15/04/2015
VE DÜN 14 NİSAN 2015 SEVGİLİ BERİL'İMİZİN DOĞUM GÜNÜ İDİ.
YENİ YAŞINDA BERİL'E VE AİLESİNE MUTLULUKLAR DİLİYORUZ.
Öncelikle ruhsatlı bir kurumuz, Eğitime, kaliteye, insan sevgisine önem veriyoruz, Gaziemir'in en güzel yerinde ve otobüs-minübüs yolu üzerindeyiz.
15/04/2015
VE DÜN 14 NİSAN 2015 SEVGİLİ BERİL'İMİZİN DOĞUM GÜNÜ İDİ.
YENİ YAŞINDA BERİL'E VE AİLESİNE MUTLULUKLAR DİLİYORUZ.
15/04/2015
GÖZBEBEĞİM ETÜT MERKEZİ;
ÖDEVLER, EĞİTİM, EĞLENCE VE ETKİNLİKLER DEVAM EDİYOR.
18/03/2015
BU AZİZ VATANI BİZE EMANET EDEN AZİZ ŞEHİTLERİMİZE VE KAHRAMAN GAZİLERİMİZE NE DESEK, NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEK AZDIR. MİNNETLE ANDIK, ANACAĞIZ.
SAYGILARIMLA...
GÖZBEBEĞİM ETÜT MERKEZİ...
----------------------------------------------------------
Çanakkale Şehidlerine
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor k*m gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
sım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.
10/02/2015
09-10 ŞUBAT 2015;
* 2.DÖNEME TÜM HIZIMIZLA BAŞLADIK.
* BAŞARILI OLAN ÖĞRENCİLERİMİZE KİTAP ÖDÜLLERİNİ DAĞITTIK.
* TÜM ÖĞRENCİLERİME BAŞARILI VE HAYIRLI BİR DÖNEM DİLİYORUM.
24/01/2015
Gözbebeğim Etüt Merkezi;
2014-2015 eğitim öğretim yılı 1.dönem karnelerini alan tüm öğrencilerimizin başarılı olduklarını görmek bizleri son derece gururlandırdı ve sevindirdi, hepsini ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Bu güzel sonuçlarda öğrencileri adeta kendi çocuğu gibi birebir ilgilenip yetiştiren tüm öğretmenlerimin de emekleri büyük, hepsine teşekkür ediyorum.
Karne ödüllerini 2.dönemin başında toplu vereceğiz. şimdi dinlenme zamanı.
Herkese iyi tatiller.
01/01/2015
ve diğer ödül alanlar;
*bu başarılı performansların mimarı öğretmenlerime, Figen hanıma ve tüm öğrencilerime çok teşekkür ediyorum.
Tekrar sağlıklı, mutlu ve başarılı seneler diliyorum.
01/01/2015
diğer başarılılarımız;
01/01/2015
en başarılılarımız;
Baran, Gülsün, Kayra, Berfin ve Ege'ye tebrikler...
01/01/2015
hediyeler ve 2015 pastamız...
| Monday | 07:00 - 23:00 |
| Tuesday | 07:00 - 23:00 |
| Wednesday | 07:00 - 23:00 |
| Thursday | 07:00 - 23:00 |
| Friday | 07:00 - 23:00 |
| Saturday | 13:00 - 17:00 |