POZİTİF EĞİTİM K-9

POZİTİF EĞİTİM K-9 Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from POZİTİF EĞİTİM K-9, Education, Gemlik.

https://www.facebook.com/share/p/mMibnp3dipfg2gSM/
09/12/2024

https://www.facebook.com/share/p/mMibnp3dipfg2gSM/

KÖPEĞİN PSİKOLOJİSİ:
a. Köpek Psikolojisini Öğrenmede Sahibinin Sorumluluğu: İnsanın, hayvansız yaşaması mümkün olmadığından, hayvanlara karşı en azından vefa borcu olduğunu kimse inkar edemez. Dünyada yaşayan ya da nesli tükenen tüm hayvan türlerinin doğal dengedeki rolü, lafla da olsa hepimiz tarafından iyi bilinir. Bununla beraber bazı hayvan türleri, insanlığın yükselmesinde ve uygarlığın gelişiminde daha önemli rol oynamışlardır. Ancak, insanlığa en fazla katkısı olan hayvanın köpek olduğunu söylememiz mümkündür. İnsanlığa katkısının yanı sıra yaşam tarzı, beslenmesi, öğrenme kapasitesi, hatta zeka ve duygularıyla insana en yakın hayvan türü olması nedeniyle, günümüzde milyonlarca köpek evde beslenmektedir.
Bütün bunlara rağmen, köpek insanlar tarafından bir türlü anlaşılamamış ve hak ettiği değeri elde edememiştir. Oysa köpek, verdiklerinin karşılığında bizden ne istemektedir? Bu hayvan, ister doğada, isterse sokakta olsun, karnını rahatça doyurabilecek yeteneklere sahip olduğuna göre, bizden en önemli isteği yiyecek de olamaz. Gerçekte bizden asıl isteği yiyecek değil onu anlayabilmemizdir.

b. Köpekte Kişilik Kavramı: İnsanoğlu, köpeğin zihinsel yeteneklere sahip olduğunu, oldukça geniş bir öğrenme yeteneğinin bulunduğunu, kendi çapında birtakım problemleri çözebildiğini, hatta yorum yapabildiğini yavaş yavaş kabul etmeye başlamıştır. Öğrenme yeteneğine sahip bir canlının, bu yeteneğiyle orantılı olarak, bir kişiliğe de sahip olacağı göz ardı edilemez. Kişilik sadece insanlara mahsus bir özellik değildir. Az da olsa düşünebilen ve bir takım duygulara sahip olan bir fertte, farklı çevre ve öğrenme şartları nedeniyle, diğer fertlerden tamamen farklı bir kişilik şekillenecektir. Bunu köpeklerde çok iyi izlemekteyiz. Irk, cins ve yaş olarak birbirinin aynı olan kardeş köpekleri incelersek, istenildiği kadar eşit şartlarda bakılsın, eşit muameleye tabi tutulsun, yine de kişilik olarak birbirinden çok farklı oldukları gözlenecektir. Zira biz aynı şartları sağladığımızı iddia etsek bile, hayvanlar çevreden aynı şeyleri öğrenemezler.
İnsan gibi köpek de sadece içgüdüler veya dış uyaranlar tarafından pasif olarak harekete sürüklenen, basit bir organizma değildir. Davranışların yönlendirilmesinde yaşamda öğrendikleri (ödül ve cezalar) önemli rol oynar. Aksi olsaydı, bugün köpek okulları diye bir kavram olmazdı.
Köpek doğduğu günden itibaren çevresini tanımaya ve öğrenmeye başlar, duyum organları vasıtasıyla iç ve dış dünyasının farkına varır. Türüne has olan bir çok özelliği, kalıtım yoluyla getirmiştir. Ancak bu özelliklerinin sayısı sonradan öğrendiklerinin yanında çok sınırlıdır. Gelişimi ile beraber, çevresi ile karşılıklı etkileşimlerinin kişilikler arasındaki farklılaşmalara yol açtığı net olarak gözlemleyebildiğimiz bu hayvan türü için ‘‘Kişilik’’ veya ‘‘Şahsiyet’’ kavramlarının kullanılması yanlış olmayacaktır.

c. Köpek Nasıl Öğrenir: Köpek davranış uzmanları uzun zamandır aralıksız köpeklerin öğrenmede davranışlarını araştırmaktadırlar. Biz köpeklerin ne içgüdü teşvikine göre ne de çocuklar gibi algıladığını düşünmeliyiz. Köpeklerin bazı noktalarda algılama düzeylerinin insanlardan daha düşük, bazı noktalarda ise daha üstün farklı özelliklere sahip olduklarını kabul etmeliyiz. Köpek insana göre farklı bir dünyada yaşar. İki dünyanın kesiştiği çok az noktalar vardır. Hafızaya kalıtım yoluyla geçen içgüdüler sabittirler ve bir dürtü ile harekete geçerler. Hayat tecrübesi ile öğrenirler. Öğrenilenlerin kullanılmasında hafıza önemli rol oynar. Bu seyri zekâ başarısı olarak da tanımlayabiliriz. Köpek elbette insanın zekâsına sahip değildir. Çünkü onun yön tayini farklıdır. (örneğin göze göre değil, burnu izle kokuya göre). Öğrenme sonucu ortaya çıkan davranış şekilleri, üstünlüğün göstergesi değildir. Köpek belirli dürtülere ve işlemlere sadece belirli davranış şekilleri ile tepki göstermesini öğrenir.(şartlanma). O halde bu davranış şekilleri sadece bir yansıma olarak başlar. Köpeğimize belirli bir emrin anlamını öğrettiysek o zaman bu emir köpeğin dürtüsüyle istenilen tepkiye ulaşır. Hiçbir zaman unutmamalıyız ki köpek bize göre farklı bir tarzda öğrenir. Köpeği insan gibi yetiştirmeye kalkarsak çok kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz.
İnsan işitsel ve görsel olarak öğrenir. Bir çocuğa şunlar söylenebilir. ‘‘Elini sıcak ocaktan çek, sonra acı duyarsın.’’ Çocuk yaşlarına göre bu sözleri anlar. Köpeğe de ‘‘ocak’’, ‘‘sıcak’’ve‘‘acı’’ kelimesini öğrettiğimizde ona ellerini sıcak ocağın üstüne koyma, sonra acı duyarsın, dediğimizde köpek bizim kelime akımımızı anlamadığı için sadece şaşıracak kuyruk sallayacaktır veya cümlenin içinden öğrenim modeliyle hafızasına yer eden ‘‘ayak’’ kelimesini algılayarak ayağını vermesi şeklinde değerlendirip ayağını kaldıracaktır. Diğer bir örnek ise köpeğimizle gezmeye çıktığımızda bir tanıdığımıza rastlıyor ve onunla konuşmaya başlıyoruz. Köpeğimizin çevrede başıboş dolaşmaması için ‘‘yat’’ komutunu veririz. Konuşma esnasında galiba bugün buraya yağmur yağacak kelimesini söylediğimizde köpek bizi dikkatlice dinler ve buraya kelimesini harekete geçme anlamında değerlendirerek yat pozisyonunu bozacaktır.
Köpeğin öğrenme şekline gelince iki şeyi birbirinden iyi ayırmak gerekir. Bir taraftan köpeğin bazı hareketleri yapmasını engellemek diğer taraftan istediğimiz hareketleri yapması için motive etmek ve yönlendirmektir. Köpekler uyarı ile hareket (cevap) arasında kurulan bağ sayesinde öğrenirler. Bu bağları kurabilmek için köpeğin mümkün mertebe duyularına hitap edilmelidir. Bunlar esas itibarıyla koku, işitme ve görme duyularıdır. Bu bağın kurulması esnasında uygun ödül ve teşvik sağlanmalıdır. Öğrenme modelinde üç dürtü önemlidir. Bunlar:
1) Ganimet Elde Etme, Sahiplenme Dürtüsü: Köpeğin bir bez parçasıyla oynaması, çekiştirmesi, bir topu ısırıp sahiplenmesi, kendi kulübesini koruması, sahibine ait bir nesneyi koruması gibi davranışlar bu dürtüden oluşmaktadır.
2) Yiyecek Kabul Etme: Köpeklerin genel ihtiyacı olan yiyecek maddesi öğrenim modeli içerisinde istenen hareketi yaptığında köpeğe ödül olarak verilmesidir.
3) Sosyal Davranış (Sürü Dürtüsü): Gerek vahşi hayatta ve gerekse de evcil hayatta köpeklerin değişmeyen en önemli dürtüsü liderliktir. Bütün köpeklerin içinde bu dürtü bulunmakta olup çevresel faktörler ile ya kendileri lider konumuna gelir veya lider konumundaki bir köpek veya bir insanın emir komutasına girer. Vahşi hayatta bu hiyerarşi kaba kuvvetle sağlanmakla birlikte evcil hayatta sosyal ve temel ihtiyaçların karşılandığı ölçüde sağlanmaktadır. Eğitici veya köpek sahibi köpeğin gözünde lider konumuna gelemez ise eğitimde ilerleme kaydedilemez.
Köpekler çok dikkatli olduklarından ve küçük ayrıntıları dahi tespit ettiklerinden icra edilen öğrenim şeklinde bir takım zorluklar doğurur. Bu nedenle eğitici farkında olmadan verdiği komuta köpeğinin farklı cevap vermesine neden olabilir. Örneğin; komut verirken sürekli olarak yaptığı bazı mimik veya vücut hareketlerini köpek ‘‘yardımcı hareketler’’ olarak algılayıp o hareketleri her komutta bekler. Eğer yapılmazsa komuta istenen cevabı vermeyecektir. Eğitici gayri irdi olarak yapmış olduğu bu mimik ve vücut hareketlerini yaptığında köpek komutla birleştirdiğinden istenen cevabı verir. Bu da bazı tecrübesiz eğiticilerin kafasını karıştırır.Bu gibi durumda eğiticinin bu hareketlerini gözlemleyen iyi bir öğretmenin bulunması gerekir.
Köpekler öğrenim modeli içerisinde hafızalarını büyük ölçüde kullanmaları hem olumlu hem de olumsuz etkilere neden olur. Olumlu etkileri; daha önceden öğrenmiş olduğu komutları daha sonraki tekrarlamalarda hafızasının yardımıyla yerine getirmesidir. Olumsuz etkisi ise hep aynı dış faktörlere maruz kalan ve hafızasına yer eden köpeğin bu faktörlerin değişmesi durumunda istenen cevabı vermemesidir.
Köpeğin öğrenme modeli ve algılama sisteminde en önemli faktörlerden bir tanesi de BAŞARILI YAKLAŞIM METODUDUR. Bu metotla köpeğe ne öğretilirse öğretilsin eğitici istenen cevabı alabilmesi için mutlaka basitten komplekse doğru bir eğitim programı icra etmelidir. Bunun yanı sıra sabır, itina ve mantık sayesinde köpeğe bir çok şey öğretilebilir. Basit bir hareketi dahi 30-35 tekrardan sonra köpek algılayabilir.
Yavru ve genç köpeklerin gelişiminde ve eğitim için ön hazırlıkta oyunun büyük önemi vardır. Oyun esnasında sadece vücut antrenmanı sağlanmaz. Aynı zamanda köpeğin ruhsal gelişimi de teşvik edilir. (Topla oynamak, bez parçasını çekiştirmek, eğitici ile saklambaç oynamak vb.) Bu potansiyel oyun dürtüsü sürekli olarak bastırılırsa köpeğin ruhsal yapısında bozukluklar meydana gelir. Bir çok araştırıcıya göre köpekle oyun oynamak köpeğin kişilik gelişiminin esasını teşkil etmekte, öğrenim ve eğitim modelinin temelini oluşturmaktadır. Öğrenme isteği köpeğe yavru iken verilmelidir. Hatta bu yaşamının 8-12 nci haftasında olmalıdır. Bu haftalar köpeğin özellikle öğrenmek için en verimli olduğu dönemidir.

KÖPEĞİN PSİKOLOJİSİ:    a. Köpek Psikolojisini  Öğrenmede Sahibinin Sorumluluğu: İnsanın, hayvansız yaşaması mümkün olma...
05/05/2011

KÖPEĞİN PSİKOLOJİSİ:
a. Köpek Psikolojisini Öğrenmede Sahibinin Sorumluluğu: İnsanın, hayvansız yaşaması mümkün olmadığından, hayvanlara karşı en azından vefa borcu olduğunu kimse inkar edemez. Dünyada yaşayan ya da nesli tükenen tüm hayvan türlerinin doğal dengedeki rolü, lafla da olsa hepimiz tarafından iyi bilinir. Bununla beraber bazı hayvan türleri, insanlığın yükselmesinde ve uygarlığın gelişiminde daha önemli rol oynamışlardır. Ancak, insanlığa en fazla katkısı olan hayvanın köpek olduğunu söylememiz mümkündür. İnsanlığa katkısının yanı sıra yaşam tarzı, beslenmesi, öğrenme kapasitesi, hatta zeka ve duygularıyla insana en yakın hayvan türü olması nedeniyle, günümüzde milyonlarca köpek evde beslenmektedir.
Bütün bunlara rağmen, köpek insanlar tarafından bir türlü anlaşılamamış ve hak ettiği değeri elde edememiştir. Oysa köpek, verdiklerinin karşılığında bizden ne istemektedir? Bu hayvan, ister doğada, isterse sokakta olsun, karnını rahatça doyurabilecek yeteneklere sahip olduğuna göre, bizden en önemli isteği yiyecek de olamaz. Gerçekte bizden asıl isteği yiyecek değil onu anlayabilmemizdir.

b. Köpekte Kişilik Kavramı: İnsanoğlu, köpeğin zihinsel yeteneklere sahip olduğunu, oldukça geniş bir öğrenme yeteneğinin bulunduğunu, kendi çapında birtakım problemleri çözebildiğini, hatta yorum yapabildiğini yavaş yavaş kabul etmeye başlamıştır. Öğrenme yeteneğine sahip bir canlının, bu yeteneğiyle orantılı olarak, bir kişiliğe de sahip olacağı göz ardı edilemez. Kişilik sadece insanlara mahsus bir özellik değildir. Az da olsa düşünebilen ve bir takım duygulara sahip olan bir fertte, farklı çevre ve öğrenme şartları nedeniyle, diğer fertlerden tamamen farklı bir kişilik şekillenecektir. Bunu köpeklerde çok iyi izlemekteyiz. Irk, cins ve yaş olarak birbirinin aynı olan kardeş köpekleri incelersek, istenildiği kadar eşit şartlarda bakılsın, eşit muameleye tabi tutulsun, yine de kişilik olarak birbirinden çok farklı oldukları gözlenecektir. Zira biz aynı şartları sağladığımızı iddia etsek bile, hayvanlar çevreden aynı şeyleri öğrenemezler.
İnsan gibi köpek de sadece içgüdüler veya dış uyaranlar tarafından pasif olarak harekete sürüklenen, basit bir organizma değildir. Davranışların yönlendirilmesinde yaşamda öğrendikleri (ödül ve cezalar) önemli rol oynar. Aksi olsaydı, bugün köpek okulları diye bir kavram olmazdı.
Köpek doğduğu günden itibaren çevresini tanımaya ve öğrenmeye başlar, duyum organları vasıtasıyla iç ve dış dünyasının farkına varır. Türüne has olan bir çok özelliği, kalıtım yoluyla getirmiştir. Ancak bu özelliklerinin sayısı sonradan öğrendiklerinin yanında çok sınırlıdır. Gelişimi ile beraber, çevresi ile karşılıklı etkileşimlerinin kişilikler arasındaki farklılaşmalara yol açtığı net olarak gözlemleyebildiğimiz bu hayvan türü için ‘‘Kişilik’’ veya ‘‘Şahsiyet’’ kavramlarının kullanılması yanlış olmayacaktır.

c. Köpek Nasıl Öğrenir: Köpek davranış uzmanları uzun zamandır aralıksız köpeklerin öğrenmede davranışlarını araştırmaktadırlar. Biz köpeklerin ne içgüdü teşvikine göre ne de çocuklar gibi algıladığını düşünmeliyiz. Köpeklerin bazı noktalarda algılama düzeylerinin insanlardan daha düşük, bazı noktalarda ise daha üstün farklı özelliklere sahip olduklarını kabul etmeliyiz. Köpek insana göre farklı bir dünyada yaşar. İki dünyanın kesiştiği çok az noktalar vardır. Hafızaya kalıtım yoluyla geçen içgüdüler sabittirler ve bir dürtü ile harekete geçerler. Hayat tecrübesi ile öğrenirler. Öğrenilenlerin kullanılmasında hafıza önemli rol oynar. Bu seyri zekâ başarısı olarak da tanımlayabiliriz. Köpek elbette insanın zekâsına sahip değildir. Çünkü onun yön tayini farklıdır. (örneğin göze göre değil, burnu izle kokuya göre). Öğrenme sonucu ortaya çıkan davranış şekilleri, üstünlüğün göstergesi değildir. Köpek belirli dürtülere ve işlemlere sadece belirli davranış şekilleri ile tepki göstermesini öğrenir.(şartlanma). O halde bu davranış şekilleri sadece bir yansıma olarak başlar. Köpeğimize belirli bir emrin anlamını öğrettiysek o zaman bu emir köpeğin dürtüsüyle istenilen tepkiye ulaşır. Hiçbir zaman unutmamalıyız ki köpek bize göre farklı bir tarzda öğrenir. Köpeği insan gibi yetiştirmeye kalkarsak çok kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz.
İnsan işitsel ve görsel olarak öğrenir. Bir çocuğa şunlar söylenebilir. ‘‘Elini sıcak ocaktan çek, sonra acı duyarsın.’’ Çocuk yaşlarına göre bu sözleri anlar. Köpeğe de ‘‘ocak’’, ‘‘sıcak’’ve‘‘acı’’ kelimesini öğrettiğimizde ona ellerini sıcak ocağın üstüne koyma, sonra acı duyarsın, dediğimizde köpek bizim kelime akımımızı anlamadığı için sadece şaşıracak kuyruk sallayacaktır veya cümlenin içinden öğrenim modeliyle hafızasına yer eden ‘‘ayak’’ kelimesini algılayarak ayağını vermesi şeklinde değerlendirip ayağını kaldıracaktır. Diğer bir örnek ise köpeğimizle gezmeye çıktığımızda bir tanıdığımıza rastlıyor ve onunla konuşmaya başlıyoruz. Köpeğimizin çevrede başıboş dolaşmaması için ‘‘yat’’ komutunu veririz. Konuşma esnasında galiba bugün buraya yağmur yağacak kelimesini söylediğimizde köpek bizi dikkatlice dinler ve buraya kelimesini harekete geçme anlamında değerlendirerek yat pozisyonunu bozacaktır.
Köpeğin öğrenme şekline gelince iki şeyi birbirinden iyi ayırmak gerekir. Bir taraftan köpeğin bazı hareketleri yapmasını engellemek diğer taraftan istediğimiz hareketleri yapması için motive etmek ve yönlendirmektir. Köpekler uyarı ile hareket (cevap) arasında kurulan bağ sayesinde öğrenirler. Bu bağları kurabilmek için köpeğin mümkün mertebe duyularına hitap edilmelidir. Bunlar esas itibarıyla koku, işitme ve görme duyularıdır. Bu bağın kurulması esnasında uygun ödül ve teşvik sağlanmalıdır. Öğrenme modelinde üç dürtü önemlidir. Bunlar:
1) Ganimet Elde Etme, Sahiplenme Dürtüsü: Köpeğin bir bez parçasıyla oynaması, çekiştirmesi, bir topu ısırıp sahiplenmesi, kendi kulübesini koruması, sahibine ait bir nesneyi koruması gibi davranışlar bu dürtüden oluşmaktadır.
2) Yiyecek Kabul Etme: Köpeklerin genel ihtiyacı olan yiyecek maddesi öğrenim modeli içerisinde istenen hareketi yaptığında köpeğe ödül olarak verilmesidir.
3) Sosyal Davranış (Sürü Dürtüsü): Gerek vahşi hayatta ve gerekse de evcil hayatta köpeklerin değişmeyen en önemli dürtüsü liderliktir. Bütün köpeklerin içinde bu dürtü bulunmakta olup çevresel faktörler ile ya kendileri lider konumuna gelir veya lider konumundaki bir köpek veya bir insanın emir komutasına girer. Vahşi hayatta bu hiyerarşi kaba kuvvetle sağlanmakla birlikte evcil hayatta sosyal ve temel ihtiyaçların karşılandığı ölçüde sağlanmaktadır. Eğitici veya köpek sahibi köpeğin gözünde lider konumuna gelemez ise eğitimde ilerleme kaydedilemez.
Köpekler çok dikkatli olduklarından ve küçük ayrıntıları dahi tespit ettiklerinden icra edilen öğrenim şeklinde bir takım zorluklar doğurur. Bu nedenle eğitici farkında olmadan verdiği komuta köpeğinin farklı cevap vermesine neden olabilir. Örneğin; komut verirken sürekli olarak yaptığı bazı mimik veya vücut hareketlerini köpek ‘‘yardımcı hareketler’’ olarak algılayıp o hareketleri her komutta bekler. Eğer yapılmazsa komuta istenen cevabı vermeyecektir. Eğitici gayri irdi olarak yapmış olduğu bu mimik ve vücut hareketlerini yaptığında köpek komutla birleştirdiğinden istenen cevabı verir. Bu da bazı tecrübesiz eğiticilerin kafasını karıştırır.Bu gibi durumda eğiticinin bu hareketlerini gözlemleyen iyi bir öğretmenin bulunması gerekir.
Köpekler öğrenim modeli içerisinde hafızalarını büyük ölçüde kullanmaları hem olumlu hem de olumsuz etkilere neden olur. Olumlu etkileri; daha önceden öğrenmiş olduğu komutları daha sonraki tekrarlamalarda hafızasının yardımıyla yerine getirmesidir. Olumsuz etkisi ise hep aynı dış faktörlere maruz kalan ve hafızasına yer eden köpeğin bu faktörlerin değişmesi durumunda istenen cevabı vermemesidir.
Köpeğin öğrenme modeli ve algılama sisteminde en önemli faktörlerden bir tanesi de BAŞARILI YAKLAŞIM METODUDUR. Bu metotla köpeğe ne öğretilirse öğretilsin eğitici istenen cevabı alabilmesi için mutlaka basitten komplekse doğru bir eğitim programı icra etmelidir. Bunun yanı sıra sabır, itina ve mantık sayesinde köpeğe bir çok şey öğretilebilir. Basit bir hareketi dahi 30-35 tekrardan sonra köpek algılayabilir.
Yavru ve genç köpeklerin gelişiminde ve eğitim için ön hazırlıkta oyunun büyük önemi vardır. Oyun esnasında sadece vücut antrenmanı sağlanmaz. Aynı zamanda köpeğin ruhsal gelişimi de teşvik edilir. (Topla oynamak, bez parçasını çekiştirmek, eğitici ile saklambaç oynamak vb.) Bu potansiyel oyun dürtüsü sürekli olarak bastırılırsa köpeğin ruhsal yapısında bozukluklar meydana gelir. Bir çok araştırıcıya göre köpekle oyun oynamak köpeğin kişilik gelişiminin esasını teşkil etmekte, öğrenim ve eğitim modelinin temelini oluşturmaktadır. Öğrenme isteği köpeğe yavru iken verilmelidir. Hatta bu yaşamının 8-12 nci haftasında olmalıdır. Bu haftalar köpeğin özellikle öğrenmek için en verimli olduğu dönemidir.

KANGALZeki, kolay eğitilen, çocuklara karşı sabırlı, azarlanmaya karşı duyarlı, sevilmek isteyen, yaşadığı yeri sahiplen...
05/05/2011

KANGAL
Zeki, kolay eğitilen, çocuklara karşı sabırlı, azarlanmaya karşı duyarlı, sevilmek isteyen, yaşadığı yeri sahiplenen bir köpektir. Yabancılara karşı kuşkucudur, bu nedenle güvenli ve çitlerle çevrili bir alanda ya da koruyucusu olduğu sürüsüyle birlikte açıkta yaşamalıdır.

ROTTWEILERKökeni antik çağlara kadar dayanır. Romalılar avcılık, bekçilik ve taşıyıcılık için kullanırlardı. Çok eskiden...
05/05/2011

ROTTWEILER
Kökeni antik çağlara kadar dayanır. Romalılar avcılık, bekçilik ve taşıyıcılık için kullanırlardı. Çok eskiden hayvancılıkla uğraşanlarla kasaplar, hayvanlarını pazara veya mezbahaya köpeklerin yardımı ile götürürdü. Rottweiler kasap köpekleri o zamanlardan beri kullanılarak, aynı görüntüsüyle günümüze geldi. Bugün hayvan sürülerinde kullanılmıyorlar ama ev, bekçi ve polis köpeği olarak kabul gördüler. Sahibine bağlı olan Rottweiler yabancılara karşı saldırgandır. Bu nedenle iyi eğitilmesi gerekir.
İri ve güçlü gövdeleri vardır. Renkleri siyah üzerine kahverengi lekelerden oluşur. Burnu çok gelişmiştir. Kısa, üçgen ve sarkık kulakları ve koyu kahverengi gözleri vardır. Tüyleri sert, kısa ve kalındır. Omuz yüksekliği erkeklerde 61-68 cm. 50 kg., dişilerde 55-63 cm. 42 kg.dır.

Address

Gemlik
16600

Telephone

05055898047

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when POZİTİF EĞİTİM K-9 posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category