07/06/2021
Is there a joy, ease, lightness in what you are doing?
If not; time is covering up your present moment; life is perceived as a burden or sttruggle.
If there is no ease, joy in what you are doing, it does not necessarily mean that you need to change what you are doing. It may be sufficient to change how. “How” is always more important than “what”. Can you give more attention to the doing rather than to the result that you want to achieve through it?✨
Give your fullest attention to whatever the present moment presents. This implies that you can also completely accept what it is, because you can not give your fullest attention to something and at the same time resist it. If you can drop the need to have things changed in the future, you can also drop your resistence.🙏🏻
As soon as you honor the present moment, life begins to flow with joy and ease. When you act out of present moment awareness, the simplest thing you do becomes embodied with a sense of quality, care and love.🌸
May you have a flowing week with joy, ease, lightness and love.💜
***
Yaptıklarında kolaylık, neşe ve hafiflik var mı?
Eğer yoksa yaşamın bir yük ve mücadele gibi algılanıyor. Çünkü bu yaptıklarını yapmakta olduğun şimdiki an, zaman tarafından gölgeleniyor.
Bu; yaptıklarımızı bırakmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Çoğu zaman “nasıl” yaptığımız, “ne” yaptığımızdan daha önemli oluyor. Dikkatinin tamamını an’da yapmakta olduklarına yönlendirdiğinde, gelecekte ulaşabileceğin sonuçları, başarıları arka plana attığında neler değişiyor?✨
An’ın getirebileceği her şeye tüm dikkatinle yönel. Bu aynı zamanda her ne oluyorsa onu tamamen kabul edebilme gücünü de getirecek sana. Çünkü, hem tüm dikkatinle bir şeye yönelip hem de ona karşı direnç gösteremezsin. Bir şeylerin başka türlü olmasına dair arzuların orada olmadığında, direncin de kaybolur.🙏🏻
An’ı onurlandırdığında, yaşam kolaylık ve neşe ile akmaya başlar. An farkındalığıyla hareket ettiğinde, yaptığın en basit şeyin içine bile yüksek bir nitelik, özen ve sevgi dolar.🌸
Neşeyle, kolaylıkla, hafiflikle aktığınız bir hafta olsun.💜
31/05/2021
Waiting is a state of mind. It means that you want the future; you don’t want present. You don’t want what you have got, you want what you haven’t got. With every kind of waiting, you unconsciously create inner conflict between your here and now and the projected future. This greatly reduces the quality of your life by making you lose the present.
For example many people are waiting for prosperity. It can’t come in the future. When you honor, acknowledge and fully accept your present reality; you are grateful for what it is. Gratitude for the present moment and the fullness of life is true prosperity.
If you are dissatisfied with what you have got or angry about your present lack, that may motivate you to become rich but even if you make millions, you will continue to feel unfulfilled.
So the next time you find yourself waiting, just remind yourself “that’s all right, I wasn’t waiting, I was just standing here enjoying myself – in joy in myself.”🤘🏻
**
Bekleyiş bir ruh halidir. Şimdiyi değil, geleceği istediğini gösterir. Sahip olduğunu değil, sahip olmadığını arzulamaktasındır. Her türlü bekleme haliyle, bilinçsiz olarak şu anda olduğun yer ile öngörülen geleceğin arasında içsel çatışma yaratıyorsun. Bu da şimdiyi büyük ölçüde kaybettirerek yaşam kaliteni düşürüyor.
Örneğin; maddi refah için bekleyen insanlar vardır. Halbuki zenginlik gelecekte gelemez. Şimdiki gerçekliğini tamamen kabullenip onurlandırdığında, olana karşı şükran duyarsın. Yaşamın doluluğunu, zenginliğini içinde barındıran şimdiki an için şükran duymak ise gerçek refahtır.
Sahip olduklarından tatmin değilsen ve sahip olamadıkların sende öfke yaratıyorsa, bu seni zengin olmak için motive edebilir, ancak milyonlar kazansan bile tamamıyla tatmin olmuş hissedemeyeceksin.
Bu nedenle bir sonraki sefer kendini beklerken bulursan, yalnızca kendine hatırlat: “her şey yolunda, beklemiyorum, sadece bu anda olanın tadını çıkarıyordum.” 😌
14/05/2021
Are you always trying to get somewhere other than where you are?
Are beautiful things always ahead?
Is success always depend upon your further actions?
Are you waiting for your future partner?
If yes, it means you are not present. When you are present, even though you have a goal to achieve, you always do your actions 100% in the now. You honour the “now”. You are not obsessed with where you are going. You do not miss presents of the “now” while you are running after what you think as future present.
Your infinite potential to create lies in the “now”. When you miss this, you miss liveliness, freshness, excitement of life. You are either overwhelmed by past thoughts, emotions or trapped in waiting for a future hero to save you.
But remember… Your infinite potential to create lies in the “now”.
**
Farkında olmadığını fark ettiğin anda, farkındasındır.
Hep aslında şuanda olmadığın bir yerde olmayı mı arzuluyorsun?
Güzel şeyler hep gelecekte mi?
Başarı hep yapacağın sonraki hamlelere mi bağlı?
Gelecekteki partnerini mi beklemektesin?
Bunlara cevabın evet ise, bu demek oluyor ki anda mevcutdeğilsin. Anda mevcut olduğunda, hayatta erişmek istediğin bir hedefin dahi olsa, eylemlerini 100% şimdi’de yaparson. Şimdi’yi onurlandırırsın. Nereye gittiğine takıntılı bir şekilde bağımlı değilsindir. Bir yere varma, hedefine ulaşma güdüsüyle şimdideki güzellikleri kaçırmazsın.
Sonsuz yaratım gücün ve potansiyelin şimdide yatıyor. Bunu kaçırdığında yaşamdaki canlılığı, tazeliğini, heyecanı da kaçırıyorsun. Geçmişin düşünce, duygu, davranış paternleri hayatımıza hükmetmeye devam ediyor. Veya gelecekte bir kurtarıcının gelip bizi kurtarması ihtimaline tutunurken buluyoruz kendimizi.
Ancak hatırla… Sonsuz yaratım gücün ve potansiyelin şimdide yatıyor.
29/04/2021
Mayıs programımızın tüm detayları için sosyal medya hesaplarımızı ve web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
Tüm katılımcılarımıza alan açmak amacıyla kısıtlı sayıda katılımcıyla gerçekleştirdiğimiz online atölyelerimiz hakkında bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için DM ile ulaşabilirsiniz.
www.mindartscenter.com
24/04/2021
If you are identified with a mental position, and if you are wrong, your mind based sense of self is seriously threatened with death. So you as the ego cannot afford to be wrong. To be wrong is to die.
Once you have disidentified with the mind, whether you are right or wrong makes no difference to your sense of self at all, compulsive and deeply unconscious need to be right, which is a form of violence, will no longer be there. There will be no aggressiveness and defensiveness in your statements. Your sense of self is then derived from a truer place within not from the mind.
Watch out for any kind of defensiveness in your self. What are you defending? By making it conscious, by witnessing it, you disidentify from it. In the light of consciousness, the unconscious pattern will then dissolve.
This is the end of power games which are corrosive to relationships. True power within is available to you now.
**
Kendimizi bir zihinsel durumla özdeşleştirdiğimizde, eğer yanılıyorsak, zihin temelli olarak yarattığımız bu kendilik bilinci ölümle tehdit edilir. Ego olarak bizler, haksız olmaya katlanamayız. Haksız olmak, ego için ölüm demektir.
Zihinle özdeşliğimizi bırakabildiğimizde, haklı ya da haksız olmak kendilik bilincinde bir etki yaratmaz. Bilinçsizce ve saldırganca kendini gösteren haklı olma isteği artık orada değildir. İfadelerimizdeki agresiflik ve savunuculuk kaybolur. Kendilik bilinci artık daha derin ve daha doğru bir yerden türemeye başlar, zihinden değil.
Bu nedenle kendinde fark edebildiğin her türlü savunma mekanizmasını gözlemle. Neyi savunuyorsun? Bunu bilince getirdiğinde, ve ona şahit kalarak, onunla özdeşleşmeyi bırakabilirsin. Bilinçsiz paternler, ancak bilincin ışığında kolaylıkla çözülebilir.
Bu ise ilişkilerdeki yıkıcı güç oyunlarının sonudur. İçerdeki gerçek güç şimdi bu farkındalık alanında bizim için ulaşılabilirdir.
08/04/2021
Dopamine, oxytocin, serotonine, endorphin.
When we look at these heroic hormones,we understand that we are designed to create.
Dopamine motivates us to achieve ecstatic moment of success;so that we can focus for a long time and can get support for our work socially from outside.
Thanks to oxytocin,we can connect and trust each other and our work;so that we can create in a people oriented way.It reduces our obsession with ourselves by bonding us to life.
By the help of serotonin we are selfconfident and we deal with stress easily.
We keep moving no matter what circumstances we come across,thanks to endorphin.
Isn’t it just amazing?
So let’s take half hour a day to activate these hormones regularly by:
💫Splitting our dreams to smaller steps to awaken feeling of success in our bodycells.
💫Remembering saying “thank you” every day and many times a day.
💫Embracing a tree, a dog and if possible another human.
💫Moving (if we can) freely, listening to good music, smiling.
💫Never regretting,always being grateful for another breathe!
**
Dopamin, oksitosin, serotonin ve endorfin.
Yalnızca bu kahraman hormonlara baktığımızda bile yaratmak üzere var olduğumuzu anlıyoruz.
Dopamin bizi hayallerimize kavuştuğumuzda yaşayacağımız coşkuyla motive ediyor; bu sayede uzun süre odaklanabiliyor ve çalışmalarımızı dışa dönük bir şekilde destek alarak sürdürebiliyoruz.
Oksitosin sayesinde güvenli bir şekilde bağ kuruyoruz ve üretimimizi insan odaklı bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz.Oksitosin bizim kendimize olan takıntımızı,bizi hayata bağlayarak azaltıyor.
Serotonin sayesinde kendimize güveniyoruz ve stres ile kolaylıkla başa çıkabiliyoruz.
Endorfin sayesinde zorluklarla karşılaştığımızda bile pes etmeden devam edecek gücü buluyoruz.
Harika değil mi?
O halde her gün yarım saat bu hormonları tazelemek için izin verelim.
💫Büyük hedefleri küçük parçalara ayırarak başarı hissini yeniden canlandıralım.
💫Birine teşekkür etmeyi hatırlayalım.
💫Bir ağaca,köpeğe,mümkünse bir insana sarılalım.
💫Hareket edelim,güzel müzikler dinleyelim, gülümseyelim!
💫Asla pişman olmayalım,her nefese şükredelim!
www.mindartscenter.com
30/03/2021
Most of the time when we look for solutions to our problems,we look outside.We see pieces with problems seperately and we try to solve them one by one.We spend too much energy on a single item, while this seperatedness does not actually exist.We search outside;to open the doors for answers inside.
For instance;when we feel unhappy, it means that we are aware of what it means to be happy.It proves that we are connected to the resource of happiness,but at some situations it does not reveal itself.If we are connected to the resource,we can expand it whenever and whereever we would like.
With this consciousness,we turn towards to the resource and start reflecting it in our state of being.This is not a doing; we don’t do “happiness”, we just allow happiness to reflect itself in the way we sit,talk, look,feel,touch etc.
Finally we find ourselves -with the help of our nervous system- in an ideal creative space to be happy.We are not limited with our conditions to happiness.We are just happy.
**
Çoğu zaman problemlerimize çözümleri dışarıda arıyoruz.Dışarıda ayrı ayrı görünen problemli parçaları tek tek çözmeye çalışıyoruz. Böylelikle tek bir parça üzerinde fazlaca enerji harcıyoruz,zira aslında hiçbir şey birbirinden tamamen ayrı mevcut değil.Dışarıdaki arayışımız sadece içerideki cevaplara ulaşmamızı sağlayan kapıları açıyor.
Örneğin; mutsuz hissetmek için mutluluğun ne olduğunu biliyor olmalıyız.Aksi takdirde mutsuz olduğumuzu fark etmezdik.Bildiğimiz mutluluk bazı durumlarda kendini ortaya koyamıyor olabilir, ancak biz onun kaynağıyla bağlantı halindeysek,onu istediğimiz zaman istediğimiz yere yönlendirebiliriz.
Bu bilinçle, kaynağa yönelerek onu var oluş halimizle yansıtmaya başlarız.Bu bir yapma hali değildir; mutluluğu yapmayız.Yalnızca mutluluğun kendisini bizim tüm hallerimizle -oturuşumuz,bakışımız,konuşmamız, dokunuşumuz,hissiyatımız- ortaya koyması için izin veririz.
En sonunda kendimizi -sinir sistemimizin de yardımıyla- mutlu olmak için ideal bir yaratıcı alanda buluruz.Artık mutluluğa dair koşullu algımızla sınırlandırılmayız.Sadece mutluyuzdur.
www.mindartscenter.com
28/03/2021
On the left there is the statue of blessed Buddha (Siddharta Gautama),on the right thinking man (The Thinker) statue by Auguste Rodin.
Which one do you think,besides being peaceful,is more creative,productive, satisfied with what he is doing in life?
The answer is obvious,right?
In order to be creative and able to use our natural resources to create something meaningful in life we have to open ourselves to life!Buddha’s posture clearly states this opennes with no guards or protective layers,open chest,relaxed shoulders and arms,rooted pelvis and comfortable spine.When we are able to control our body,there is a chance to control our very limited,automatic,repetetive mental processes.
Embracing this openness can sometimes bring vulnerability as well!Being sensitive to our vulnerability is the key to be able to use it as a gateway to our creativity and connect with the reason of our lives.
**
Solda aydınlanmış kişi Buddha’nın heykelini,sağda ise Auguste Rodin tarafından yapılmış Düşünen Adam heykelini görüyoruz.
Sizce hangisi,huzurlu olmasının yanı sıra,aynı zamanda daha yaratıcı ve hayatta yaptıklarıyla tatmin olmuş gözüküyor?
Sanırım cevap ortada,değil mi?
Yaratıcılığımızı ortaya koymak ve doğal olarak sahip olduğumuz kaynaklarımızı kullanarak anlamlı bir şey yaratmak için hayata kendimizi açmalıyız!Buddha’nın koruyucu kalkanları olmayan oturuşu bize bu açıklığı tam anlamıyla veriyor:açık bir göğüs kafesi,rahatlamış kollar ve omuzlar,köklenmiş bir pelvis ve rahat,uzun bir omurga.Duruşumuzu kontrol edebildiğimizde, zihnimizin kısıtlı,otomatik,tekrarlı döngülerini de açık bir şekilde kontrol edebilme şansını elde ediyoruz.
Bu açıklığı kucaklamak bazen kırılganlığı da beraberinde getirebiliyor!Kırılganlıklarımıza karşı sorumlu bir duyarlılık duygusu geliştirmek ise bu kırılganlığı yaratıcılığımıza giden bir kapı olarak kullanmamızı ve hayatımızın anlamıyla buluşmamızı sağlıyor.
www.mindartscenter.com
26/03/2021
When we are not aware,we are just automated machines made up of common habits.This is not a very honorable way of human being, as human made machines are way better than us when it comes to repeated activities.However;we are given a powerful gift to help us get out of this cycle; self awareness.This is when a human being discovers his/her meaning of existence;this is when we really mean something consciously.
What we consciously mean determine our thoughts, emotions, behaviours, personality and habits.When we add this unique specialty of us to what we do and make it a habit,what we do is purely perfect and meaningful.There is no extreme effort needed,there is no contradiction between the heart and the mind.There is peace,excellence,quality and ultimate satisfaction.All coming from our alignment with our nature.
Let’s meet at ,to wake up to our nature and redesign our habits in the light of heart to make a meaningful life.
**
Farkında olmadığımızda, alışkanlıklardan oluşan otomatik makinelerden farklı değiliz.Bu,insan olmanın çok onurlu bir hali değil, çünkü insan yapımı makineler bile tekrarlı aktivitelerde bizden daha iyiler.Ancak;bu döngüyü kırmamıza yardım edecek bir hediyeyle geldik hayata: öz farkındalık.İşte burası insanın varoluşunun anlamını keşfetmeye başladığı yer;hayatta gerçekten bir şey demek istediğimiz yer.
Bilinçli olarak ne demek istediğimiz düşüncelerimizi, duygularımızı, davranışlarımızı, kişiliğimizi ve alışkanlıklarımızı belirliyor.Bize has olan bu özelliği yaptığımız şeylere eklediğimizde ve bunu alışkanlık haline getirdiğimizde,ne yaparsak yapalım saf bir şekilde mükemmel ve anlamlı hale geliyor.Üstelik ekstra efor harcamadan,kalp ve zihin arasında ikilemde kalmadan.Yaptığımız işe huzur,mükemmellik ve kalite hakim oluyor.Bunların hepsi kendi doğamızla hizalanmamızdan geliyor.
Doğamıza uyanmak,alışkanlıklarımızı anlamlı bir yaşam için kalbin ışığında yeniden tasarlamak için da buluşalım.
www.mindartscenter.com
24/03/2021
FREE MIND MAPPING WORKSHOP - GREATER INSIGHTS INTO YOURSELF
Would you like to picture your mind visually and see how it looks like at the moment?
Would you like to have insights about what it feels to be in your mind?
Would you like to discover how life is reflected in your mind without any judgements?
Would you like to find out your unique talents, strengths and hidden potentials?
Would you like to hear your inner voice?
Would you like to free your passion?
Would you like to gather all your resources to create something new and beautiful?
For those who neeeds assistance for all of these, there will be a FREE ONLINE WORKSHOP at 11 April 2021 between 13:00 – 14:30.
Fill the contact form with the headline “INTO MYSELF” at link in bio to register.
All necessary information will be sent to you a day before the workshop.
**
ÜCRETSİZ ZİHİN HARİTALAMA ATÖLYESİ - KENDİNE DAİR İÇ GÖRÜLER
Zihninizin sanatsal bir görselini çizerek şu anda nasıl göründüğünü bilmek ister misiniz?
Peki ya zihninizin içinde olmanın nasıl bir şey olduğuna dair iç görüler elde etmek?
Yaşamınızın zihninizden nasıl yansıdığını hiçbir yargı olmadan izlemek ister misiniz?
Eşsiz yeteneklerinizi, güçlü yanlarınızı, saklı kalmış potansiyelinizi keşfetmek ister misiniz?
İç sesinizi duymak ve tutkularınızı serbest bırakmak harika olmaz mıydı?
Tüm kaynaklarınızı bir araya getirip yeni ve güzel bir şey yaratmak ister misiniz?
Bu sorulara yanıtlarınız EVET’se, sizi 11 Nisan’da 13:00-14:30 arasında gerçekleşecek olan ÜCRETSİZ ONLINE ATÖLYE’mize bekliyoruz.
Kaydolmak için bio’da bulunan kontak formu “KENDİME DAİR” başlığı ile doldurarak gönderin.
İhtiyacınız olan tüm bilgiler size atölyeden önceki gün email ile gönderilecek.
Görüşmek üzere, sevgiyle.🔮💜
www.mindartscenter.com
23/03/2021
Would you like to organize your mind so that you are able to think and create like Da Vinci?
Would you like to reveal your secret mental, emotional & spiritual treasure that you have been gaining for years?
Would you like to get to know yourself; your talents, gifts, needs, stregths, potantials etc... and shape them on a single page artisticly?
If so, a new free workshop is coming! Follow us and stay in tune.🤩
Visual art by for ✨
**
Zihnini organize ederek Da Vinci gibi düşünmek ve yaratmak ister misin?
Hayatın boyu biriktirmiş olduğun zihinsel, duygusal, spiritüel hazineyi ortaya çıkarmaya hazır mısın?
Kendini; yeteneklerini, hediyelerini, ihtiyaçlarını, güçlü yanlarını, potansiyelini, tek bir sayfa üzerinde sanatsal bir şekilde resmederek tanımak ister misin?
Bunun için yepyeni ücretsiz bir atölye geliyor. Haberdar olmak için takipte kalın!🤩
Görsel tasarım tarafından için yapıldı.💫
www.mindartscenter.com
22/03/2021
Mind mapping is an efficient technique to organize and manage information creatively. It connects both sides of our brains as it requires both processing information to short cut definitions and designing it vis ually with different colors, shapes and tree-like structures.
A Mind map focus only one idea / concept at a time which stands at the center of the map. Related ideas are drawn hierarchically around the main concept and are connected by the help of the brances.
Eventhough it was first named in 1970s by British psychologist Tony bozan, it had been popularly used by geniuses such as Leonardo Da Vinci, Albert Einstein, İsaac Newton.
What methods do you use to organize your mind?
**
Zihin haritalama, bilgilerimizi yaratıcı bir şekilde organize edilmemizi ve yönetebilmemizi sağlayan etkili bir tekniktir. Zihin haritalama beynin iki yarımküresini birbirine bağlar; bilgiyi işleyerek kısa yollar oluşturan taraf ile zihindeki görüntüleri farklı renk, şekil ve ağaç şeklinde yapılarla görselleştiren tarafın beraber çalışmasını gerektirir.
Zihin haritası tek seferde tek bir fikre / konsepte odaklanır ve bu konsept haritanın ortasında yer alır. Konseptle ilişkili diğer fikirler hiyerarşik yapıda bu ana fikrin etrafına çizilir ve dallarla birbirine ve ana fikre bağlanır.
1970’li yıllarda İngiliz Psikolog Tony Bozan tarafından isimlendirilmiş olsa da, Leonardo Da Vinci, Albert Einstein, İsaac Newton gibi dâhiler tarafından da benzer konsept kullanılmaktaydı.
Siz zihninizi düzenlemek için hangi metodları kullanıyorsunuz?