Bir Ömür

Bir Ömür

Share

》Öğrenme Tasarımcısı
》Yaratıcı Drama Lideri - Eğitmen
》Profesyonel Koç
》İnsan Kayn

19/05/2026

Sınavda dikkat dağılması anormal değil.

Bir ses gelir, süre göze çarpar, çocuk bir önceki soruda takılı kalır ya da bir anda “Ya yetişmezse?” diye düşünür.

Asıl mesele dikkatin hiç dağılmaması değil, çocuk dağıldığını fark ettiğinde yeniden soruya dönebiliyor mu?

Son haftalarda denemeler sadece net görmek için değil, bu küçük sınav reflekslerini çalışmak için de çok değerli.

Bu videodaki küçük egzersiz çocuğa sınav anında kullanabileceği basit bir geri dönüş yolu sunuyor:

Dur.
Soruya dön.
Soru kökünü yeniden oku.
“Bu soru benden tam olarak ne istiyor?” diye bak.

Çok basit ama sınav anında işe yarayan şeyler genelde böyle olur zaten: kısa, net, uygulanabilir.

Sınava hazırlanan çocuğu olan bir ebeveyne gönderin.
Kaydedin, son denemelerde mutlaka deneyin.


Photos from Bir Ömür's post 15/05/2026

Çocuğunuzun bazı tepkilerini düşünün...

Bir anda yükselen öfke…
Kolay kolay yatışmayan kaygı…
Israr, inat, geri çekilme ya da sizin de anlamakta zorlandığınız davranışlar…

Ebeveynlikte çoğu zaman görünen davranışa bakıyoruz.
Ama bazen davranışın arkasında daha derin bir hikâye olabilir.

Aileden gelen izler, görünmeyen bağlar, ebeveynin kendi çocukluk deneyimleri, karşılanmamış ihtiyaçlar ve evin duygusal iklimi…

Bu ücretsiz webinar’da Aile Dizimi Uzman Uygulayıcısı Tuğba Öztuğ ile şu soruya birlikte bakacağız:

Çocuğumun davranışı bana ne anlatıyor?

Webinar’da konuşacaklarımız:

• Çocuğunuzun zorlayıcı davranışı size ne anlatıyor olabilir?
• Bir çocuğun kaygısı ya da öfkesi her zaman sadece ona mı aittir?
• Ebeveynlikte zorlandığımız anlar bizim hangi ihtiyacımıza dokunur?
• Ebeveyn olurken yanımızda farkında olmadan neler getiririz?

📌 Çocuğumun Davranışı Bana Ne Anlatıyor?
Aile Dizimi ile Ebeveynlikte Görünmeyeni Görmek

👤 Konuk: Tuğba Öztuğ
🎙️ Konuşmacı: Ömür Doğan
📅 Tarih: 20 Mayıs Çarşamba
🕘 Saat: 21.00 - 21.45
💻 Zoom

Katılım ücretsizdir. Kontenjan sınırlıdır.
Kayıt linki profilde.

Photos from Bir Ömür's post 05/05/2026

"Her çocuk matematik öğrenebilir mi?"

Bu soru birçok ebeveynin aklından geçiyor.

Çünkü bazı çocuklar matematikte çok hızlı ilerlerken, bazıları daha en başta zorlanıyor.

Bazıları problemi görünce heyecanlanıyor, bazıları daha soruyu okumadan “Ben yapamam” diyor.

Bazıları için matematik bir oyun gibi, bazıları içinse neredeyse kaygı kaynağına dönüşüyor.

Peki bu fark nereden geliyor?

Matematikte zorlanmak her zaman yeteneksizlik anlamına mı gelir?

Hızlı işlem yapmak gerçekten matematik yeteneği midir?

Çocuklara matematiği sevdirmek mümkün mü?

Ve ebeveynler bu süreçte nasıl destek olmalı?

Bu webinar’da Kabataş Erkek Lisesi Matematik Öğretmeni Ahmet Selim Kerçin ile çocukların matematikle ilişkisini; zorlanma, yetenek, doğru çalışma ve matematiği sevme ekseninde konuşacağız.

📌 Webinar ücretsizdir.
📌 Kontenjan sınırlıdır.
📌 Kayıt linki profilde.

Çocuğunun matematikle ilişkisini daha iyi anlamak isteyen tüm ebeveynleri bekliyoruz.

01/05/2026

Son haftalarda her şeyi değiştiremeyiz.

Ama doğru şeyleri değiştirirsek sonuç gerçekten etkilenebilir.

- Dikkat hataları azalabilir,
- deneme stratejisi toparlanabilir,
- çalışma ritmi dengelenebilir,
- evdeki baskı azaltılabilir.

Mesele daha fazla panik değil, daha doğru yol haritası.

Ben bunların hepsini canlı eğitimde detaylı anlatacağım:
Son 40 Günde LGS: Odak, Deneme ve Net Artışı İçin Ebeveyn Rehberi

Katılmak isteyenler profildeki linkten başvurabilir.

28/04/2026

Çocuk çalışıyor ama net artmıyorsa, mesele her zaman konu eksiği olmayabilir.

Bazen neti düşüren şeyler daha görünmezdir:
- önemli detayı kaçırmak
- bir soruda fazla oyalanmak
- deneme sonrası yanlış analiz yapmak

Çünkü sadece sonuca bakmak, sorunu çözmüyor.

Asıl farkı yaratan şey, yanlışın nedenini görmek.

4 Mayıs’taki canlı eğitimde bunların hepsini detaylı konuşacağız.

Katılmak isteyenler profilden başvurabilir.

Kaydet, paylaş, takipte kal.

27/04/2026

"Yapay zekâ bizi aptallaştırıyor mu?"
Bu soruyu geçen hafta yayımlanan BBC araştırma haberi soruyordu ve cevap rahatsız edici. Hadi gelin bu rahatsız edici sonuçlara öğrenme bilimi açısından bakalım.

MIT'den araştırmacı Nataliya Kosmyna, 54 öğrenciyle şöyle bir deney yapıyor. Bir grup ChatGPT ile, bir grup Google ile, bir grup ise hiçbir araç kullanmadan deneme yazıyor ve bu kişilerin EEG ile beyin aktiviteleri ölçülüyor.

Peki sonuç ne oluyor? ChatGPT kullanan öğrencilerin beyin dalgaları, diğer gruplara kıyasla belirgin biçimde düşük aktivite gösterirken yaratıcılık ve bilgi işleme merkezleri, adeta uyku moduna geçmiş.

Araştırmacılar buna "bilişsel teslimiyet" diyor. Ve bilişsel teslimiyet olduğunda, yani YZ kısa yol olarak kullanıldığında, bu bireylerde bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneği azalıyor, özgün fikir üretme kabiliyeti zayıflıyor ve kendi düşünce süreçlerine duyulan sahiplik hissi kayboluyor.

Bana daha çarpıcı gelen şu: Kolon kanseri taramasında üç ay boyunca YZ desteği alan tıp uzmanları, araçlar olmadan tümörleri tespit etmede daha başarısız olmuş.

Çarpıcı çünkü eğer bu durum genellenebilir bir şeyse uzman beyin bile pratik yapmayı bırakınca köreliyor.

O halde, yapay zekayı kullanmamamız mı gerekiyor?

Elbette hayır. Ama nasıl kullandığımızın çok önemli olduğunu söylüyor.

Öğrenme bilimi açısından tüm eğitim ve konuşmalarımda söylediğim bir şeyin altını çizerek söylüyorum ki öğrenme, bilişsel çaba olmadan gerçekleşmiyor. Hatırlamaya uğraşmak, bağlantı kurmak, hata yapmak, kendi cümlenle ifade etmek... Bütün bunlar öğrenmenin "yan ürünleri" değil, bizzat kendisi.

YZ'ye aşırı bağımlılık, dil kullanımını ve temel bilişsel becerileri zayıflatabilir. Ve bu sadece öğrencilerin sorunu değil kurumsal öğrenme ortamları için de ciddi bir uyarı olarak görülmeli.

YZ bizim yerimize düşünen, özetleyen, yazan araç rolüne bürünebilir ve bu kısa vadede bizi rahatlatırken uzun vadede düşünme kasını zayıflatır.

Oysa başka bir rol de mümkün. (Devamı yorumda...)

24/04/2026

Çocuk çalışıyor ama net artmıyorsa, mesele her zaman konu eksiği olmayabilir.

Bazen neti düşüren şeyler daha görünmezdir:
- önemli detayı kaçırmak
- bir soruda fazla oyalanmak
- deneme sonrası yanlış analiz yapmak

Çünkü sadece sonuca bakmak, sorunu çözmüyor.

Asıl farkı yaratan şey, yanlışın nedenini görmek.

4 Mayıs’taki canlı eğitimde bunların hepsini detaylı konuşacağız.

Katılmak isteyenler DM’den yazabilir.

Kaydet, paylaş, takipte kal.

21/04/2026

Son haftalarda en büyük hata, her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışmak.

Böyle olunca evde sistem değil, panik kuruluyor.

Oysa bu dönemde odaklanılması gereken birkaç temel alan var:
- deneme analizi,
- dikkat hataları,
- çalışma ritmi
- ve ebeveyn dili.

4 Mayıs’taki canlı eğitimde bunların hepsini çok daha sistemli şekilde konuşacağız:

Son 45 Günde Sınav: Odak, Deneme ve Net Artışı İçin Ebeveyn Rehberi

Katılmak isteyenler DM’den yazabilir.

Kaydet, paylaş, takipte kal.

Photos from Bir Ömür's post 20/04/2026

Çocuğunuz odaklanmak istiyor ama bir türlü sürdüremiyor mu?

Masaya oturuyor ama uzun kalamıyor
Başlıyor ama devam ettiremiyor
Dikkati çok hızlı dağılıyor

Bugün birçok ebeveyn bunu sadece isteksizlik, dikkat eksikliği ya da yeterince çabalamamak gibi yorumlayabiliyor. Oysa mesele çoğu zaman bundan daha büyük.

Çünkü odaklanma sadece çocuğun bireysel meselesi değil.
İçinde yaşadığı dünya, ekranlar, sürekli uyaranlar, öğrenme ortamı, günlük ritim ve elbette ebeveyn desteği de bu işin içinde.

Bu webinar’da, çocukların neden odaklanmakta zorlandığına birlikte bakacağız.

Konuşacağımız başlıklardan bazıları:
• Odaklanmak nedir, neden önemlidir?
• Neden odaklanmakta zorlanıyoruz?
• Ebeveynler çocukların odaklanmasını nasıl destekleyebilir?

Bu buluşmada amacımız sadece “çocuk nasıl daha çok çalışır?” sorusuna bakmak değil, biraz daha derine inmek. Çocuğun dikkatini daha iyi anlamak ve onu daha doğru desteklemek.

🎙 Barış Aslan – Profesyonel Koç, Eğitmen
🎙 Ömür Doğan – Yazar, Öğrenme Tasarımcısı

📅 27 Nisan Pazartesi
🕘 21.00 – 21.45
💻 Zoom

Katılım ücretsizdir. Kontenjan sınırlıdır.

Kayıt linki profilde.

Çocuğunun sadece daha çok çalışmasını değil, daha sağlıklı odaklanabilmesini de önemseyen ebeveynleri bekliyoruz.

18/04/2026

Sınav yaklaşınca evde görünmez bir panik başlıyor.

Ve bu panik çoğu zaman “biraz daha çalışsın, biraz daha çözdürelim” noktasına gidiyor.

Ama son haftalarda plansız yoğunluk her zaman performansı artırmıyor.

Bazen sadece stresi, yorgunluğu ve dikkat dağınıklığını artırıyor.

Bu dönemde asıl soru “nasıl daha fazla yaptırırım?” değil, “nasıl daha doğru yönlendiririm?” olmalı.

Yani, son haftalarda her şeyin çözümü daha çok çalışmak değil.

Çünkü çocuk zaten yorgun, zaten baskı altında, zaten kaygıyla uğraşıyor olabilir.

Bir de bunun üstüne aşırı deneme, sürekli kontrol ve sonuç baskısı eklenince performans toparlanmak yerine daha da düşebiliyor.

Bazen farkı yaratan şey daha fazla yüklenmek değil, daha doğru ritim kurmak oluyor.

Kaydet, benzer durumda olan velilerle paylaş, takipte kal.

15/04/2026

Son zamanlarda yapay zeka konusunda en çok duyduğum cümle şu: “Herkes yapay zeka öğreniyor. Geri kalmamak lazım.”

Doğru mu doğru ama eksik mi eksik!

Çünkü insanlar yapay zeka öğrenmeye çalışırken, kendi organik düşünme kaslarını zayıflatabiliyor. Burada organik kelimesini özellikle kullandım çünkü ekran kullanımının beynin fiziksel yapısını da etkilediğini dair bazı haberler çıkıyor biliyorsunuz.

Yani yapay zeka konusunda araçlar ve içerikler artıyor, eğitimler artıyor ama buna rağmen insanlar daha net ve etkili düşünebilen kişiler haline gelmiyor. Bakarsanız sadece "daha fazla şeyle" uğraşan birileri haline geliyorlar.

Bence burada asıl konu yapay zeka çağında fark yaratacak olanlar sadece yapay zeka aracı bilenler olmayacak.

Ne yapacağını, nasıl yapacağını ve bence her şeyin ötesinde kendi özgünlüğünün nerede olduğunu ayırt edebilenler yaratacak.

Yani şöyle de diyebiliriz: Hangi soruyu soracağını bilenler, merak edenler, çıkan cevabı hemen kabul etmeyip kafasında tartabilenler, hayal edebilenler, yeni bir duruma hızlı uyum sağlayabilenler, öğrenmesini yeni koşullara göre yeniden düzenleyebilenler...

İşte tam da bu yüzden ben bu dönemi daha çok öğrenmeyi öğrenme ve öğrenme çevikliği açısından okuyorum.

Çünkü öğrenmeyi öğrenmek dediğimiz şey, bilgi toplamanın ötesine geçip, bilgiyi seçmek, ayıklamak, ilişkilendirmek, sorgulamak ve gerektiğinde yeniden kurmak demek.

Öğrenme çevikliği ise yeni bir durum geldiğinde, şartlar değiştiğinde, belirsizlik anlarında, ne yapacağını bilmediğinde kitlenip kalmamak demek. Eski cevabı tekrar etmek yerine, yeni duruma göre yeni cevaplar üretebilmek demek.

Veee, görüldüğü üzere bugün yapay zeka ile çalışan herkesin aslında tam da buna ihtiyacı var. Bence önümüzdeki dönemin asıl fark yaratan insanları, yapay zekayı ve bilmem ne aracını en çok, en iyi bilenler değil yapay zeka varken de düşünme kalitesini koruyabilenler olacak.

Ve galiba artık asıl farkı da burada aramak gerekiyor.

En çok da sende...

Çünkü yıllardır söylüyorum: İçinde sen varsan özgün olur...

Konuşmaya, paylaşmaya, tartışma devam!

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Address


Merkez Mahallesi Naz Sokak No: 19/8
Istanbul