10/01/2026
Çedes projesi kapsamında sınıflarımıza şükür ve teşekküre davet mektupları göndererek farkındalık çalışması gerçekleştirdik ✨
Selam dostum,
Hiç durup düşündün mü, en son ne zaman içten bir “teşekkür ederim” dedin?
Hani sadece kibarlıktan değil de, gerçekten kalpten gelen bir teşekkür…
İslam’da teşekkür etmek (şükür), küçük bir detay değil; imanın tam kalbine dokunan bir mesele. Allah Kur’an’da açık açık şöyle buyuruyor:
“Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artırırım.”
(İbrahim Suresi, 7)
Düşünsene… Şükür sadece “iyi hissetmek” değil, nimetin artmasına sebep olan bir anahtar. Daha ne olsun?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu konuyu sadece Allah’a şükürle sınırlı bırakmıyor. Bizi hayata, insanlara bakışımızla da yüzleştiriyor:
“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmiş olmaz.”
(Tirmizî)
Yani işin özü şu:
Birine “Allah razı olsun”, “teşekkür ederim”, “eline sağlık” demek; sadece sosyal bir nezaket değil, ibadet bilinci.
Bazen farkında olmadan geçiyoruz nimetlerin yanından…
Bir dostun mesajı, annenin yemeği, babanın emeği, öğretmenin sabrı, birinin sana ayırdığı vakit…
Oysa küçük bir “teşekkür” hem karşındakinin kalbine dokunur hem de seni Allah’a biraz daha yaklaştırır.
Gel bugün bir niyet alalım:
– Daha çok şükreden,
– Daha çok teşekkür eden,
– Nimeti fark eden insanlardan olalım.
Çünkü teşekkür etmek kaybettirmez, arttırır.
Hem sevgiyi, hem bereketi, hem de kalpten kalbe bağı…
Unutma, bazen bir “teşekkür ederim”
bir duadan daha hızlı yükselir göğe 🌱
Selametle.