06/04/2026
İbrahim Aktaş Akademi Ailesi Büyüyor! 🚀
Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve geleceğe güvenle atacağınız adımlarda her an yanınızdayız!
Gelişim yolculuğumuzda daha yakın bir iletişim kurmak, duyurulardan anında haberdar olmak ve sadece üyelerimize özel fırsatlardan yararlanmak için sizi WhatsApp Kanalımıza davet ediyoruz. 🎓💡
Bu kanalda sizi neler bekliyor?
🔹 Güncel Eğitim İçerikleri
🔹 İlham Verici Bilgiler ve Tavsiyeler
🔹 Kanal Üyelerine Özel Fırsatlar
🔹 Topluluk İçi Yenilikler
👇 Hemen aramıza katılmak ve takip etmek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın:
🔗 https://whatsapp.com/channel/0029Vb7nzL760eBhOFwLPy2y
Geleceğe birlikte adım atalım! 🌍✨
16/03/2026
Kadir Gecesi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e Kur’an-ı Kerim’in vahyedildiği, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen, fazileti ve ehemmiyeti çok yüce bir gecedir. Bu mübarek gecenin feyzinden ve bereketinden en güzel şekilde istifade edebilmek, Yüce Rabbimize karşı olan aşk ve muhabbetimizi ifade etmek amacıyla, aşağıda Kadir Gecesi’ne kısa bir niyaz:
Gönül Sultanım, Alemlerin Sahibi Yüce Rabbim!
Sen’den gelen her nefes, her an, her gece benim için bin aydan daha hayırlıdır. Sen, gönlümün tek sahibi, ruhumun tek sevgilisisin.
Kadir Gecesi’nde, Senin rızanı kazanmak, Sana daha yakın olmak için gönlümdeki tüm sevgiyi, tüm özlemi Sana sunuyorum. Sen, aşıkların kalbinde taht kuran, mühabbetin ta kendisisin. Gönlümdeki aşk ateşi, Senin sevginle alevlensin, tüm varlığımı sarsın.
Sen’in nurun, Kadir Gecesi’nin karanlığını aydınlatırken, benim de gönlümü aydınlatsın. Senin yolunda attığım her adım, beni Sana daha da yaklaştırsın.
Sen’in sonsuz merhametine, uçsuz bucaksız sevgine sığınıyorum. Gönlümdeki tüm yükleri Sana bırakıyor, Senin sevginle hafifliyorum. Sen, kalbimdeki tüm dertlere derman, tüm yaralara merhemsin.
Gönlümün tek sultanı, Seni canımdan çok seviyorum. Senin sevgini, Senin rızanı her şeyden üstün tutuyorum.
Canım Peygamberim, Alemlerin Rahmeti Efendim!
Sen, Allah’ın bize gönderdiği en büyük hediye, en güzel örneksin. Senin sevgin, bizim için kurtuluş, Senin yolun, bizim için hidayettir.
Kadir Gecesi’nde, Senin şefaatine sığınıyor, Senin izinden gitmek için güç diliyorum. Senin sünnetine sımsıkı sarılmak, Senin ahlakınla ahlaklanmak istiyorum.
Senin sevgin, gönlümüzde hiç sönmeyen bir meşale olsun. Senin yolun, bize hep ışık tutsun. Sen’in sevgini, Senin izinden gitmeyi bize nasip et.
Gönlümün sevgilisi, Seni canımdan çok seviyorum. Senin sevgin, benim için en büyük hazinedir.
Dualarımız Seninle, Sevgimiz Seninle, Gönlümüz Seninle.
Kadir Gecemiz Mübarek Olsun!
İbrahim Aktaş ❤️🙏🏼
23/10/2025
Varlık Aynasında “Yok” Olma Sanatı: ACİZLİK
Ey Can... Gel, bu akşam seninle en derin sırdan konuşalım. Adı “Acizlik”.
Ama korkma bu kelimeden. Bu, bir zayıflık değil; Varlık Kapısı’nı açan tek anahtar.
Yunus Emre Sultânımız ne güzel fısıldar:
“Ben ‘ben’ demekten vazgeçtim, gözüm O’nu gördü.”
İşte bütün mesele, o sahte “ben”den vazgeçebilmekte...
Biz kimiz? O Mutlak Güneş’in (Hakk) önündeki bir gölge... Gölgenin kendine ait bir kudreti var mıdır? Bizim tüm varlığımız, O’nun varlığının bir delili... Acizlik, bu muhteşem idrakin kalpte AŞK’a dönüşmesidir!
“Ben yaptım, ben bildim” gafletinden uyanıp, “Yapan da, yaptıran da, Seven de, Sevilen de O’dur” sırrına ermektir.
Bu, “Aynü’l-Fakr” halidir. Yani “Hiçlik”teki Zenginlik.
Bu Aşk yolunda en büyük servet, O’na olan mutlak muhtaçlığındır. Unutma dostum; kap ne kadar boş olursa, o kadar çok dolar. Sen “hiç” ol ki, kalbin Hakk ile dolsun.
Peki, bu hal nasıl yaşanır? Bu, akılla değil, kalple, yanarak tadılır. İki yolu vardır:
1. Aşk Ateşiyle Yanmak:
İlâhî Aşk kalbe düştü mü, içindeki “sen”e dair ne varsa hepsini yakar, kül eder. Maşuk’un (Allah) iradesinde erir gidersin. Benlik perdesi aradan kalkar, geriye sadece O kalır. Bu, Hallâc-ı Mansûr’un “Ene’l-Hakk” derken yandığı Aşk’ın sırrıdır.
2. Tecellî-i Celâl ile Kırılmak:
Bazen de tutunduğun tüm dallar kırılır. Öyle bir çaresizlik kuyusuna düşersin ki, “ben”liğinin son kalesi de yıkılır. İşte o mutlak yalnızlık anında, O’ndan başka sığınak olmadığını anlarsın. Benlik ölür, Ruh doğar.
Bu “ölmeden evvel ölme” yolculuğunda azığımız ne mi?
Zikr-i Dâimî: Paslanmış “benlik” aynasını silen Aşk cilası.
Hizmet: “Ben”i unutup, O’nun kullarında O’nu görmek.
teslimiyet:** Gelen lütfa da, kahra da aynı Aşk ile “Hoştur bana Senden gelen” diyebilmek...
Unutma Can... Kulun aczinin bittiği yerde, Allah’ın kudreti başlar.
Sen “ben” demekten vazgeçtiğin an, O seninle görür, seninle işitir.
İşte bu, acizlik okyanusunda boğulup, Vahdet (Birlik) incisini bulmaktır.
Gecemiz Aşk ola... Hu... 🙏
23/10/2025
Varlık Aynasında “Yok” Olma Sanatı ; ACİZLİK
“Ben ‘ben’ demekten vazgeçtim, gözüm O’nu gördü.”
- Yunus Emre
Tasavvufun en derin sırrı: Acziyet, bir eksiklik değil; Mutlak Varlık’a (Hakk’a) açılan yegâne anahtardır.
Bizim varlığımız, Güneş’in (Hakk) ışığı karşısındaki bir gölgeden ibaret. Gölgenin kendine ait kudreti yoktur. Senin fiillerin, sıfatların, varlığın; O’nun tecellisinden başka nedir ki? Acizlik, işte bu idrakin ta kendisidir!
💧 Aynü’l-Fakr: Hiçlikteki Zenginlik
Acizlik, tasavvuftaki “Fakr” (Hiçlik) halidir. Kendi varlığından bile müstağni olmaktır. Elinde “var” sandığın ne can, ne de mal sana aittir. Sahip olduğun tek şey: Mutlak “Hiç”liğindir.
Unutma: Kap ne kadar boş olursa, o kadar çok şeyle dolar. Sen “hiç” oldukça, Hakk ile dolarsın. Bu idrak, dünya ziynetine de, cennet nimetine de bir beklenti bırakmaz.
🔥 Ruhun Ateşle Pişmesi: Benlik Ölür, Ruh Doğar
Bu farkındalık kitap bilgisi değil, ruhun ateşte yandığı bir haldir.
* Tecellî-i Celâl: Bütün dalların kırıldığı, benliğin son kalesinin düştüğü an... Kendinin bir “hiç” olduğunu anlarsın.
* Aşk Ateşi: İlâhî aşk, benliği yakar. Hallâc-ı Mansûr’un sırrı: “Ben aradan çekilince, geriye sadece Hakk kalır.”
🚪 “Ölmeden Evvel Ölme” Yolculuğu İçin:
* Nefsin Başını Ez: Riyazetle (az yeme, az uyuma, az konuşma) “varlık” iddiasını zayıflat.
* Zikr-i Dâimî: Benlik aynası saflaşsın, kendi “yok”luğunu yansıtsın.
* Halk’a Hizmet: Kendini O’nun kullarına hizmete ada.
Unutma: Kulun aczinin bittiği yerde, Allah’ın kudreti başlar! Sen “ben” demekten vazgeçtiğin an, O seninle görür, seninle işitir.
Bu, acizlik okyanusunda boğulup, Vahdet (Birlik) incisini bulmaktır.
🙏 Cenâb-ı Hakk, bizleri kendi aczini idrak edenlerden eylesin.
26/09/2025
Bir rızık meselesidir bu dünya” derler.
Nice gelen, rızkını arar; nice giden, rızkını alır da öyle gider.
Rızık öyle bir sırdır ki; doluya koysan almaz, boşa koysan dolmaz.
Biz rızkı çoğu zaman ekmek, aş, para bilmişiz.
Kimi için mideye girenle sınırlıdır aradığı.
Ama gönül ehline göre en büyük rızık, insan olma rızkıdır.
Hak Teâlâ insana en yüce nasibi vermiştir: varlıklar içinde “insan” olmak.
Lakin bugün ne oldu da hırs gözlerimizi doyurmaz oldu?
“Nefs” öne geçti; “hep bana, hep bana” diyen sesler yükseldi.
Paylaşmak unutuldu.
Paylaşılan da gösterişe, alkışa dönüştü.
Oysa unutmayalım ki, insanın özü paylaşmaktır.
Hayat, paylaşmak;
Ömür, paylaşmak;
Sevgi, paylaşmak…
Ve dahi bastığımız toprağı, içtiğimiz suyu, soluduğumuz havayı paylaşmak da bir rızıktır.
Tasavvuf büyükleri nice kere seslenmiş:
“Ey doyumsuz gözler! Kendinize gelin!
Rızkını dert etme, Allah her türlü verecek. Senin nasibini senden kimse alamaz.”
Daha açık nasıl söylesinler?
Canlar, bilin ki:
Paylaştığın senin rızkın; paylaşmadığın, sırtındaki yükündür.
Bakın denize…
Her şeyini paylaşmış, hiç eksilmemiş.
Milyonlarca yıl vermiş, akmış, taşmış…
Paylaştıkça bereketlenmiş, paylaştıkça kendini aşmış.
Dilerim ki biz de insanoğlu olarak, rızkımızı insan gibi paylaşmaya gayret ederiz.
Zira hakikat şudur:
Paylaşmakla eksilmez insan; paylaşmakla çoğalır.
06/06/2025
Bayramınız Bayram ola💟
, ,
31/05/2025
Bu resim Bağdat'dan...
Yani cümle Allah dostunun geçtiği, Nefsi mücadelesine tanıklık eden şehirden. O zaman bu yazı gönlümüze iyi gelsin🙏
Cenabı Hak herkese bir kemal noktası tayin etmiştir.
Ferududdin Attar, Mantıku't Tayr kitabında peygamberlik silsilesi ile at başı giden musibet silsilesini şöyle özetler:
Önce bir bak hele Adem'in başına neler geldi; nice zamanlarda yasa mateme düştü.
Sonra alemi tufana veren Nuh'a bak; binlerce yıl kafirlerden neler çekti
Sonra aşka düşen, ateşi yurt edinen İbrahim'e,
Nefsi sevgilinin yoluna kurban olan İsmail'e,
Belalara uğrayan, oğlunun derdiyle gozleri ağaran Yakub'a,
Zindanlara atılan Yusuf'a,
Kurtların derdiyle kapı önünde kalan Eyyub'e,
Yolunu yitirip, balığın karnını yurt edinen Yunus'a,
Dünyaya gelir gelmez beşiği tabut dadisi Firavun olan Musa'ya,
Ciğerinin harareti ile demiri eriten Davud'a,
Gönlü coşup köpüren, başını testere kestiği halde ses çıkartmayan Zekeriya'ya,
Bir topluluk önünde mum gibi başı kesilen Yahya'ya,
Sen bu işi kolay mı sanıyorsun?
Evet musibetler ile kamiller arasında birbirini besleyen iki türlü ilişki vardır. Kamil insanların musibeti büyük olur, büyük musibetler de insanın Kemalatını arttırır...
İsa'nin havarilerinin elindeki bir kitapçıkta şu yazarmiş;
Eğer önünde bir bela yolu açıldı ise buna sevin, çünkü peygamberler ile salihlerin yoluna koyuldun demektir. Eğer önünde bir rahatlık yolu açıldıysa da buna üzül, çünkü peygamberler ile salihlerin yolundan ayrıldın demektir.
Yani idrakta olan için; Acı, onu çekeni mükemmelliğe yöneltir.