22/08/2016
NAAL'A VEDA
Acısıyla tatlısıyla geçen 4 yılın ilk günü dün gibi aklımda hala. Kapıdan girer girmez Xale Ramazan'ın o insanın içini ısıtan sıcacık gülüşü aklıma geldikçe yüzümü buruk bi tebessüm kaplıyor. Ekrem hocanın o tok sesini sadece özel günlerde duymak, Cafer hocanın koridor başındaki bağırışı, Şükrü hocanın o güzel sesiyle söylediği şarkılar, İlhan hocanın o içten attığı kahkahaların sesi, Xale Ramazan'ın her sabah 'Xwede emre ve dırej ke' diye başlayıp süregiden duaları hala kulağımda çınlıyor. Daha ilk günden Serap hocanın bizi yıllardır tanıyormuşçasına gösterdiği yakınlık, Serdar hocanın sert bakışı altında yatan çocuksu gülümsemesi, Sedat hocanın öğrenci öğretmen değil de abi kardeş gibi sahiplenmesi, Ebru hocanın bir anneden farksız davranması, Emin hocanın her derdimizi dinlemesi, Rojhat hocanın hiçbir türlü kopya çektirmemesi, Suri hocanın kardaşım deyişi, Ersin hocanın yumrukları, Mürsel hocanın çok nadir gördüğümüz o muhteşem gülüşü, Ekrem hocanın esprileri, Nazan hocanın arkadaşlığı, Pınar hocanın marjinalliği ve yüzünden eksik olmayan gülüşü, Cafer hocanın her öğrenci için çabalayışı, Ferhat hocanın gecesini gündüzüne katması ve Fatih hocanın hep bizi koruması her zaman aklımın, gönlümün en önemli yerinde olacak.
Sabah Ahmet abide yiyilen tostun üzerine Ramazan dayının kaçak çayını içmeyi, ardından ben u senin dar sokaklarına inip yakalanma korkusuyla içtiğimiz sigaranın tadını dünyanın hiçbir lezzetine değiştiremeyeceğim. Kaçtığımız dersleri, ettiğimiz kavgaları, yaşanılan dostlukları, aşkları, birlikte gülüp, hep beraber ağlamayı, bir gün olsun unutamayacağım. Nevzat Ayaz 4 sene içinde bize aile olmayı öğretti. Ben hep o ailenin bir parçası olduğum için gurur duyacağım. Hayatımın en güzel, en unutulmaz zamanlarını yaşattığınız için çok teşekkür ederim NAAL Ailesi.
2016 Mezunu Abdullah Altın