13/04/2022
Bu hafta muhteşem bir etkinlik gerçekleştirdik, hep birlikte Atatürk Arboretumu’na gittik. Hakan öğretmen arboretumun bir tür açık hava bitki müzesi olduğunu anlattı, bize değişik renklerde yaprakları olan ağaçları gösterdi, macera köprüsünden nasıl geçeceğimizi öğretti. İlk kez pembe yapraklı ağaçlar gördük, gölde yüzen kuğulara el salladık, kazlara “günaydın” dedi, tavşanları besledik, önümüzden koşa koşa kaçan kertenkeleyi alkışladık.
Bu gezinin en güzel yanı elimizdeki büyüteçler ile her bitkiyi, yetiştiği toprağı, toprakta gezinen karınca ve diğer böcekleri incelemek oldu. Ayaklarımızın altında ne kadar büyük bir dünya olduğunu keşfettik. Yosunların kayalar üzerinde büyüdüğünü gördük, çatlaklardan çıkan bitkileri inceledik.
Gezimizin devamında 800-900 canlıya ev sahipliği yapan 150 yıllık devrilmiş meşe ağacının yanına gittik, muhteşemdi. Hemen yanında ağaçların yaşının nasıl hesaplandığının anlatıldığı bir yer vardı, ama biz zaten bu ölçümün nasıl yapacağını öğrenmiştik. Yaşları 20’lere 30’lara kadar sayabildik ama 50 yaşındakilerde gelince biraz zorlandık.
Yolumuza devam ettik, koca Belgrad Ormanları içindeki en yaşlı ağacı da gördük. Tam 250 yaşında olduğu yazıyordu. O da devrilmiş çıkışa yakın bir yerde yatıyordu. Bizi okula geri götürecek araçlar gelmeseydi daha uzun bir zaman geçirebilirdik...
Arboretum çok güzel bir yer, Hakan öğretmen “her mevsim gelmek lazım, bitkilerde ve özellikle de ağaçlardaki değişimi görmek lazım” dedi. İlkbaharda gördük, sırada yaz aylarında yine gelmek var. Bir de kış zamanı buraları görebilirsek harika olur.
Gitmek isteyenler için:
https://ataturkarboretumu.ogm.gov.tr