret etmek, çaba sarfetmek, hızla hazırlanmak, harekete geçmek”

Anlıyoruz ki, söz konusu namaz ve Allah’ın zikri olunca işi durdurun, namaza durun... Sakın ne ticaret ne de alışveriş sizi Allah’ın zikrinden, davasından alıkoymasın...

Allah’ın emrini önemseyin, önceleyin, ötelemeyin...

Mesaiyi, meşgaleyi ezanı göre ayarlayın yoksa şeytan sizi ayartır...

İşte “Femşi/yürüyerek” gidilir; namaza “fes’av’ daha bir gayretle” gitmek durumundayız...”

Üç… “Hayırlı işlerde YARIŞIN”, (Bakara, 148)

Bir yarış ki teşvik edeni Allah... Taltif edeni de O...

Bu müsabakada hayır, hasenat, iyilik, ihsan, infak, insanlık, hakkaniyet, adalet, İslami amaçlar söz konusu... Hemen harekete geçmek gerekiyor... Yarışı önde götürmek icap ediyor...

Çıkarlar değil, değerler konuşuyor...

Ulu bir yarış... Rabbani bir müsabaka... Kutsi bir maraton...

Seyirci kalmak caiz değil, sahaya inme zorunluluğu var...

“İstibak/yarışmak” Haksız rekabet için değil, hakkı ayağa kaldırmak için...

İşte Kur’an’ın bize sunduğu perspektif… Erdem, eylem, edep, ilim, irfan, hikmet, iyilik, insaf için rekabet...

Bu müsabakanın başarı kriterleri farklı... Kazanç felsefesi başka...

Dört... “Rabbinizden bir mağfirete ve eni göklerle yer kadar olan cennete doğru yarışır gibi KOŞUŞUN. O, takva sahipleri için hazırlanmıştır.” (Ali İmran, 133)

Bir yarış ki ucunda Allah’ın mağfireti ve cenneti var... Tüm gücünüzle süratlenin... Seferber olun...

“Ve sariû/acele etmek, öne geçmeye çalışmak, süratlenmek.”

Tüm beşeri tutku, korku, kaygı, bağ ve bağlantılardan sıyrılın, özgür iradenizle öteler ötesine kanatlanın... Kim tutar sizi?

Komutu veren Allah... Hız limitinizi arttırın... Sakın yavaşlamayın... Gevşemeyin... Oyalanmayın, cennete odaklanın...

Beş... “O halde Allah’a koşuşun, KAÇIN!” (Zariyat, 50)

Günahtan, gafletten, şeytandan tüm şerlerden Allah’a sığının... O’na yönelin... Tüm varlığınızla, benliğinizle, yüreğinizle... O’na firar edin...

İstiaze ile... İstiane ile... İstiğfar ile... İhlas ile...

Hani Kur’an bize soruyor ya!

“Eynel meferr / Kaçış nereye?” (Kıyamet, 10)

Anlaşılan o ki, yürüyüşün temposu, güce hedeflere göre belirleniyor... Hız limiti gayenin güzelliğine bağlı... O halde menzile, maksuda bakmak lazım... Ödül de ona göre değişiyor...

Şimdi herkes kronometresini yeniden gözden geçirsin...

Address

Ali Kuşçu Mahallesi Hulusi Noyan Sk. No:11/2 FATİH/Istanbul
Istanbul
34096

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 19:00
Sunday 09:00 - 19:00

Telephone

+902125341378

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category