Çok fazla uyaranın olduğu tatil, kalabalık aile ziyaretleri, düğün, organizasyon gibi etkinliklerde, çocuklar çok eğlenseler de, sinir sistemleri çok yoruluyor. Özellikle hassas sinir sistemine sahip küçük yaştaki ya da duyusal hassasiyeti olan tüm çocuklar için böyle kalabalık etkinlikler çok zorlayıcı olabiliyor. Biz de eğlenmek isterken, sonunda kendimizi bir sinir harbinin içinde bulabiliyoruz.
Böyle zamanlarda hem bizi, hem çocukları rahatlatmak için birkaç ipucu;
⭐Bu gibi sosyal etkinliklerden önce, çocuğu onun neyi beklediği konusunda bilgilendirebiliriz.
(Kendinizi ne olacağı konusunda hiçbir fikriniz olamayan bir organizasyona giderken hayal edin. Üstelik, biz onları sürükleyene kadar, onların bir yere gideceklerine dair bile bir fikirleri olmuyor.)
⭐Orada bulunduğumuz süre içerisinde (ve aslında her zaman) aşağıdakilere dikkat edebiliriz;
Çocuğun istemediği birşeye "hayır" diyebilmesine izin vermek,
⭐Başkalarının (ne kadar yakınımız olsalar dahi) o istemeden ona dokunmasına, kucağına almasına, öpmesine, vs. izin vermemek,
*Zorla el öptürmemek (ya da para karşılığı),
*Oyuncağını paylaşmaya zorlamamak,
⭐Ne kadar küçük olduğuna bakmaksızın, söylediğimiz herşeyi anladığının bilincinde olup, onu herkesin içinde (ve aslında her zaman) eleştirmemek / utandırmamak
⭐Bulunduğumuz yerden ayrılmadan bir süre önce, oradan ayrılacağımızı haber vermek,
Örn "artık eve/otele gitme vaktimiz geldi, hepimiz çok yorulduk. 10 dakika sonra kalkacağız." gibi...
⭐Herkesle vedalaşmasına izin vermek...
Bu arkadaşı da olabilir, anneannesi, babaannesi de olabilir, deniz de, şezlong da olabilir... Vedalaşma şansı vermek, ayrılmayı kolaylaştırır.
Örn. "hadi denize bay bay diyelim, görüşürüz deniz, biz yine geliriz..." gibi...
Tüm bunları yapmamıza rağmen, yine de sinir sistemi fazla yüklendiği için sonrasında;
*Uyumakta güçlük çekebilir.
*Anlamsız konularda inat edebilir.
*Ufacık bir konu, bardağı taşıran son damla gibi, ağlama krizlerine dönüşebilir.
Bu davranışların sebeplerini bilmek, bizim de çocuklarım�
Dönüşümsel Koç Tuba Bayrak
Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Dönüşümsel Koç Tuba Bayrak, Personal coach, Istanbul.
21/05/2026
Yaklaşık 1.5 ay önce hikayemden orijinalini paylaştığım .holistic.psychologist gönderisi. Çevirisini yapmam için çok yazan olmuştu. İlk vakit bulduğumda yapacağıma söz vermiştim. Biraz geç olsa da, sözümü tuttum.
Hep yazdığım gibi, narsistik anne yarasının tam ölçeğini, sadece yaşayan biliyor. Bu sebeple, empati yapamayan, anlayamayan bir sürü insan olacaktır çevrenizde :( ama bunları yaşayan birçok kişi var, emin olun. Yıllardır size söylenebin aksine; deli değilsiniz, nankör değilsiniz, hayırsız evlat değilsiniz, ama en önemlisi yalnız değilsiniz 🫂
Nicole, gönderinin altında şöyle demiş:
"Sanırım birçoğunuz için bu, her zaman aradığınız açıklama gibi gelecek. Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşın."
Dilerseniz burada da paylaşabilirsiniz 🩵
psikolog.tr
Bu video, bu konuyla ilgili ilk ve son açıklamam...
Bilmeyenler için: Eda, annemle birlikte aynı trafik kazasında kaybettiğimiz, Down Sendromlu kız kardeşim.
Hepimiz herşeyi hissetmeye izinliyiz. Aynı kişiyle ilgili herkesin deneyimleri farklı olabilir. İnanın, ben de, bunları anlayamayan, "ne diyor bu kız yaa" diyen tarafta olmak isterdim. Daha önce de söylediğim gibi; dilerim anlamak zorunda kalacağınız tecrübeler yaşamazsınız.
Saygı çerçevesinde herkes dilediğini yazabilir. Saygı çerçevesini aşanları engellemek zorunda olduğumu belirtmek isterim 🙏🏼
09/05/2026
Bunları neden paylaştım?
Doğduğu günden beri gerçekliğiyle oynanmış bir insan olarak, tahmin edersiniz ki "gerçeklere" ve "gerçek olmaya" herşeyden çok değer veririm.
Ve bunlar benim gerçeklerimin sadece küçük bir kısmı.
Kendim için ve benim gibi olanlar için bunları yazmak zorundaydım. Başka türlü yoluma devam edemezdim.
Başkalarının gerçekleri eminim farklıdır...
Annemin cenazesinde onun ne kadar "mükemmel bir insan" olduğunu duydum istisnasız herkesten.
Evet, dışarıda mükemmellik maskesiyle yaşardı. Ve bu maskeyi bozmaya ya da bir şekilde zarar vermeye kalkan, ölçüsüz hiddetiyle karşı karşıya kalırdı. Onun için ben bu kişi oldum yıllarca. Çünkü dediğim gibi, "gerçekler" ve "gerçek olmak" benim için hep çok önemliydi. Onun sanal dünyasında yerim yoktu. Hiddetini de iliklerime kadar hissettim tabii...
Eda için çok fedakarlıklar yaptı diyecek bazıları. Evet yaptı. Ama o çocuğun kapalı kapılar ardında neler yaşadığını, bizim o kapalı kapılar ardında neler yaşadığımızı bizden başka kimse bilmiyor.
Gerçekler acıtır, ama iyileştirir. Beni anlayan, duygularımı paylaşan herkese sıkı sıkı sarılıyorum 🫂 yalnız değilsiniz. Birlikte iyileşeceğiz.
Bana kızanlar, beni anlayamayanlar için de söyleyebileceğim tek şey var:
Umarım hayatınızda bunları anlayacağınız deneyimler yaşamazsınız 🩵
11/03/2026
Çok yazasım var, hatta yazıyorum ama buradan paylaşmıyorum hiçbirini. Çok zor yerlerden geçtim, geçtik ailecek. Ben tabii ki kendi perspektifimden anlatacağım her zamanki gibi. İçimdekileri dökmeye Eda'yla başlamak istiyorum.
Hayatınızda hiç down sendromlu biri oldu mu bilmiyorum. Sevginin saf hali gibidirler. Herkesi sever, ufacık şeylerden mutlu olur, hep sarılırlar. Yemek yemeyi, kalabalıklar içinde olmayı, ilgi odağı olmayı çok severler 🩵 Ama inatçılıkları da dillere destandır. Bir şeye "hayır" dediler mi, asla yaptıramazsınız. Bir şeyi "doğru" diye öğrendiler mi, asla vazgeçiremezsiniz.
Eda sayesinde, farklılıkları olan çocuklarla bağ kurmayı öğrendim. Onlara yapılan haksızlıklara, adaletsizliklere karşı ses çıkarmayı öğrendim. Kızıma, farklı gelişim gösteren arkadaşlarına daha anlayışlı ve destek olmayı öğretmeye çalıştım.
Farklı gelişim gösteren çocuğu olan çok arkadaşım oldu. Desteğe ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmak için elimden geleni yaptım, yapıyorum. Kendi çocuğum olmasa da, ne kadar zor olduğuyla ilgili 1. elden deneyimim var ne de olsa.
Eda olmasa bu deneyimlere sahip olamayacaktım. 'ın nörofarklı kardeşleri olan bireylerle ilgili hazırladığı tezinde gönüllü katılımcı oldum yakın zamanda. Çünkü hiç konuşulmayan bir şeydi böyle bir kardeşe sahip olmak. Herkes ebeveynlerin perspektifinden bakıyordu ama, aynı evin içinde büyüyen diğer kardeş olmanın bize kattıkları ve tabii ki bizden götürdükleri de vardı.
Bir de onların tarafından bakmayı öğrendim tabii ki. Yine bizler, hep ebeveynlere ya da hayatlarındaki diğer insanların yaşadıkları zorluklara odaklanıyoruz ama, onlar için hayatın ne kadar zor olduğunu hiç düşündünüz mü? Çok az insan bunun farkında. Anneme de bunu farkettirmek için elimden geleni yaptım son yıllarda.
Tüm çevrenin, eğitim sisteminin, hayatın, "normal" bireylere göre düzenlendiğini düşünürsek, onlara ait olmayan bir dünyaya uyum sağlamaya çalışıyorlar hayatları boyunca. Ve tabii ki yapamıyorlar. Ve sebep oldukları hayalkırıklıkları (tabii ki onlara ait bir duygu değil), yoğun çabaları, mutsuzlukları, ara ara dışa vurdukları yoğun duygusal patlamalarla kendini gösteriyor. Ve biz ..... DEVAMI YORUMLARDA 👇🏼
28/12/2025
Hiç başımıza gelmez sandığımız bir süreçten geçiyoruz. Tam 23 gün önce, annem ve kardeşim Eda benim yanımdan, Ayvalık'tan evlerine, Gaziantep'e otobüsle dönerken Osmaniye'de korkunç bir trafik kazası geçirdiler. Kardeşim, olay yerinde hayatını kaybetti. Annem 23 gündür yoğun bakımda. 23 gündür belirsizlikle, bilinmezle sınav veriyoruz.
Belki ilk 2-3 gün değil ama, sonraki günlerde, bunca yıldır aldığım eğitimlerin, okuduğum kitapların, öğrendiklerimi hayatıma da geçirmiş olmam sayesinde o kadar faydasını gördüm ki. Kontrol edebileceklerimize odaklanmak, kendime şefkat göstermek, hissettiğim duyguların içinde kalabilmek, kendimi yargılamadan düşüncelerimin gelip geçmesine izin vermek, şu günlerimizde bile sınır tanımayan insanlara sınır koymak, elimizden gelenin en iyisini yapıp, sonrasını Allah'a havale etmek... Hayatımda tevekkülü bu kadar yoğun deneyimlediğim bir dönem olmadı heralde.
Bu dönemde seçilmiş ailenin ne demek olduğunu iliklerime kadar hissettim. Yıllar boyu o kadar güzel insanlar biriktirmişim ki 🩵 şefkat, anlayış, sevgi... hepsini bol bol içime çektiğim bir dönem oldu. Beni tanıdıkları, ne kadar güçlü ve sağlam duran birisi olduğumu bildikleri için, böyle durumlarda en çok söylenen "güçlü olmalısın" telkinine inat, bana "Tuba, sen güçlü bir kadınsın biliyorum, ama biraz kendini bırakabilirsin, bunu da bil lütfen, bu da normal" diyen sayamayacağım kadar dostum, kardeşim varmış benim. "Taziye evinde gülünmez" diyenlere inat "biraz dışarı çıkın kardeşinle, bişeyler için, sevdiğiniz birşeyler yapın, yürüyüş yapın, modunuz değişir, iyi gelir" diyen, beni sürekli aramamak, herşeyi tekrar tekrar anlattırmamak için haber zincirleri kuran, içimden geçenleri rahatlıkla, filtresiz bir şekilde paylaşabildiğim, beni zerre kadar yargılamayan dostlarım, kardeşlerim... İyi ki hayatımdasınız, iyi ki yollarımız kesişmiş. Bu dönemde arayan, soran, varlığını yanımda, kalbimde hissettiğim herkese, hepinize, sonsuz teşekkür etmek istiyorum 🙏🏼 hepinizi tüm kalbimle seviyorum 🩵
11/10/2025
Kız çocuğu annesi olmak... Kendini onun yansıttığı aynadan görmek... düz bir yerden baktığında çok çok zorlayıcı bir şey... özellikle de sana yansıttığı yönlerinle barışık değilsen...
Eğer böyleyse; sendeki yansımalarına dikkat et. En çok neler seni tetikliyor, nerelerde sonra pişman olduğun tepkiler veriyorsun? Küçük bir kız çocuğuyken, bu zorlandığın davranışları sen yaptığında, sana ne tepkiler veriliyordu?
Örneğin herşeyi sorgulama, söylenenleri kabul etmeme... ya da duyusal ve duygusal çok hassas olma... tişörtün etiketinin batması, hata yaptığında duygularını yönetememe, çok sesten, ışıktan rahatsız olma, ufacık bir dokunuşu çok şiddetli gibi algılama, çok mutlu olduğunda, mutluluğun verdiği duygu yüküyle gün sonunda ufacık bir şeyden ağlama...
Peki "kızlar şunu yapmaz, kızlar bunu yapmaz, şöyle oturur, böyle kalkar"lar. "Kızlar nazik olmalı"lar... "Kızlar hizmet etmeli"ler. Şimdi 1 bardak su istediğinde, kızın sana getirmediği zaman, bir de üstüne bin tane söz söylediği zaman :) neler hissediyorsun?
Senin küçükken veremediğin tepkileri, onun şu anda verebilmesi, sana rahatlıkla ve kararlılıkla "hayır" demesi, sana nasıl hissettiriyor? Öfke mi, gurur mu? Ya da başkasına yaptığında gurur, sana yaptığında öfke mi?
Onda zorlandığım şeylere kendi içimde bakabilirsem, kızım benim için bir şifa kaynağına dönüşüyor. Bakamazsam öfke duyduğum, sürekli güç savaşına girdiğim bir "başbelası"na dönüşebiliyor. Ve her savaş gibi, güç savaşında da kaybeden 2 taraf birden oluyor...
Dünya kız çocukları günümüz kutlu olsun 💫
İmza: Başbelası bir kız çocuğu & kızıyla şifa yolculuğunda bir anne...
22/06/2025
Bazen kaçmak istersin herşeyden de, kaçamazsın. Görünür/görünmez iplerle bağlısındır olduğun yere.
Kaçmak en iyi yaptığım şeydi eskiden. Uzun bir süredir kaçma isteğine rağmen kalmayı deneyimlemeye çalışıyorum. -Kaçanları çok iyi anlıyorum bu arada.-
Kalmak zor bir şey, çok efor istiyor. Böyle zamanlarda, ufak kaçışlar yapmak iyi geliyor bana. Bir sakinleşmek, sağaltmak tüm duygularımı. Boş boş birşey yapmadan zaman geçirmek. Kendimi sakinleştirecek şeyler bulmak. Duygularımı bypass etmeden dibine kadar yaşamak o arada. Korkutucu da bir yandan bu. Bu kadar dolup taşınca, hissettiklerin için suçluluk hissediyorsun bazen. Hepsiyle yüzleşmek tek tek, çok zor. Sonra o duygulardan da kaçası geliyor insanın...
Belki çok anlamsız geldi yazdıklarım, bilemiyorum, bugün de böyle.
07/06/2025
Ortalığı yangın yerine çevirebilme hakkım olduğunu farkettiğim yaşlardan, yani ergenliğimden 🙃 beri, anneanne/babaanne ziyaretleri hariç, aile ziyaretlerine gitmedim. Kendimi bildim bileli el öpmekten nefret ederim, bu sebeple hayatım boyunca kimseye el öptürmedim. Zorla el öptüren teyzelere de çok bilenirdim.
Herkesin herkesin hayatı, bedeni, ilişkisi, çoluğu çocuğu hakkında, dünyanın en normal şeyi gibi, ayarsızca ve hadsizce eleştiri/yargı dağıtmasından oldum olası rahatsız olurum. Ki bayram, vb aile ziyaretlerinde en çok maruz kaldığım şeylerdi bunlar. (Ve bunu yaşayanın tek ben olmadığımı da çok iyi biliyorum.) Bak şu anda yazarken bile bedenim tepki verdi, kalp atışlarım hızlandı, bi darlandım.
Neyse... bu sebeple "eski geleneklerimizi, aile değerlerimizi geri getirmeliyiz" söylemlerine katılamıyorum. Önce bu gelenek/görenek/değer dediğimiz şeylere bir çeki düzen verilmeli. Herkes birbirinin sınırına saygı duymayı öğrenmeli. Ondan sonra getirebilirsiniz 🙃
İmza: her tür özel günler ve haftalara çomak sokmayı seven kadın 😁
Not: Dünya tatlısı aile büyüklerimiz de vardı. Annemin manevi halası, anneannemin bazı kuzenleri vardı. Onları görmeyi, onlarla sohbet etmeyi hep sevmişimdir. Çünkü çocuk da olsak bize hep saygı gösterirlerdi. Kimseyi yargıladıklarını, kötü söz söylediklerini duymadım. Böyle insanları tabii ki hariç tutuyorum.
11/01/2025
"Çok uykum var ama uyumak istemiyorum." dedi.
"Ne oluyor sence uyuyunca?" dedim.
"Hiç bir şey yapamıyorum uyurken. Hatta hayatta mıyım, değil miym, onu bile anlamıyorum." dedi.
İfadenin sadeliği, gerçekliği ve derinliği karşısındaki şokumu paylaşmak istedim. Bence hepsi böyle düşünüyor ya da hissediyor. Kimisi dile getirebiliyor, kimisi getiremiyor.
Uyumakta zorlanan, uykuya direnen çocuklarımıza sarılalım mı 🫂 içlerinde ne duygular yaşıyorlar kim bilir bizden habersiz 🥲
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Contact the school
Website
Address
Istanbul
34664