Çöreotu

Çöreotu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Çöreotu, Tutor/Teacher, Eskisehir.

Çöreotu dedim. Çünkü çörek otu basit bir bitki tohumu gibi görünse de enerji ve şifa kaynağıdır,şiirlerim öyle görünmeyebilir ama ben öyle şeyler yazmak istedim.Çöreotu'nun üstüne tıklayarak sayfama ulaşabilirsiniz.Saygıyla...

25/05/2023

Ne olursa olsun Suriyelileri ülkelerine göndermek fikri, Milliyetçi aklın ürünü olamaz. Bu fikir Suriyelileri ülkelerinden sürgün eden akla (PYD’ye yani ABD’ye ) hizmet etmek “ demektir.

Ülkelerine dönmek zorunda kalan Suriyelileri kim karşılayacak?
1)PKK’nın Suriye uzantısı PYD ,
2)ESAD,
Her ne kadar ESAD Türkiye’yi denklem’den çıkarmak için Suriyelilerin ülkelerine dönüşünü istese de bölünmüş Suriye Esad’a da yaramayacaktır.

1)Suriyeli kardeşlerimiz ülkelerini Türkiye’de daha iyi yaşamak umuduyla terk etmediler.

Bir kısmı ABD’nin anarşi üretmek için oluşumunu el altından destekleyip büyüttüğü İŞİD ‘in zulmünden kaçıp kurtulmak, bir sonraki süreçte de Amerika’nın uzun dönemde Suriye, Irak, Türkiye ve İran’ın belirli kesimlerini içine alacak şekilde oluşturmayı amaçladığı Büyük İsrail Projesinin bir ürünü olan yarı bağımsız Kürt devleti kurmak için oluşturulan ABD güdümlü PYD’nin zulmünden kaçıp kurtulmak için ülkemize sığındılar.

Büyük çoğunluk da dış kışkırtmalara aldanıp Esad karşıtı siyasi eylemlerde isteyerek ya da istemeden bulundukları için Esad’ın zulmüne uğradılar ve ülkelerini terk ettiler….

Zor kullanarak gönderilen her Suriyeli ya ABD’nin elini öpecek ya da Esad’ın elini öpecektir.
Yani ya ABD silahı taşıyacak ya da Rus silahı taşıyacak demektir.
İki silahın namlusu da Türkiye’ye dönüktür.

Suriye politikasında bir parça söz sahibi olduysak bu bize sığınan Suriyeliler sayesindedir.

Kısaca gerekli şartlar oluşturmadan Suriyelileri göndermek demek kendi ayağımıza sıkmak demektir. Tarih birkaç yılda olup bitene bakarak karar vermez tarihi şahsiyetleri yargıla-maz.Hiç bir milliyetçinin uzun dönemde milletinin kaybedeceği bir oyunun içinde yer almayı isteyeceğini düşünmüyorum.

04/08/2020

Dede Torun 6 (muhabbet)

Hep aynı komutun:
Yatın, kalkın, oturun!
Bu oyunda var bir sorun,
Yeter mi ihtiyarın gücü senin enerjine,
Eziyet etme dedene,
Ağır işitir, sokul dibine,
Ve saymayı öğret ona,
Şarkı söyle…
Sen şakıdıkça açılır kulakları dene,
Muhabbetin tadına varın dede torun!
Necip Zeybek

24/07/2020

Dede İle Torun 5 (Sevginin Gücü)

Cildi bile dağıldı,
Yaprakları sararan benim kitabın.
Sen bembeyaz sayfada ilk sözcük,
Lakin ne denli lirik,
Ne denli etkili oldu o ilk hitabın.
Ah neler anlattı dedene,
Bir bilsen yüzündeki gülücük,
Ve o ıslak öpücük…

Hey be küçük,
Sen baharındasın daha hayatın,
Ama yetti işte üstümdeki ölü toprağı atmaya,
Kuvveti vardı çünkü gülücüklerinde bin atın…
Gözlerde çakan o coşkuyu bile yetmezken anlatmaya,
Sevginin kudretini kanıtlamaya,
Gücü yeter acaba hangi sanatın?

Necip Zeybek

11/07/2020

Dede Torun 4 (sevgi)

Allah’ım ne güzel minik elleri,
Sırt üstü yatışı,
Sağa sola meraklı bakışı,
Ya minik kalbinin pıt pıt atışı…
Annesi, nazar değer,
Beni tut;
Süt kuzusunu salla uyut!

Oh, misler gibi,
Kıyamasak da koklamaya,
Bu olsa gerek cennet kokusu…
Ama dağıldı galiba uykusu,
Bak iki minik ayak,
Futbolcu mu olacak ne
Başladı tekmeler sallamaya,
Yakala tut…
Yanak burun buruştu,
Belli ki ağladı ağlayacak…
Emziğinde son umut…

Oh ,yeni çıkmış gibi sütten,
Kanlı canlı parlak,
Ak pak bir ten,
Yala yut…
Olmaz dedesi,
Oturuma gelene kadar sevmeyi unut!

Hele yanaklar biraz daha dolsun,
Sıkacak gibi şöyle:
Yumuşacık, pamuk pamuk…
Sen şevk, sen neşe, sen mutluluk;
Sevgi de sensin sevinç de…
Seni veren Allah’a şükürler olsun çocuk…

Necip Zeybek

23/06/2020

Dede Torun 3 (yürek Çarpıntısı)

Ah nerede,
Aşkla çarpan o yürek?
Duruyor aha yerinde,
Lakin taş gibi katılaşmış,
Aşk olsun onu kıpırdatana!

Lakin ne oldu,
O düzensiz atana?
Daha dün,
Manda gibi yerinde yatana…
Bugün,
Sanki bir kelebek,
Kanat çırpışı bile duyulmuyor...
Meğer seni beklermiş,
Sefalar getirdin yuvana bebek.

Ey yavru erkek,
Öyle tatlı tatlı baksana,
Kanım öyle kaynadı ki sana,
İnan bir can yeter iki insana.
Bakmalara doyamıyorum,
İçime aksana.

Necip ZEYBEK

20/06/2020

Dede Torun 2(İlk Öğüt)

Hey pembe tomurcuk,
Her derde var da tek ölüme yok derman,
Yakında verilir elimize bizim de ferman.
Geçti yaz, solup bitti güz,
Önümüz kış.
Bak şu berbat surat kırış kırış,
Sarktı yanak, dudak,
Sarktı gıdık bir karış.
Titretir beni bile,
Bu soğuk ve donuk bakış…

Ama sen tasalanma!
Takılıp da hayata karamsar,
Beyhude yanma.
Sen umutsun tomurcuk,
Taçlanacak sevgisin zinhar,
Senin önün çiçekli bahar…
Har vurup harman savurma ki ömrünü,
Hep böyle mutluluk kok çocuk...

Her iş gelir başa,
Gerek yok telaşa,
Yarın kıyamet kopacakmış gibi yaşa,
Hayata kıymet kat…
Açık olsun daima algın,
Artsın öz güven ve öz saygın,
Artsın kat kat,
Zamanla azalır yanılgın…
Ailene, milletine, Yaradan’a sadakat göster.
Ve her canlıya şefkat…
Unutma burası etme bulma dünyası,
İster al, ister sat,
Karşılığını bulursun katbekat…

Necip Zeybek
Kayıt Tarihi : 13.6.2020 13:02:00
ÖNCEKİ ŞİİRNecip Zeybek Şiirleri

10/06/2020

Mal
Olmaz, olmaz deme,
Yapma bir de reklama ödeme.
Piyasada çok bu çeşit mal,
Edilmiştir cüzi bir fiyata da imal.
Oluşturulmuş hazır algı,
Nasılsa dinlenir her yerde bu çalgı:
Alın teri sokağa atılmaz,
Kaliteli mal düşük fiyata satılmaz!
İşte size fiyakalı bir yalan,
Kolay inanır fahiş fiyata alan.

Hem ucuza verse kalitesiz sanılacak,
Kendisi olsa neyse,
Ama malı adi olarak anılacak.
Fiyat için dağıtıcı firma,
Yapmış işte ön araştırma,
Gereksiz bir daha karşılaştırma…

Kim ne bilecek,
Koca koca şirketler taş mı yiyecek?
Olmaz, olmaz deme,
Yap gitsin bir de reklama ödeme!

Piyasada var,
Onca çakma mal.
Alıcı – satıcı başka nasıl duyar…
Gayet meşhur biri yapsın ki bize reklam,
Artsa da maliyet,
Sağlam dursun şirket
Gelmesin malımıza şikayet!

Yasada var,
Pek çok ihmal!
Öyle ise müşteri neden baksın kiloya, öne arkaya,
Akıllı olan bakar markaya(!)
Ve pek çok sağmal,
Kemalinin İki katını,
Memnuniyetle öder büyük ihtimal!

Olmaz, olmaz deme,
Artar ya da eksilir kademe kademe,
Hepimiz, ama hepimiz değil miyiz biraz aptal…
Kimimiz bir yüke hamal,
Durmaz taşır;
Kimimiz bir fikre malzeme,
Durmaz tartışır:
Acaba hangimiz daha büyük mal?

Necip Zeybek
Kayıt Tarihi : 10.6.2020 00:02:00
😏

02/05/2020

Senin Kalbin Temiz

Evet, yaratıldığımızda kalbimiz temizdi pırıl pırıl,
Ve aydınlık ışıl ışıl…
Ve temiz kaldı bir müddet…
Büyüdükçe biz, karardı pare pare yüreklerimiz,
İblis karanlıkta çok cinayet işledi.
Kimse görmedi, duymadı, basına sızmadı…
Ve nihayet, daha çok ölü sığardı ceset torbasına,
Ve kimse de etmemişti şikâyet…
Sen de bir kötülük düşünmedin,
Yüreğin tertemizdi çünkü senin…

Sen kadere isyan, şöyle dursun,
Her sıkıntının Allah’tan geldiğini bilip hep şükrettin…
Ve sen sevdiklerine hiç ihanet etmedin…
Ve hiç nefret etmedin, küfretmedin…
Yalan söylemek mi, nasıl olur?
Yüreğin tertemiz çünkü senin…

Sen bencil değilsin ve egoistçe bakmazsın hayata,
İşinin hakkını verirsin…
Şimdiye denk kimsenin ayıbını yüzüne vurmadın,
Başkasına yol olur diye kendi kabahatlerini bile gizledin…
Dedi kodu, gıybet, hiddet nasıl olur,
Yüreğin tertemiz çünkü senin…

Sosyalsin,
Ana baba hakkını bilir, bayramlarda el öpersin,
Hasta ve akraba ziyaretlerini hiç ihmal etmezsin.
Yenilip içileni,
Gezilip görüleni…
Olanı var, olmayanı var diye,
Kimsenin gözünün içine sokmazsın.
Yüreğin tertemiz çünkü senin…

Edep erkan denince sen akla gelirsin,
Caka satmazsın,
Kıskandırmak çok banal…
Havalı, pahalı giysilere para vermezsin,
Teşhirci değilsin,
Avret yerlerin kapalı…
Kılık kıyafetin kalbin gibi tertemiz çünkü senin!

Haram yemedin,
Alkol nedir bilmezsin,
Sigara bile içmezsin…
Çalgı çengi, zina kumar,
Deli misin, zinhar!
Yüreğin tertemiz çünkü senin…

Aslında temizlenmek için kirlenmek gerek…
Sen tertemizsin,
Sana gerekmez vahdet…
Ne gerek abdest,
Ne gerek hayır hasenat…
Haç, oruç, zekât, namaz gibi bir ibadet!
Seyrek de olsa çıkıyor işte ağzından Kelime-i Şehadet …
Yüreğin tertemiz senin…
Çünkü sen insan değil meleksin!

27/03/2020

KORONA
Hey baş belası korona,
Ne işler açtın başımıza,
Değil çıkmak çarşıya,
Başımızı bile çıkaramıyoruz dışarıya.
Kına yak sen de başına.
“Evde kal “diye diye şişirdin başımızı,
Yeter bu kadar kabalık.
Defol başımızdan artık!

Afyonun başına mı vurdu korona,
Nereden geldi
Başı sonu olmayan bu kuru öksürük?
Vuhan’dan sıçrayan tükürük,
Düştü virüslü bir sahaya,
Üç günde dönüştü yedi başlı ejderhaya.
Ateşi değdi ta İspanya’ ya, İtalya’ya, İran’a…
Başı yanmayan ülke kalmadı.
Bakma bana öyle fena fena,
Sen Sars’tan da Mers’ten de betersin krona

Bak korona,
Kafa tutup Fransa’ya, Amerika’ya, Hindistan’a,
Gezip tozdun bütün dünyayı tek başına,
Dikilemedi kimse karşına!
Hayran olundu ki cesaretine ve hızına,
Başına üşüştü çeşit çeşit kronik hastalık:
Hipertansiyon, astım, kalp, damar hepsi sana yanık.
Ne kaldı şunun şurasında nisana,
Başa çıkamazsın fenle, ilimle,
Yeter onca masum insana attığın şamar,
Bak, başın çok kalabalık,
Oynama kendi hayatınla kumar,
Aklını başına topla da sıvış Dünya’dan artık!

Hey be krona,
Senin başını kaşıyacak vaktin yok,
Bizim de yaşını başını almışlara hürmetimiz çok,
Saygı bekledik senden saçı sakalı ağarmışların yaşına?
Lakin sen artsın diye hâsılat,
Bilhassa o masumların başına oldun musallat.
Ancak boyunu aştı senden yapılacak tahsilat
Allah affetsin taksiratını…
Bakmayıp gözünün yaşına,
Domuz gribi gibi er geç koyacağız seni de musalla taşına!

Sen başını ortaya koydun,
Zengin fakir ayırmadan soydun da soydun,
Hükümetleri sarstın, sistemlerin altını oydun,
Başımızın etini yedin, ama bilmem ne kadar doydun!
Başa geleni çeker insanoğlu, sanma!
Aklını başına devşir, hızına aldanma!
Bakma bana öyle ebola ebola,
Ali kıran, baş kesen olsan ne yazar, Korana!

Ne şıllıksın sen, ne şıllık,
Bitmiyor bir türlü heyecanın,
Aralarına kara kedi sokmayı çekti ki canın,
Çıkarıp baştan ayırdın yataklarını karı – kocanın,
Ve ayrı odalarda çoluk çocuk birbirine gıcık gıcık bakıyor şimdi!
” Her işin başı sağlık!” deyip baş eğeceğimizi sandın,
Ancak affet, çok şey öğreti bize medeniyet;
Zamanında baş kaldırmazsan esarete şayet,
Bütün dünya baş başa verse dahi bitmez yeryüzünde afet!

Ey korana,
Sana baş eğen çok ki azaldı işe güce sarılan,
Edilmeden daha ülkede sıkı yönetim,
Yarıya düştü üretim!
Böyle sürerse tüketim,
Kalmaz elde avuçta zırnık,
Yakında çıkar dünyada kıtlık.
Yeteri kadar var alamet,
Sayende koptu kopacak kıyamet!

Sözüm söz:
Sonlandır şu dünyanın baş aşağı gidişini,
Görelim biz de senin işini!
Başımla beraber dinleyeceğim ben seni,
Neden bu kadar başına buyruk,
Neden düşmansın bu kadar insana,
İnsana bu kadar düşmansın,neden?
Ve kurtulursa başımız bu beladan,
Alıp gitmeyeceğiz başımızı başka diyarlara,
Sil baştan başlayacak hayat,
Seni ne baş tacı yapmak,
Ne başımızdan bütünüyle atmak asıl murat…
Yeter ki olma bu kadar başımıza tebelleş,
Biraz uysallaşıp sakinleş…
Elbet senin de olacak söz hakkın,
Uyaracaksın yine soğuk ve kirli havalarda,
“Evde kalın!” diye asarak surat!
Kuş gribi gibi kanadını kırmadan,
Uç git başımızdan, anılarda yaşa Korana!
NECİP ZEYBEK

Not: Bu şiirde, şiirin anlamına ve konu bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde “BAŞ” sözcüğüyle oluşmuş “ 35 “tane deyim kullanılmıştır.

Address

Eskisehir

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Çöreotu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category