Mustafa Erkoç ELT

Mustafa Erkoç ELT 🔸filmler ve eğitici videolarla İngilizce
🔸İngilizce öğrenmede faydalı ipuçları
🔸takip et ve İngilizceni taze tut 👍🏼

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, “BREAK” fiili ile birlikte kullanılan eşdizimli sözcük (collocations) örneklerini paylaş...
07/06/2022

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, “BREAK” fiili ile birlikte kullanılan eşdizimli sözcük (collocations) örneklerini paylaşmak istiyorum 🤓


❇️ break a leg: şeytanın bacağını kırmak; ayrıca “iyi şanslar” anlamında kullanılan bir ifade

❇️ break a habit: bir alışkanlıktan/huydan/bağımlılıktan vazgeçmek

❇️ break a record: rekor kırmak, rekora imza atmak

❇️ break a promise: sözünü tutmamak, sözünden dönmek

❇️ break a cease fire: ateşkesi bozmak

❇️ break someone’s heart: kalbini kırmak, karşısındakini incitmek

❇️ break the ice: resmiyeti gidermek, havayı yumuşatmak, buzları eritmek

❇️ break the law: yasayı çiğnemek, kanuna karşı gelmek

❇️ break the news to someone: birine kötü haber vermek

❇️ break the rules: kuralları çiğnemek, kuralları ihlal etmek

Bu gönderiyi faydalı bulduysanız lütfen beğenmeyi unutmayın 😉

Herkese merhaba 👋🏼 Filmlerle deyimler öğrenme yolculuğumuza bugün “Untouchables” (Dokunulmazlar) filmiyle devam ediyoruz...
07/06/2022

Herkese merhaba 👋🏼 Filmlerle deyimler öğrenme yolculuğumuza bugün “Untouchables” (Dokunulmazlar) filmiyle devam ediyoruz.


1987 yılı ABD yapımı ve polisiye türündeki filmin oyuncuları arasında Kevin Costner, Sean Connery ve Charles Martin Smith var. Yönetmenliğini ise Brian De Palma’n ın yaptığı filmin konusu kısaca şöyle:

Eliot Ness, suç oranının arttığı ve polis teşkilatının günden güne kötüye gittiği bir dönemde Chicago’ya atanan bir federal ajandır. Ness’e verilen görev mafya elebaşı Al Capone’u etkisiz hale getirmektir. Fakat Capone şehirdeki gücü o kadar yüksektir ki başlangıçta kimse Ness’in başarılı olabileceğini düşünmez.

Gittikçe cesaretini kaybetmekte olan Ness bir gün deneyimli bir polis memuru olan Jimmy Malone ile tanışır ve yakın bir dostluk kurar; Malone Ness’in Chicago’daki teşkilatta rastladığı ilk dürüst insandır... Malone’un yardımıyla Ness özel ekibine silahşör George Stone’u ve muhasebeci Oscar Wallace’ı ekleyerek Capone’un çevirdiği karanlık işlerin üzerine gitmeye başlar. Ekibin Capone’a karşı kullandığı taktiklerin bir kısmı hiç de yasal değildir...

Şimdi bu filmin bir bölümünden aldığım “have a heart of gold” deyiminin Türkçe anlamını tahmin etmenizi istiyorum. Cevaplarınızı 1 veya 2 diye yorumlarda yazabilirsiniz.

1️⃣ iyi yürekli olmak, altın yürekli olmak
2️⃣ insafa gelmek, merhamet etmek

Yorumlarınızı bekliyorum 😉

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, “COME” fiili ile birlikte kullanılan eşdizimli sözcük (collocations) örneklerinden bazıla...
07/06/2022

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, “COME” fiili ile birlikte kullanılan eşdizimli sözcük (collocations) örneklerinden bazılarını paylaşmak istiyorum 🤓


❇️ Come close: sokulmak, yakınlaşmak

❇️ Come to an agreement: bir anlaşmaya varmak, görüş birliğine varmak

❇️ Come in first: birinci gelmek, birincilik almak

❇️ Come into view: görüş açısına girmek, ortaya çıkmak, meydana çıkmak

❇️ Come last: sonuncu olmak, sonuncu gelmek

❇️ Come to grips with: (ile) kapışmak, dövüşmeye başlamak

❇️ Come in second: ikinci olmak (yarışta)

❇️ Come to terms: anlaşmak, mutabık kalmak, mutabakata varmak

❇️ Come to a decision: karara varmak

❇️ Come under attack: saldırıya maruz kalmak/uğramak

Bu gönderiyi faydalı bulduysanız lütfen beğenmeyi unutmayın 😉

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, “confusion” (kafa karışıklığı, şaşkınlık) üzerine bazı ilginç deyimler paylaşmak istiy...
04/01/2022

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, “confusion” (kafa karışıklığı, şaşkınlık) üzerine bazı ilginç deyimler paylaşmak istiyorum 🤓


1️⃣ rabbit hole (down the rabbit hole): kördüğüm, çıkmaz

Örnek:
🇬🇧 She just went on Facebook to check her status and fell down a rabbit hole and lost track of time.
🇹🇷 Durumunu kontrol etmek için Facebook'a girdi ve acayip bir halin içine düşüp saatin kaç olduğunu unuttu.

2️⃣ at cross-purposes: birbiriyle zıt/çatışan amaçlarla, karşıt görüşlerle

🇬🇧 It will be difficult for us to be successful if we continue working at cross-purposes.
🇹🇷 Biribiriyle çatışan amaçlar doğrultusunda çalışmaya devam edersek başarılı olmamız zor olacaktır.

3️⃣ topsy-turvy: karmakarışık, karman çorman

Örnek:
🇬🇧 Everything has been topsy-turvy since we moved in. I can’t find anything until I unpack properly.
🇹🇷 Eve taşındığımızdan beri herşey karman çorman oldu. Paketlerin içini doğru düzgün açana kadar hiçbir şey bulamıyorum.

4️⃣ screw up (screwed-up): berbat etmek, içine etmek

Örnek:
🇬🇧 I really screwed up this time. My wife will never forgive me for forgetting her birthday.
🇹🇷 Bu sefer cidden çuvalladım. Eşim doğum gününü unuttuğum için beni asla affetmeyecek.

5️⃣ in a fog: zihni/kafası karışmış, zihni bulanık

Örnek:
🇬🇧 I always feel like I’m in a fog when I take that medication. It’s like it’s hard for me to think.
🇹🇷 Bu ilacı aldığımda kendimi her zaman zihnim bulanık gibi hissediyorum. Düşünmek benim için zor gibi.

6️⃣ sit on the fence: kararsız kalmak, ortada olmak

Örnek:
🇬🇧 You can’t sit on the fence any longer, you need to make up your mind.
🇹🇷 Artık öylece oturup kararsız kalamazsın, kararını vermelisin.

Beğenileriniz için çok teşekkürler 😉

Yeni yılda yeni bir başlangıç yap; üzüntülerini, kötülükleri, hayal kırıklıklarını geride bırak ve rüyalarını gerçekleşt...
31/12/2021

Yeni yılda yeni bir başlangıç yap; üzüntülerini, kötülükleri, hayal kırıklıklarını geride bırak ve rüyalarını gerçekleştir! Başarılarla dolu bir yeni yıl olsun! 🎉
🎄🎄🎄
Make a new start in New Year; put your sorrows, your evils, your frustrations behind, and realize your dreams! Wish you a new year full of success! 🎉

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, “CATCH” fiilinin içinde olduğu eşdizimli sözcük (collocations) örneklerini sizinle pay...
28/11/2021

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, “CATCH” fiilinin içinde olduğu eşdizimli sözcük (collocations) örneklerini sizinle paylaşmak istiyorum 🤓


✳️ Catch a ball: top yakalamak

✳️ Catch a bus: otobüsü yakalamak

✳️ Catch a chill: soğuk almak, üşütmek

✳️ Catch a cold: nezle olmak, şifayı kapmak, soğuk algınlığına yakalanmak

✳️ Catch a thief: hırsız yakalamak

✳️ Catch fire: tutuşmak, alev almak, yanmak

✳️ Catch sight of: gözüne ilişmek, gözüne çarpmak

✳️ Catch someone’s attention: birinin dikkatini çekmek

✳️ Catch someone’s eye: birinin dikkatini çekmek, gözüne takılmak

✳️ Catch the flu: gribe yakalanmak

Bu gönderi size faydalı geldiyse beğenmeyi lütfen unutmayın 😉

Merhaba 👋🏼 Bugün deyimsel fiiller serimize farklı fiillerin örnekleriyle devam ediyoruz 🤓 1️⃣ Try on: giyip denemek, üze...
17/11/2021

Merhaba 👋🏼 Bugün deyimsel fiiller serimize farklı fiillerin örnekleriyle devam ediyoruz 🤓


1️⃣ Try on: giyip denemek, üzerinde denemek

🔘 Try on this dress to see if it fits you. (Sana uyup uymadığını görmek için bu elbiseyi üzerinde dene.)
🔘 I need to try on these shoes before I buy them. (Satın almadan önce bu ayakkabıları denemem gerekiyor.)

2️⃣ Think over: üzerinde düşünüp taşınmak, kafa yormak, kafa patlatmak

🔘 Please think over your decision to marry him. (Lütfen, onunla evlenme kararın üzerinde iyice kafa yor.)
🔘 Always think it over before you speak. (Konuşmadan önce her zaman düşün.)

3️⃣ Sit down: oturmak, yerine oturmak

🔘 You can sit down at the last table. (Son masaya oturabilirsin.)
🔘 She likes to sit down next to him. (Onun yanında oturmayı seviyor.)

4️⃣ Dress up: giyinip kuşanmak, süslenip püslenmek

🔘 It’s important to dress up professionally for an interview. (Bir mülakat için profesyonel bir şekilde giyinmek önemlidir.)
🔘 I will dress up as Cinderella for tomorrow’s Halloween party. (Yarın Cadılar Bayramı partisinde Kül Kedisi gibi giyineceğim.)

Bu gönderiyi yararlı bulduysanız lütfen beğenmeyi unutmayın 😉

Yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, bir evin farklı bölümleri ile ilgili yararlı bazı sözcükler öğreneceksiniz🤓 ✳️ Kitchen: Mutfak...
14/11/2021

Yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, bir evin farklı bölümleri ile ilgili yararlı bazı sözcükler öğreneceksiniz🤓


✳️ Kitchen: Mutfak
Mutfak, genellikle bir İngiliz evinin yaşam merkezidir. Birçok aile yemeklerinin çoğunu mutfakta yer ve genellikle orada bir de TV bulunur.

✳️ Bathroom: Banyo
Bazı daha modern İngiliz evlerinde banyoda tuvalet var, ama yine de çoğu ev ayrı tuvalet ve banyolara sahip. Genellikle İngiliz banyolarında taharet küveti bulunmaz.

✳️ Cloakroom / Toilet / Water: Vestiyer / Tuvalet / Su
Bugün Birleşik Krallık'taki nerdeyse her evin içinde tuvalet bulunuyor. Ama elli yıl öncesine kadar tuvaletler evlerin arka bahçesinde dışarıdaydı.

✳️ Closet: Klozet

✳️ Hall: Hol, salon
"Salon" genellikle ön kapıdan girdikten sonra ilk olarak ulaştığınız odadır. Genellikle zemin kattaki diğer odalara açılan kapıları olan dar ve uzun bir oda.

✳️ Landing: Merdiven sahanlığı

✳️ Lounge / living room: Dinlenme salonu / oturma odası
Dinlenme salonu veya oturma odası insanların dinlenebileceği bir odadır. Geçmişte oturma odasının merkezi şömineydi. Şimdi ise genellikle televizyon var.

✳️ Dining room: Yemek odası

✳️ Bedrooms: Yatak odaları

✳️ Attic / Loft conversion: Çatı odası / Çatı katının bir odaya çevrilmesi

✳️ Cellar: Kiler

Bu gönderi sizin için faydalı ise lütfen beğenmeyi unutmayın 😉

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, sizinle çocuk (kid) temalı birkaç ilginç deyim paylaşmak istiyorum 🤓 1️⃣ a hot potato:...
04/11/2021

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, sizinle çocuk (kid) temalı birkaç ilginç deyim paylaşmak istiyorum 🤓


1️⃣ a hot potato: öğrenmesi ya da kavraması çok zor olan bir şey

Örnek:
🇬🇧 I tried to learn German language but it’s a hot potato.
🇹🇷 Almanca öğrenmeye çalıştım ama çok zor

2️⃣ warn someone off: uzak durmasını söylemek, menetmek

Örnek:
🇬🇧 The teacher warns off every student to be careful while swimming in the pool.
🇹🇷 Öğretmen, her öğrenciye havuzda yüzerken dikkatli olması konusunda uyarıda bulunuyor.

3️⃣ spin a yarn: hikaye uydurup anlatmak, maval okumak

Örnek:
🇬🇧 My friend spins a yarn about his trip for all time.
🇹🇷 Arkadaşım her daim gezisi hakkında maval okuyup duruyor.

4️⃣ build castles in the air: hayal kurmak, hayallere kapılmak, kendi kendine gelin güvey olmak

Örnek:
🇬🇧 You should just stop building castles in the air and take your study seriously.
🇹🇷 Hayaller kurmayı bırakıp çalışmanı ciddiye alsan iyi olur.

5️⃣ a slap on the wrist: fırça yeme, zılgıt, azar, fiske

Örnek:
🇬🇧 I have to keep slapping his wrist away from the cake or there will be nothing left for the party.
🇹🇷 Ona devamlı pastadan uzak durması için fırça atmam gerekiyor aksi halde parti için hiç pasta kalmayacak.

6️⃣ mumbo jumbo: anlamsız dil, anlamsız ve karışık söz

Örnek:
🇬🇧 Alicia is just a kid, most of what she says is mumbo jumbo.
🇹🇷 Alicia ne de olsa bir çocuk, söylediklerinin çoğu anlamsız ve karışık.

Beğenileriniz için çok teşekkürler 😉

Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.🇹🇷🇹🇷🇹🇷Cum...
29/10/2021

Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.

🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
🇹🇷🇹🇷🇹🇷

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, içinde ‘wolf’ (kurt) 🐺 sözcüğü geçen bazı ilginç deyimler öğreneceksiniz 🤓 1️⃣ keep the wolf f...
23/09/2021

Herkese merhaba 👋🏼 Bugün, içinde ‘wolf’ (kurt) 🐺 sözcüğü geçen bazı ilginç deyimler öğreneceksiniz 🤓


1️⃣ keep the wolf from the door: kıt kanaat geçinmek, geçim sağlayabilmek, zar zor geçinmek

Örnek:
🇬🇧 Both the man and his wife must work long hours just to keep the wolf from the door.
🇹🇷 Hem adam hem de karısı, geçim sağlayabilmek için uzun saatler çalışmak zorundalar.

2️⃣ throw to the wolves: (birini) ateşe atmak, birini kurban etmek

Örnek:
🇬🇧 Don’t try to throw my brother to the wolves. I’ll tell the fact about the entire.
🇹🇷 Erkek kardeşimi kurban etmeye çalışma. Bütün bu gerçekleri anlatacağım.

3️⃣ cry wolf: yalandan imdat diye bağırmak, yanlış alarm vermek, ortalığı velveleye vermek

Örnek:
🇬🇧 The little boy had cried wolf so many times that when he was really sick no one believed him.
🇹🇷 Küçük çocuk o kadar fazla ortalığı velveleye verdi ki, gerçekten hasta olunca kimse ona inanmadı.

Beğenileriniz için çok teşekkürler 😉

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, bankacılık alanında kullanılan bazı yararlı ifadeleri sizinle paylaşmak istiyorum 🤓 💰 ...
11/09/2021

Herkese yeniden merhaba 👋🏼 Bugün, bankacılık alanında kullanılan bazı yararlı ifadeleri sizinle paylaşmak istiyorum 🤓


💰 Cashier: Kasiyer, veznedar

💰 Current account: Cari hesap, vadesiz mevduat

💰 High interest account: Yüksek faizli hesap

💰 Balance: Hesap bakiyesi

💰 Cheque book: Çek defteri

💰 Debit card / Cash card: Hesap kartı, bankamatik kartı

💰 Hole-in-the-wall (argo) / Cashpoint: Bankomat, bankamatik

💰 Overdraft / Overdrawn: Bankadaki hesabından fazla çekme, bankada hesapta bulunandan çekilmiş kısım / hesabından aşırı para çekilmiş

💰 In the red: Borçlu olmak, bankaya borcu olmak

💰 In the black: Borçlu olmamak, alacaklı olmak

💰 Standing order: Ödeme emri

Bu gönderi sizin için faydalı ise beğenmeyi lütfen unutmayın 😉

Address

Büyükhendek Caddesi 2
Galata
34421

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mustafa Erkoç ELT posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Mustafa Erkoç ELT:

Shortcuts

Share

Category