01/04/2026
Nisan geldi.
İçimde bir hafiflik, bir ferahlık var.
Her şey aynı belki ama ben umutluyum.
Her şeyi çözmek zorunda değilim,
yetişmek zorunda değilim.
Bazen sadece durup nefes almak yetiyor.
Bunları anlatıyorum ama ben de her gün kendime yeniden hatırlatıyorum. .
Belki bu ay kendime biraz daha yaklaşırım.
Biraz daha şefkatli olurum kendime…
Biraz daha duyarım içimi.
Ben de o yüzden 8 Nisan’da küçük bir alan açıyorum.
Kendine Dönüş: Özşefkat ve Nefes Atölyesi.
Gelmek istersen, belki birlikte dururuz,
biraz nefes alırız,
kendimize biraz daha yaklaşırız.
Nisan’a böyle birlikte başlasak,
ne güzel olur💃🍀
22/03/2026
Bu bayram biraz farklı geçti.
Yıllardır bayram deyince; aynı masa, aynı sesler, aynı alışkanlıklar… Ve belki de hiç düşünmeden “hep böyle olur” zannettiğim o tanıdık his.
Bu kez öyle olmadı.
Ülkemden uzakta, eşimden ve ailemden ayrıydım.
Ama kızımın yanındaydım.
Onun hayatının çok önemli bir eşiğinde, doktora tezini tamamlarken… yanında olmak, sessizce destek olmak, bazen sadece aynı evde nefes almak.
Garip bir duygu bu.
Eksik gibi… ama bir yandan da çok anlamlı.
Bayramın “alıştığım hali” yoktu belki,
ama şimdi “olması gereken hali” vardı.
Hayat bazen bizi alışkanlıklarımızdan çıkarıyor.
Ve orada, bambaşka bir yerde, yeni bir anlam gösteriyor.
Bu bayram bana şunu hatırlattı:
Sevdiklerimizin yanında olmak, şekilden bağımsız bir şey.
Nasıl ve nerde isek öyle🙏
Her zaman iyi bayramlar olsun🤍
🍬🍭
20/03/2026
Sevdiklerinle birlikte, huzurun, neşenin ve şefkatin çoğaldığı bir bayram diliyorum.
Mutlu Bayramlar 🌿
❤️
12/03/2026
Yaşamında fiziksel olarak iyi olmak, duygusal ve zihinsel olarak dengede olmak, ruhani olarak güçlü bir bağ kurmak istersen tek yol, nefesinin doğal halini hatırlamak.
Kendine verebileceğin, Kendinden daha büyük hediye olabilir mi?
Nefesini hatırla, Kendini hatırla!
Doğal Nefes seansında bu keşfi birlikte yapalım.
Bu kaydırmalı postu lütfen sonuna kadar oku!😉
13/02/2026
Sen de düşündün mü hiç bu meseleyi ?
Kıymetini ispatlamak zorunda bırakılmak…
İnsanı en çok yoran yüklerden biri bu galiba.
Sevilmek için çabalamak,
Anlaşılmak için kendini tekrar tekrar anlatmak,
Haklılığını kanıtlamak için delil toplar gibi konuşmak…
Bir yerden sonra insan, kendi değerini unutuyor.
Sanki gerçekten eksikmiş gibi.
Sanki yeterince iyi değilmiş gibi hissediyor.
Oysa değer, ispatla büyüyen bir şey değil.
Var, hep var, başından beri aynı.
Varoluşun kıymetli.
Ve bir gün…
Artık kendini anlatmamayı seçtiğinde,
Kabul görmek için şekil değiştirmediğinde,
“Beni görmeyene kendimi göstermek zorunda değilim” dediğinde…
Bir hafiflik geliyor.
Omuzundan bir yük kalkıyor.
Nefesin genişliyor.
Kalbin sakinliyor.
Çünkü insan en çok,
Kendi kıymetini hatırladığında özgürleşiyor.
Belki de mesele,
Bizi görmeyen gözlere kendimizi kanıtlamak değil…
Kendi gözlerimizle kendimizi görmeye niyet etmektir.
Sen hiç “ispat etmeyi” bıraktığın andaki o özgürlüğü yaşadın mı?🤷🏻♀️
01/02/2026
Bugün 1 Şubat.
Şubat yaratımları yapalım mı?
Büyük kararlar değil belki,
yüksek sesler hiç değil.
Daha çok, içerden gelen küçük kıpırtıları fark etmek amaçlı olsun.
Bir düşünce,
yarım kalmış bir niyet,
ya da sadece bir nefeslik durma hali…
Şubat acele etmesin, yavaşça şekillensin😉.
Şu an sadece fark et.
Nefes alırken içeriye ne davet ediyorsun,
verirken neyi bırakıyorsun?
Şubat ayında içinden doğmasını istediğin şey ne?
Bana da söyler misiin 🥰🙏?
28/01/2026
Bu akşam kendime nezaketle ilgili sorular sordum:
Nezaket her zaman sessiz mi olmalı?
Hayır.
Bazen sınır çizmek ve ifade etmek gerekir.
Nezaket herkese evet demek mi?
Hayır.
Evet dediğim yerde, kendime hayır diyorsam, bu nezaket değil.
Nezaket nedir o zaman?
Kendimden vazgeçmeden,
karşımdakini incitmemeye niyet etmek.
Ben her daim bu niyetteyim. Bu akşam niyetime tekrar sahip çıktım.
Okurken durduysan yoruma bir 💙 bırak!
Nezaket senin için ne? Bu sorular sende hangi alanda açılım yaptı? Bunu da yazarsan nezaket üzerine düşünmeye devam ederiz.
Benim niyetime katılıyor musun?