15/09/2023
EDEP-ADAP-GEKENEK-GÖREDEK-ÖRF!
"Her Maruf (örf-iyi olarak bilinen) Sadakadır"
15/09/2023
EDEP-ADAP-GEKENEK-GÖREDEK-ÖRF!
ÖRF-ADETLERİ VAHYİN IŞIĞINDA SORGULAMAK!
Rahmeen ve rahıym olan Allah'ın ismi ile
"Onlara: " Allah'ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?" MAİDE SURESİ 104
KHAYRA-İYİLİĞE DAVET, MAARUFU (ÖRFTE İYİ OLANI) EMR, MÜNKERDEN (ÖRFTE KÖTÜ OLANDAN) NEHY-SAKINDIRMAK!
ALİ İMRAN SURESİ 104. Sizden, hayra dâvet eden ve iyiliği emredip kötülükten nehyeden bir topluluk bulunsun. İşte onlar felâha erenlerdir.
ÖRF, ADET, GELENEK, GÖRENEK!
MAARUF-ÖRFE İRFANA UYGUN OLAN!
Türküz veya Kürdüz veya hem Türküz hem de Kürdüz; çünkü kız almışız kız vermişiz yani anne yada baba tarafından her iki kavme aitiz.
Örfümüz, adetimiz de aslında çok farklı olmayıp temelde İslamla yoğurulmuştur ve büyük oranda O'na dayanır.
ÖRF NEDİR?
(İYİ OLAN, YADIRGANMAYAN, BİLİNEN)!
Kitap ve Sünnet’in örf ve âdeti açık biçimde kaynak olarak tanıdığını gösteren özel bir delil bulunmasa da yasaklar koyarken bireyin ve toplumun alışageldiği uygulamalardan bir anda elini çekmesini istemeyip bunu zamana yaymayı ve yeni görevler yüklerken zihinleri ve gönülleri buna ısındırıp alıştırmayı ifade eden tedrîcîliğin İslâm teşrîinin temel yöntemlerinden, maslahatın gözetilmesi, zorluğun giderilmesi ve olabildiğince kolaylığın sağlanması gibi esasların da temel ilkelerinden olduğunu, bundan daha önemlisi Kur’an ve Sünnet’in ilk muhatapları olan toplumun birçok uygulamasını aynen veya kısmî değişikliklerle yürürlükte bıraktığını ve Resûl-i Ekrem’in muvafakat ve onayını ifade eden takrîrî sünnetin çoğu zaman toplumda yer etmiş tatbikatla ilgili olduğunu, ayrıca İslâmiyet’in evrensel karakterini, yani değişik kültürlere sahip toplumlara hitap etme özelliğini göz önüne alan fukahanın İslâm’ın ilkeleri ve değişmez düzenlemeleriyle çatışmayan örf ve âdetleri yok sayan bir fıkhî istidlâl yolu izlemeleri sağlıklı ve tutarlı olmazdı. Sonuç olarak fakihlerin bu iki ana kaynağın toplumsal realite karşısındaki tavrını ve İslâm teşrîinin genel ilkelerini dikkate alıp, kendi metodolojilerine uygun düşen yollarla örf ve âdeti çok sayıda fıkhî hükme dayanak kıldıkları görülmektedir....
Örfün muteber sayılması için fıkıh eserlerinde ve çağdaş fıkıh araştırmalarında zikredilen şartlar ise şunlardır: a) Şer‘î delillere aykırı olmama. Daha çok nassa muhalif olmama şeklinde ifade edilen bu şartla, gerek bir nasla açık biçimde çatışan gerekse nasların ruhu ve diğer şer‘î delillerle bağdaştırılması mümkün olmayan örflerin fıkhî hükme dayanak yapılamayacağını belirtmenin hedeflendiği anlaşılmaktadır. b) Târî (sonradan ortaya çıkmış) olmama. Bir örfün fıkhî ihtilâfın çözümünde esas alınabilmesi için o olayın meydana gelmesinden önce mevcut olması gerektiği anlamına gelen bu şart bazı durumlarda nasların yorumlanması sırasında da gündeme getirilir. c) Aksi yönde sarahat bulunmama. Bu şart, akdin tarafları arasında örfe uymayan bir şartın açıkça kararlaştırılmış olması halinde örfe değil bu şarta uyulması gerektiğini ifade etmektedir.
ALINTIDIR
MAARİFET!
~ Ar maˁrifa ͭ معرفة [ m. msd.] pratik bilgi, beceri, hüner, irfan < Ar ˁarafa عرف bildi, öğrendi → irfan
AARİF
~ Ar ˁārif عارف [ fa.] bilen, irfan sahibi → irfan
MAARUF Kelime Kökeni
Arapça ˁrf kökünden gelen maˁrūf معروف "tanınmış, bilinen" sözcüğünden alıntıdır. irfan maddesine bakınız.
İRFAN
~ Ar ˁirfān عرفان [ msd.] 1. bilme, öğrenme, 2. bilgi, özellikle pratik bilgi, usul ve örf bilgisi < Ar ˁarafa عرف bildi, öğrendi, tanıdı, ayırt etti
ARAFE-bildi tanıdı fiili
AARİF-bilen kişi (ismi fail)
MAARUF-(iyi olarak) bilinen (edilgen-meçhul), örfe-tecrübeye-bilgeliğe uygun olan şey.
BAZI ŞEYLER ÇAĞLAR DEĞİŞSE DE DEĞİŞMEZ!
MARUF (örfe uygun olan, iyi olarak bilinen), MÜNKER (örfte kötü olan, kötü olarak bilinen)!
İyilik gibi, kötülük gibi
Hak gibi, batıl gibi
Adalet gibi, zulüm gibi
Saygı ve sevgi gibi, zorbalık ve cebir gibi
Dostluk gibi, düşmanlık gibi
Af ve merhamet gibi, kin ve gaddarlık gibi
Tevazu gibi, kibir gibi
İhlas-samimiyet gibi, gösteriş-riya gibi
İzzet-şeref gibi, arsızlık gibi
Edep ve terbiye gibi, edepsizlik gibi
Ölçü ve itidal gibi, azgınlık ve taşkınlık gibi
Vefa gibi, nankörlük gibi
Fedakarlık gibi bencillik gibi
Hilm ve kibarlık gibi, kabalık gibi
Sadakat ve dürüstlük gibi, yalancılık ve hainlik gibi...
HANGİ ÇAĞDA YAŞIYORUZ DİYENLERE İTHAF OLUNUR!
HAYRA DAVET, MARUFU (örfe uygun olanı) EMR, MÜNKERDEN (örfte kötü olandan) NEHY (sosyal, aktif müslüman)!
ALİ İMRAN SURESİ 104. İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
MARUFU-ÖRFÜ, ADETİ, GELENEĞİ, GÖRENEĞİ küçük görme, geçmişini reddetme!
Vahiy kaynaklı bilgi hayatın her alanını detaylı bir şekilde düzenlemeyip bir çok konuyu bizzat marufa-örfe refere etmektedir (marufa-örfe uygun olarak şeklindeki Ayeti Kerimeler bunu ifade etmektedir).
Maruf-örf, gelenek, görenek toplumun binlerce yıllık tecrübesinin, bilgi birikiminin neticesidir, ürünüdür ve toplumlar, coğrafyalar, iklimler, çağlar-zamanlar arasında farklılıklar göstermesi doğaldır. Yani esnektir ve her an için güncellenmektedir.
Örflerde zaman içinde sapmalar, aşırılıklar da oluşabilmektedir; bu durumda bizzat vahiy bizi, örfleri vahiy kaynalı bilgiyle çek-kontrol etmeye yönlendirmektedir.