10/05/2026
“Saçları bir kez bile okşanmadan göçüp giden kadınlar bilirim…
Elleri nasırlı, yürekleri yaralı…
Koca kadın olmuş, eş olmuş, ana olmuş; ama içindeki çocuğu bir türlü büyütememiş kadınlar…
Hüzünlerine sarılıp gözyaşlarını yoldaş yapan,
Onca kalabalığın içinde bir çift sevgi sözü duymadan yaşayan,
Ama yine de sevgiyi eksik etmeyen kadınlar…
Cefasını dünyada çekip,
Sefasını ahirete bırakan analar…
Sevmiş…
Ama çoğu zaman sevilmemiş…
Kıymeti geç anlaşılmış kadınlar…
Derdini de imtihanını da içine gömüp,
Bir tek Rabbine sığınan kadınlar…
Yaşama hevesi kalmasa da,
Evlatları için hayata tutunan,
Ayakta kalmayı kader bilen analar…
O derin, nemli ve anlamlı gözleriyle
Sessizce ömür taşıyan kadınlar…
Ah o kadınlar…
Yüreği yara, duası sabır,
Kokusu cennet olan analar…
Selam olsun;
Bir ömrü sessizce fedaya dönüştüren bütün annelere…”